ATLANTA'DA AMIGA ATEŞİ

Çev: Balaban TOZAN

Yüzden fazla AMIGA'da 150'den fazla yeni ürün sergilendi. Atlanta'daki Comdex sergisi, yeni AMIGA ürünleri fuarına dönüştü.

ABD eyaletlerinden Georgia'nın Atlanta kentinde düzenlenen Spring Comdex '88 Fuarı aslında IBM PC ve PS/2'lerin ve bunlarla uyumlu bilgisayarların gösterisi olarak düzenlenmişti. Commodore AMIGA ya da Atari ST gibi bilgisayarlar, uzman ziyaretçilerin çoğu tarafından pek tanınmıyordu. Fakat bu yıl Atlanta'da AMIGA'cıları da şaşırtan bir gelişme oldu. Commodore firması fuarın ilk gününde, genel fuar karmaşasının dışında kalmaya özen göstererek, basın mensuplarına ve ticaret adamlarına yönelik bir toplantı düzenledi. Fuar alanının yakınındaki Omni-Hotel'de yapılan toplantıda davetlilere, AMIGA ailesine yeni katılan donanım ve yazılım ürünleri gösterildi. Bu yeni ürünlerin sayıca çokluğu, düzeltilmiş ve geliştirilmiş versiyonların bolluğu ve yazılım ve donanım üreticilerin, AMIGA'nın henüz bu işin başlangıcında olduğuna ilişkin kanıları, gelecekte bu makineye ilişkin birçok ilginç kullanımın beklenmesini haklı kılan gelişmelerdi. Yönetim Kurulu Başkanı Irving Gould, toplantıda, o güne kadar tüm dünyada satılan AMIGA sayısının 600.000'i bulduğunu açıkladı. Yapılan araştırmalar bunların yaklaşık yarısının Avrupa Topluluğu ülkelerinde, bu sayının yarısı olan 150.000 makinenin ise Federal Almanya'da satıldığını gösteriyor. AMIGA'nın Amerika Birleşik Devletleri'nde henüz kısıtlı sayılabilecek ölçüde kabul görmüş olması nedeniyle, Amerikalı yazılım üreticileri, satış sayılarındaki bu dağılımı biraz hayret ve gıpta ile izliyorlar. Yeni programlar üretirken de PAL çözünürlüklü versiyonları ve uluslararası karakterleri içeren ürünler geliştirmeye özen gösteriyorlar. Bu gelişme, birçok programın eskiye oranla çok daha kısa sürelerde Avrupa ve Federal Almanya'da piyasaya sürülmesine neden olduğundan, özellikle sevindirici. Peki, Atlanta'da sergilenen yenilikler nelerdi? Sunulan 150 yeniliğin tamamını bu yazıda detaylı bir şekilde tanıtmak mümkün değil. Bu nedenle her kullanım alanından yoğun birer kesit vermeye çalışacağız.

Resim 1. Microillusions firmasının “Photon Paint” programı, bazı sanatçılara son derece şaşırtıcı yapıtlar üretme olanağı veriyor. Bu programlar AMIGA'nın ne olduğunu giderek daha iyi açıklıyorlar.

