JAN HAMMER
Retro bilgisayar
MIAMI VICE
Her hafta, New York'taki dört dönümlük apartman dairesindeki 24 kanallı, bilgisayar kontrollü müzik stüdyosunda Hammer, Miami Vice (Kanun Namına) adlı dizinin müziğini bestelemekte, çalmakta ve ses karışımlarını yapmaktadır. Program için synhesizer ile hazırlanmış poprock türü, güçlü ve büyüleyici müziklerin seçme karışımlarını kullanan Hammer, arka planda ise reggae'den rockabiliy'ye kadar değişen temalardan faydalanmaktadır. Dizinin her yeni bölümüne müzik yetiştirmesi için sadece bir haftası olan Hammer, buna rağmen yaptığı müziklerle eleştirmenler ve halk tarafından olumlu notlar almakta. Bu alanda yaptığı çalışmalarla Hammer, ikisi de Miami Vice için olan bir kırkbeşlik ve bir albüm ile Emmy ödül! ne aday gösterilmiştir. 1959'daki Henry Mancini'nin The Music from Peter Gunn adlı plağından sonra listelerde zirveye tırmanan ikinci televizyon müziği albümüdür Miami Vice.
Bütün bunları elde etmek için Hammer, en yeni bilgisayar kontrollü elektronik aletlerin şaşırtıcı güç ve becerilerinden faydalanmıştır. Sadece birkaç yıl içinde teknoloji, alışılmışın ötesinde ve karmaşık müziklerin yaratılabileceği cihazları bir müzisyenin tek başına kullanabileceği hale getirmiştir. Hammer, haftalık sihrini bir dizi synhesizerler, elektronik davullar, klavyeler, gitarlar ve ses örnekleme birimlerine ilaveten hard diskli bir bilgisayarla gerçekleştirmektedir. Bütün bu aletler bir MIDI (ing.: Musical Instrument Digital Interface) vasıtasıyla birbirine bağlanmış durumdadırlar. Gariptir ki, tam anlamıyla bir Amerikan polisiye dizisi olan Miami Vice programının müziklerini Çekoslovakya'da doğup büyümüş ve klasik müzik eğitimi görmüş olan bir besteci yapmaktadır. Ancak bugün 38 yaşında olan Hammer, artık Amerikan müziğinin yabancısı değildir. 1968 yılında Prag'dan Amerika'ya gelen Hammer, çok yönlü bir besteci ve müzisyen olarak kendini derhal göstermiştir. Hammer, diğerlerinin yanısıra, Sarah Vaughan, Mick Jagger, Jeff Beck, John McLaughlin, Carlos Santana, Billy Cobham, Stanley Clarke ve Al DiMeola gibi pekçok caz ve rock yıldızıyla birlikte çalışmalar yapmıştır. The Mahavishnu Orchestra isimli caz-rock grubunun kurucularından olan Hammer, Mick Jagger'in ilk solo albümü olan She's The Boss'ta da çalmıştır. Tek kişilik bir orkestra olarak Hammer, Miami Vice dizisinin 60 dakikalık her bölümü için yaklaşık 20 dakikalık müzik yapmaktadır. Hammer'in evindeki stüdyosunun kalbini bir adet Fairlight CMI (Computer Musical Instrument) synthesizer oluşturmaktadır. Ancak Hammer, bunun yanısıra birçok müzik aletinden de faydalanmaktadır. Bir klavye, bir adet Steinway akustik piyano, bir adet Yamaha DX7 synthesizer, bir adet Amerikan Modular Instruments (MDS-I) gitar sistemi, bir Roland
Jupiter-8 klavye, bir 1978 Fender Stratocaster elektrogitar, bir PC XT bilgisayar ve bir dizi modüler destek aleti Hammer'in müzik yaparken kullandığı gereçlerdir. Hammer'in günümüzde yaptığı iş, geçmişte ancak bir oda dolusu müzisyen tarafından gerçekleştirilebilirdi.
