Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 23
Ancak, şunu umut etmek isteriz ki, Federal Denetleme Kurulu, herhangi bir biçimde ve tarzda içinde ateşleme sahnesi bulunan her şeyi rastgele yasaklamasın. ya da “Buck Rogers''de görülen türden uzay atışları o denli soyuttur ki, bunlardan oyuncunun ahlâkına ilişkin olarak herhangi bir korkuya kapılmaya hiç gerek yoktur. “Blue Max”'ın yasaklanması konusunda bir noktaya kadar ayrı görüşlere sahip olmak mümkündür: Vahşet oyunu mu yoksa bir tepki testi mi?. Bu hararetli konu üzerinde durmaya ve diğer yasaklamalardan sizleri haberdar etmeye devam edeceğiz. İDDİANAME VE SAVUNMA ÖZETİ
Berlin Senatosu 21 Şubat 1985 tarihinde bilgisayar oyunu “Blue Max”'- ın yasaklanmasını talep etti. Bu talep üzerine “Blue Max” Denetleme Kurulu tarafından kara listeye alındı. Burada size iddianameden bazı bölümler sunuyoruz. Eğitim, Gençlik ve Spor senatörü, video oyunu “Blue Max”'ın gençliğe zararlı yayınlar listesine alınmasını talep ediyor. Bu oyun ahlâki yönden zararlı olup genç video oyuncularını kaba güce özendirmektedir. gerek grafiksel, gerekse akustik açıdan 1984 yılının Aralık ayında yasaklanmış olan video oyunu “River Raid”'in geliştirilmiş bir varsiyonu olarak kabul edilmelidir...
Anılan oyun, oyuncuyu -programa bağlı olarak- saldırgın askeri imha eylemlerine katılmaya zorlamaktadır. *“Savaş bir düğmeye basılmak suretiyle başlamakta”, etkin bir biçimde yönlendirilmekte ve yürütülmektedir. Burada ateş etme, bombalama ve imha etme zorunluluğu vardır. Çatışmaların askeri olmayan yollarla çözüme kavuşturulmasına yönelik eylemler bu oyunda öngörülmemiştir. oyunda savaşçıl şiddet etkinlikleri hafife alınmaktadır. Düşmanın imha edilmesi sırasında (ateş eden uçağın içinde, menzilli bomba atışlarında, evlerin, gemilerin, tankların ve otomobillerin imhasında) oyuncu itaatkâr bir tavır içinde ve bütün bunları olağan görerek hareket etmektedir. Gençliğe zararlı yayınlarla ilgili Denetleme Kurulunun talebi üzerine Prof.Dr. Helmut Kampe “River Raid” adlı video oyununa ilişkin olarak kaleme almış olduğu kısa bilirkişi raporunda şu saptamada bulunmaktadır: “Ama şunun göz önünde tutulması gerekir ki, çocuk ve hattâ genç oyuncular oyun ve gerçeklik arasında fark ile pek o kadar ilgilenmemektedirler. Çocukların ve gençlerin bilinçlerinde, yaşantılarında oyun etkinlikleri bağımsız bir gerçekliğe bürünmektedir. Özellikle de eğer bir oyun etkin bir eylem gerektiriyorsa ve olup-bitene karşı yoğun duygusal bir bağlılığa yol “Blue Max”'ın Alman ihtalatçısı Arialasoft ise, burada yine özetle sunduğumuz itirazıyla bu yasaklamaya karşı tepkisini dile getirmiş oldu. Genel sorular çerçevesinde şöyle bir mütaalâda bulunmak istiyoruz: Bu programda 1. Dünya Savaşı ile ilgili kurulmuş olduğu doğrudur. Bununla birlikte bunun savaşı kışkırtıcı bir tarzda değil, yergisel bir amaçla yapılmış olduğu her halde gözden kaçmış olmalı... Savaş kışkırtıcılığı değildir burada söz konusu olan. Tepki ve isabet yeteneğinin, yarışma duygusunun eğitilmesine, başarıların teşvikine