Video

Son dönemde AMIGA'yla ilişkili en önemli alan, Desktop Video. Bu kavram, ilk kez AMIGA sayesinde hayat buldu. Electronic Arts firmasının Deluxe Productions ürünleri, profesyonel video alanında merkezi bir rol oynuyor. Video, ticaret ve eğitim grafikleri için geliştirilen Deluxe Productions serisi, 672x444 çözünürlükte 16 rengiyle, televizyon kalitesiyle, 40 farklı özel efektiyle, bu alanda seçkin bir ürün. Associated Computer Services (ACS) Software Division, 199 Dolar fiyatla satılan Deluxe Productions'ı, “Station Manager” adıyla satışa sunduğu sistemin içinde pazarlıyor. İçerdiği diğer sekiz yazılım ve donanım bileşeniyle bu sistem, ABD'de birçok diğer özel televizyon istasyonu tarafından, hava durumu, spor ve borsa haberleri gibi yayınlarda açıklayıcı grafikler oluşturmak amacıyla kullanılıyor. AMIGA'ya dayalı bu sistem, benzer işleri daha önce yapan sistemlere oranla çok daha ucuza mal oluyor. Electronic Arts (EA), AMIGA'nın ilk günlerinden bu yana açıkça bu makineye angaje olmuş firmalardan biri. Başlangıçta umduğu satış rakamlarına erişememiş olmasına karşın, bu faaliyetini durdurmak bir yana, AMIGA için yazılım üretmeye daha büyük bir hızla devam ediyor. Bugüne kadar Electronic Arts tarafından üretilmiş olan program sayısı 53; firma yöneticisi Trip Hawkins'in ifadesine göre bu sayı daha da artacak. Deluxe Paint II'nin yanında en ilginç ürünlerden biri, 150 Dolar'a satışa çıkan “Deluxe Photolab” (Resim 2). Bu program aslında üç parçadan oluşuyor, diğer bir deyişle “üçü bir arada”. Bunlardan “Paint”, AMIGA'nın tüm grafik modlarını, bu arada HAM (4096 renk) ve Extra Halfbrite (320 x 400 çözünürlükte 64 renk) modlarını da kullanabilen bir çizim programı. Resmin boyutları artık “Chip-RAM”'la sınırlı değil. 2 MB genişletme birimi sayesinde 32 renkli ve 2240 x 1400 çözünürlükte bir resim oluşturmak mümkün. Farklı çözünürlükteki resimlerin sayısı yalnızca çalışma belleği tarafından kısıtlanabiliyor. Bir başka özellik ise, farklı çözünürlüklerdeki resimlerden alınan detayların birbirine ya da resimlerin bir moddan diğerine aktarılabilmesi. Ve nihayet, tüm resmin 10 x 10 ayaklık (3x3 m) bir çözünürlükle süper poster olarak basılabilmesi olanağı. Olağanüstü bir program. Fakat rekabet uyumuyor. Microillusions firması yeni ürünü olan “Photon Paint” ile büyük ilgi topladı. Resim 1'de görülen tablo, bu çizim programıyla elde edilebilecek sonuçlar hakkında bir fikir vermeye yetiyor sanırız. Doğaldır ki, HAM, Extra Halfbrite ve Overscan, hem PAL hem NTSC olarak satışa sunulmuş durumda.

Resim 2. Electronic Arts firmasının “Deluxe Paint” programı, tüm grafik modlarını kullanabiliyor. Çıkışı poster boyutlarında almak mümkün.

Resim 3. Impulse firmasının "Turbo Silver” programıyla çizilmiş bir “Uçan Hollandalı”.

Resim 4. Mimetics'in yeni Framegrabber'i, renkli çalışmalara yeni boyutlar getiriyor. Fakat şu sıralar yalnızca NTSC versiyonu satılıyor.