Bu sayımızda size Hammer ile Compute Gazette arasında yapılan bir söyleşiyi sunuyoruz.
Gazette: Elektronik müziğin büyüyen gücünü ve yeteneklerini ilk görenlerden birisiniz. Dijital müzik aletle- Ti ve bilgisayarın günün birinde insan performansının erini alması konusunda ne düşünüyorsunuz.
Hammer: Bunların hiçbir zaman öne geçeceğini düşünmüyorum. Benim düşünceme göre bunlar, müzik alanında büyük gelişmelere yardımcı olacaklardır. Bu araçların müzisyenlerin veya seslerin yerini alacağını düşünmüyorum. Bazı sesler size geleneksel aletleri anımsatabilir, ancak hâlâ bu cihazların bulunmasından önce, ortaya çıkarılması mümkün olmayan bazı seslerden oluşan büyük bir dünya var. Kanaatimce en büyük vaat bu; gerçekten şimdiye kadar hiç duymadığımız bazı sesler ortaya çıkmakta ve çıkmaya devam edecektir.
Gazette: Deneyiminiz ve geçmişiniz, konuya sizin, aynı aletleri kullanan diğer müzisyenlerden farklı şekilde yaklaşmanızı mümkün kılıyor. Eminim ki, sizin stilinizi taklit etmeye çalışan birçok televizyon eğlence programı seyretmişsinizdir. Hammer: Benim durumumda olayı farklı kılan, yazdığım müziğin türüdür. Bu müziği ortaya çıkardığım cihazlar ve bunun için kullandığım mod konudan bağımsızdır. Olay sonuçta şuraya gelmektedir: “Sizi hareketlendiren bir melodi duyuyorsunuz. Peki, sizi farklı hissettiren bir Müzikal fikir duyuyor musunuz?” Ve bu her zaman esastır. Bunun yerine geçecek hiçbir şey yoktur.
Gazette: Teknik açıdan bakıldığında, şu anda her hafta Miami Vice için yaptıklarınızı birkaç yıl önce gerçekleştirebilir miydiniz? Hammer: Hiçbir açıdan bu mümkün olamazdı. Bu iş, şu andakinin en az iki misli uzun zaman alırdı. Gazette: Geçen bir veya iki yıldaki en büyük değişiklik ne oldu? Hammer: Yeni çıkan yazılımlar diyebilirim. Özellikle üst bitimli bir synthesizer olan Fairlight CMI için olanlar... Bu arada bu cihazın hakkını yememek gerekir. Bu, sadece cızırtılardan ses yaratan bir araç değil, aynı zamanda muhteşem bir ses örnekleme makinasıdır. Dijital kayıtla-
Miami Vice dizisinin 60 dakikalık her bölümü içir 20 dakikalık müzik yapan Hammer, bu iş için stüdyosunun kalbi durumundaki CMI synthesizer'ın yanısıra birçok müzik aletinden de faydalanmakta.
