Çocuklar: Bilgisayar yayınları |
Çev: Mahmure Ünyeli
“Bilgisayar çağı yeni tür bir gençlik yarattı. Artık insanlar, çok küçük yaşlarda kişisel bilgisayarlarının başına oturuyor, kendi yazılarını, kendi programlarını yazıyorlar. Bu yazımızda, Amerika'da genç kuşağın yazı yazma ve programlama konusundaki deneylerini aktarıyoruz. Ve siz genç okuyucularımızı dergimize yazı yazmaya çağırıyoruz.”
Bilgisayarları ve bilgisayar programlamayı bilen çocuklar gruplar halinde yalnız çocukların eğitildiği dergilerde (ya da dergi bölümlerinde) değil, kitap yayıncıları ve yazılım firmalarınca da konu olarak ele alınıyor. Yaratıcı makaleler, donanım ve yazılım görüntüleri, nasıl program yazıldığı, en son ve en ilgi çekici bilgisayar oyunları ve programları yetişkinler gibi çocuklar tarafından da yazılabiliyor. Ben okulda olduğum zamanlar (ilkokul, ortaokul ve lisede) bir yazar olmayı dünyadaki her şeyden çok istemiştim. Annem bir yazardı. Büyük amcam da bir yazardı. Vaftiz annem ve vaftiz babam (bir akrabalıkları yoktu) her ikisi de yazardı. Babaannem tarafından tekrar tekrar benim çok ünlü ve peşlerinden dünyaya birçok iz bırakıp kendilerini nasihatlardan, reklam kopyalarına kadar yazdıkları her şeyle ölümsüzleştiren bir aileden geldiğim söylendi. Bunların hepsini dikkatle aldım (annem bir gazete makalecisi gibi reklam kopyaları yazar), fakat bir yarar sağlayamadım ama bir yazar olmanın dünyadaki en önemli görev olması gerektiğini anladım. Fakat planladığım gibi Isaac Asimov ya da Harriet Beecher Stowe olamadım. Bunun yerine, evlendim ve dört çocuğum oldu (yazar olan, ünlü ya da ünlü olmayan atalarımla ilgili hikâyelerle geceleri sakin sakin uyudum), New Mexico ve Albuquerque'ye yerleşip, bir bahçe tanzim ettim. Neden ben bir çocukken yazım yayınlanmadı? Yazmayı bir rüya gibi gördüm, gerçekleştirmeye çalıştım. Siz onun bir rüya olmadığına, planlanmış ve hedefini bulmaya çalışan bir gol gibi düşünmelisiniz. Zaman şans eseri değişti (olaylara bağlı olarak zaten değişmeliydi). Rüyalarını fark eden yalnız ben değilim, şimdi yüzlerce çocuk da rüyalarını fark etmekle meşguller.
İTLEYİCİ OLARAK BİLGİSAYARLAR
Birkaç yıl önce hoş bir şey olmaya başladı. Önce yalnız çocuklar ve yetişkinler arasındaki değil birçok farklı tabandan insanlar arasındaki -özürlü ya da özürsüz ve tabii ki kadın, erkek, kız ve erkek çocukları- farkları eşitleyecek potansiyele sahip yeni bir teknoloji geldi. Bilgisayarın ve bilgisayar teknolojisinin çocuklar ve ev kadınlarını tecrübeli yazı profesyonelleri ile aynı mevkiye yerleştirmesini izledim. Güzel, doğrulara özlem duyan bilgisayar kullanıcıları, arzu ettikleri bilgilerin California'nın Silikon Vadisi'nin teknolojik kaynağındaki elli dört yaşındaki bir uzman veya New York Buffalo'daki on üç yaşındaki bir çocuk tarafından verilmesi konusunda endişe etmesinler. Mesela California'dan Tom Knight adındaki bir çocuk 18 yaşından önce bilgisayarlar ve programlama konusunda 15 kitap yazdı. Şimdi 18 yaşında, o ve aynı yaşlarda iki arkadaşı Probotech Inc. yayım şirketini oluşturdular ve robotlar ve robotiklerle ilgili ilgi çekici yeni bir magazin çıkartıyorlar. Time'e göre iş sermayesi istemelerine ve ihtiyaç duymalarına gerek yok, kitap satışlarından hissesine düşen pay yeni iş için sermaye birikimini sağlıyor. Tim “Endüstrinin kaptanı olmak istiyorum ve robotik endüstrisi zemin kattan girebileceğim bir yerden bana bakıyor” diyor. Diğer azimli iki genç (şimdi 21 yaşlarındalar) özel yayınlardan biri olan ROM Magazine'in yayımcıları. İkisi de Kanadalı olan Peter Ellison ve Rob Cockroft önce British Columbia'da Webstern Corners'daki yüksek okulda kendi magazinlerini yayınlamayı düşündüler. Okuldan sonra için fırtına gibi çalışmaya başlayıp yaptıkları işlerle ve diğer projelerle magazinleri için paraları birikti. Şimdi diğer gençlerin yazdıkları makale ve programları yayınlıyorlar ve yazarlığa başlayan çocuklara yardımcı oluyorlar.