100 Dolarlık bir ek harcama ile Photon Paint'in, HAM modunda renkleri modifiye etme, iki doldurma (Fill) fonksiyonu, değişken pixel şekliyle büyütme, transparan ön ve arka plan renkleri gibi özelliklerini de elde edebilirsiniz. İleriki sayılarımızda daha yakından tanıtmaya çalışacağız bu enteresan programı. Microillusions'un diğer yeni ürünleri, 150 Dolarlık Photon Video Cell Animator ve 300 Dolarlık Photon Video Transport Animator. Bu firma ileride kendinden sıkça bahsettirecek sanırız. Impulse firması ile entegre 3D-Ray-Tracing ve animasyon paketini “Turbo Silver” olarak adlandırmış. Özellikle nesnelerin hesaplanmasındaki hız dikkat çekiyor. Impulse'un ikinci ilginç ürünü ise 269 Dolarlık “Turbo Silver” (Resim 3). Akıllı bir ek donanımın katkısıyla AMIGA'dan alınabilecek resim kalitesini, Resim 4 ve 5'te görebilirsiniz. AMIGA aslında teknik verileri sayesinde grafik alanında en yetenekli kişisel bilgisayarlardan biri, ama Mimetics firmasının ürünü olan “Framebuffer” (700 Dolar) yardımıyla, NTSC formatında olağanüstü şeyler yaratabiliyor. Aynı anda 740 x 480 noktalık çözümlemeyle iki milyondan (!) fazla rengi sergileyebiliyor (maalesef henüz yalnızca NTSC modunda). Newtek, Byte by Byte ya da Aegis firmalarının kullandığı grafik formatlarını okuyabiliyor. Üretici firma, Framebuffer'ın PAL versiyonunu üretme konusunda büyük bellek harcaması nedeniyle bazı zorluklarla karşı karşıya. Bu versiyonun piyasaya ne zaman sürülebileceği hakkında henüz kesin bir bilgi yok. Byte by Byte firması, Sculpt 3D ve Animate 3D ile yeni animasyonlar geliştirmiş. Resim 6'da görülen jimnastikçi demosu, henüz ağ örgüsü modeli adı verilen bir ön çalışma aşamasında. Demo sırasında barfiksteki hareketlerini mükemmel bir salto ile bitiriyor. “Modelling” tamamlandığında, bu etkileyici demo Sculpt 3D'nin yeteneklerini kanıtlayan bir örnek olacak. Fuarda Micro Magic firması, “Forms in Flight” adlı programını sundu (Resim 7). Bu programda da hızın artırılmış olması, yeni versiyonu cazip kılıyor.

Resim 5. Mimetics'in Framegrabber'i aynı resim üzerinde iki milyon renge kadar kullanabiliyor.

Resim 6. Sculpt 3D kullanılarak yapılmış bir jimnastikçi demosu. Hareketlerin sonundaki salto çok etkileyici.

Desktop Publishing (DTP)

AMIGA'nın giderek önem kazandığı bir başka alan ise, Desktop Publishing (Masaüstü Yayıncılık) ve hatta tüm metin işlem alanı. DTP programları alanında “Professional Page” ve “Shakespeare” kıyasıya bir mücadele sürdürüyorlar. Professional Page, Comdex'te yeni

FORMS IN FLIGHT

Resim 7. MicroSearch firmasının yeni programı, “Forms in Flight II”.

1.1 versiyonuyla sergilendi. Bu versiyonda HP Laserjet ya da Xerox 4020 gibi farklı yazıcılar, Postscript lazer yazıcı gibi AMIGA'ya bağlanabiliyorlar. Professional Page'in fiyatı 395 Dolar. Renk ayrımı özelliği bir harika.

Shakespeare 1.1 ise renkli ve siyahbeyaz (16 gri tonu) versiyonlarıyla sergilendi. Toshiba ve NEC'in 24 iğneli yazıcılarını da kullanabiliyor. 225 Dolar fiyatla satılan programın olumlu özellikleri, metin işlem, herhangi bir kaynaktan grafik aktarımına olanak vermesi, Postscript, her an değiştirilebilir çözünürlük ve Workbench 1.3'le çalışabilmesi.

Bu iki favori programa rakip ol-

Here is wher Hepe is ve your where your If this vere a res

Just type what you see here. Just what you see here!

