Satranç Olimpiyat Şampiyonu SUAT ATALIK Söyleşi
— Kendinizi tanıtır mısınız?
Suat Atalık: 1964 İstanbul doğumluyum. Galatasaray Lisesi mezunuyum ve şu anda Boğaziçi Psikoloji 4. sınıf öğrencisiyim. Son iki senenin Türkiye satranç şampiyonu, aynı zamanda da bu senenin olimpiyat 3.süyüm. Satrançta uluslararası satranç ustasıyım ve bir tane büyük usta normuna sahibim. Bu bizim basında çok karıştırılıyor. Norm ile büyük ustalık farklı. Ünvanı alırken iki tane norma ihtiyaç var. Yani ben büyük ustalığın yarısını almış gibi bir durumdayım. Ayrıca satrançta tüm yaş kategorilerinde Türkiye şampiyonu oldum. Artık bunları tek tek saymak çok uzun oluyor... — Satranca nasıl başladınız? Suat Atalık: Satranca babamın itişiyle başladım. Babam daha evvel oynuyormuş, lise devirlerinde. Ben küçükken, bir gün evde satranç tahtasıyla oynuyordu. Merak etmiştim, 5 yaş civarındaydım. Bana kurallarını öğretti, sonra 8 yaş civarı oyunu daha ciddi ele almaya başladım. 11 yaşında ilk turnuvaya girdim. Başlangıcı böyle oldu. Tabii tamamen tesadüf değil. Babamın yarattığı bir imkân oldu diyebilirim. Babam daha sonra zaten satranç federasyon üyeliği de yaptı. Onun teşvikiyle ve bir de benden gelen istekle başlamış oldum.
— Şu anda önemli bir yerdesiniz satrançta. Dünya çapında büyük usta normuna sahip tek kişisiniz bildiğim kadarıyla. Suat Atalık: Evet, şu anda Türkiye'de en üstteki oyuncuyum. Aynı zamanda uluslararası usta olmam dışarıda da ayrı bir şey. — Daha önce sizden başka uluslararası ustalar yok muydu? Suat Atalık: Vardı. Benden önce üç tane daha uluslararası usta vardı. Bunlardan birisi şimdi rahmetli olan Necdet Süer, diğeri İlhan Onat şu an
İzmir'de ve uzun zamandan beri turnuva oynamıyor. Diğeri de Turan Yılmaz, Turan Yılmaz da şu an askerde. Fakat beni onlardan biraz ayıran olay bu büyük usta normu oldu. Şimdi bu büyük usta normu, görünmeyen bir şeydir. Gizli silah gibi bir olay. — Peki nasıl elde ediliyor bu büyük ustalık? Suat Atalık: Rica ederim, uluslararası usta normunu şöyle açıklayayım. Daha evvel de açıklamaya çalıştım ama, satrançta üç tane kategori var. Birincisi FIDE ustalığı, ikincisi uluslararası ustalık, üçüncüsü büyük ustalık. Bunların hepsi internasyonal kategoriler. Şimdi FIDE ustalığı için gereken şartlar oldukça basit. 2300 rating'e ulaşmış olan bir oyuncu, onun üstüne geçmiş bir oyuncu FIDE ustası olabilir. Uluslararası ve büyük ustalık için gereken şartlar; önce bir turnuvaya girilecek, bu girdiğiniz uluslararası bir turnuva olacak tabii. Uluslararası usta normu almak istiyorsanız turnuvada üç tane uluslararası usta bulunması gerekiyor ve belli rating kategorileri arasında olması lazım bu ustaların ve daha sonra bu turnuvada uluslararası ustalık için gereken puanı almanız lazım. Bu puan fix bir puan değil. Yani şöyle 15 turda 8 puan almak lazım diye ben şimdi size söyleyemem. Bu puanı etkileyen şeyler, koşullar, turnuvaya girecek olan oyuncuların rating ortalaması. Ama şöyle bir şey denebilir. 2401 rating ortalamasında, belli bir kategorilerinin karşılığı oluyor bu, bu kategoride kaç maçta kaç puan almanız gerektiği fixtir. Bu normlardan bir tane aldıktan sonra aynı şekilde bir norm daha aldınız diyelim ve bu aldığınız normlardaki, yani iki turnuvaya girdiyseniz veya 3, 4 turnuvaya, bütün bu norm aldığınız turnuvalardaki parti sayısı 24'ten küçük olmaması lazım, dolayısıyla bu şekilde ünvanı almış olursunuz. Tabii bu aynı şekilde büyük ustalık için de uygulanmış. Büyük usta normu gene bir turnuvaya giriyorsunuz, yine en az 3 büyük ustayla oynuyorsunuz. Gereken büyük usta normunu alıyorsunuz. Ondan sonra başka bir turnuvada bu başarıyı tekrarlarsanız, yine 24 parti koşulunu da doldurursanız ünvanı veriyorlar. Aynı şekilde gereken bir şart daha var, o da uluslararası usta normunu almanız için ratinginizin 2350'den yukarıda olması, büyük usta için de ratinginizin 2400'den yukarıda olması gerekir. — Sizin ratinginiz ne? Suat Atalık: Şimdi benim şu andaki ratingim aslında tam olarak bilinmiyor çünkü liste henüz Türkiye'ye gelmedi. Bir evvelki ratingim
