Sinsice İlerleyen Salgın

Bilgisayar üreticileri ve bilgisayar merkezlerinin yöneticileri bu virüsleri “bilgisayar sabotajının en rezil tarzı” olarak kabul ediyorlar. Programcılar ve bilim uzmanları bilgisayar virüslerinde bağımsızlaşan bir yaşamın belirtilerini görüyorlar. Hiçbir şeyden haberi olmayan kullanıcılar içinse bu virüsler dehşet verici ya da en azından can sıkıcı bir durum yaratıyorlar.

Hacker'lerin, Troya atlarının ve şerit kurtlarının yanı sıra bilgisayar virüsleri son zamanlarda bilgisayar altkültürüne gittikçe artan bir sıklıkla yerleşiyorlar ve tüm bilgisayar merkezlerini diz çökmeye zorlayan, yazılım koleksiyoncularını ellerindeki programlar konusunda kaygıya düşürten bu “lojik bombalar”dan gittikçe daha çok söz ettiriyorlar. Digital iblislere karşı duyulan korku yayılıyor. Vahşi Batı'da şarlatanların küçük ilanlarla donatılmış arabaların üstünde kendi her derde deva ilaçlarına modern araçlar kullanarak övgüler yağdırdıkları, “virüslere karşı güvence”, “verilerin güvenliği” türünden büyülü sözlerle avazları çıktığınca reklam yaptıkları görülüyor. Bu konuda yaratılan panik, sözde güvenlik satıcılarının işlerine canlılık kazandırıyor. Virüsler üzerine bir kitap yazmış olan Franz Burger ile Hamburg'daki “Chaos Computer Club”un sözcüsü ve “Lojik bombaların yapım rehberleri olarak virüsler” konusunun tartışıldığı oturumların sevilen konuşmacısı Steffen Wernry şöyle bir uyarıda bulunuyorlar: “Yazılımın farklı kişilerle sık sık değiş-tokuşu bulaşma tehlikesini artırmaktadır.” Bu türden dehşet bildirilerinin etkisi görülmüyor değil. Kullanıcılar kendi disketlerini büyük bir kıskançlıkla kilitliyorlar ve bilgisayarının başında, ona hiç kimse dokunmasın diye adeta nöbet tutuyorlar. Bunlardan bazıları, bilgisayara bu sırada bir hastalık bulaşır korkusuyla Freeware ya da Shareware programlarını kullanmaktan bile çekiniyorlar. Acaba bir bardak suda fırtına mı koparılmaktadır? Virüslerden korunma, en azından bilgisayar üzerinde o kişiden başka hiç kimse çalışmadığı sürece, hiç de o kadar zor değildir. Ev kullanıcısı kural olarak tek başına çalıştığından dolayı da, bu konuda Aids ile yapılagelen benzetme pek yerinde olmasa gerek. Bu bağlamda esas olarak önem taşıyan şey, bir bilgisayarın normal işletimi sırasında da göz önünde tutulması gereken temel güvenlik kurallarına uymaktır. Bilgisayar ağlarında ya da büyük bilgisayarlarda, bunlara telefonla erişilmesi mümkün olduğundan, tahribata yol açan virüslerde ya da kendi kendini üreten programlarda ise durum biraz farklı görünüyor. Yerel bilgisayar ağları söz konusu olduğunda iyi bir bakım ve çağrılabilen programların mümkün olduğunca az sayıda tutulması yeterlidir. Virüsler ancak telefonla desteklenmiş veri ağları alanında ya da çok geniş dallara ayrılmış bilgisayar merkezlerinde gerçekten büyük sonuçlar doğurmaktadırlar. Burada ilke olarak pek çok kullanıcı aynı veri stokuna el atmaktadır. Veri bankalarına ve posta kutularına yerleştirilen programlar da mümkün olduğu kadar çok sayıda kullanıcının bunları kullanabilmesi için düşünülmüştür. Erişim kontrolü bu sistemlerde erişim yetkileri, çoğu kez de akıllı bir parola-ayrıcalık sistemi aracılığıyla düzenlenmektedir. Bununla birlikte, en emin önlem olan ve topluca kontrole izin veren bir sistem, belirli bir büyüklükten itibaren artık güvence sağlayamamaktadır. Yönetilen verilerin ve programların miktarı ile birlikte davetsiz konukların el atabilecekleri yüzeylerin sayısı da artmış olmaktadır. Virüsler ve benzerleri ağlara girerlerken aslında büyük bilgisayarların korunması için düşünülmüş ayrıcalık sisteminden yararlanmaktadırlar paradoksal bir biçimde. Bir kez yol bulmuş olan bu virüs onu çağıran kullanıcısının yazım yetkisini eline geçirmektedir. Bu erişim yetkisi sayesinde söz konusu virüs bu ayrıcalık basamağında bulunan bir kullanıcının erişebileceği bütün programları enfekte edebilmektedir. Böylelikle de, aynı zamanda bu virüsün daha yüksek ayrıcalığa sahip kullanıcılar tarafından daha sık çağrılma olasılığı da yükselmektedir. Bu şekilde virüs her (farkında olmaksızın yanılan) çağrı

