Commodore sayı 33, sayfa 18

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 18

Bu işin en güzel tarafı, bütün aşamalarda kontrolün sizde; sadece sizde olması. Ama şirket toplantısına yetiştireceğiniz ayrıntılı raporu güzelce hazırlayıp “Vay be, ne döktürdüm” dediğiniz ancak yazının ortasında yer alacak bir grafiği yerleştirmediğinizi fark etmek de var işin içinde...

€ “8 bitlik bir bilgisayarda masa üstü yayıncılık yapılabilir” desem çoğunluğunuz bana “bizle alay mı ediyorsun?” diyebilir. Doğru, ben de aynı şeyi söyler ve hatta bu işin AMIGA, Apple Macintosh veya bir PC gibi ustalara bırakılmasını önerirdim. Ancak C-64 ve C-128'deki programları gördükten sonra fikrimi değiştirdiğimi söyleyebilirim. Hayır, masa üstü yayıncılık artık sadece Mac ve PC'lere özgü bir maharet değil. Bugüne kadar, Commodore sahipleri, Print Shop, Banner Machine ve Certificate Maker gibi programlarla, tebrik kartı, antetli kağıt ve el ilânları gibi şeyleri basabiliyorlardı. Ancak daha kompleks yani karışık ve büyük işler yapmak bastırılmak istendiğinde bunlar yetersiz kalıyordu. Bu durumda ya daha pahalı bir sistem almak ya da bilinen basım tekniklerine başvurmak gerekiyordu. Ancak günümüzde Commodore piyasasında son derece gelişmiş masa üstü yayıncılık programları mevcut ve bu programlar gelişmiş özellikler ile gerçekten son derece iyi hizmet veriyorlar.

ALIŞILMIŞ BASKI TEKNİKLERİ

Masa üstü yayıncılığı gözden geçirmeden önce, alışılmış metotlarla yayıncılığın bazı aşamalarına bir göz atalım. Kısmen terkedilen iptidai işlemleri tanırsanız, zannederim ki, masa üstü yayıncılığın değerini daha iyi anlarsınız. Alışılmış metotlarla aylık ya da haftalık gazete basımı hem zaman alır hem de çok paraya mal olur. Bu sistemde ilk önce basacağınız dökümanın içeriğini toplarsınız. Tabii ki bunu bir daktilo veya kelime-işlem programında yazdırmanız gerekir. Daha sonra metni mürettipe (dizgiyi yapan kişi) verirsiniz. O da yazıyı ya da dökümanı istenilen yazı tipine (ki buna stil diyoruz) ve istenilen büyüklüğe göre (ki buna da punto diyoruz) ayarlar ve bu şekilde basılmasını sağlar. Ancak bu zahmetli işlere kalkışmadan önce belli şeyleri görüp değiştirmenizi sağlayacak bir işleme yani tertipleme ya da düzenleme (layout) işlemine ihtiyaç duyulacaktır. Çünkü bastıracağınız dökümanın nasıl olacağını tahmin etmekle görmek arasında çok fark vardır. Ayrıca baskının iyi olması için dökümanın sayfa düzeninin nasıl olacağının, hangi yazı karakterinin kullanılacağının mürettipe söylenmesi gerekir. Mürettip, sizin düzenlediğiniz şekilde, yazıları kesip yapıştırarak, sizin düşündüğünüz taslağı oluşturur. Başlıklar, yazılar ve manşetler sırasına göre dizilir, tasfiye edilir ve yerleştirilir. Eğer metin çok uzun veya çok kısaysa, bu sayfa yetersizliğine veya sayfalarda boş yerlerin kalmasına neden olur. Bu durumda sayfa düzeninin değiştirilmesi gerekir. Yani yazıdan belli bölümlerin çıkarılması veya yeni eklemlerin yapılmasını gerektirir. Bu da bazı kişilerin (mürettip gibi) sinirlenmesine yol açabilir. Ancak aynı sinirli mürettip çoğu matbaada olduğu gibi bazı dizgi hataları yapabilmektedir. Dolayısıyla yapılması gereken kontrol işlemi baskıyı geciktirmektedir. Meselâ başlığı 48 noktalık bir punto ile yazmak istiyorsunuz ancak 36 noktalık yazı ile yazabilecek imkânımız var. Bu durumda biraz paradan çıkmanız gerekebilir. Tabii ki kaybettiğiniz zaman da işin cabası. Grafiklere gelince; grafikler, bu sistemde birçok problemin ortaya çıkmasına neden olurlar. Örneğin bir fotoğrafı yazının belli bir yerine yerleştirmek istediğinizde bunun çok ince noktalara bölünmesi, boyutlarının değiştirilmesi gerekir ki basılabilsin. İşte bu sözü edilen işlemler doğru ve tam olarak yapıldığında ve tabii sizin sabır taşınız çatlamamışsa artık baskıya geçebilirsiniz.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.