Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 7
Hakan RULLAS: Aslında biz kendimizi bildik bileli okuyoruz. Zaten böyle showlar yapacağımız aklımızın ucuna bile gelmezdi. Tamamen tesadüfler sonucu kendimizi Komedi Dans Üçlüsü'nün içinde bulduk. Tabit ki ilk gayemiz okumak. Hepimiz emekli asker çocuğuyuz ve durumlarımız aynı, yani okumaktan başka şansımız yok. Ayrıca içimizdeki okuma sevgisi de kaybolacak gibi değil. İşin okul yönü işte böyle neredeyse kendiliğinden sürmekte. Sahne işimiz ise genellikle prova gerektirmiyor. Bu büyük ölçüde showumuzun kısalığı ötürü böyle, Bizim orkestramız bir kaset. Kaseti koyup düğmeye basıyoruz, toplam 10 dakika gösteri yapıyoruz, İşimiz bitiyor. Yalnız yeni bir show hazırlıyorsak bir tam günümüzü ayırmamız gerekiyor. Yani gecede 10 dakika ve show hazırlarken vakit ayırıyoruz showumuza. Öyle diğer sanat dalları gibi prova, kostüm gibi zaman ayırmamız gereken işler pek yok. Bu yüzden Komedi Dans Üçlüsü'nün faaliyetleri çok fazla zamanımızı almıyor. Commodore'culuğumuza gelince, özellikle kendi adıma konuşursam öteden beri bilgisayarlara meraklı olduğumu söyleyebilirim. Murat arkadaşımızla birlikte bilgisayar karşısında uykusuz çok geceler geçirdik. O zamanlar Erol bizle dalga geçerdi. Bir fare resmi çizebilmek için saatlerce uğraşırdık. Şimdi çok komik geliyor. Sen Tut iki gününü, üç gününü bir fare çizmeye ayır. Ama herşeyin bir başlangıcı olmak zorunda. İyi ki de biz o fareyi çizmişiz. O farenin açtığı yoldan yeni bir dünyaya girmiş olduk. Yani Commodore'culuk merakla başlayıp sonra tutkuya dönüşen bir uğraş oldu benim için. Hem okuma merakımız hem de sanat çalışmalarımızın etkisiyle yeniliğe açık olmamız gerekli olduğundan, bilgisayar daha da önem kazandı. Artık hayatın her alanında bilgisayarla karşılaşıyoruz ve gelecekte bu alanlar daha da artacak,
Teknik olarak baktığımızda ortanın altında bilgiye sahibim. Profesyoneller gibi program yapamam, ama öğrenmeye çalışıyorum. Kısaca yine tesadüfler sonucu ortaya çıkan bu yakınlığı iyi değerlendirmeye çalışıyorum. Tabii bu iş için önce İstek gerekli. COMMODORE: Erol, Hakan biraz önce Hakan ve Murat'la ilk bilgisayar çalışmalarından ötürü “dalga geçtiğini” söyledi. O zamanlar bilgisayarla pek ilgilenmiyordun anlaşılan. Sendeki merak nasıl başladı? Sana sormak İstediğim ikinci konu ise meslek hayatınızla bilgisayarın ilgisini nasıl nasıl oluşturacaksınız? Biliyorsunuz artık müzisyenler bilgisayarı neredeyse vazgeçilmez bir araç olarak görmeye başladılar. Ayrıca bilgisayar yardımıyla yapılan videoklipleri hayranlıkla izliyoruz. Siz de bu türde çalışmalar yapmayı düşünüyor musunuz? Erol KÖSE: Önce belirtmekte yarar var, arkadaşlarım bu İşe üniversiteye hazırlanmak amacıyla başlamışlardı ve yıllar önce bir fare için saatlerce hatta günlerce uğraşmaları bana komik geliyordu. dışardan bakmanın etkisi de var. Koyuyorsunuz kaseti oynuyorsun ya da küçük bir şey çizmek için saatlerce uğraşıyorsun. İşin diğer boyutlarını öğreninceye kadar bu ilgisizliğim sürdü. Bir de baktım çevremdeki bir sürü aklı başında adam bilgisayar kullanıyor. Bunların hepsi herhalde oyun oynamıyor diye düşündüm. Demek ki bilgisayarın başka yönleri de vardı. Daha sonra bu aletlerle iş yapıldığını gördüm. Okulda da tıpta kullanılışlarını görünce İlgim artmaya başladı, Sanat yönüne gelince, Avrupa"- daki videoklip salgını etkilerini ülkemizde de göstermeye başladı. Hayranlıkla seyrettiğimiz bu ürünleri neden bizde yapmıyalım. Komedi
Dans Üçlüsü olarak hedeflerimizden biri de bu. COMMODORE: Bilgisayarın oyun yönü ve diğer yönleri üzerinde epeyce durduk. Biliyorsunuz okullar açıldı ve bir sürü Commodore'- cu genç arkadaşımız yeni eğitim dönemine başladılar. Commodore'cu ağabeyleri olarak bu genç arkadaşlarımıza ne söylemek İster-
* SİNİZ?