Disket/Hard disk

Bir MS-DOS bilgisayarının çalıştırılması sırasında ilkin Komut- — 2. Bölüm öncelikle işletim masasının (console) gözetilmesine hiz- Yorumcusu COMMAND.COM (1 ve 2) yüklenmektedir. O iki bö- Met eder (Klavye, DIR, TYPE, DEL vb.) ve bu işlevleri bir kullalümden oluşmaktadır: nım programına iletir. Bu ikinci bölümün “üzerine yazılabilmekte” 1. Bölüm, bilgisayar yeniden harekete geçirilmediği sürece, RAM'- — ve bölüm geçici olarak bellekten silinebilmektedir. Virüs (kırmıda kalmaktadır. Disketlere ve ekrana ilişkin işlemler oyun yetkisi zı: A,B,D) enfekte edilmiş bir programda gizlice pusu kurup onun içine girer. Bu işlemlere kullanım programları da erişmek zorun- çağrısını beklemektedir. dadırlar.

Kullanıcı enfekte edilmiş programı klavye üzerinde çağırmıştır. Bellekte sabit bir şekilde kalan işletim sistemi bölümü (1) programı (A'dan E'ye kadar) iş belleğine kopya eder, “üzerine

Şansızlık oldu ve program enfekte edildi. Komut yorumcusu normal bir program yüklenmiş olduğunu sanarak, program akmaya başlayıncaya kadar kendisini geri çeker. Bu programdan önce yerleşmiş olan virüs kafası (A) şu şekilde ilerler şimdi: Belleği, programın ana bölümünün arkasında bulunan, ama asıl program kafasının önünde duran kendi etkinlik bölümüne (D) aktarır. Et-

Disket/Hard disk

yazılabilen” işletim sistemi bölümünün üzerine yazar ve kontrolü sistem yoluyla bu programa aktarır.

Disket/Hard disk

kinlik bölümü iş belleğinin bir bölümünü bizzat kendisi için rezerve eder ve kendisini ortaya kopya eder. Bunun ardından, bu programın sonunda giriş işaretine ulaşıncaya, orada çalışmasını sürdürünceye ve asıl programın çalışmaya devam etmesini sağlayıncaya kadar (C) kontrolü işlemekte olan asıl programın kafasına iletir.

