Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 9
Çev: Balaban TOLAN
Bunlar hemen tüm gösterilerde figüran olarak rol alıyorlar ve örneğin uzay gemisinde teknisyen, ruhlar treninde mezarcı ya da balta girmemiş ormanda yamyam olarak mükemmel şovlar sergiliyorlar. Her gün bu teknolojik harikalardan yaklaşık 1100 tanesi Disneyland'da görev yapıyor. Bu robotların herbiri, hassasiyet ve güvenilirlik bakımından bir harika. En zor koşullarda bile, örneğin suda bir su aygırı olarak, sorunsuz olarak çalışıyorlar. Çok sakin, dikkatli ve şaşılacak derecede gerçeğe uygun hareket ediyor olmalarına rağmen, tabit ki bu hareketleri kendi güdüleriyle yapmıyorlar. Bunların hepsi son derece dikkatli biçimde hazırlanmış bir programın gereklerini yerine getiriyorlar. Hem de saatbesaat, günbegün, aybeay. İçlerindeki teknolojik yapı çok hassas ve güvenlikli hareketler üretiyor. Bunu gerçekleştirebilmek için, kılı kırk yararak geliştirilmiş bir mekanizma kullanılıyor. Bu, şaşırtıcı bir yöntemle gerçekleşiyor. Robotları ses tonları yönetiyor. Sesin ton yüksekliğine göre bir eklem belirli bir hareketi yerine getiriyor. Disney teknisyenleri bu yöntemi ellili yıllarda geliştirmişler ve bugüne kadar da başarıyla uygulamışlar. Komut dizilerinin saklanması için robotlarda modorn teknolojiye göre oldukça harcıalem bir veri bir veri taşıyıcı kullanılıyor: Teyp kaseti. Bu sistemin kullanılması bazı sorunları beraberinde getiriyor. Teyp bantları sürekli çalışmaktan aşınıyor ve iyice bozulmadan değiştirilmeleri gerekiyor. Bir teknisyen, kendilerine verdikleri adla bir ““Disneyland'lı”', tüm bir gün boyunca robotların bantlarını kopyalamak ve değiştirmekle uğraşıyor. Aşınmamış bir çalışmayı garanti edebilmek için, bu işi mükemmel bir plan çerçevesinde yürütüyor. İllüzyonu bozmamak için dev bir uğraş bu.
HAYDİ ROBOTLAR, BANT DÖNÜYOR
Abartılı gibi görünen titizliği her yanda gözlemlemek mümkün. Çünkü tamir bölümünün yöneticisi Larry Langstrom'a göre Disneyland'daki bir teknisyen için en büyük ayıp, çalışmayan bir atraksiyonun varlığı. Onların verdikleri adla ““şov””, mükemmel olmalı. İnsanın farkedemediği teknoloji, bu büyüyü sağlıyor. Tüm figürler ve gereçler düzenli olarak bakıma alınıyor ve denetleniyor. Bu faaliyet, tüm ziyaretçilerin Disneyland'ı terketmiş oldukları saatlerde, geceleri sürdürülüyor. Bu mükemmeliği sağlamak için olağandışı olarak tanımlanabilecek bazı yollara da başvuruluyor. Örneğin bir ışık dizisinde yanmayan bir ampul bulunmaması gerektiğinden, tamir grupları 100 000'den fazla ampulun herbirini, yanmakta olsalar bile, teorik ömürlerinin yüzde seksenine eriştiklerinde değiştiriyorlar. Fazla tedbir göz çıkartmaz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 8
dünyanın en büyüleyici eğlence parkı. Walt Disney (| 1955 yılında bu parkta çizgi film kahramanlarını hayata geçirmiş | ve onlara bir şehir hediye etmişti. Bu hayal dünyasına dalanlar, Miki V, ve Donald'la mutlu saatler geçiriyorlar. Fakat kimse Disneyland'ın * giderek dev bir bilgisayara dönüştüğünü görmüyor.