Resim 8. Electronic Arts'ın yeni ürünü “Mavis Beacon Teaches Typing” ile klavyeye

hakim olmayı öğrenmek çocuk oyuncağı.

were a real mayı amaçlayan bir başka program ise, MicroSearch tarafından geliştirilen “Desk 2.0”. 200 Dolar'a satılan bu programda, metin, çerçeveli bir grafiğin içinde otomatik olarak kaydırılabiliyor. Postscript fontları kullanılabiliyor, çapraz formatta çıkış alınabiliyor. Ayrıca grinin 16 tonu ve HAM modunda resimler de kullanılabiliyor. 1.0 ve 1.1 versiyonlarına sahip olanlar 35 Dolar karşılığında üretici firmadan yeni versiyonu elde edebiliyorlar.

New Horizons da büyük gelişme gösteren firmalardan biri. Herkesin tanıdığı Prowrite, 50 Dolarlık bir Postscript eki sayesinde Postscript yazıcıları Prowrite kullanıcılarını heyecanlan-

ssons esson, lesson, appear. yoU would you wokl a kullanabilir. hale geldi..

dıracak bir diğer yeni özellik ise, değişken çıkış boyutları olanağı. Bu özellik, 1988 Sonbaharı'nda satışa çıkacak olan yeni versiyonda içeriliyor. “The Disk Company” firması farklı bir yoldan metin işlem pazarında yer edinmeye çalışıyor. 250 Dolar fiyatla satışa çıkardığı adlı program, Kindwords, Maxiplan ve Microfiche Filer programlarını bünyesinde toplamış bir paket. Kullanıcı, paketi bu haliyle, içindeki tek tek programların satış fiyatlarının toplamından 100 Dolar daha ucuza almış oluyor. Bu programları kombine olarak anlamlı bir biçimde kullanmak isteyenler için çok cazip bir olanak.

Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE)

Eğitim yazılımları alanı, Amerika Birleşik Devletleri'nde Federal Almanya'ya oranla çok daha gelişmiş durumda. Bu nedenle eğitim yazılımları genel yazılım piyasasının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Eğitim programları o denli gelişmiş ve farklı alanlara yayılmış durumda ki, bu duruma ilginç bir örnek oluşturması nedeniyle daktilo yazmayı öğreten bir programdan bahsetmek istiyoruz (Resim 8). Bu tür uygulamalarda firmalar giderek daha ince, daha gelişkin yöntemler kullanıyorlar. Software Toolworks firmasının geliştirdiği daktilo eğitim programı “Mavis Beacon Teaches Typing” bu alanın en başarılı örneklerinden biri. Avrupa Topluluğu ülkelerinde de çok verimli olarak kullanılabilecek bir program türü bu. Daktilo öğrenmeyi bir keyif haline getiren bu tür programların Avrupa'da, özellikle de Federal Almanya'da neden henüz geliştirilmemiş olduğu, pedagogların, öğretmenlerin, öğretim üyelerinin ve yazılım firmalarının cevap bulması gereken bir soru. Hızla gelişen gereksinimler bu tür şeyleri artık zorunlu kılıyor.

Diller

Bugün artık AMIGA'da kullanılmakta olan programlama dilleri yeterince üretilmiş durumda. Ama Avant Garde Software firması tarafından geliştirilen yeni dil “Benchmark Modula-2” özellikle çok dikkat çekiyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde yazılım firmalarının çoğu programlarını artık bu dille geliştiriyor. Benchmark Modula-2'nin en önemli özellikleri, hataya izin vermemesi ve olağanüstü hızı. Ünlü programcı Leon Frenkel (Resim 9), bu dilin kullanım kitaplarını da tamamlamış. Ayrıca pazarlama ve satış haklarını da elinde bulunduruyor. Tipik bir Amerikan kariyeri. Comdex'te ilan edilen diğer bir gelişme ise, Philgerma firmasının AMIGA için yeni bir Prolog çeviricisi geliştirmekte olduğu. Böylece hemen tüm programlama yelpazesi, AMIGA alanında temsil ediliyor olacak. Manx firmasının “Source Debugger”'ı nihayet tamamlandı. 75 Dolar karşılığında satılan program, Aztec C ile birlikte kullanılabilecek.

