Commodore sayı 38, sayfa 29

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 29

yo

Ve öğünerek belirtmek isteriz ki bazı arkadaşlarımız, bilgi birikimleri ve deneyimleri ile Dünya radyo amatörlüğünde otorite ve söz sahibi olmak üzeredirler. Genel ve esas olarak radyo amatörlüğü, kişisel gayret ve grup çalışmaları ile telsiz ve radyo haberleşmesinin her türünü yapmak ve bunun yanında, elektronik alanında kendini geliştirmek, yeni bir şeyler öğrenmek, deneyler yapmak, bu deneyleri yaymak ve bundan da zevk almaktır. Uzay çağının hobisi olan radyo amatörlüğü, kişisel zevk almanın yanında, toplumsal yararlar sağlayan önemli bir uğraştır. Bu uğraşa gönül verdiğinizde, telsiz ve radyonun yanında, bilgisayar ve diğer elektronik gelişmelerin içinde bulursunuz kendinizi. Kısaca radyo amatörü, yurdunu seven, kendine ve başkalarına saygılı, centilmen, yardımsever, teknik bilgisi oldukça gelişmiş ve felaket anlarında sağduyulu ve önder olma özelliklerini şahsında toplamış kişidir. Buna ilave olarak en kötü şartlar altında dahi her an ve her türlü yayına hazırdır. Günümüzde dünyada 4 milyonu aşmış lisanslı radyo amatörü bulunmaktadır. Bunlar günün her saatinde boşlukta, antenlerinden çıkan sinyalleri ile uçuşmakta ve çeşitli ülkelerin amatörleri, ırk, dil, din, milliyet ve politik düşünceleri göz önüne almaksızın birbirleriyle haberleşmekte ve iyi dostluklar, arkadaşlıklar kurmaktadırlar. Radyo amatörlerinin, dünyadaki teknik gelişmelere katkıları, herhangi bir doğal afet karşısında veya bir harp zamanında gösterdikleri çaba ve gayretler cidden sözü edilebilir bir büyüklüktedir. Şöyle ki: Radyonun mucidi sayılan Marconi bile deneylerine amatörce başlamıştır. Dünyada radyonun icadı ile haberleşmede büyük bir çığır açılmış ve profesyonel radyo yayınları başlarken, radyo amatörleri de yavaş yavaş kıpırdanmaya başlamışlardır. İlk zamanlar orta ve uzun dalgalarda yayın yapan profesyonel istasyonlar kısa dalga bandının yayın mesafesinin çok az olacağını düşünerek, onlarca kalitesiz olan kısa dalganın bazı bantlarını amatörlere tahsis etmişlerdir. Böylece radyo amatörleri, kendilerine ayrılan bantların her herz'ini ve sarf ettikleri gücün her watt'ının hesabını büyük bir cimrilikle değerlendirmeye çalışmışlar ve amplitüd mod'da yapılan yayında sarf edilen gücün taşıyıcıda boş yere harcandığını görmüşler ve radyo haberleşmesi yonları kısa dalgalardan yayın yapmaya başlamışlardır. Böylece birbirleri hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmayan uzak milletlerin birbirleri ile haberleşmesi daha kolay ve daha sıhhatle mümkün olmuş, devletler birbirleri ile daha sıcak ilişkiler içine girmiş ve milletler arası kültür alışverişi hızlanmıştır. Bu durumun da, barış ve insanlığın geleceği açısından nasıl büyük bir önem taşıdığı tartışılamaz bile. Doğal afetler olduğu zamanlarda ise radyo amatörleri bölgelerinin güvenlik sigortasıdırlar.