çalışılmıştır. Yukardaki önlemlerle ilintili olarak yasaklama hükmünün alışılagelen “yan etkilere” yol açabileceği gerçeği de yasağın kaldırılması lehine bir durum yaratmaktadır: İlgili çevrelerde artış gösteren talep o zaman gizli kanallardan (ya kaçak ithalat ya da sizin tarafınızdan haklı olarak dile getirilmiş olan korsan kopyalar yoluyla) karşılanacaktır. Bu nedenle oyunun yasaklanmamasını talep ediyo- Tuz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 22
— Beach Head — Blue Max — Paratrooper — Raid over Moscow — Seawolf/Seafox — Tank Attack
Bu programlar bir bir incelendiğinde, bunların içeriksel bazı farklar taşıdıkları görülecektir. Oyuncunun bazoka ile Rus askerlerine ateş etmek zorunda olduğu “Raid over Moscow” gibi politik ve vahşet içeren kötü oyunların yanı sıra “Tank Hücumu” türünden emektar oyunlara da rastlanmaktadır bunlar arasında. Burada iki oyuncu kendi tanklarıyla çatışmaya girmekte ve birbirlerini karşılıklı olarak infilak ettirmeye çalışmaktadır. Hiç kuşkusuz bu da çok ahlâki bir konu değildir, ama grafiksel ve içeriksel açıdan “Raid over Moscow”'dan çok daha soyut ve zararsızdır. O zaman doğal olarak şöyle bir kuşku belirmiş olmaktadır: Ateşli oyunların yasaklanması daha çok keyfi bir seçime mi dayanmaktadır? Ya da bu hükümle içinde herhangi bir biçimde ateş edilmesi söz konusu olan bütün oyunların pek uzak olmayan bir gelecekte reşit olmayanlara yasaklanacağı mı ima edilmektedir? 22
Biz bunun böyle olmasını umut etmek istemiyoruz, çünkü bu düşünce tutarlı bir şekilde sonuna kadar götürüldüğünde bilgisayar oyunlarının çoğu içerdikleri şiddet öğesinden ötürü tezgah altına kaydırılmış olurdu zorunlu olarak. İçinde herhangi bir şeyin yakalanmadığı, ortadan kaldırılmadığı ya da ateş edilmeye maruz kalmadığı bir program hemen hemen yoktur. Kahramanın genellikle sadece “Canavarı Öldür” türünden komutlarla yoluna devam ettiği serüvenlerde bile “yenmek ve yenilmek” ilkesine rastlanılmaktadır.
OYUNLAR YAPRAK DÖKÜMÜ TEHDİTİ ALTINDA
Burada bir sınır konulması zorunludur. Bu sınır ise soyut simgelere değil, insanlara ateş edildiği ve bir şiddet etkinliğinin düzenli olarak simulasyonun yapıldığı yerde başlamaktadır besbelli. Oyuncunun aşağıya doğ- Tu süzülen paraşütçüleri katletmek zorunda olduğu ““Paratrooper''deki gibi bayağı katliam sahnelerine gerek yoktur. Aynı şekilde, iki kanatlı bir uçağı idare eden oyuncu tarafından rakip pilotlara ateş edildiği, otobanların ve binaların bombalandığı sahneler de gereksizdir. Ama oyuna özel bir çekicilik kazandıran da görünümün ve düşman demirbaşlarının grafik olarak üstün bir biçimde sunulmasıdır. Bu iki yönlü özellik pek çok vahşet oyununda göze çarpan bir durumdur. Bu türün en kötü temsilcileri olan “Beach Head”, ““Raid over Moscow'”' ve yeni “Beach Head II”, bunların hepsi de sunmuş oldukları birinci sınıf grafikle ve oyunun çeşitlilik bakımından zenginliğiyle dikkat çekerler. Hattâ Head II” iyi anlaşılan dilsel bir yayın da sunmaktadır: Kendi erlerinden biri tank altında kaldığında hoparlörden onun can çekişme sesleri gelmektedir. Bir