BİLGİSAYAR İLETİŞİMİ
Retro bilgisayarBir telefon hattı üzerinden bilgi göndermek için gerekli teknikler 160 yıl öncesine kadar uzanan bir geçmişe sahip ve diğer yaygın bilgisayar terimleriyle birlikte ortaya çıkan iletişimle ilgili bazı özel jargon kelimelerinin izleri Victoria Devri'nin telgraflı transmisyon sistemlerinde bulunabilir. Tamamen elektriksel ve kablosuz iletişim sistemlerinin ve elektriksel mesaj gönderiminin bilinen ilk şekli olan telgraf, en başta, elektrik akımının uzaktan harekete geçirilerek bir kâğıt parçası üzerine delikler açması şeklinde çalışıyordu. Alfabe'de bulunan harfler ise her biri 1 ve 0'ı temsil eden bir nokta grubu yani bir işaret ve bir boşluk sinyali ile tanımlanıyordu. Bu gelişmeler 19. yüzyıl'ın ikinci yarısına kadar gerilere gidiyor. İşaret ve boşluk, daha geniş bir kâğıt şeridine işaret için daha büyük ve boşluk için daha küçük olarak açılan deliklerle değişime uğradı. Bu kodlamaya Baudot dendi ve dünyamızın geri kalmış köşelerinde bugün de kullanılmaktadır. Bu gelişmeden sonra uzun mesafe iletişimi, gönderici ve alıcı istasyonların, her harfe bir başlangıç bit'i ile başlanarak ve sonuna bir duruş bit'i eklenerek eşlenmesiyle mümkün kılındı ve bunu izleyen yıllarda standart, 7 bit'lik bilgi; başlangıç bit'i, duruş bit'i, harf ve işaret için kod şeklinde oldu. Aradan 100 yıl veya daha fazla zaman geçip teknoloji çarpıcı bir şekilde ilerleyince bilgisayara uzaktan erişme ihtiyacı ortaya çıktı. Bunu yapmanın en açık yolu yine telgraf mantığında yatıyordu çünkü bu teknoloji kolaylıkla yeni bilgisayar sistemlerine uydurulabiliyor ve enformasyon hazır olarak çevrilebiliyordu. Ancak 1950'lerin makineleri bugün bildiğimiz makineler gibi değildi ve işlemin kısa zamanda sonuçlar vermesi asla beklenemezdi. Yapılacak işlerin gruplanıp bilgisayara bir kâğıt şeritle girilmesi gerekiyordu. Ancak o zamanlar için bilginin böyle çabucak toplanması ve işlenmesi hayranlık uyandıran bir gelişmeydi. Böylece bilgisayar iletişiminin ilk önemli uygulaması bilgisayara doğru ve güncel bilgi girişini sağlamak oldu. Kâğıt şerit o zaman için büyük miktarlarda bilgi girmenin hızlı bir yolu idi ve bu gerçekten bilgisayara mümkün olduğu kadar çabuk ve tam veri girmek için özel olarak görevlendirilmiş bilgi girme elemanlarına göre oldukça zaman kazandırıyordu. Önceleri, tipik iletişim hızları saniyede 50 veya 75 bit arasında değişmekteydi ancak bu iletişim sisteminin baud değeri değildir. Saniye başına baud değeri ve bit'ler düşük iletişim hızlarında aşağı yukarı aynıdır ancak daha yüksek baud değerlerinde bit'ler, sinyalin durumunun yüksekten alçağa (veya tersi) doğru dönüştürülmesinden daha başka bir şekilde gönderilmektedirler. İlave bilgi sinyalin faz durumu bulunarak iletilmektedir. Böylelikle saniyede 1200 bit'in duplex (çift) olarak gönderilmesi aslında dört faz açısı (iletişim akımının her bir ucu için iki adet) kullanarak 600 baud'luk bir sinyal ile gerçekleştirilmektedir. Bu eski günlerde ne bir on-line sistemi, gerçek anlamda uzaktan erişim imkanı, ne de büyük bilgiler saklayan terminaller vardı. Bunun yanında abartmasız olarak, binlerce iletişim protokolü, uyumsuzluklar ve bir dükkanı dolduracak kadar çeşitli iletişim sistemi mevcuttu.
Farkı
TELEFON AĞI
Bundan sonra pek çok değişiklik birbirini takip etti. Başlangıçta bilgi aktarmak için kurulan telex ve telgraf ağının yerini sesli devreler aldı (ilk örnek Bell'in 1876'daki telefon dizaynı oldu). Keza, iletişim sistemleri de bir duplex kablo ile yüksek ve alçak sinyali temsil etmek için ses tonlarını kullanan telefon sistemlerine adapte ediliyordu. Önceleri bu yalnızca tek yönlü bir gönderim ve alımdan ibaretti (yarım duplex) ancak daha sonraları zekice iki ayrı sinyal kullanarak tam duplex (veya iki hatlı) iletişim mümkün hale geldi.