Resim 9. "Benchmark" yaratıcısı Leon Frenkel, ürünüyle haklı bir gurur duyuyor.

Diğer Ürünler ve Oyunlar Sergilenen ürünler arasında iki de telekomünikasyon programı vardı. Oxxi firmasının “A-Talk 99"

Resim 10. Haitex'in 3D gözlüğü yeni bir oyun keyfi yaratacağa benzer.

Dolar'a satılıyor. Daha önceki versiyon olan A-Talk Plus'tan farkı, bir de öğretici modun eklenmiş olması. Diğer terminal programı ise 100 Dolarlık “Dr. Term Professional”'. Üreten firma ise Progressive Peripherals & Software.

Dr. T's Music Software firmasının yeni bir ürünü, “Keyboard Controlled Sequencer”. Müzik uzmanlarının ortak kanısı, bu programın AMIGA için geliştirilmiş en iyi sequencer olduğu. Dr. T's firması, “The Copyist” adlı programının da yakında piyasaya verileceğini açıkladı. Bu program, kendi bestelerinizi lazer ya da matris yazıcılar aracılığıyla nota kâğıdına basmanızı sağlıyor.

Gelecekte AMIGA ile oyun oynarken, ekran karşısında Haitex'in ürettiği fütürist gözlükle (Resim 10) oturup oturmayacağınız, X-Specs 3D için yapılacak programlara bağlı. 125 Dolar karşılığında programıyla birlikte satılan bu 3D gözlük, üç boyutlu oyunlar dünyasına girilmesine olanak sağlıyor. Böylece artık düşman uzay gemileri, uzayın derinliklerinden üzerinize doğru saldıracaklar. AMIGA'da bu üç boyut efekti gerçekten çok etkileyici. Diğer birçok yazılım firması da piyasaya yepyeni oyunlar sürdüler. Discovery Software firmasının yeni oyunu, 30 Dolar fiyatla satılan “Zoom!”. Mindscape firması ise ünlü oyunu “Superstar Ice Hockey”i AMIGA'ya uyarlamış (Fiyatı: 50 Dolar).

Resim 11. Lazer yazıcı ve scanner bir arada. C Ltd. komple sistemi pazarlıyor.

Constellation Software firması, Avrupa oyunlarını ABD pazarına sürüyor. Bunlar arasında “Mission Elevator”, “Emerald Mine” ve “Crystal” gibi oyunlar var. Hepsinin fiyatı da 20 Dolar'ın altında. Amerikalı yazılım üreticileri, bunun bir savaş fiyatı olduğu fikrinde birleşiyorlar.

Yeni Donanımlar

Doğaldır ki, fuarda AMIGA için geliştirilmiş birçok donanım ürünü de sergilendi. C Ltd. firması bir 300 DPI-Scanner ve lazer yazıcıda çok hızlı çıkış almayı sağlayan bir sistem pazarlıyor (Resim 11). Firma, öncelikle SCSI arabirimli “Lazerxpress” lazer yazıcıyı tanıttı. “Publishing Partner Professional” adlı DTP programı, “Express Paint” adlı çizim programı ve 500'den fazla karakter setiyle birlikte “Lazerxpress”in fiyatı 2499 Dolar. Bu sistemde bir grafiğin yazıcıdan çıkması 10 saniyeden az sürüyor. Tanınmış firmalardan Xetec fuarda AMIGA 500 ve 2000 için disk sürücüler ve streamer'lar sergiledi (Resim 12). SH-20 (21 MByte, 699 Dolar) ve SH-40 (43 MByte, 899 Dolar) yeni FFS formatında (FFS — Fast File System) saniyede 300 KByte'lık okuma hızlarıyla izleyenleri şaşkınlığa sürüklediler. 650 Dolarlık Streamer-Backup-System STI-4D ise 20 MByte'lık bir güvenlik kopyasını 4 dakikada tamamlayabiliyor. Uzun zamandan beri kendisinden bahsedilen ve nihayet piyasaya çıkan bir başka donanım ise, A Squared firmasının Real Time Videoframegrabber'ı “Live!500” (Resim 13). AMIGA 500'e doğrudan bağlanabilen bu ilk Frame Grabber'ın fiyatı yaklaşık 400 Dolar. Ama yazık ki, şu anda yalnızca Amerikan AMIGA'larıyla kullanılabiliyor. Progressive Peripherals & Software'in üretmiş olduğu 500 Dolarlık “Framegrabber” ise tüm AMIGA modellerine doğrudan bağlanabiliyor ve aynı anda 4096 rengi işleyebiliyor. Herhangi bir tan elde edilen bir resmi işlemek (sayısallaştırmak) için siyah/beyazda 1/60 saniye, renklide ise 1/30 saniye gerekiyor. Bu aletle resimler doğrudan Superbase Professional'e işlenebiliyor (Resim 14).

