Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 11
Korg 707'nin tını çeşitliliği üzerine bir fikir edinmek için onun önceden hazırlanmış 100'ü aşkın ve hemen kullanılabilecek sound'a sahip olduğunu düşünmek gerekiyor. Bunlar başlangıçtaki çalmalar için yeterli olmakta. Ama kısa bir süre sonra insan kendi sound'larını yaratmak ya da mevcut olanları değiştirmek isteyebiliyor. Bunun için o andaki sound'un tınısından sorumlu olan düşünülebilecek bütün değerleri bir sayı kodu üzerinden seçmek ve bunları bir sürmeli-ayarlayıcı sayesinde değiştirmek mümkün oluyor. Ama bu, her sayısal synthesizer'da olduğu gibi çok zaman alan bir yordam ve sahnede canlı kullanım için uygulanmaya elverişli değil. Bundan ötürü Korg 707 mükemmel bir remote-synthesizer olarak, çalınma sırasındaki sound'un sonradan değiştirilmesi için bazı imkânlar sunabiliyor. Böylece burada ilkin bir synthesizer'ın doğal olarak sahip olduğu bir ayarlayıcı bulunuyor. Bir sound'un tını yüksekliğinin değiştirilmesine ve modülasyonuna ilişkin bir ayarlayıcı bu (Pitch Bend ve Modulation Wheel). Bunun yanı sıra Korg 707, bir de “Performing-editor”a sahip. Üç adet sürmeli-ayarlayıcıdan oluşan bu gereçle ayarlanmış sound'un tınısını (alan terimi: Timbre) ve programlanmış eğrilerini etkilemek mümkün olabiliyor ve böylelikle özellikle canlı bir müziğin ortaya çıkması sağlanabiliyor. Korg 707'nin standart-mod'unda bir sound 8 sesli polifonik bir tarzda tüm klavye üzerinden çalınabiliyor. Ama Korg 707 aynı zamanda klavyeyi bölümlendirme ve her alana kendine özgü bir sound ayırma imkânları da sunuyor (Keyboard-Splitting). Ancak, her klavye alanına düşen seslerin sayısı bu suretle azalmış oluyor. Başka bir çalma modu da sound'ların içiçe girmesini sağlıyor. “Layer” işletim tarzında iki sound aynı anda bir tuşla çalınabilmekte. Bu şekilde uygun bir MIDI-yönlendirme aygıtı (bilgisayar ya da sequencer) ile Korg 707'den bütün orkestra aranjmanlarını çıkarmak mümkün olabiliyor. Kendi sound'larını tasarımlayacak boş vakitleri olmayanlar ise önceden hazırlanmış sound'ları içeren özel aksesuar şeklindeki edinebiliyorlar. Aynı şekilde, üzerlerinde bizzat üretilen sound'ların sürekli olarak kütüklenebildikleri RAM-kartları da piyasada satılıyor. Sound verilerinin şüphesiz MIDI aracılığıyla da iletilmeleri ve uygun bir programla (Bankloading-program) bir bilgisayara okunmaları ve orada rahatlıkla yönetilmeleri mümkün olabiliyor. Korg 707 omuzda taşınabilen klavye olarak, yerine getirdiği göreve uygun bir biçimde oldukça hafif bir aygıt (9.3 kg) aynı zamanda. Verim açısından çokyönlülüğüne rağmen de fiyatı gayet makul: Sadece 1420 Mark (F. Almanya'da). Bundan ötürü Korg 707, yalnızca profesyonel müzisyenlerin değil, diğerlerinin gözünde de ilginç bir aygıt.