II. Dünya Savaşı'nın ardından gelişme gösteren dijitize ve örnekleyici sistemler (önceleri, savaş esnasında İngiltere ve Amerika arasındaki iletişim için geliştirilen şifre çözücü sistemler olarak kullanılıyorlardı) daha hızlı baud değerlerine ulaştılar ancak burada da en fazla 50/75 bit/s mümkün olabiliyordu. Bundan sonraki adım 110 bit/s'ye geçmek oldu, bu kısa zamanda 300 bit/s'ye çıktı ve sesle normal telefon hattı üzerinde hatasız bilgi gönderme limiti bugün 2400 bit/s'ye ulaştı. Geçen yıllar süresince bilginin bir hat üzerinde gönderilmesinin yolları gerçekte pek az değişti; Baudot kodunun başlangıç ve duruş bitleri aynı şekilde kaldı ancak alfabenin harfleri için kullanılan basit 5 bit'lik sinyalin yerini 7 bit'lik genişletilmiş kodun kullanıldığı yeni bir sistem aldı. Bu aslında harf dışında bilgi göndermenin direk ihtiyacı olarak 128 veya daha büyük bir rakamdı. Hatlardaki gürültü nedeniyle transmisyondaki hata sayısını düşürmek için (şüphesiz telefon hatları zaman zaman oldukça gürültülü olabiliyor) bilgi akımına fazladan bir bit eklendi. Parite biti olarak bilinen bu bit, ana karakterlerin bitlerinin toplamlarının tek veya çift oluşuna göre 0 veya 1 değerini üretiyor. Bu sistem, dünyanın en çok standart olarak benimsediği bilgisayar alfabesi olan ASCII'yi meydana getirdi. Bu arada IBM kendisi EBCDIC'i hazırladı (mainframe'lerde kullanılmakta) ancak bütün PC'lerin bugün ASCII'yi kullandığına bakacak olursanız IBM'in başarısızlığa uğradığını ve bu konuda sessiz kalmayı tercih ettiğini görebilirsiniz.
YÜKSEK HIZLAR
Sıradan bir telefon hattından mümkün olan en yüksek hız genelde 1200 bit/s olarak kabul edilmektedir. Bunun ötesinde, eski ve kalitesiz santraller ve kablonun zayıflığından doğan gürültü, daha hızlı bir iletişimi çok zor hale getirmektedir. Telex'in yüksek hızlı versiyonu olan TELETEX hizmetlerinin standart transmisyon hızı olan 2400 bit/s gittikçe yaygınlaşmaktadır. HİZMETLER
Günümüzde iletişim, bir mikrobilgisayar kullanıcısı için kolay bir olanaktır. Bilgisayarların çoğunda donanıma dahil bir ortak özellik olarak standart RS232 ara birimleri veya seri bağlantılar mevcuttur.
Yazılım bakımından da pek çok bilgisayar için bol program desteği söz konusudur. Bu durum, bilgisayar iletişiminin ilk zamanlarında başka bir bilgisayar ile iletişim için gerekli olan yazılımın, bir mikroişlemciyle direkt bağlantı kurulmasından sonra onu çok hızlı bir klavyeyi okuyormuşçasına kandırmaya uğraşmasından bu yana, çok büyük gelişmeler göstermiştir. Şimdiki iletişim program paketleri çok karmaşık olup pek çok farklı baud değerlerinde çalışabilmektedirler. Tam ve yarım duplex modlarıyla uyumlu olarak DEC'in VT52 ve VT100'ünden daha modern grafik terminallerine ve grafik desteği sunan bilgi istasyonlarına kadar değişik terminallere giriş, etkili biçimde yapılabilmektedir. Bu alandaki yazılımlar, bildiğimiz telefon hatları ile iletişim kurmak için kullanılan modem cihazlarından daha hızlı bir gelişme içindeler ve bu
ALLOO.
Faruk modemler ne kadar hızlı olurlarsa o derece karmaşık yazılımlara ihtiyaç duyuyorlar. Örneğin yeni nesil 2400 bit/s'lik modemler şimdi özel donanım şifreleyici cihazlar kullanarak bilgiyi, telefon hattı üzerinden giderken okunamaz hale getiriyorlar. Bu bilgiyi eski durumuna getirmenin tek yolu öbür uçta aynı deşifre cihazıyla birlikte benzer bir modem kullanmak oluyor. Tabii bu işlemin iyi bir yazılım olmadan başarılamayacağı açıktır. Bugün, başka bir mikrobilgisayar ile iletişim kurma olayı, örneğin bir bilgi terminali ile yapılandan daha popüler hale geldi. Nedeni de şudur;
bir bilgisayarı yazılım olarak programlayabilirsiniz ancak aynı şeyi donanım şeklinde bir bilgi terminali ile yapmaya kalkışmak yüzlerce poundu gözden çıkarmak demektir. Amstrad PC'nin ilk satışları iş sektörüne değil ucuz ve güvenilir bir terminale ihtiyaç duyanlara yönelik olmuştur -donanım olarak bir VT100 terminalinin fiyatı $1000 civarındadır- fakat 400£'luk bir makinede çalışan 25£'luk bir programla bir terminale aynı zamanda on-line hizmeti sunan ve diğer extralarla birlikte pek çok özelliğe sahip bir bilgisayara sahip olursunuz. İletişim, mikrobilgisayarlar sayesinde evinize kadar gelmiş durumdadır.