Resim 13. A-Squared firması AMIGA 500'le real time çalışan bir framegrabber üretti

Resim 14. PP&S firmasının ürettiği framegrabber ile dijitalize edilen resimler doğrudan Superbase Professional'e işlenebiliyor.

Şimdiye kadar disketleriyle ün yapmış olan Supra firması, AMIGA'ya doğrudan bağlanabilen ve 180 Dolar'a satılacak olan Hayes uyumlu 2400 Bit/saniye'lik bir modem üretti. AMIGA 2000'e bağlanabilen ilk 2400 Bit/Saniye'lik modem ise GVP firması tarafından üretildi ve fuarda sergilendi. “Impact A2000-Modem 2400-1” adını taşıyan modem, AMIGA'nın girişlerinden birine konumlandırılıyor ve konfigürasyonunu otomatik olarak yapıyor. Bu harika aletin fiyatı ise 250 Dolar. Comdex'te sergilenen yeni ürünleri tanıtmaya devam edecek olursak birkaç dergi sayfasına daha gereksinmemiz olacak. Bu nedenle yazımızı burada bitiriyoruz. Sonuç olarak, her halükârda görülmesi gereken şu: AMIGA'nın kendisinde ve AMIGA için gerçekleşen gelişmeler, giderek artan bir hızla sürüyor. Eski programlarda yapılan düzeltmeler ve geliştirilen yeni programlar son derece sevindirici. Bu gelişmeler sayesinde AMIGA, şimdiye kadar önüne konulan yumurta-tavuk ikileminden kaynaklanan eşiği kesin olarak atlamış durumda. Artık olabilecek her alanda iyi, kaliteli ve yeterli yazılıma sahip. Peki, AMIGA'yı artık ne durdurabilir?

Düşünün!

Bilgisayarınızın başına geçiyor ve bir diğer şehirdeki bilgisayarcı dostunuzla görüşmeye, ona program yollamaya başlıyorsunuz. Bu anlattığımız hayal değil ve yakında son derece yaygınlaşacak.

