Commodore sayı 24, sayfa 26

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 26

Alarm! Alarm! Bir virüs gizli bir yazılım laboratuvarından kaçtı. Çok kısa bir süre içinde tüm dünyada programlara ve bilgisayarlara bulaştı. Bir sürü bilgi-işlem merkezi çoktan iptal olmuş durumda. Hiç bir çare de Üstteki paragraf bir bilimkurgu hikayesinden alınmış bir bölüm mü? Değil! Bilgisayar virüsjeri bilgisayar dünyasını gerçekten tehdit ediyor. Bunlar kendilerini yeniden üretebilen ve bilgisayardan bilgisayara yayılabilen programlar. Henüz çok yeniler. İlk kez Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden Fred Cohen 1983'te bu tür mekanizmalardan söz etmişti. “Bilgisayar virüsü” adı biyolojik bir terime dayanıyor: Virüsler, hücre çekirdeklerine girerler ve burada kalıtım maddesini (DNA) etkileyerek yeni virüslerin oluşmasını sağlarlar. Bilgisayar virüsleri de benzer şekilde davranıyorlar. Bilgisayar programlarına giriyorlar ve bunları değiştiriyorlar. Enfekte olmuş program da şekilde yeni virüs programları üretmeye başlıyor. Bilgisayardan bilgisayara bulaşmak için taşıyıcı ortamı olarak disketleri ya da iki makine arasındaki doğrudan bağlantıyı kullanıyorlar.

Bir fark: Bilgisayar virüsleri evrim sonucunda doğanın bir ürünü olarak oluşmuş değiller. Bu oluşumun sorumlusu programcılar. Merak, şüpheli bir şöhret isteği ya da zarar verme keyfi gibi güdülerle yaptılar bunu. İlk virüsler Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı büyük bilgisayarlarda ortaya çıktılar. Bunlar belirli hedefler gözetilerek yerleştirilmişlerdi. Bu hedefler farklıydı: * Bir rakibi batırmak için sabotaj, * İşten çıkartılmanın intikamı, * Veya diğer bilgisayar sahiplerine bir şaka yapma.

Yükselen ev bilgisayarları dalgasıyla virüsler özel alana da daldılar. Bazı programcılar kendi virüs programlarını oluşturmaya kalktılar. Bu, “bilgisayarda Frankenstein oynamak”'tı. Yani kendilerine de zarar verebilecek bir canavarı zincirlerinden salıvermekti. Programcıların çoğu, virüsün yaygınlaşması nedeniyle diğer bilgisayar sahiplerinin programlarını ve verilerini ne büyük bir tehlikeye attıklarının bilincinde değiller. Aslında bir virüs feci sonuçlar doğurabilecek bir olgu. Virüs, kısa bir programdır. Belleğe ya da diskete yerleşir, bir prog- Tama yapışır ve bekler. Kendini çoğaltacak bir fırsat bekler. Sistem ““taşıyıcı rütin”i çağırdığında virüs aktif duruma geçer ve kendine diskette, hard diskte, bellekte ve hattâ ilkine doğrudan bağlı ikinci bir bilgisayarda yeni bir program arar. Bunu bulduğunda başına, sonuna ya da ortasına yerleşir. Virüsün saldırısına uğramış olan program bir miktar uzar. Fakat virüsler saklı kalmayı tercih ettiklerinden, kendilerini saklar ve korurlar. Gerekirse saklı kalabilmek için, disketin girişleri bozarlar. Virüsler yalnızca kendilerini kopyalıyor olsalar bile, bellekte giderek daha çok yer işgal ederler. Programlar giderek büyür. Her rutine bir virüs yerleşebilir. Kısa süre sonra belleğin tümü virüsler tarafından işgal edilmiş hale gelir. Ve bilgisayar klinik olarak ölür. Virüslerin birçoğu yalnızca yaygınlaşmanın ötesinde ikinci bir göreve sahiptirler. Bu görev, kullanıcıya ihtarda bulunmak, onunla alay etmek ya da verileri imha etmek olabilir. Belli amaçlarla yerleştirilmiş bazı virüsler, ancak yıllar sonra ortaya çıkabilirler. Nereden kaynaklandıklabelli olmaması için, hemen aktifleşmezler. Biyolojik virüslerdeki kuluçka dönemine benzer bir süreçtir bu. Bilgisayarınızın içinde bir saatli bomba durmaktadır.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.