Disket/Hard disk

Kullanıcı bunu fark etmeden program akmaya neden olan üç yordama ilişkin olarak hafifçe gerçekleşen zaman geciktiriminin fark edilmesi bilgisayar ne denli hızlı çalışırsa o denli güç olur. Ara zaman içinde virüs RAM mekânını kendisi için rezerve ederken işletim sisteminin genişletilmesini talep eder ve kendisini de “üzerine yazılmayan” olarak beyan eder. Bu, komut yolu ile gittikçe daha geniş bir alana yayılmaktadır, ta ki sonunda en üst ayrıcalıklarla birlikte tüm sisteme erişim imkânına sahip oluncaya kadar. Küçük bir hizmet programı ya da güzel bir oyun kimliğine bürünmüş olan virüsü sistemde çağıran kişi bizzat sistem işletmeni olmasa da, virüs bu arada enfekte edilmiş başka bir ana programda gizlenmiş olarak herhangi bir zamanda işletmene ulaşmaktadır. Bu andan itibaren bu bilgisayarlardan oluşan sistemin tümü virüsün hizmetine girmiş olmaktadır. Tabii yüzlerce milyon Dolar değerindeki veriler de... 1968 yılında Fermilab US-Nükleer Araştırma Merkezi'nin elektronik veri işleme (EDV) tesisine bilinmeyen bir kişi tarafından bir virüs sokulmuştu. Tesis, içinde atom savaş planlarının depolanmış olduğu askeri bir bilgisayara bağlantılıydı. Bunun üzerine Fermilab'ı kapatmak zorunluluğu doğmuştu. Dünya çapında bir birlik olan “Space Physics Analyst Network (SPAN)”'un 138 VAX'ına virüs taşıyıcısı bir “Troya atı”'nın yerleşmiş olduğu 1987 yılının Ekim ayında belli olmuştu. Alman Hacker'lerinden oluşan bir grup tüm bir virüs topluluğunu bu uluslararası bilgisayar ağına sokmayı her nasılsa başarmıştı. Virüslere, enfekte edilmiş bilgisayar RAM'larını Almanya'dan gelecek diğer telefon görüşmeleri için açık tutmak gibi bir görev verilmişti öncelikle. Birkaç hafta sonra (tam da Noel'den biraz önce) veri ağında bir “Noel virüsü” belirdi ve bu virüs dünyanın her tarafından ağa bağlanmış olan kullanıcılardan şöyle bir talepte bulundu: “Just type in XMas !”. Noel kutlamasını yerine getirmekten kaçınanlar birkaç gün süre ile bilgisayar üzerinde çalışmak olanağından yoksun kaldılar. Diğer herkese ise ilkin ekranda çizilmiş bir Noel ağacı takdim edildi ve daha sonra virüs başkaca bir zarara yol açmaksızın ve sisteme erişimi nihayet serbest bırakmadan önce onlara neşeyle göz kırparak “İyi Noeller” diledi. Bilgisayar merkezlerinin ve iletişim ağlarının sorumluları şimdiye değin virüsler konusunda Hacker'lerle ilgili sorunlarında uyguladıkları stratejinin aynısını sürdürmeyi yeğ tutmuşlardır: Kimseyi tedirginliğe düşürmemek için mevcut sorunları önemsiz göstermeye ya da düpedüz yadsımaya çalışmışlardır. Bununla birlikte, virüs Duden Yayınevi tarafından “1987 yılının biri” olarak seçildikten sonra bilgisayarın uygulama alanlarında ve dallarında bu konu duyarlılık kazanmış oldu, çünkü ortalıkta dolaşan bir virüsün her zaman “Noel virüsü” gibi sempatik bir örnek oluşturması söz konusu değildi. Daha Aralık 1987'de bir virüs IBM'in Tampa/Florida'daki genel karargâhına sızmış ve oradan yol bulup, buraya bağlı bilgisayar merkezlerine girmişti. Belli ki bu virüsün amacı, sistem yöneticisi de dahil olmak üzere, bütün kullanıcıları bilgisayar girişten yoksun bırakmaktı. Bu virüs ancak kontrol altına alınabildi. Yine Tampa'da aynı günlerde bir AMIGA Kullanıcılar Klübü başka bir virüsün yol açtığı etkileri hissetmeye başlamıştı: Birbirleri arasında sevinçle yazılım değiş-tokuşu yapan üyelere ait disketlerin büyük bir bölümü birkaç gün içinde onulmaz bir biçimde enfekte edilmişti. Bununla ilgili olarak, Amerikalı bilgisayar tutkunlarıyla çok yakın ilişkileri olan bir Kullanıcılar Klübü'nden şüphelenilmişti.

yorumcusu tarafından diğer her sistem genişletilmesi gibi (Örneğin ANSI.SYS) işleme tabi tutulur. Programın akışından sonra MS-DOS RAM'daki boşaltılmış mekânı kendi “üzerine” bölümüyle (2) yeniden doldurur. “Üzerine yazılamayan” bölümün (1) doldurulması, bu bölüm daha önce rezerve edildiğinden, kesintiye uğrar.