Ev bilgisayarları ile biraz yakından ilgileniyorsanız birçok kez RS-232C Interface, Akustik kuplaj, Modem vs. gibi terimlerle karşılaşmışsınızdır. Bu yazıda bilgi iletişiminin ne olduğunu ve hangi amaçlar için kullanıldığını bulabilirsiniz. Düşünün bir kez; Münih'te oturuyorsunuz ve Hamburg'da oturan bir tanıdığınızla telefonla konuşuyorsunuz. Size C-64 için mükemmel bir müzik programı yazdığını söylüyor ve bu programı bir an önce sizin kaydetmenizi istiyor. Eğer bu işi normal posta yoluyla yapmaya kalkışırsanız ortaya çıkacak olan zaman kaybına katlanmanız gerekecek. Oysa bu programı normal telefon hatları yoluyla Hamburg'dan Münih'e iletmek gibi bir şansa sahipsiniz. Programların ve yazıların normal telefon hatları üzerinden bilgisayar yoluyla uzak mesafelere iletilmesine bilgi iletişimi diyoruz. Şimdi “Bilgisayarlar telefona nasıl bağlanabilir?” diye bir soru yöneltiyorsunuzdur doğal olarak. Bu sorunun cevabı ise akustik kuplajda yatmaktadır. Bu aletin üzerinde telefonun ahizesini yerleştirebileceğiniz iki lastik parçası mevcut. Adından da anlaşılacağı gibi bu alet telefon hatları ile bilgisayar arasındaki bağlantıyı akustik olarak sinyallere çevirebilir. Bu sesler akustik kuplaj tarafından üretilmekte ve direk telefonun ağızlığına verilmektedir. Telefonun karşı tarafındaki kişi ise yine akustik kuplaj yardımıyla sesleri telefonunun kulaklığından almaktadır ve akustik sinyalleri yine bilgisayar programına çevirmektedir. Tüm bu işlemler oldukça basit gibi görünmektedir. Gerçekten de öyle, fakat telefon hatlarının çıkarabileceği sorunlar gözardı edilmemelidir. Eğer bu transfer işlemi iki ayrı bilgisayar arasında olursa bazı kuralları uygulamak zorundadır. Bu kurallardan başlıcası hızdır. Eğer birisiyle iletişim kuruyorsanız, karşı taraftaki çok hızlı konuşuyor olabilir. Böyle bir durumda karşı taraftakinin bilgi transfer işlemini kesmesini ve son bilgileri tekrarlamasını isteyebilirsiniz. Bilgi iletişimi esasında çok daha karışık işlemlerle sağlanmaktadır. Arka arkaya gelen binlerce sesten bir tanesinin bile bilgisayar tarafından tam olarak algılanmaması büyük bir hataya yol açar. Bu nedenle gönderen ile alıcının birbirleri ile aynı hızda iletişim kurmaları lazımdır. Gerek amatör, gerek profesyonel olanlarda kullanılmak üzere standart “Baud” değerleri belirlenmiştir. Baud değerlerini anlayabilmek için bilgi iletişiminin telefonla seri olarak sağlandığını belirtmemiz lazım gelmektedir. “Seri” kelimesinin anlamı tüm bilgileri teker teker ses sinyalleri halinde gönderilmesi. Yani bir bit gönderilirken sadece iki seçenek mevcut. Gönderilen bit ya “0” ya da “1” değerini alabilir. Telefonda ise bizim duyduğumuz ince veya kalın bir ses sinyalidir. Bugün kullanılan yavaş fakat oldukça güvenli iletişim hızı 300 bit/s'dir. “Bit/s” terimi saniyede gönderilen bit sayısı anlamına gelmektedir. 300 bit/s'lik bir hız kullanıyorsanız karşı tarafa saniyede 30 byte bilgi gönderiyorsunuz demektir. Zira gönderilen bilgiler bir başlangıç biti, 8 bilgi biti ve de bir tane bitiş bitinden oluşmaktadır. (Bu normal bir byte'ın akustik kuplaj kullanıyor iseniz sizin için en uygun hız 300 baud'dur.) Diğer bir iletişim hızı ise 1200 bit/s'dir. Bu diğerinin 4 katı olmasına rağmen yüksek hızla çalışan akustik kuplajlar mevcuttur. Bu gibi yüksek hızlarda modem ile çalışmak her zaman daha olumlu sonuçlar verir. Modem'in özelliği doğrudan telefon hatlarına bağlanabilmesidir. Bu sistem ile oldukça yüksek iletişim hızlarına ulaşılabilmektedir. Ayrıca hata oranı da oldukça düşmektedir.