olayına SSB (single side band) tekniğini hediye etmişler ve bununla da kalmayıp profesyonel radyo istasyonlarının yayın frekansında tek istasyonun işgal ettiği bölümü daha daraltmışlar ve bununla da yetinmeyip bu bölümü ikiye ayırarak kullanmışlardır. Az güç sarf ederek ve bantta az yer kaplayarak, kısa dalga yayılımının, orta ve uzun dalgalarla nispetle daha uzun mesafeye, daha kaliteli bir yayınla ulaşılabilineceğini ispatlamışlardır. Bu deneyler sonucu olarak profesyonel ve broadcast radyo istasyonları

Örneklerle ifade etmek gerekirse, zelzele, sel baskını, yangın v.s. gibi afetlerde telefon hatları ve diğer resmi kuruluşların sustuğunu düşünün. Yukarıda bahsettiğim ilk akla gelen üç afet, telefon hatlarını kesinlikle kullanılmaz hale getirir. Telefonla haberleşme felç olur ve yapılamaz. Resmi istasyonların telsizleri ve haberleşme sistemleri ise bayağı komplike ve deyim yerinde ise ağır cihazlardır. Portatif olarak kullanımı ve enerji sağlanması bayağı güçtür. Antenleri ise haklı olarak sabit tesis edilmiş ve genellikle değişik konumlara kolay kolay getirilemeyen büyük antenlerdir. Telsiz istasyonlarının veya radyo istasyonlarının antenlerini göz önüne getirirseniz meseleyi biraz olsun kafanızda canlandırabilirsiniz. İşte büyük bir afette bunların yara aldıklarını düşünün. En hafif bir yıkılmanın bile tamiratı en az iki gün sürer. Bu durumlarda, dünya üzerinde defalarca ispatlanmış olarak, radyo amatörleri devreye girerler. Bir radyo amatörünün yayın yapması için kendi alıcı vericisi, anten olarak kullanacağı basit bir tel parçası ve kendi temin ettiği bir otomobil aküsü yeter de artar bile. Bu gibi durumlarda kesinlikle bir radyo amatörü devrededir. Ve pratikte de bu hep böyle olmuştur. Titanik batarken yardımına koşan Carpathia gemisinin telsizcisinin aynı zamanda bir radyo amatörü olduğunu herhalde ilk defa duyuyorsunuzdur. Yugoslavya'da meydana gelen büyük zelzeleyi yine en önce Yugoslav radyo amatörleri dünyaya yaymışlar, geniş bir haberleşme ağı kurarak ve diğer ülkelerin radyo amatörlerini de bu ağın içine alarak, ilaç, çadır, giyecek ve yiyecek yardımlarının en kısa zamanda ülkelerine ulaşmasını sağlamışlar, kısaca zarar gören ülkelerinin yaralarının daha çabuk sarılmasını temin etmişlerdir. Birkaç sene evvelki Meksika afetini televizyonlarından izleyip de hatırlamayan pek çıkmaz sanırım. Keza orada da radyo amatörleri canla başla çalışmış ve hatta onlara Amerikalı radyo amatörleri dahi yardım için koşmuşlardır. Çernobil'deki felaketi ise yine en önce dünyaya Rus radyo amatörleri duyurmuşlardır. Bu örnekler daha büyük boyutlarda ve daha değişik olaylarla çoğaltılabilir. Harp zamanlarında ise radyo amatörleri, ordunun haberleşmesi için el altındaki hazır teknik kuvvetlerdir. Ve seve seve göreve koşarlar. Barışta ve savaşta bu hep böyle olmuştur ve olacaktır. 1. ve 2. Dünya Savaşları'nı konu alan filmlerdeki sivil telsizcilerin, bahçe çiti süsü verilmiş dikenli telleri anten olarak kullanıp haberleştiğini sinema ve televizyon filmlerinden seyretmişsinizdir. Bunun için hükümetler radyo amatörlerini destekler ve severler. Her an hazır bir acil durum haberleşme ağının oluşturulması, devlete milyarlarca liraya mal olur. İşletimi çok ağır ve masraflıdır. Radyo amatörlerinin devreye girmesi ile afet hali haberleşmesi, özverili ve masrafsız bir biçimde gerçekleşir.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.