BÜLTEN PANOLARI
Mikrobilgisayar kullanıcıları için 1970'lerin ortalarından beri mevcut bir hizmet olan elektronik bülten panoları (bulletin boards) işte veya bir sosyal kulüpte bulabileceğiniz bülten panolarının ideal şeklidir. Veri hırsızları (Hackers) sadece mümkün olan yerlerde kendi cinsleri ile bir araya gelen oldukça yalnız kimselerdir ve bu amaçla bülten panoları fikir ve programlama ipuçları değiş tokuşu için ideal bir yer oluşturuyor. Bir bülten panosuna bağlandığınızda büyük olasılıkla pek çok mesajla karşılaşırsınız -şöyle birkaçına göz attığınızda çoğunun bilgisayarları ile ilgili sorularına cevap aradıklarını görebilirsiniz. Sık sık karşılaşabileceğiniz başka bir mesaj da kendilerinin yeni bir BBS (bulletin board service - bülten panosu hizmeti) başlatmak üzere oldukları ve herhangi bir modem numarasını arayıp karşılıklı bir sohbet yapabileceğinizdir.
Ben, çok kullanılan bilgisayarlardan bazılarına sahibim ve zaman zaman bunların hepsini modeme bağlıyorum. BBS'leri her gün çeviriyorum ve bu yüzden de üç ayda bir 150£'luk faturalar ödemek durumunda kalıyorum! Ancak kazancım 150£'dan çok daha değerlidir. Örneğin artık stoklardan bilgisayarım için bir Winchester sürücünün nasıl yapacağımı gösteren son derece değerli “public” yazılım talimatlarını kaydettim (bu bana 400£ kazandırdı!) ve burada bilgi değişimi çok arkadaşça olabiliyor. Arada sırada bazı veri hırsızlarının birkaç numara aramamız için çağrı yaptıklarına tanık oluyoruz ve bu numaraları çevirdiğimde sık sık karşıma çok iyi servisler çıkıyor. Bu insanlar genellikle yalnızca çok kısa bir süre için bağlanan ve hemen bir daha gözükmemek üzere kaybolan tipler -bu aslında veri hırsızlığı değil- ve hü-
Bilgi aktarımı için kullanılan; telefon, telgraf, telex tarihe mi karışıyor? Daha hızlı bilgisayarlara, daha hızlı iletişim yollarına ve daha hızlı modemlere merhaba. Hükümetin bilgisayar sistemlerine girmenin de veri hırsızlığı olduğuna da inanmıyorum -bu bence vandalizmden (barbarlık) başka bir şey değildir. Gerçek veri hırsızlığı bu tür bilgiyi bilgisayar hastalarından oluşan yakın bir gruba taşımaktır. Zeki olmanız şart değildir ancak bir şey biliyorsanız veya söyleyecek ya da teklif edecek bir şeyiniz varsa hemen gruba alınırsınız. BBS'lerin özel kullanıcı grupları veya hard-disk'in belli kısımlarına herkesin elde edemeyeceği özel girişimler olduğu doğrudur ve buraya sadece Sysop'ın (BBS'nin müdürü) izniyle girebilir. Ben bu gruplardan birine üyeyim ve böyle bir hakkım olmasından dolayı gurur duyuyorum çünkü SUG'ın (Special User Group - özel kullanıcı grubu) diğer üyeleri arasında teknik yardım, bilgisayar dilleri, BBS yazılımı (büyük kısmı kendimiz ve arkadaşlarımız tarafından sağlanıyor) ile ilgili olarak belli bir bilgiye girme şekli vb. konularında herbirimiz özel bilgileri paylaşıyoruz. Kısaca, bir BBS'ye bağlanmak, bütün dünya ile iletişim halinde olan bir arkadaş grubuna katılmak gibi bir şey aynı mektup arkadaşlarının kalem kâğıtla yaptığı gibi.