MAGAZİNLER
Özellikle çocuklar için bilgisayar ortaya çıkması ile çok genç insanlar bilgisayar bilgilerini ve İngilizce hünerlerini uygun fiyatlarla satabilme olanağına kavuştular ve yazılarda kendi isimlerinin çıkması heyecanını yaşadılar. Kids' Corner grubunun Power/Play dergisi, özellikle çocuklardan makaleler, görüntüler ve programlar isteyen ilk örneklerden biri. Çok geçmeden bu alanda K. Power, Microkids ve Enter gibi magazinler çıkararak takıma uydu. Bunların içerikleri de yaş sınırı olmaksızın iyi bilgisayar yazılarıydı. Kids' Corner'de yayın işlerinde ilk göze çarpan çocuklar Power/Play ve diğer dergilerde ilgi çekici makaleler yazma yoluna gittiler. Tom ve Eric Saberhagen kardeşler bizim Haziran/Temmuz sayısında Electronic Arts'ın Archon oyunundaki ilgi çekici görüntülerden sorumludurlar ve aynı zamanda K. Power magazinin düzenli yazarlarıdırlar.
KİTAPLAR VE YAZILIMLAR
Çocuklar tabii ki, her zaman dergilere makaleler vererek yazar olamazlar. Peter Huffman -ve bilgisayarı- şiddetli alerji nedeniyle evine hapsolmuş 15 yaşında bir çocuktur. Ünlü Fred D'Ignazio'ya mektup yazdı. Fred cevapladı ve mektuplaşmaya devam ettiler. Şimdi Pete, Fred ile birlikte bir kitapta çalışıyor ve kitabın içereceği birçok programı yazıyor. Yazılım çalışmaları yapan yazar çocuklar hakkında başka ne gibi bilgiler var? Bill Budge, Electronic Arts'tan Pinball Construction Set'in yazarı harika çocuklardan biri, Commodore 64 için Simons' Basic'in yazarı David Simon ve daha 18 yaşın altında yazılım yayıncılığında başarılı birçok çocuk.
BİR YAYIMCI YAZAR OLMAYA NASIL BAŞARMALI?
