Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 22
1948
Macar John von Neumann'ın düşünceleri bugüne kadarki bütün modern bilgisayarların mimari yapısının temel taşını oluşturmuştur.
1951
Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk kez bilgisayarlar seçim anketlerinde kullanılıyor. Bilgisayarlar Dwight D. Eisenhower'ın kazanacağını tahmin etmiş ve bunda haklı çıkmışlardı. Bugün bilgisayarlar olmaksızın seçim çözümlemelerinin düşünülmesi mümkün değildir artık.
Bayan matematikçi Dr. Grace Murray bilgisayar tarihinin başlangıç döneminde belli bir yeri olan birkaç kadından biridir. Üst düzey programlama dillerini -COBOL bunlar arasındadır- bulmuş ve ilk standart derleyici programı geliştirilmiştir.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 23
Amerikalı Jack Kilby Texas Instruments nezdinde ilk tümleşik devre döngüsünü kuruyor ve böylelikle bilgisayarın minyatürleştirilmesinin koşullarını yaratmış oluyor. Yukarıdaki resim ilk “Logic çip”lerden birini gösteriyor; ortadaki dört mavi uç transistörlerdir. Bu çipin çapı 1,5 milimetreyi ancak bulmaktaydı. Bilgisayarın zaferi bu gelişmeyle başladı.
Ünlü matematikçi Leibniz yalnızca 1673 yılında kendi hesap makinesi Replica'yı takdim etmekle kalmamış, 15 Mart 1679 tarihinde yayımladığı eseriyle elektronik veri işlemenin temelini atmıştır. Leibniz'in bu eseri ikili sayı sistemini konu alıyordu. 20. yüzyılda bilgisayar çağının başlayabilmesi için bütün bunlar zorunlu kilometre taşları olmuşlardır. İlk bilgisayar 1936 yılında ortaya çıktı. Konrad Zuse mekanik bilgisayar Zuse Z1'i geliştirmiştir. Bu bilgisayar Leibniz'in oluşturmuş olduğu ikili sisteme göre çalışmaktaydı ve böylelikle de kendi zamanının pek çok yıl ilerisindeydi. Ama o dönemin Alman hükümeti bu tür projelere hiçbir ilgi göstermiyordu. Bu konuya teşvik edici fonlar ayrılmıyordu. Sonunda Zuse, Hava Kuvvetleri adına Zuse Z3 bilgisayarını geliştirdi. Bu evrensel bilgisayar “relais” tekniğine dayanmaktaydı. Zuse aritmetik birimini 600 telefon “relais”siyle ve bellekteki 2000 “relais” ile kurdu. Bellek kapasitesi her biri 22 ikili sayılı 64 sayıya, yaklaşık yedi onlu sayıya ulaşıyordu. Bu makine dört temel hesap işleminin yanı sıra, kök almak gibi başka işlemler de yapabiliyordu. Sonuç ise bir lamba dizisi üzerinden dört onlu sayıyla veriliyordu. Sağlam bir şekilde yerleştirilmiş iş akışları Z3'de tuşa basılmak suretiyle çağrılmaktadır. Daha kapsamlı hesap işlemleri için program taşıyıcıları olarak delinmiş sinema film şeritleri kullanılmaktadır. Ancak, burada program akışının çizgisel olma zorunluluğu vardır, çünkü Z3 yan programlar yapamıyordu. Bu aygıt saniye başına 15 ila 20 aritmetik işlem gerçekleştiriyordu. Buna göre, bir çarpım yaklaşık beş saniye sürüyordu. Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk bilgisayarının adı Mark I'dir. Programca yöneltilen öteki bilgisayar, iş programlarını bloke edebilmek için değiştirilebilen devre levhalarıyla donatılmıştı. Bu bilgisayar ise oldukça hızlı çalışmaktaydı ve on iki haneli bir çarpım işlemini 0,15 saniyede gerçekleştirebiliyordu. Mark I'in tek tek işlemleri eşlemeli (synchron) bir ana yöneltim dalgası tarafından yöneltilmekteydi. Bu dalga dakikada 100 devirle çalışmaktaydı ve her turda 48 vuru (İmpuls) göndermekteydi. Bu, 80 Hertz'lik bir çalışma hızına tekabül etmektedir. Modern bilgisayarlar ise Megahertz frekanslarıyla çalış-