rın ufak parçalarını örnekleyip, daha sonra herhangi bir klavye ile herhangi bir seviyede tekrar çalabilirsiniz. Gazette: Ve bunu yaygın bir şekilde kullanıyorsunuz... Hammer: Evet, hem de çok. Bu arada Fairlight için hazırlanan yazılım paketindeki birkaç programdan da bahsetmek gerekir. Bu programlarla Müzik parçalarını ve besteleri sıralamak ve birleştirmek mümkündür. Bu, değişik şekillerde yapılabilir. Doğrudan klavyeden çalmak, değerleri yazmak veya ekranda bunu ışıkhh kalemle yapmak mümkündür. Müzikal besteleri bu şekilde düzeltebilirsiniz. Bütün bunlar gün geçtikçe gelişmekte... Ve son zamanlarda ortaya harika birşey daha çıktı; özellikle MIDI'nin ortaya çıkışından sonra insanlar artık mikrobilgisayarlar için yazıyorlar. Mesela Roger Powell'in yazmış olduğu harika bir programa sahibim (Texture, Cherry Lane Technologies tarafından yazılan modüler bir sıralama programı ve Roger Todd Rundgren'in Utopia adlı bandının klâvyecisi ve Cherry Lane'in de üretim bölümü müdürüdür). Bu program birçok bilgisayarda kullanılabilir. Ancak benim bilgisayarım bir PC XT. Bu durumda PC XT'ye bir MI-DI arabirim kartı takmak gerekiyor ve bundan sonra azami 16 adet synthesizer'i bağlayabilir ve bunları değişik MIDI kanallarında çalıştırabilirsiniz. gerçek zamanda bir müzik parçasını çalarken, bir başka iğin parçalarını aynen bir kelime işleme programında kelimelerle yaptığınız gibi ilave edebilirsiniz. Gazette: Birkaç yıl önce, bu bir mikrobilgisayarla mümkün değildi. Hammer: Doğru. Bu şekilde kitlelerin buna sahip olması mümkün hale geldi. Gazette: Fairlight'ı bilgisayarınızla birlikte mi kullanıyorsunuz? Hammer: Evet. İkisi de aynı anda çalışıyorlar. Fairlight inanılmaz, bir ses makinesinden çok daha üstün. Duyduğunuz bütün davulları bu alete yüklüyorum. Ancak farklı tonlarda... Bütün bunların hepsini diskete kaydediyorum. Daha sonra bunları farklı kombinasyonlarda oluşturabilir ve istediğim zaman çağırabilirim. Gazette: Fairlight'ta bilgi depolama nasıldır? Hammer: 8 inçlik esnek, çift yo- Bunluklu, çift yüzlü. Bu arada ortaya çıkan yeni bir sistem var ve bu, aynı zamanda hard disk tarafından desteklenecek. Gazette: Ne zamandan beri bilgisayar kullanıyorsunuz? Hammer: Bilgisayarı yeni aldım. Birkaç ay önce... Ama Fairlight'la dört yıldan fazla bir süreden beri ça- Gazette: Bilgisayarı Miami Vice bestelerinde doğrudan mı kullanmaktasınız? Hammer: Tamamen. Programı bu kadar güzel yapan da bu. Programın adı Texture ve bu bir beste programı. Bununla gerçekten şaşırtıcı şeyler yapmak mümkün. Gösterinin sonunu görmeden, müzikleri önceden taslak haunde yazıyorum. Daha sonra müzik parçalarını çalabiliyorum ve müziği teybe kaydetmeden önce son değişiklikleri yapabiliyorum; zira bütün bunlar son derece esnek, adeta blok inşa etmek gibi... Gazette: Digital müziği ilk defa nerede gördünüz? Hammer: Gerçi şu anda kim olduklarını hatırlamıyorum, ama birkaç kişinin plaklarında muhteşem sesler duymuştum. Farklı insanlar Fairlight'ı aynı anda kullanmaya başladılar ve daha sonra Synclavier (bir başka yüksek bitimli synthesizer) gibi değişik markalar ortaya