Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 14
Bir kimya profesörünün oğlu olan ve kendi kendini yetiştiren Fischer (46), Düsseldorf'daki “Zero-Gruppe” adlı topluluk 60'lı yıllarda fotoğraf oyunlarını sahnelediğinde onlara yardım etmeye başladığından beri fotoğraf ressamlığı yapmaktadır. Bilgisayar ile ilişkisi ise ancak beş yıl öncesine dayanmaktadır. Fotoğraf tasarımcısı Fischer “Bilgisayar benim imkânlarımı genişletti” dedikten sonra şunu ekliyor: “Ama her şeyin mümkün olduğuna ilişkin şimdi hüküm sürmekte olan çılgınca görüşe de kapılmış değilim.” Fischer yeni tekniğin daha çok yaşamdan bir şeyler eksilttiğinden endişe duyuyor ve bundan ötürü evinin dışında kiralık bir bilgisayar kullanıyor. Fischer şöyle diyor: “Saatlerce ve günlerce karanlık bir mekanda bilgisayar denilen bu şeyin önünde çöreklenmek düşüncesi bana yabancı geliyor.” Linz'e ödül: Fischer'e “Intervalle” adlı serinkanlı yapıtı dolayısıyla bir takdir ödülü veriliyor. Fischer bu ödülle, büyük bilgisayarlarda ve genellikle yarışma kurallarına uygun bir biçimde daima daha renkli, daha parlak ve daha şaşırtıcı bilgisayar grafikleri üreten ve kendileri için yeni bir dünyanın kavramsallaştırılmasının önem taşıdığı bütün Amerikalılardan ve Japonlardan başarılı olduğunu kanıtlamış oluyor. İşte Japon kadın sanatçı Naoko Motoyoshi'nin “Sabah Parıltısı” adlı yapıtı. Burada -amatör bir fotoğrafçı tarafından çekilmişcesine- açılmış mor bir boru çiçeği görülüyor. İşte Amerikan kadın sanatçı Joyce Williams'ın, pencere kenarında duran basit formlu ve ışık yansımalarıyla bezenmiş çiçek saksılarını gösteren “Saksılar” adlı çalışması. Ve özellikle de işte Amerikan ekran ressamlığının en güçlü temsilcisi Melvin C. Prucitt. O'nun Linz yarışmasına Noel ağacı süsleriyle bezenmiş çarpıcı renkler taşıyan manzara resimleriyle katıldığı görülüyor. Fizikçi, yazar ve reklam filmcisi olan Prucitt bu resmi bir Cray-Süper bilgisayarda tasarımlamıştır. Bu aygıt Los Alamos'un bomba laboratuvarında nükleer silah sistemleri geliştirmektedir.
“|
Naoko Motoyoshi'nin “Sabah Parıltısı” adlı eseri
İşte sanatsal bir trafik levhası.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 15
Ğ 5
PN
Gelişen teknolojinin sanatına bir örnek.
Paris'in “Sacré-Coeur” yakınlarındaki “Place du Tertre” meydanında Peter Kogler adlı bir Avusturyalı sanatçı çalışmaktadır. Yüz yıl önce modern resmin başladığı bu yerde bugün turistler hatıra ressamlarının şövalelerinin önüne hücum etmektedirler: Burada, isteğe göre, portreler, şehir manzaraları ya da çıplak çingene resimleri yapılmaktadır şimdi. Avusturyalı sanatçının ikametgahı buradan birkaç adım ötede ve yüksek bir duvarın arkasındaki pek de tekin olmayan bir bahçenin içinde bulunuyor. Uzun boylu, benzi soluk bir çocuğunkini andıran, kısa saçlı, çenesi sinekkaydı tıraşlı genç bir adam tek odalı ve atölye olarak kullanılan evinin kapısını açıyor. Şu anda 28 yaşında olan Peter Kogler'i bilgisayar oyunu dalında hemen hemen kimse tanımıyor, ama sanal alanında neredeyse bir yıldızdır o. Kendi kendini yetiştirmiş olan Innsbruck'lu bu sanatçı Akademi'den, buraya yalnızca bir devam ettikten sonra, kaçıyor ve Basel, Hamburg, Köln ve New York kentlerinde sergiler açıyor. Daha 1984 yılında, “Yeni Geometri” adını taşıyan sanat akımının süper yıldızları Armleder, Federle ve Rokkenschaub ile birlikte Viyana'nın avantgarde galerisi “Naechst St. Stephan”'a kabul ediliyor. “Neo-Geo-Sergisi”'nin başlığı ise şöyle: “Çizim, Dalgalar, Sinyaller”'. Bizzat Kogler de kendi çalışmalarını “ilkel büyük çizimler” olarak tanımlıyor. Bu çalışmalardan bir tanesi yarısı yapılmış durumda duvara asılı duruyor; halı boyutlarında ve sarı, mavi, kırmızımsı Raster-labirentleriyle basılmış üç adet tuval de yere konulmuş. Geometrik dokunun arasından yavaş yavaş gözler ve ağızlar şematize edilmiş bir tarzda ortaya çıkıyorlar. Kogler “Portreler” diye açıklıyor kısaca ve ekliyor: “Nokta-Nokta-Çizgi ilkesine göre yapılmış.” Peki Kogler acaba nasıl yaratıyor bunları? Kogler bu sorumuza karşılık tek kelime etmeden PC'nin slotuna disket üzerine disket sürüyor. PC arzulanan grafik programlarını alıncaya kadar devam ediyor bu işlem. Bundan sonra, çalışma masasının üzerindeki ve Kogler tarafından idare edilen Maus'un çıkardığı sesten başka hiçbir şey duyulmaz oluyor. Birden, spreyle yapılmış gibi püskürtme bir resim ortaya çıkıyor ve bu resmin ikiye, dörde bölündüğü ve çoğaltıldığı görülüyor. Kogler istediği şeyi elde edinceye dek devam ediyor bu. O'nun istediği şey ise şudur: Sayısal (digital) portreleri için temel yapı taşı olan dört köşeli bir resim elemanı. Kogler bu elemanın baskısını yapabilmekte, onu bir fotokopi üzerine aktarabilmekte ve daha sonra da baskı için ipeği hazırlayabilmektedir. O zaman da bilgisayar aracılığıyla tek tek elemanların düzenine ilişkin kurguyu tasarımlayabilmektedir. Kogler'in çizgi-portreleri 2.40 x 1.50 metre ebadındadır. Fiyatları ise 7 ila 8 bin Mark arasındadır. Kogler'e göre bunlar “ekran başında neredeyse şiddetli duygularla yürütülen çalışmanın” güzel sonuçlarıdır. Paris'te yaşayan bu Avusturyalı, bilgisayar-meraklıları kuşağının bir sanatçısıdır. O'nun hakkında şunları söyleyebiliriz: Tercihleri: Bilimkurgu ve Steven Spielberg'in filmleri. Perspektifleri: Yok. Tutumu: Yazgıcı. Resimleri: Yüksek teknoloji insanının soğuk maskeleri. Kogler şöyle diyor: “Simule edilmiş bir elektronikevrende insandan arta kalan şey, zaman dışı donuk bir sırıtıştır.”
15