Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 17
GeoNet'in, 64 şebekesindeki etkinliği, eğitimcilerin cihazın sınıf potansiyeline bir daha ve pek yakından bakmalarına sebep olabilir. GeoNet'in Girdi/Çıktı işlemini yapan ve 64'ü şebekeye bağlayan donanım kartı, aynı zamanda disket sürücünün yerini alıyor; ve bir sınıfta bireysel floppies dağılımının yaratacağı sınırları yok ediyor.
“Her şebeke donanımı kartının bir 512K RAM genişleme ünitesi var” diye açıklıyor Dougherty. Bu ünite esas olarak, her öğrencinin bilgisayarında bir ramdisk yaratıyor, böylece öğretmenin hard disk'inden doldurulacak dosyalar için geniş yer açılmış oluyor.”
ARTIK HEPSİ BİR ARADA
Dougherty diyor ki, “Sınıftaki bütün sistemler, öğretmenin disketini otomatik olarak boşaltacaklar. Ve, hard disk üzerinde her öğrenci kendi rehberine sahip. Tek tek sınıfların ötesinde, daha başka geoNet uygulamaları ve fırsatları da var. Teknolojinin Compact Disc Read Only Memory (CD-ROM) dahil, donanım yoluyla geniş miktarda bir bilgi depolama çağına girerken bu yetenekler uzaktan hayal meyal gözüküyor. CD-ROM'un yapabileceği işler muazzam şeyler; mesela, bir tek disket koskoca bir ansiklopediyi, belki daha bile büyük bir kaynak kitabını depolayabiliyor (cihaza yükleyebiliyor). Bu suretle öğrenciler milyonlarca kelimelik metinlere, yüzbinlerce fotoğrafa olduğu kadar ses ve müzik kütüphanelerine de ulaşma imkanına kavuşacaklar.
HAFIZA YETERLİ Mİ?
64 K modeli bir bilgisayar, sonsuza dek genişleyebilen hafızanın söz konusu olduğu bir alanda, öğrenim ihtiyaçlarını karşılayabilir mi? Richart “Kesinlikle evet” diyor. “Aslında” diyerek sözlerini sürdürüyor: “Bazı düzeylerde 64 K'dan fazlası şüphe götürür.” MacIntyre, Commodore'un 1764 RAM genişleticisinin ek bir 256 K'sı olduğuna işaret ediyor. Bu ek 256 K, genişletilmiş hafıza isteyen okullar tarafından talep ediliyor, ama kendi orijinal noktasına avdet ediyor. “Bazı okullar, hiç de ihtiyaçları olmayan özelliklere sahip cihazları satın almak için çuval dolusu para harcıyorlar. Firmanın yüz yüze kaldığı bir başka pazarlama unsuru ise, öğrenim piyasasında kullanılan bilgisayarların ille de “gerçek” hayatta yani iş dünyasında kullanılan bilgisayarlara benzemesi gereğine inanılması. Çünkü bu dünyaya IBM ve MS-DOS hükmediyor. Çoğu kimse, öğrencilerin DOS'lar ve yardımcı yazılım ile PC'lerde eğitim görmesi gerektiğini savunuyor. “Donanım konusunda aşırı titizlenen kimseler” diyor MacIntyre, “bilgisayarların öğrenim sahasında neler başarabileceğini görmezler.” Lilly Toback'ın görüşüne göre, makineler ya da işletim sistemleri konusunda çok titizlenenlerin yaptıkları hata, farklı cihaz ya da makinelerin öğrenim alanında bambaşka meziyetlere sahip bulunduğunu göremeyişleri. Toback'a göre asıl mesele genel olarak bilgisayarlara aşina olmak; yoksa, bir tek özel cihaz ya da işletim sistemine aşina olmak değil. “Biz bir programcılar nesli üretiyoruz” diyor. “Biz öğrencilerimizin daha ziyade, bilgisayarlarını bilerek kullanan kişiler olmalarını arzu ediyoruz. Onları bu yönde yetiştirmek istiyoruz. Commodore cihazlarının bu gayeyi gerçekleştirdiğine hiç şüphe yok. Commodore'a bir bilgi yüklemeyi öğrenen bir öğrenci, IBM ya da Wang'a da pekala bilgi yükleyebilir. Commodore'da hesaplama yapabilen bir öğrenci, DEC cihazında da aynı hesap işlemini gerçekleştirebilir.” Öğrencilerin sadece okulda değil, mezun olduktan sonra da o cihazdan bu cihaza geçeceklerinin farkında olanlardan biri de Toby Koch. Bu sahada egemen olan, işletim sistemi yaklaşımının eğitimde ilkel bir tavır olduğunu vurguluyor: “Bu tıpkı, insanların tek öğrenmeleri gereken lisanın İngilizce olduğunu, çünkü doğdukları şehri hiçbir zaman terk etmeyeceklerini iddia etmek gibi bir şey.” Halbuki ya da önünde sonunda öğrencilerin çoğu doğdukları şehri terk ediyorlar. Tıpkı çoğunun, sonunda birden fazla bilgisayarla karşılaşmak zorunda kaldıkları gibi. Bu bilgisayarların hepsi Commodore marka olmayacak. Ama 64'lerin ve 128'lerin size sağladığı temel bilgisayar uzmanlığı her öğrencinin üstüne bilgisini inşa edebileceği bir temel oluşturacak.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 16
GEOS'A GİRİŞ
Okullar, 64'ü ihmal etmekle bir Commodore'a veri yüklemeyi öğrenen bir talebe, IBM ve WANG'a da pekâlâ yükleyebilir.
sat mı kaçırdı dersiniz? Berkeley Softworks'ün başkanı Brian Dougherty böyle düşünüyor: “Şurası muhakkak ki, 64 modeli gözden kaçırıldı” diyor, bilgisayarların çoğu okul sistemlerindeki konumuna bakarak. Berkeley'in 64 için çok geniş tatbik imkanları sunan kendi GEOS paketi, cihazda öğrenim ilgisinin doğmasına neden oldu. Günümüzde GEOS'un artık tüm 64 bilgisayarlarına dahil edilmesi, zaten makul bir fiyata satılan bu cihazın, öğretmenlerin dört gözle aradığı verimlilik yazılımı türlerini de edinmesi demek. Dougherty'nin de bizzat dediği gibi, “64'ü geçen okullar, GEOS'u da akıllarından geçiriyorlardı.” Dougherty öğrenim piyasasına, hedefleri daha bir belirlenmiş olarak yaklaşıyor.
Berkeley Softworks, yeni geoNet modeliyle, sınıf şebekesine erken ve belki de önleyici bir giriş yapıyor. Brian Dougherty'nin bildirdiğine göre, geoNet ile bir 64, bir monitör ve bir geoNet genişleme kartından (expansion card) oluşan güçlü bir öğrenim çalışma istasyonu, 500 dolar gibi pek ucuz bir fiyata tesis edilebilir.