Çocuklardan her hafta aynı sorunun değişik şekillerini soran mektuplar alıyorum: “Dünyadaki büyük yazılım yayım evlerinin dikkatini çekmeyi nasıl, hangi yolla başarabilirim?” Yazılım evleri (ve dergiler ile kitap yayıncıları) çocuk ya da yetişkin potansiyel yazarlardan ses gelmesinden hoşlanıyorlar. Bu yüzden birçok yeni bilgisayar magazinleri ve yayımcılık şirketleri gençlerle çalışmayı tercih ediyorlar ve bilgisayar yayım işlerine genç elemanlar alma kararındalar. Şimdi iyi ve doğru yazıların eksikliği var. Satılabilir bir program sahip olduğunuzu ya da yazım kabiliyetiniz varsa- okuyun! Dergiler belki de ulaşılması en kolay alanlar içine girdiler, her hafta yayımlanmalarından beri, her sayıyı dolduracak materyalin mevcut olması gerekiyor. Bazı magazinler çoğunlukla evde yapılan görüntüler, programlar ve makalelerden oluşur (ki bunun anlamı bunları yazmak için full time personel sahip olacaklarıdır) fakat genellikle materyallerin büyük bir bölümü için serbest yazarlara (ki bu sizsiniz!) bağlıdırlar. Hangi derginin yeni yazarlardan yazdıklarının bir kopyasını istediğini öğrenmenin en iyi yolu yazarlara notlar bölümüdür. Bir dergiyi dikkatli okursanız, nasıl göndereceğiniz konusundaki bilgileri herhangi bir yerde -genellikle yönetici listesinin altında- bulabilirsiniz. Bu yazar notları size ne tür makale ya da programlar göndereceğinizi -ki bunlar dergi satışlarına ilgiyi artıracaktır- ne uzunlukta olacağını, derginin ne kadar ödeyeceğini ve her sayı için son teslim tarihini belirtecektir. En önemli nokta da derginin stilini bildirmesidir, bir dizi direktif ile göndereceğiniz yazının formatının nasıl olacağı belirtilir.
Bazı dergiler önce onunla ilgili soru sorulmadıkça makaleler kabul etmekten hoşlanmazlar. Soru kısa bir mektup (genellikle bir sayfa) olsun ki, bunun ifadesi hem sizin yazma kabiliyet ve niteliğinizi hem de makalenizde sunmayı tasarladığınız bilgi ve konuyu aksettirir. Sorular çoğu kez makalenin ilk paragrafında planlamayı içerir ve yazmayı planladığınız yazının tam olarak kaç kelime olacağını (bu dergilerin bir sayfası yaklaşık 1000 kelimedir) söyler. Makalenizin geri gönderilmemesini istiyorsanız makale ya da sorunuzun zarfına kendi adresinizi yazın. Bu en uygun bir hareket tarzıdır ve bunu unutursanız yayımlar cevaplanmayacaktır. Yazılım yayıncılığı makale yayımcılığından daha farklı ve daha uzun bir prosedüre sahiptir. Bu programınızın kabul edildiği tarihten itibaren yerel bilgisayar dükkanının raflarında bir yıl kadar kalabilir. Programlamak için, başlamadan süslemeli ve tamamlamalısınız -ve bundan sonra hâlâ birçok değişiklikler olacaktır-, Kural olarak fikir oluşturarak bir programı yazma ispatlanır ve anlaşma yapılır. Şimdi diyelim ki, paketleme dışında gitmeye hazır harika, süper, heyecanlı bir programınız var. Sonra ne olacak? Önce buluşunuzu hangi şirkete göndereceğinize karar verin - ama bazı adreslere göndermekte acele etmeyin. Siz fırtına gibi bir çocuksunuz değil mi? Yazdığınız türde bir programı hangi şirketin satın alacağını önceden biliyorsunuz. Bazı şirketler belirli tip yazılımları yayımlarlar -oyunlar, eğitim, müzik, iş ya da verimlilik. Programınızı yayımcılara göndermeye başlamadan önce markette buna benzer programlar olup olmadığından emin olun ve programınızın gerçekten tek olmasına dikkat edin. Çok önemli bir fikir geliştirebilirsiniz ve bir başkası birkaç haftada fikrinize ulaşabilir. Şimdi, dünyada birden fazla veri tabanı ya da heceleme programı olan bir yer yok demek istemiyorum, fakat