Commodore sayı 35, sayfa 30

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 30

Genth için bilgisayar “bilgi bunalımı için bir umut makinesi”'dir. Ama burada, insanın sorumluluktan sıyrılması ve tehdit edici problemlerin nedenlerini artık bizzat aramak zorunda olmaması gibi bir tehlike de bulunmaktadır. Bilgisayarda ve bilgisayar aracılığıyla ne türden bir problemin çözülmesine gerek duyulursa duyulsun, bilgisayar bu yetenekleriyle her zaman bilginin ölçütü olarak kalır. Zira bilgisayar düşünceleri ve dili algoritmik olarak, yani tek yönlü, açımlanmış bir biçimde ve tekanlamlılığa, hesaplanabilirliğe indirgenmiş bir tarzda işlemektedir. O halde, bilgisayar insandan amaca yönelik, formel düşünmeyi ve davranışı talep etmektedir. Özdeşleyimsel ve hesaplanamayan “düşünce sıçramaları” ise makbul değildir. Acaba bilgisayarın bu tekyönlülüğü bizim açımızdan avantajlara da yol açmakta mıdır? Eğer bu tek yönlü makinenin dünyaya getirdiği “evlatlar”', yani programlar gelecekte pek çok şeyi kurgusal olana (fictiv) dönüştürürlerse ve biz bu sonuçları sadece simülasyon olarak yaşayabilirsek, kuşkusuz bir ilerleme olurdu bu. En azından, gerçek deneylerde çoğu kez görüldüğü gibi bunca tahribe ve yıkıma yok açılmazdı böylelikle. Acaba bilgisayar bizim anlamını bugünden görmediğimiz kültürel bir devrime mi işaret etmektedir? Bizim durumumuz da Orta Çağ'ın sonunda ve Yeni Çağ'ın başlarında yaşayan insanlarınkine mi benziyor? Bugün nasıl Aids ortalığı kasıp kavuruyorsa o zamanlar da veba yapmaktaydı aynı şeyi. Ama o dönemde saatin ve kitap basım tekniğin icadı gerçekleştirilmiş, modern doğa bilimleri ortaya çıkmıştı. O zamanlar bu icatların yol açacağı kültürel etkilerden kimin haberi vardı? Amerikalı bilim uzmanı Jeremy Rifkin, bilgisayarın icadının beraberinde getireceği en köklü değişikliklerin en az beklenilen alanda -yani bizim zaman kavramımızdameydana geleceğini tahmin etmektedir: “Yeni bilgisayar-zaman tekniği öylesine farklıdır ki, zihnin yeni bir dilinin ve değişmiş bir bilinç durumunun ortaya çıkmasına ilişkin bir bağıntılar zinciri oluşturmaktadır, tıpkı otomatik saatin 13. yüzyılda yapmış olduğu gibi. Bilgisayar, saniyenin milyarda bir olan nano-saniyenin asıl zaman birimi olduğu bir zaman çerçevesinde çalışmaktadır. Biz insanlar içinse bir nano-saniyeyi algılamak mümkün değildir. Bu da bizim zaman kavramıyla ilişkimiz açısından köklü bir dönüm noktasına işaret etmektedir.” Rifkin şöyle diyor: “ man daha önce asla bilinçli algılamanın ötesinde düzenlenmemiştir.”” Bilgisayar bütün bu sorunları ortaya atıyor. Ama bu sorulara yanıtlar da getiriyor mu acaba?

FAA

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.