CZ-1'DEN KOZMİK SOUND'LAR
Resim 5'te görülen Casio'nun CZ-1'i, teste tabi tuttuğumuz klavyelerin en büyüğü. 5 oktavlık ton kapasiteli ve “vurma dinamiği”ne sahip bir klavye mekanizması var. Işıklandırılmış bir LCD-görüntü penceresi bütün ayarlamalara ilişkin olarak bilgi vermekte. CZ-1 ile maksimum 16 sesli polifonik müzik çalınabilmekte. Tını bireşimi (sentez) Casio tarafından geliştirilen “Phase-Distortion” (fazların saptırımı) sistemine göre gerçekleşmektedir. Ama CZ-1'in sound'larının tını kalitesini azaltan kendine özgü ve olağanüstü yüksek bir uğultusu var. CZ-1'in işletilmesinden sonra, önceden tanımlanmış toplam 64 adet tını insanın elinde hazır bulunmakta. Diğer 64 sound her defasında ROM-kasetleri üzerinden elde edilebilmekte. RAM-kasetleri ise bizzat programlanmış sound'lar için yer sunuyorlar. Bunların her ikisi synthesizer'ın arka tarafında bu amaçla öngörülmüş deliğe sokulabilmekte. CZ-1'de tek tek her sound'un biçimlendirilmesi (editing) Korg 707'ye kıyasla önemli oranda daha açık-seçik olmakta; çünkü her bir işleve bir kod numarası üzerinden değil, ayrı bir tuş üzerinden ulaşılmakta. Diğer sound varyasyonlarına ilişkin olarak CZ-1 tıpkı Korg 707'de olduğu gibi tınıların birleşimi imkânını sunuyor. Böylece burada da iki sound'un içiçe girmesi mümkün olmakta. Ayrıca, Portamento, Chorus ve Glide (kaydırma) gibi efektler de devreye sokulabilmekte ve bunlar isteklere uygun olarak ayarlanabilmekte. Sound-zenginliği böylelikle neredeyse sonsuz olabiliyor. CZ-1 tam donatımlı synthesizer olarak elbette MIDI-uyumlu ve böyle olduğu için de bilgisayar ya da sequencer gibi dış yöneltim birimleri üzerinden idare edilebiliyor. Bunun yanısıra, sound-verilerini bilgisayarda rahatça işlemeye devam etmek için, bu verilerin bilgisayara aktarılmaları da mümkün olabiliyor. Bir yandan yerine getirdiği bütün bu işler, diğer yandan da şehir şebeke bağlantısı için içine yerleştirilmiş olan trafosu, CZ-1'i şimdiye değin tanıtmış olduğumuz klavyelerin tersine ağır bir aygıt haline getiriyor. Bu synthesizer'ın taşınması sırasında 13 kiloluk bir yük ortaya çıkıyor ki, profesyonel bir klavye için bile az bir şey olmasa gerektir bu. Fiyatı da çarpıcı bu aletin. Onu elde etmek için 1950 Markı gözden çıkarmak gerekiyor. Hobi olarak müzik yapan biri için hiç de kolay yutulacak bir lokma değil. RİTM YETENEĞİ OLAN AYGIT: KORG'UN DDD-1'İ
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 10
KORG 707: YALNIZCA PROFESYONELLER İÇİN DEĞİL
Korg 707, profesyonel bir synthesizer. Stüdyoda ya da sahnede etkin bir kullanım için öngörülmüş. O nedenle içine monte edilmiş bir ritm makinesi ve yeni başlayanlar için yardımcı olacak bir eşlik otomatiği aramak boşunadır. Aynı şekilde içine yerleştirilmiş hoparlörlerden de yoksun. Aygıtın kendisi, resim 4'de görüldüğü gibi modern bir tasarıma sahip olup tıkız bir yapım tarzı sergilemekte. Klavye mekanizması 49 adet sabit plastik tuştan oluşuyor. Bu tuşlarla çalınması başlangıçta biraz zor olabiliyor. Ama bunlar modern bir synthesizer için artık zorunlu olan bir özellik sunuyor: Bu tuşlar dinamiği”'ne sahip. Bu da, synthesizer'ın tuşların basılma hızına tepki gösterdiği anlamına geliyor. Böylece, eğer tuşa hafif basılacak olursa bir ton yavaş ve yumuşak bir ses verebiliyor, ama tuşa ne denli güçlü vurulursa ton da tıpkı bir piyanoda olduğu gibi, o denli yüksek ve şiddetli bir etki bırakıyor. İşlevlerin seçimi ve değiştirilmesi için değişik dokunma tuşları öngörülmüş. Birkaç sürmeli-ayarlayıcı, ses yoğunluğunun ayarlanmasına ve ilerde sözünü edeceğimiz değişik işlevlerin yerine getirilmesine hizmet ediyor. Korg 707 ayrıca, ışıklandırılmış küçük bir LCD-display'e sahip. Bu display seçilmiş işlevleri ve düzenlenmiş değerleri açık-metinde göstermekte. Öyle ki, aygıtın o andaki ayarlanmaları hakkında her zaman bilgi edinilmesi mümkün oluyor. Korg 707'nin tını üretimi sayısal olarak iki osilatörün birleştirilmesi aracılığıyla gerçekleşiyor. Bu osilatörlerin dalga formu tasarımlanabilecek her tarzda değiştirilebilmekte. Üstelik bir osilatörün zamansal seyri üzerinde etkide bulunmak da mümkün olmakta. Bu tını üretiminin sonucunda bilinen müzik enstrümanlarının taklitinden tutun da alışılmadık UFO-seslerine varıncaya dek ilginç sound'lar oraya çıkabiliyor.
PSR-80