uçak topuyla oyuncu kendi arkadaşına ateş edecek olursa, ateş edilen kişi yüksek sesle yakınmakta ve şöyle demektedir: “Don't shoot me, stupid!” (Bana eteş etme, alık!). Bu da aşağı yukarı şöyle bir düşünceden kaynaklanmaktadır: Humor, eğer bir şeye rağmen gülünüyorsa vardır. “Blue Max”' aleyhine müzakerelere girişildiğinde, programın Alman distribütörü Ariolasoft tabii ki bu işlemden pek memnun kalmamıştı. Burada, yasaklama konusunda lehte ve aleyhte kanıtları bir defa karşılaştırmak amacıyla Federal Denetleme Ku- Tulu'nun iddianamesi ile Ariolasoft'- una buna itirazını özet olarak yayın- Bonn'da, yazılım pazarını silip süpürecek olan bir “temizlik dalgası'- nın ancak yeni yeni başladığından söz edilmektedir, ama bilgisayar oyunlarının yaşam sürelerinin kısa oluşu Denetleme Kurulu'nun işini epey zorlaştıracak gibi görünüyor. Yasaklanmış bu altı programdan göreli olarak en yenisi dokuz aydan bu yana pazarda bulunan “Raid over Moscow”'dur. Yeni programlar kural olarak en çok yayınlanışlarından sonraki ilk birinci ve ikinci aylarda satıldıklarından, şüpheli bir ad taşıyan herhangi bir oyunun yasaklanması, reşit olmayan potansiyel alıcıların sadece bir bölümünü buna sahip olmaktan “korumuş” olacaktır. Yeni yayınlanan *““Beach Head II”'nin yasak listeye girecekler arasında yer alacağına kesin gözle bakılsa da, bu program yargı organlarının dikkatini çekinceye kadar bir kaç ay geçmiş olacaktır. Bu zaman diliminde ise çocuklar ve gençler, içinde el bombalarının atıldığı, paraşütçülere ateş edildiği, bütün bunları taçlandıran bir sonuç olarak da rakibin bıçak düellosunda öldürüldüğü bir programı edinmiş olacaklardır. Böylece yasaklamalar, kural olarak altı aylık bir gecikmeyle geldiğinden, kızgın taş üzerinde bir damla olmaktan öte bir anlam taşımamaktadır.
YASAKLAMALAR ÇOK GEÇ GELİYOR
Pek çok oyun-tutkunu, yumruğunu kızgınlıkla Bonn'a doğru sallayarak “sansür”'e duyduğu öfkeyi dile getiriyor. Ama oyun pazarındaki kötü kullanımlara nihayet bir devlet ku- Tumunca el atılmasının zamanı gelmiştir. Anayasamızda başka ulusların ve ırkların karalanmasını yasaklayan, böylelikle de ““Raid over Moscow”'- nun yasaklanmasını bütünüyle doğrulayan bir madde vardır sonuç olarak. Oyunun tüm grafik olarak ne denli olağanüstü düzenlenmiş olsa da, eğer bir oyunda bir ulusun mensupları kasıtlı olarak hedef alınıp katlediliyorlarsa, burada yakışık almayan bir talep dile geliyor demektir. Biz bundan ötürü ““Raid over Moscow'' ve “Castle gibi oyunları sürekli olarak boykot etmiş bulunuyoruz. Bizim için aynı şey “Beach Head II” ya da “*Rusya'da Savaş”' veya “Almanya 1985*' türünden ve başlıkları bile pek çok şey ifade eden strateji oyunları konusunda da geçerlidir. Yetişkin olarak bunu kendilerine mutlaka reva görenler ise ekran başına geçip ordularını yönetebilirler. Ama 12 yaşında bir çocuğun Joystick ile gerçekleştirdiklerinin bilincinde olduğunu varsaymak mümkün değildir. Savaşa ilişkin düşüncelerden reşit olmayanlar uzak tutulmaya çalışıldığında da bunun kötü niyetli sansürle hiç bir ilgisi yoktur.