Grup rehberi olan robot coşkuyla, ““Oh, hep bunu yapmak diye bağırdığı sırada, eşlik etmekte "olduğu kırk yolcu çok farklı şeylerle ilgilenmekteydiler. Görünmez dev bir el tarafından sallandılar ve koltuklarına yapıştılar. Uzay gemisi ölüm yıldızı yönünde sağa doğru sert bir dönüş yaptığında, emniyet kemerleri karınlarını acıtacak kadar sıktı. Gezegenin pürüzlü yüzeyi büyük bir hızla yaklaştı. İmparatorluk kuvvetlerinin atışları sağda solda patlamaya başlayınca, gemi içindekileri rahatsız edecek şekilde titredi. Herhalde avci gemilerinden biri atışta isabet kaydetmişti. Ancak son sakikada rehber robot gemiye yeniden hakim oldu ve çok tehlikeli bir pike uçuşu sırasında gemiyi yapay bir kanyondan geçirmeyi başardı. Gergin bir biçimde ön monitörü izleyen yolculardan bastırmadıkları bir iç geçirme sesi yükseldi. Nihayet, özledikleri hedefe ulaşmışlardı: Ana reaktörün girişi. Kırk yolcu ve rehber robot maceralarının sonunda gemiyi terkederken, olanlara en fazla on metre uzaklıktaki bir bankta genç bir kadın oturuyor ve sıcak Kaliforniya güneşinin tadını çıkarıyordu. Onun ilgisi şaşırtıcı uzay yolculuklarından çok, karşısındaki yapay Matterhorn dağının tepesinde masmavi göğe yükselen Newswanstone Şatosu'na yönelmişti. Şatonun arkasında bir vahşi Batı kentinin olması, ön tarafta ultramodern bir manyetik trenin sessizce ilerlemesi, genç kadının huzurunu bozmuyordu. Ancak önünden insan büyüklüğünde bir Miki Maus geçtiğinde, bir reaksiyon gösterdi: Çantasından fotoğraf makinesini çıkardı. Zaten onlara şaşırmasını gerektirecek bir durum yoktu ortada. Orası Disneyland'dı. Bu harikalar ülkesinin demir kapılarından içeri girdiğinizde, gerçeklik, duvarların öbür yanında kalır. İnsan, Disneyland'da kapıların dışındakinden farklı kuralların geçerli olduğu fikrine çok çabuk alışır. Ziyaretçilerin gözlerinin önünde fantezinin ve modern masalların bir kompozisyonu yaşanır. Asıl büyüleyici olan ise işin ziyaretçilerin gözlerinden sakla-. nan kısmıdır. Bu harikayı mümkün kılan şey, en modern teknolojidir.
ALIŞILMAMIŞ: MAKARALAR ÜZERİNDE BİR GEMİ Göze çarpmayacak biçimde kullanılmış olan teknoloji, ziyaretçiyi her adımında izliyor. Örneğin yapay Matterhorn dağının içine yerleştirilmiş olan tehlikeler treninde bir v bilgisayar, iki araba ; arasında bulunması gereken asgari mesafeyi garantilemek için, — arabalardaki yolcuların ağırlıklarından yola çıkarak tam dolaşma süresini hesaplı- | yor. Çünkü tamamı erişkinlerle dolu bir BER araba, içinde tek bir çocuk bulunan bir arabadan daha hızlı hareket edecektir. Disneyland'ın ortasındaki yapay gölde çalışan 19. Yüzyıl stilindeki çarklı gemi görünürde büyük çarkının yardımıyla hareket ediyor. Ama aslında güvenlik nedeniyle suyun için döşenmiş raylar üzerinde ilerlemekte. Sürekli değişen kulislerde gezindiğinizde, palyaçolar, artistler ya da çizgi film kahramanlarıyla karşılaşıyorsunuz. Ziyaretçilerin mutlu olabilmesi için sayısız görevli büyük çaba gösteriyor. Daima cana yakın davranan bu görevlilerin aslına uygun giyinebilmeleri için, Disneyland'ın gardroplarında yaklaşık 500 bin kostüm ve elbise bulunuyor. Ama bir kostüm taşıyan ve doğal bir canlı gibi hareket eden herşey aslında canlı olmayabiliyor. İlk bakışta bir konttrol tablosunun önünde çalışan bir insan ya da tehlikeli bir aslan gibi görünen birşeyi biraz daha yakından incelediğimizde onun bir bir robot olduğunu farkedebiliyorsunuz.