Commodore sayı 28, sayfa 29

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 29

ETKİSİ BÜYÜK KENDİSİ BASİT BİR SİSTEM

Sonuç olarak diyebiliriz ki, eskiden kıyaslama mikroskoplarına ve video sistemlerine gerek duyulduğu durumlarda, bugün basit bir bilgisayar sistemi yeterli olabilmekte. Böylece kanıt oluşturan fotoğraflar fototeknik yönteme kıyasla çok daha iyi bir biçimde değerlendirilebiliyor. Son yıllarda soruşturma memurları yüzlerce dolandırıcının ve sahtekarın suçlarını sayısal resim işleme yöntemi sayesinde kanıtladılar. Bu sırada farklı yöntemler kullanıldı: 1. Banka soyguncusu bir Fransız, çalıntı bir kimlik kartıyla ülkesini terk etmek istiyordu. Ne var ki, kimlik kartında “1m.80” olarak kaydedilen boy uzunluğu kendisininkine uymuyordu. O da “8” rakamında tıraş bıçağıyla biraz silinti olarak bunu “6”ya dönüştürdü. Polis terminolojisinde “kazıma” olarak adlandırılan bu yöntemin uygulandığı kısmın (basılı kağıdın uçuk sarı zemini üzerinde hafif bir ağartı) eğitilmemiş bir göz tarafından fark edilmesi, eğik bir ışık altında bile son derece zordur. Şüphe üzerine, bu kartın görüntüsü bilgisayara verildi, az olan kontrast artırıldı, kazıma yapılan kısmın kenar çizgileri program aracılığıyla işlendi. Bu işlemler sonucunda üzerinde oynanmış olan tüm bölge apaçık ortaya çıktı. Bu aşamada acemi bir kişi bile, sahtekarın hangi noktaya el atıp değişiklik yaptığını kolayca anlayabiliyor artık.

2. Münih'li zengin bir işadamı öldüğünde, vasiyetnamesi önemli bir rol oynamıştı. Çünkü bütün umutlarına rağmen varisleri mirastan hiçbir şey alamıyorlardı. Onların yerine tüm servet sevgilisine kalıyordu. İşadamının varisleri bu işin içinde bir iş olduğundan şüphelendiler ve savcılığa başvurdular. Eyalet Ceza Dairesi'nin uzmanlarının yaptığı incelemede vasiyetnamenin sahte olduğu ortaya çıktı. Polisi bu sonuca ulaştıran sahte bir damga iziydi. İzin sahte olup olmadığının kesinlikle belirlenebilmesi için şüpheli iz ve gerçek iz sayısallaştırıldı ve bellekte üst üste bindirilmeye çalışıldı. Resimlerden biri ters, yani beyaz; diğeri ise siyahtı. Her iki resim üst üste konduğunda birbirine tam uyan yerler gri, uymayan yerler ise siyah ya da beyaz görüntü verdi. Böylece sapma noktalarını da gösteren adeta üç boyutlu bir efekt meydana geldi. 3. Nürnberg'teki bir gece kulübüne yapılan baskında polis, bir uyuşturucu madde kaçakçısını yakaladı. Evinde yapılan aramada telefonun yanında bir not defteri ele geçirildi.

Elektrostatik yöntemle işlenmiş folyoda eşitsiz ışıklandırma nedeniyle sağ tarafta “deut” kelimesinin üzerinde toner yoğunlaşması olmuş.

“EKRAN SUÇLULARI”NA KARŞI SAVAŞANLARDAN BİRİ: W.J. Paul

Bavyera eyaleti Kriminal Polisi'nden Emniyet Amiri Werner J. Paul, 41. Şube'nin yöneticisi olarak görev yapıyor. Bu şube, suçların kovuşturulmasında elektronik veri işlem desteği sağlıyor. Paul, 25 yıldır bilgisayar suçları ve bunların takibiyle ilgileniyor. Tabii bu deneyimi sayesinde, “ekran suçluları”na karşı mücadele eden uzmanların kovuşturmalar sırasında ilk başvurdukları kişi oluyor. Werner Paul, polis literatürüne “bilgisayar destekli suç” kavramını kazandıran kişi. Bu kavramla, bilgisayarın suçlular tarafından bir suç aleti olarak kullanılabildiğini vurgulamak istemiş. Çünkü “bilgisayar her cürmü daha efektif bir hale getiriyor”. Örneğin, bilgisayarın bankalar arasında uluslararası nakil trafiğini son derece basitleştirdiği şu dönemde, üç ekonomik cürümden birinde bilgisayarın katkısı var. Bu koşullar altında polisin de, buna karşılık gelecek şekilde hazırlıklı olması gerekiyor. Werner J. Paul, “anında karşı koyabilmeliyiz” diyor. 29

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.