2370'di. Yeni gelecek olan da 2420 olacak benim tahminim. — Şimdi gelelim konumuzun bir diğer yönüne, bilgisayar ile satranç. Sizde nedir? Ve nasıl yaklaşıyorsunuz bu meseleye? Suat Atalık: Şimdi çağ artık bilgisayara büyük ışık tutmaya başladı. Yani her konuda bilgisayarı görüyoruz. Ama yani ben bilgisayar konusunda kısıtlı bir bilgiye sahibim fakat olay bir yerde de bizim halkımızın cahilliğinden dolayı büyültülüyor. Satranç konusunda bilgisayarlar şu anda kuvvetli oyuncu aşamasına gelemediler. Yani bir yerde kuvvetli oyuncuyla bilgisayar arasındaki en önemli fark benim görüşüm, bir kısım konseplerin bilgisayara sağlıklı olarak verilememesi. Örneğin zayıf kare, kuvvetli kare ve bir kısım kuvvetli oyuncuda bulunan hislerin bilgisayarda olmaması, sadece kalkülasyon yönü kuvvetli olan makineler haline gelmesi. Bir oyuncu pozisyona baktığı zaman birçok hamleyi zaten elimine eder. Yani onun stili artık daha evvelki tecrübeleri ve çalışması bunu ona gösterir. Fakat bilgisayar bunu yapamıyor. Yani tek tek bütün şıkları aynı şekilde hesaplamak zorunda kalıyor. Zaten satrançta neyin ne olduğu belli olmadığı için çoğu zaman da yanlış yolu tutturuyor. Ama ileride ne gibi değişiklikler olur pek bir şey söyleyemeyeceğim. Aslında bilgisayarları ikiye ayırmak lazım. Birincisi her türlü makine için programlanmış olanlar ve bir de özel satranç bilgisayarları. Özel satranç bilgisayarları nispeten daha kuvvetli. Ve aslında önemli bir şekilde gelişmeye başladılar. Bilhassa bu konuda Mikhail Botvinnik, eski dünya birincisi, Sovyet, büyük çalışmalar gösteriyor. Onun yaptığı çalışmalar şu anda ne düzeyde bilmiyoruz. Çünkü Ruslar bu konuyu biraz kapalı tutuyorlar. Yani bilgisayar olayını. Fakat Karpov'la bilgisayar üzerine konuşmuşlar, eski dünya şampiyonu Karpov. Karpov bir gün bilgisayarın insanı geçeceğine inanıyor. Karpov diyor ki nasıl 100 metrede arabalar insanlardan hızlı gidiyor, bir zaman sonra bilgisayarlar insanları ayrı oynamaya zorlayacak— — Zaten şimdiden başladı. Yanılmıyorsam 2 sene önce bilgisayarlar arası satranç şampiyonası gerçekleşti. Suat Atalık: Daha evvel 80'de falan da düzenlendi. — Son olarak bir şey soracağım. Bir satranç ustası olarak antrenman ihtiyacınız oluyor. Satrançta iyi bir antrenman arkadaşı olarak bilgisayarı kullanabilir misiniz? Suat Atalık: Bilgisayarı şu anda partner olarak kullanmayı düşünüyorum.
Ama şöyle söyleyeyim. Satranç eski zamanlarda 1900'ün başlarında sadece masada oynanan bir oyun, yani iki oyuncu karşılıklı geçiyorlar, ne var ne yoksa birbirlerine gösteriyorlardı. Şimdi turnuva öncesi hazırlık gitgide önemli bir hale geldi. Mesela Mihail Suba (Romen) günde 14 saat çalışır. Büyük usta Macar Lajos Portisch günde 8 saat çalışır. Yani dolayısıyla turnuva öncesi hazırlık oyuncuların kabiliyeti ile birlikte bir anda çok önemli hale geldi. Dolayısıyla şimdi profesyonelleşme her sporda gözüküyor, burada satrançta da çok önemli hale geldi. Bilgisayarda şu anda çok iyi bir program var. Chess-Base. Bilmem duydunuz mu hiç? Chess-Base oynayan bir program değil, bir bibliyotek ve birçok oyun kaydedilmiş durumda. Aynı zamanda her sene turnuvalar bittiği zaman, uluslararası turnuvalar gene disketlere kaydediliyor ve abone olanlara dağıtılıyor ve benim kullanmayı düşündüğüm olay bu ve bu bilgisayarı alırken bir yerde bilgisayara göre program değil, programa göre bilgisayar aldık ve Chess-Base'in özelliklerinden MS-DOS uyumlu bilgisayarlar yararlanabiliyor. Bir de Hercules grafik kartı isteniyor. Ve bu programı kullanan oyuncular bilhassa Kasparov tarafından çok lanse edildi. Bu bilgisayarı kullanan oyuncularda 100 rating puanı artış görülmüş ortalama. Yani benim ratingimde 100 puan artış olursa kuvvetli grandmaster ratingi olacak. Dolayısıyla benim için çok gerekli yani Chess-Base. Chess-Base'in başka bir avantajı hem de analiz olayı var hem bütün partilere bakabiliyorsunuz. Bir başka önemli tarafı da Chess-Base'in, bir turnuvaya gittiğiniz zaman oynayacağınız oyuncuyu size tanıtabilmesi. Bu oyuncunun oyunlarını izleyip gerekirse onunla oynuyorsunuz.