sizinki benzerlerinin içinde göze çarpmalı. Diğer bir deyişle, vaktinizi var olan bir programı herhangi bir şirkete yollamakla harcamayın. Birden fazla veri tabanı programı olan yerler var, fakat aynı şirketten değil. Seçimlerinizi birkaç şirketi düşünerek sınırlayın ve yazın ya da programcılar için notlarından ve açıklanmamış formlarından isteyin. Bu formlar yazar notlarına benzer olarak değerli ipuçları ve belirli şirkete programınızı nasıl göndereceğiniz konusunda talimat verir. Açıklanmamış formlar hem sizi hem de yayımcıyı korur -onlar programınızın kopyası çekilmeyecek bir hale gelmesini temin ederler ve bu şirketin güvenini sağlar, aktif olarak yazılan bir programdır ve başka hiçbir yerde kopyası çekilemez. Yerel Commodore kullanıcı grubunuz size yardımcı olabilir, çünkü bazı şirketler bu formların kopyalarını tüm kullanıcı gruplara yeni yetenekler bulma ümidiyle gönderirler ve başvuracağınız şirket için ihtiyaç duyabileceğiniz materyale hemen sahip olabilirsiniz. Belki de grupta size satılabilir bir programa sahip birisi vardır ve size bazı ipuçları vermeye gönüllü olabilir -fakat lütfen bunu yapmalarını onlardan siz istemeyin. Onlara programlarını görüp görmeyeceğinizi sorabilirsiniz fakat çok fazla göstermek istemezse de rahat bırakılmalıdır. Bunlardan başka yazılım ajansları gibi bağlantılarının enteresan olabileceğini düşündüğünüz sizin için programınızı satmaya çalışacak yerlerle anlaşabilirsiniz. (Benim kullanıcı grubumdaki insanların bazıları için bazen onların işlerini yapan bir ajansa sahibim.) Bunun ücreti genellikle kabul edilen her programınız için aldığınız paranın ya da telif ücretinin %10'u tutarındaki bir cins servis tutarıdır. Bir ajans şirket ile en iyi şartlarda kontrat yapmanız için de yardım eder ve kendi başınıza sağlayamayacağınız satıcılar konusunda bilgi ve tecrübeyi sizin için edinebilir. Bu servis genel olarak daha önce başkaları ile yapılmış bir kontrattan yararlanarak size teklif sunar; bu yolla birçok zorluktan kurtulabilirsiniz.
ÖNCELERİ BAŞARAMAZSANIZ...
Yayım için teklif ettiğiniz ilk program ya da yazıdan iyi bir sonuç alamayabilirsiniz -kabul edilenler olabilir, bu bir kural değil- ancak çalışmaya devam edin ve fikirler oluşturun. Birkaç dergiden geri çevrilirseniz çalışmanızın neden kabul edilmediğini editöre sorabilir, nedenlerini araştırabilirsiniz. Dil bilgisi öğretmeninizden makalenizi tenkit etmesini isteyebilir ve yayınlanmış olan yazılar ne türde olduğunu öğrenmek için yazı tasarlayacağınız dergileri tekrar tekrar okuyarak inceleyebilirsiniz. Önce kendi kullanıcı grubunuzun gazetesine bir makale sunmaya çalışabilirsiniz (şimdiye kadar yapmadıysanız). 64 bazen her yerde yayımlanabilir bir şeyler üretebilmenize yardımcı olabilir. Birkaç denemeden sonra programınız bir yazılım şirketi tarafından kabul edilmezse, onu bir dergiye satmayı düşünebilirsiniz! Bazı programlar, ki bunlar ticari maksatlar için kabul edilebilir olmayanlardır, bir dergi için tam aranılan şeylerdir- özellikle bazı yeni şık programlama teknikleri kullandıysanız. Bazı dergiler her sayıda içindeki programları ihtiva eden bir disket satarlar ve satılan her kopya disketten siz de küçük bir pay alırsınız. Bazı tecrübeler edinmedikçe bir kitap yazmak biraz müstesna bir durum olduğundan -ancak bunun anlamı yapılamaz değil elbette!- kitap yayımcılığı konusunda konuşmaya çalışmayacağım. Bir kitaba sahip olmayı çok beklemek istemiyorsanız bir yayım evine ya da edebi ajansa kitabınızın tanımını bir mektupla bildirin.
İyi şanslar.