(Akustik kuplajda olduğu gibi hariçten sesler araya giremez.) Fakat sadece PTT'nin kiraladığı modemler halk için kullanıma sunulmuştur. Bunlar haricindekiler ise yasaktır. Piyasada bulunan ve yasal olmayan diğer modemler ise yasallarına göre oldukça değişik özellikleri kapsamaktadır. Bilgisayarınızı eğer bilgi iletişim amacıyla kullanmak istiyorsanız size gerekli sadece iki şey var. Birincisi uygun bir terminal programı, ikincisi ise bir akustik kuplaj. Dikkat etmeniz gereken başka bir nokta ise bilgisayar ile akustik kuplaj arasındaki bağlantı. Bu bilgisayarınızın markasına göre değişmektedir. Birçok bilgisayarda standart konnektörler mevcuttur. Bilgisayar yan ürünlerine bu yoldan bağlanabilir. RS 232C diye adlandırılan bu çıkışa örneğin akustik kuplajınızı bağlayabilirsiniz. C-64 ve C-128 iç yapısı bakımından bir akustik kuplaj bağlanabilecek şekilde tasarlanmıştır. Fakat gerekli konnektör üzerinde mevcut değildir. Bu nedenle C-64 veya C-128 kullanıcıları için bir RS-232C Interface gereklidir. Eğer bilgi iletişim sisteminizi kurduysanız önünüzde birçok seçenek var. Örneğin diğer bilgisayarlarla program değişebilirsiniz veya PTT'nin kurmuş olduğu Mailbox'lardan aktüel haberleri öğrenebilirsiniz. Daha profesyonel çalışmak istiyorsanız özel şahsın veya devletin bilgi bankaları ile belli bir ücret karşılığı iletişim kurabilirsiniz.

Bilgisayarla uğraşanlar için EPROM'ların programlanması oldukça ilgi çekici bir konu. Peki, nedir bu EPROM? Bu yazımızda 25 ve 27 serisinden en önemli EPROM tiplerini tanıtacak ve bunların nasıl programlandığını anlatacağız.

Disket ve kasetin yanısıra başka bellek ortamları da var. Bunlar, yarı iletken bellekler olarak adlandırılıyorlar. Bunlarda bilgiler bir manyetik tabaka üzerine sıralı (sequentiell) olarak değil, yarı iletkenlerden oluşan bir yapıya yerleştirilir. Bunun sağladığı avantaj, her bir bellek hücresinin içeriğinin anında erişilebilir olması ve disketteki gibi aramayı gerektirmemesidir. Yarı iletken bellekler, sabit değer- ve okuma-/yazma bellekleri olarak iki gruba ayrılır. Sabit değer bellekleri de ROM'lar (Read Only Memory - Salt Okunur Bellek), PROM'lar (Programmable ROM - Programlanabilir ROM) ve EPROM'lar olmak üzere üç grupta toplanır. EPROM'ların diğer sabit silinebilir olmalarıdır. Yani büyük parça adetlerinin sözkonusu olmadığı ya da sık değişiklik yapılmasını gerektiren durumlarda kullanılmak üzere biçilmiş kaftan sayılırlar. Ayrıca son yıllarda bellek entegre devre fiyatlarında görülen sevindirici eğilim nedeniyle, sık sık kullanılan programları modül olarak EPROM'larda saklamak çoğu kez daha verimli olmaktadır. EPROM'ların kullanılmasındaki tek olumsuz nokta, özel bir gerecin kullanılmasını gerektiren programlama sistemidir.

FARKLI EPROM TİPLERİ

İlk EPROM'lar üç farklı besleme gerilimi gerektiriyorlardı ve programlanmaları çok zahmetliydi. O daki fiyatları da ancak bu işin çok meraklısı olanlar tarafından karşılanabildiği için, bu “antika” parçaların yanına yaklaşabilmek oldukça zordu. Daha sonraları üreticiler, 5 Volt gerilim beslemesine sahip bellek elemanları üretme konusunda bir