çıkmaya başladılar. Ve sesler de farklı olmaya başladı. İşin ilginç tarafı, bu cihazlar sesleri değiştirdiler. Sesler hiç duymadığım bir hale geldiler. Gazette: Bir bilgisayarla ilk karşılaşmanız nasıl oldu ve PC XT'yi seçmeye nasıi karar verdiniz? Hammer: İhtiyacım olan herşeye cevap verebilecek bir bilgisayardı. Örneğin Texture programı ile beste yapmadığım zamanlarda, eğer konsol başında son karışımları yapıyorsam, bilgisayar otomasyon sağlamakta; seviyeleri, ses kısmaları, kısaca herşeyi konsoluma yazmakta ve bunlar bilgisayardaki hard disk'te depolanmakta. PC XT bütün bunları benim için yapabilecek bir bilgisayar. Mesela, Yamaha'da kullandığım bütün seslerin izini takip edebilmekte. Ayrıca hard disk'te ayri bir alt directory'de depolanmış çok çeşitli seslerden oluşmuş bir library'ye de sahibim. Görüyorsunuz bunlar, tek bir bilgisayarın yaptığı üç inanılmaz farklı uygulama. Gazette: Kişisel seslerden oluşma bir library'ye sahip olma fikri müzisyenlere yeni bir dünya yaratıyor. Ses örnekleme, yarattığınız bütün bu parçaların başkaları tarafından taklit edilmesi gibi bir problem yaratacak mı? Hammer: Şartlara bağlı. Eğer bu bir ses parçasıysa, benim yapabileceğim hiçbir şey yok. Ancak sözkonusu olan benim yazdığım onaltı saniyelik bir melodi örneğiyse, bu, telif hakkının ihlali demektir. Ancak böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal vermiyorum; benden çalınabilecek birşey görmüyorum. Gazette: Miami Vice dizisinin müziklerini ev stüdyonuzda gerçekliyorsunuz? Programın çekildiği Miami'- de hiç çalıştınız mı? Hammer: Geçen sonbaharda ufak bir çekim yapıldı. O zaman kısa bir süre için biraraya geldik, Emmy ödül töreninde olduğu gibi... Gazette; Bu olay, aktörler ve prodüktörlerle biraraya gelmenizi sağladı mı? Hammer: Evet, çok eğlenmi; Dizide çalışanlar heyecan verici sanlar. Gazette: Miami Vik bölümünün müzikleri nasıl başlıyorsunuz? Hammer: İşin çoğu, gösteriyi kaba haliyle gördükten sonra gerçekleşiyor. İçgüdülerimle hareket ediyo- Tum. Başka birşey yapmak için zamanım olmuyor. Sadece içgüdülerimi kullanıyorum ve herşey ilk defada mak zorunda. Böylece fazla deği lik olmuyor. Yapılan değişiklikler sadece zamanlama, tek tek bölümlerin uzunluğu vb. gibi konularda oluyor. Gazette: Bazı bölümlerde belli bazı karakterlere veya aktörlere müzikler hazırlıyorsunuz. Bunu o anda mı yapıyorsunuz, yoksa belli bir plan çerçevesinde mi? Hammer: Ben sadece resimden çalışıyorum. Metinleri okumak ve konuya tam olarak girmek için hiç vaktim yok. Ben ilk gözlemci gibiyim; konunun ne olduğuna şöyle bir bakıyorum ve gerilimli, heyecanlı ve duygusal olmasına göre müziği besteliyorum. Bana çarpıcı gelen neyse, müziği buna hitap edecek şekilde yazıyorum. Gazette: Evinizdeki stüdyoda donanım düzeni nedir? Hammer: İki adet alfanümerik klavye; biri PC XT, diğeri Fairlight.
dizisinin bir hazırlamaya
Dizinin her yeni bölümüne müzik yetiştirmesi için sadece bir haftası olan Hammer'ın müzikleri buna rağmen müzik eleştirmenleri ve halktan olumlu notlar almakta. Bu alanda yaptığı çalışmalarla Hammer, Emmy Ödülü'ne de aday gösterilmişti.