Hakan RULLUS: Bizim orta öğrenim dönemimizde yani bundan çok değil 5-6 yıl önce böyle araçlar tek tüktü ve biz kara ile kitaplardan başka şeyleri eğitimimizde pek görmüyorduk. Oldukça tekdüze ve sıkıcı bir eğitimdi bizimki. Şimdi genç arkadaşlar son derece şanslı. Bilgisayar denilen muhteşem bir alet emirlerine amade. Oyunu bir tarafa bırakıyor ve ders açısından düşünüyorum. Dükkânımızda 40-141 yaşlarında ve neredeyse bizim bilgimize yakın bilgilere sahip genç arkadaşlara rastlıyoruz. Bu arkadaşların kısa bir süre sonra bizi geçeceği ortada. Bunun nedeni bilgisayarın sağladığı avanfajlar. Erol KÖSE: Tıp Fakültesi'nde okuduğumuz daha önce belirtmiştim. Zor bir okul olduğunu herkesi kabul eder sanırım. Okulun yanı sıra diİğer uğraşlarımı yürütmek için programlı davranmak zorundayım. Adeta bir bilgisayar gibi. Genç ar- Kkadaşlarım da programlı davranırlarsa hem oyuna hem de derse vakit ayırabilirler. Bilgisayar ikisine de yardımcı olacaktır. COMMODORE: Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 6
Hepimiz Komedi Dans Üçlüsü'nü çeşitli kereler televizyonda seyretmişizdir. Biribirinden neşeli showlarıyla herkesi kahkaya boğan bu grup artık Commodore saflarında. Yani Hakan Rullas, Erol Köse ve Murat Akkaya isimli üç genç, okullarının ve diğer işlerinin yanı sırcı yürüttükleri show faaliyetine bir yenisini eklediler. Dergimiz bu yetenekli “gençlerle Ankara'da Esat Caddesi 110/c'de açtıkları işyerlerinde görüşmek istedi. Murat Akkaya Almanya'da bulunduğundan grubun diğer iki elemanı Hakan Rulas ve Erol Köse Komedi Dans Üçlüsü"- nü Commodore'culara anlatmayı üstlendiler. COMMODORE: İsterseniz önce Komedi Dans Üçlüsü'nü Commodore'cu kardeşlerimize tanıtarak söyleşiye başlayalım. Hakan RULLAS: Komedi Dans Üçlüsü yaklaşık üç yıl önce kuruldu. İsminden de anlaşılacağı üzere üç kişiden oluşuyor. Önce televizyon showları ardından özel showlar geldi. Derken bir de baktık tüm Türkiye'de tanınmaya başlamışız. Aslında biz bu işi rahmetli Coşkun Evcim dans grubunda başladık. Orada da üçümüz bir arada komik dans yapıyorduk, ama bu türde değildi. Daha çok efektlere dayalı bir çalışma yapıyorduk. Coşkun'u kaybedince grup dağıldı. Daha sonra biz Üçümüz toplanıp ne yapalım, ne edelim diye düşünürken aklımıza bu tür çalışma geldi. TRT'ye gidip eski yönetmenimizle 6 konuştuk. Kendisi önerimizi çok beğendi ve hemen birkaç program yaptık. Daha sonra da 1986 Erevizyon Şarkı Yarışması'nda naklen yayına katıldık ve o gün bu olay patladı. İşle o günden bugüne sürdürüyoruz. önümüzdeki dönemler için yenilikler düşünerek. Gerisini de Erol arkadaşım anlatsın isterse- NİZ. “ Erol KÖSE: Önce kendimi tanıtayım isterseniz. Hacettepe Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Grubumuzun İki öğrencisinden biriyim. Burada olmayan Murat arkadaşımız da ODTÜ öğrencisi. Hakan'ın anlattığı gibi henüz üç yıllık mazisi olan yeni bir grubuz. Ama her olayın yeni ve değişik olması hem de seyircilere herhalde sevimli geldiğimiz için üç yıla üç yılı aşan bir tanınmışlık sığdırdık. Bu da çalışmalarımızı sürdürmemiz İçin bize güç vermekte. Televizyon ve sahne çalışmalarının yanı sıra yılda bir filmle sınırladığımız sinema çabalarımız da var. COMMODORE: Birşey sormamızda yarar var. Gördüğümüz kadarıyla biriniz dışında hepiniz öğrencisiniz. Bir yandan da televizyon, sahne ve sinema çalışmalarını sürdürüyorsunuz. Son olarak Commodore'la ilgilenmeye başladınız. Eminim Commodore'cu arkadaşlarımız da merak edecektir, bu kadar çok İşe nasıl zaman ayırabiliyorsunuz.