PROFESYONEL HİZMETLER
İşadamları için sayısız hizmet sunulmakta. Mevcut, ekonomik bilgi servisleri Prestel ve CEEFAX tarafından verilen mükemmel hizmetlerle yarışmak zorunda kalıyorlar ancak bu uzman servislerde bilgiler çok spesifik oluyor. Bilimsel database'lerin çeşitli dosyalarına ve dünyanın değişik yerlerindeki (en azından İngiltere'deki) programlara JANET (the Joint Academic NETwork - birleşik akademik ağı) ile giriş imkanı sağlanıyor. Bunun yanında Berkeley'deki Amerikan bilgisayar sistemlerine de JANET ve British Telecom'un paket değişim sistemi olan PSS veya milletlerarası versiyonu olan IPSS yoluyla bağlanabilirsiniz. Üniversite Bilgisayarı genel olarak güçlü işlem kapasitesine sahip olan makinalar ve eğer bu makinalarda çalıştırabileceğiniz uygulamalarınız varsa bu sistemleri denemeniz yararlı olabilir. Veya belli bir bilgisayar dilleriyle uğraşmak için dünyanın dört bir yanındaki fen ve mühendislik fakültelerine bağlı bilgi servislerine giriş yapabilirsiniz. Politeknik bilgisayarlar seyahat eden kimseler için düşünülmüş portatif fakat muhtemelen daha az ilginç olan bilgisayar sistemleridir. Basit uygulamalar sunmakla birlikte çoğu kez PAD denen bir sistemle uzak bir bilgisayara giriş sağlayarak üniversite bilgisayarlarına kadar çeşitli iletişim olanakları sunuyorlar. Bu PAD'ler aynı zamanda bir bilgisayar sisteminin içine sızmaya çalışan veri hırsızları için geride iz bırakmama açısından iyi bir yol. Bu iş sadece bağlantıyı kurup birkaç komut yazmakla kalmıyor ayrıca işletim sistemlerinin kitaplarını okumak, kütüphanelerde araştırma yapmak ve BBS'deki arkadaşlara benzer bir deneyimleri olup olmadığını sormak vb. araştırmalar gerektiriyor.
GELECEK
Geleceğin yorumunu yapmak çok zor bir şey olduğundan ben burada sadece neyin mümkün olabileceğini ve olamayacağını belirteceğim. En başta, bilgisayarlar çok daha hızlı çalışmak zorunda kalacaklar. Bugüne IBM'lerin empoze edici sürgününden uzak kalan mikrobilgisayarlar bile daha güçlü mikroişlemciler ve daha çabuk doldurulması gereken geniş hafızaya sahipler. Bu durumda 300 baud'luk bir modemle büyük bir database'e girmeye çalışmanın komikliği açıktır. Telefon hattıyla büyük miktarda bilgi göndermek için gereken diğer bir özellik dijital hatlardır. Özel bir dijital bilgi hattı ile kuramsal olarak
360.000 bit/s hız mümkündür (bu 160 yıl önceki 50 bit/s'den oldukça uzakta bir rakam!) ve bu hız, hatları Rx (alış) ve Tx (gönderiş) olarak ayırarak her hat için geçerli olabilir. Büyük mainframe sistemleri günümüzde 8 hatlı paralel iletişim sistemleriyle birbirlerine bağlılar ve buradaki trafik gigabyte'lar ile ölçülüyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde paralel iletişimin geleceği mikro seviyesine inmek olacaktır. Dijital trafik şu anda özel olarak kiralanan hatlar gerektiriyor ancak X25'in eklenmesiyle (şu anda çalışmakta!) paralel gönderim değişik frekanslara uyacak ve böylece aynı anda 600 ve 1200 Hz'lik bir taşıyıcıdan geçen sinyali aynı şekilde Rx ve Tx hatlarından aynı hızda bilgi kaybı olmadan gönderebileceksiniz. Işık transferi bir başka seçenek. Optik elyaf kablolar sayesinde modemler yakında telefon ağına direkt olarak ışık kesikleri gönderiyor olacaklar. Bu tip teknoloji ile sınırlayıcı faktör olarak sadece bilgisayarın kendi hızı kalmaktadır bu nedenle
36.000 baud'ta bir gönderim bile sadece yavaş bir seçenek olacaktır. 1990'larla birlikte disket sürücülerden daha hızlı bilgi transfer hızları hedefleniyor. Tabii bütün bunlar zamanla olacak işlerdir. Optik elyaf kablolar şimdiden dünya çapında geniş biçimde kullanılıyor fakat uzun mesafelerde kullanılmaları için bu alanda bir devrim olması gerekiyor, bu da şimdilik çok pahalı. Ancak kablo üreticisi şirketler optik elyafları geliştirme çalışmalarını sürdürüyorlar ve bu da yeni teknolojinin fiyatlarını yapay olarak yüksek tutacak çıkar çekişmelerini doğuracaktır. Daha hızlı bilgisayarlar, daha hızlı iletişim yolları, daha hızlı modemler, bunların sonu ne zaman gelecek? Sanırım, asla.