Sonra en çok kullandığım gözde aletim olan Yamaha DX-7. Bunu MIDI aracılığıyla hemen hemen diğer bütün cihazlara bağlamak mümkün. Ayrıca bir adet Memorymoog synthesizer'ım var. Bu eski moda analog aletler içinde en güzel ses vereni. Ve bir adet Roland synthesizer... Fairlight'ı doğrudan Yamaha klavyeden çalabiliyorum. Gerçekten de Yamaha klavyeyi son derece seviyorum, en favori aletim. Gazette: Ve sonra kendi seslerinizi buna ilave ediyorsunuz, mesela Stratocaster gitar ile, değil mi? Hammer: Eğer gerçek gitar gerekiyorsa, o kısmı gitarla çalıyorum; zira bazı gitar parçalarında gerekli olan çalma teknikleri tam olarak verilmiyor. Gazette: Dijital bir makinenin bir gitarın bile yerini alabileceği bir noktaya ulaşabilecek miyiz? Hammer: Zannediyorum ki, bir gitar hissini uyandırmak mümkün. Bu, benim üzerinde yıllardır uğraştığım bir konu ve bu konuda her türlü başarıyı elde ettim. Ancak hâlâ, hiçbir zaman yapamayacağım veya en azından şimdilik yapabileceğimi zannetmediğim noktalar mevcut, zira ben, bir dijital çalgının hızla aynı anda çalınan altı adet telin etkisini nasıl üretebileceğini tahmin edemiyorum. Problem bu noktada ortaya çıkıyor; insan ile bilgisayar arasında bir arabirim. Gazette: Bazı dijital aletlerden şikayetler var. Örneğin davul makineleri. Bu tür makinelerle sesler, olması gerektiğinden daha temiz bir şekilde çıkıyor. Sadece, her zaman gerçek davulların kullanıldığını görebilecek miyiz? Hammer: Eminim ki, görebileceksiniz. Ancak bu arada şu noktaya açıklık getirmek istiyorum. Artık davullardaki o bahsettiğiniz ince hat kaybolmuş durumdadır, zira davulcular bunları artık programlamaya başladılar. Sizin bahsettiğiniz büyük ihtimalle, eski moda, alt bitimli olanlardandır. Yeni modellerde uygun programlamayla aradaki farkı anlayamazsınız, zira dinamikler sonsuz şekilde değiştirilebilirler. Bunlar eski görüşü tamamen yıkacak düzeydedirler. Özellikle Fairlight bunlara bir örnektir. Gazette: Bildiğiniz kadarıyla, sizden başkası daha önce televizyon dizi müziği hazırlamada bu çalışma temposuna ulaştı mı? Yani birebirlik bir çalışmayla video teybi alıp, müziği birkaç gün içinde hazırlama şeklinde bir çalışma? Hammer: Hiç zannetmiyorum. Bu olay, Michael Mann'ın (Miami Vice dizisinin yardımcı prodüktörü) bir anda ortaya çıkan ilhamından kaynaklandı. İlk pilot filmden sonra, bana devam etmemi ve müzikleri istediğim gibi yazmamı söyledi. Hiç kimseye bu kadar özgürlük verildiğini sanmıyorum. İşte farkı yaratan da bu; zira ben, bana karışılmadığı zaman çok daha iyi çalabiliyorum. Gazette: Bir yıldan fazla bir süredir Miami Vice dizisi için çok yoğun bir beste çalışması içindesiniz. Bunu devam ettirecek misiniz, yoksa başka çalışmalar için bunu bırakmak gibi bir niyetiniz var mı? Hammer: Sezon 22 hafta sürüyor ve ben geçen yaz boyunca albüm üzerinde çalıştım. Ama bu yaz kesinlikle daha az çalışmayı, kendime daha çok vakit ayırmayı düşünüyorum. Bu arada teklif aldığım birçok film de var, ancak şu anda mümkün olmadığı için bunları geri çevirmek durumundayım. Gazette: Bir besteci ve müzisyen olarak hayatınızı kolaylaştırmada bundan sonraki adım ne olacak? Hammer: Sınırsız bir ilham desteğine sahip olmak isterdim. Teknoloji kendi başına çok iyi ilerliyor. Teknoloji açısından hiçbir endişem yok. Ancak bazen teknolojiyi besleyen fikirleri takip edebilme konusunda endişe duyuyorum.