RAM

Disket/Hard disk

Virüs-sistem genişletilmesi (A,B) belleğe yüklenmiş olan her prog- kinlik bölümü (D) rezerve edilen RAM-alanından programın soramı denetler. Bu sırada asıl kafa (A) ve giriş (B) ile çağrılmış bu- — nuna kopya edilir, bunun arkasına da özgün programın kafası (1) lunan programın başlangıcı karşılaştırılır. Bu program — kopya edilir. Programın başlangıc rbest kalan mekânı vigerçekleşmiş enfeksiyonda özdeş olmak zorundadır. Karşılaştır- rüs kafası ve giriş (A ve B) işgal ederler. Bunlar RAM'dan yığın mada benzerlik ortaya çıkmadığı takdirde virüs bu programın he- kopya edilirler ndi komut yorumcusu ve enfekte edilmiştir ve nüz enfekte edilmediğini anlar. Komut yorumcusu şi 3 il a E asında artık işletim sisteminin kenolmadığı için hızlı bir ş süreci disi bir virüs olmuştur.

RAM

Disket/Hard disk

Şimdi hiç bir şeyden haberi olmayan kullanıcı yeni ve henüz en- — B bölümleriyle özdeş değilse) virüs bir manipülasyon görevini yefekte edilmemiş bir programı çağırır (X,Y). Komut yorumcusu prog- rir: Etkinlik bölümü (D) ramı belleğe yükler ve kendi “sistem genişletilmesi'' virüsüne (A) nün arkasına getirilir, virüs kaf: iletir. Bu da, gerçekleşen enfeksiyonu derhal incelemeye başlar başlangıcını oluşturur. İnceleme olumsuz sonuç verili Datanın başlangıcı virüsü A ve 19

(B) virüsünün giriş bölümü sistem kontrolünü gerçekleşen enfeksiyondan sonra RAM'daki değiştirilmemiş programa (X/Y) aktarır.

13 MAYIS 1988 SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜNE İŞARET EDEN BİR TARİH Mİ?

Kudüs'teki İbrani Üniversitesi'ne ait bilgisayar merkezinin denetçileri bu yılın Ocak ayından itibaren bir virüsle uğraşmaktadırlar. Bu virüs rekursif (kendi kendini yeniden çağıran) döngünün hesaplanmasına ilişkin işlemci zamanının gittikçe artan bir bölümünü anlaşılamayan bir nedenle ayırmak suretiyle ana bilgisayarın verim yeteneğini, görünüşe göre önüne geçilemeyecek bir biçimde, kemirmektedir. İşleme zamanının her günkü kısaltılışından yola çıkarak Kudüslü bilim adamları sistemin bu virüs tarafından tahminen bu yılın 13 Mayıs'ında bütünüyle felce uğratılmasının yüksek bir olasılık olduğunu hesaplıyorlar. Merak edilmeye değer bir konu bu. Üstelik 13 Mayıs 1988 bu yıl içinde ayın 13'üne rastlayan biricik Cuma'dır. Bilindiği gibi Batı toplumunda ayın 13'ünün Cuma'ya rastlaması uğursuz sayılır. Acaba bu bir rastlantı mı yoksa sinsi bir amaca mı işaret etmektedir bu? Burada anlatılan bütün olaylarda ortak olan nokta şudur: Bulunan izler konuyu araştıranları Almanya'ya götürmektedir. Mahut NASA-Darbesi'nden bu yana belli ki Alman Hacker'lerden her şey umulmaktadır. Gerçekten de, daha 1985 yılında “Bavyera Hackerpost”ta virüslere ilişkin ilk raporlar ortaya çıkmıştı. Bu konu çerçevesinde o zamanki tartışmanın odak noktasını “University Southern California” bünyesinde virüslerle ilgili deneyler yapan Fred Cohen'in 1985 tarihli doktora tezi oluşturuyordu. Onun kendi çalışmasında

Disket/Hard disk

rır. Bu sırada disketler üzerindeki özgün program ise çoktan enfekte edilmiştir.

Burada da şekil (4)'teki aynı durum meydana gelmektedir. Şu farkla ki, şimdi komut yorumcusu enfeksiyonu gerçekleştirmektedir; o halde yeni bir manipülasyona gerek kalmamaktadır. Programın ulaştığı sonuçlar öylesine çarpıcıydı ki, Üniversite idaresi ilkin bunları kilit altında tutmaya çalışmıştı. Çok kısa bir zaman zarfında onun (zararsız) virüsü, Üniversite'nin bilgisayar merkezini bütünüyle enfekte etmeyi başarmıştı. Hattâ bu sırada ek olarak yerleştirilen bütün güvenlik engellerinin de üstünden aşabilmişti. Cohen gerçekten yeni olan hiçbir şey icat etmiş değildi: Kullanılabilen ilk virüs daha 1983 yılında programa yazılmıştı. Bu virüs Unix işletim sisteminde ortaya çıkmıştı ve orada dış komut “VD” içinde yuvalanmıştı. Bu komut -MS-DOS-Utility “TREE” gibi- bütün katalogları ve altkatalogları grafik olarak göstermektedir. Ama bütün virüslerin atası olan bu virüs salt bir gösterim programıydı (Demo-Programı); her erişim el ile takviye edilmek zorundaydı ve tabii tahrip edici program yordamlarını da içermemekteydi. Gene de bu virüsün VAX 11/750 sistemi denetçilerinin içlerine korku salan bir etkinlik alanı vardı: Çalışırken bu virüse rastlayan bir kimse bir saat boyunca sisteme sınırsız bir erişim imkânı elde edebilmekteydi. Nihayet 1986 yılında Bavyeralı Hacker'ler kendi ilk yaratılarını sundular: Kısa bir süre içinde yaygınlık kazanan C 64 için bir virüstü bu. Uzmanlar bile bu programlama ustalığından hayrete düşmüşlerdi. Virüs kataloğun okunması sırasında dahi kendini diskete yazdırmakta, programın uzunluğunu görülür tarzda değiştirmeksizin programa bağlanabilmekte ve Floppy-Speeder'e ya da genişletmelere uyarlanabilir olup olmadığını kendiliğinden farketmekteydi. Bu durumda ise kendini otomatik olarak silmekteydi. 1986 yılında “Chaos İletişim Kongresi” hemen hemen yalnızca virüs konusunu ele almıştı. O günlerde pek angaje bir tavırla yürütülen bir politik tartışmalar gündemdeydi. Yaklaşmakta olan nüfus sayımı ise “bilişime (Information) ilişkin olarak kişilerin kendi kendilerini belirleme hakkına devlet tarafından yapılan müdahalelere” karşı savunmada virüslerin ne ölçüde yasal bir araç oldukları sorusuna canlılık getirmişti. Bu konuda tahrip edici virüslerin kullanılmasına ilişkin öneri çabucak reddedilirken, mevcut datalara gerektiğinde ekleme yapılması görüşü daha çok benimsenmiş oldu: “Otomatik Set Vatandaşı” olarak bir virüs -doğru yere ulaştığında- bir “yeni vatandaşı”nı sistem artık kontrol edilemeyecek bir duruma gelinceye dek art arda üretmesine ilişkin bir görüştü bu.

Disket/Hard disk

ramın başlangıcıyla sistem genişletilmesi arasında yapılan karşılaştırma olumlu çıkar. Sonuç: Sistem kontrolü zaman kaybı olmaksızın “üzerine bölümün (2) kafasına aktarılır.

Virüslere

yakalanmış bir sistemi iyi-

VE KÖT