Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 12
EĞİTİM PROGRAMLARI
BDE projesinin en can alıcı noktası eğitim programlarıdır. Çağdaş bilimsel düşüncenin verildiği iyi bir eğitim paketinin hangi bilgisayarla verildiği hiç önemli değildir. Bugün Türkiye'de birçok yazılım firması vardır. Fakat program kavramı iyi anlaşılmadığı ve kopyacılık hâkim olduğu için bu firmalar gelişememiştir. Hele eğitim paketlerinden hemen hemen hiç para kazanılmadığından, eğitim paketi yazılımı yok denecek kadar azdır. Fakat yerli yazılım altyapısı olmadan BDE projesinin yürütülmesi mümkün değildir. İthal eğitim paketlerinin Türkçeleştirilmesi, yerli yazım ve süreç içinde yerli ve yabancı eğitim paketlerinin güncelleştirilmesi gerekliliği düşünüldüğünde yerli yazılımın gerekliliği ortaya çıkmaktadır. - Ulusal çerçevede bir BDE semineri hazırlanmalı, BDE için bir strateji, plan ve takvim saptaması için yerli yazılım ve donanım altyapısı gözlenmelidir.
- Yazılım ve eğitim kuruluşlarından şu zamana kadarki çalışmaları istenmeli, var olanlar ve yapabilecekleri saptanmalıdır.
- Yazılım ve eğitim kuruluşlarından BDE projesine hazırlayabilecekleri eğitim programlarının özellikleri, konusu, süresi, maliyet analizleri istenip bakanlıkça incelenmeli, uygun görülen projeler kredi ve yardımlarla desteklenmelidir. Çünkü yazılım süre ve para isteyen bir çalışmadır.
- Yabancı eğitim paketleri başlangıçta en büyük kaynağı oluşturacaktır. Yabancı eğitim paketlerinin Türkçe'ye adaptasyon işlemlerine hemen
SONUÇ
Türkiye bugün dünyanın en büyük BDE projesini gündeme getirmiştir. Proje gerçekleştiğinde Türkiye'de her 10 öğrenciye bir bilgisayar düşecek şekilde bir eğitim sistemi getirecektir. (Amerika'da 36 öğrenciye bir bilgisayar düştüğü, bir sınıfa bir-iki bilgisayar düştüğü gözönüne alındığında eğitim sistemimizdeki meydana gelecek değişiklik ve projenin büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.) Böyle, bütün dünyanın izlediği ve merak ettiği büyük bir projeye “kara girmeyelim. BDE projesi için bir strateji, plan ve takvim hazırlayalım. Olmayanı tartışmak yerine, yapılanlar ve eksikler üzerine tartışmak daha verimli olur. Fakat başlangıç için de olsa bazı şeylerin belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. BDE projesinin, bilgisayardan önce eğitim paketlerine ihtiyacı olduğunu hiçbir zaman unutmayalım. BDE projesi tüm bilgisayar ve eğitim camiasının elele üstesinden gelmesi gereken bir projedir. Bunu başarmak da bilgisayar ve eğitim camiasının görevidir.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 13
Commodore 64 ile 128 modellerinin, fiyatlarına nisbetle fevkalâde performans gösterdikleri artık bir sır değil. Okulların bu bilgisayarlara ödediği bedelin, hiç bir yerde halkın satın aldığı fiyata yaklaşmayışı çok garip. O parmağında on marifet olan ve fiyatı daha ucuz Commodore cihazlarından niçin dersanelerde daha çok sayıda bulunmasın? Önümüzdeki aylarda tüm bu şartların değişeceğine dair işaretler var. USA Today'de neşredilen ve pek çok kaynaktan yararlanılarak hazırlanmış son makalelerden birine bakılırsa, devlet okullarındaki bilgisayarların yüzde 12'si Commodore markasını taşıyor. MS-DOS cihazlarıyla öğrenim pazarında iş yapanların muhtemelen en enerjiği sayılabilecek Tandy'nin payı sadece yüzde 14; IBM'inki topu topu yüzde 6, yani Commodore'un dersanelerdeki sayısının yalnızca yarısı. Commodore 64'ün ve bir dereceye kadar 128'in başarısı, fiyatlarının makul olmasıyla ve bu sayede herkesin satın alabilmesiyle açıklanabilir. MS-DOS cihazları gibi öbür bilgisayarların fiyatlarındaki keskin düşüşler bile, onları henüz Commodore 64'ün fiyat seviyesine indiremedi.
| ama 4
KEITH FERRELL Çev: Jülide Ergüder
Ne var ki, öğrenim piyasasında kıran kırana bir rekabet hüküm sürüyor. O kadar ki, yüzde 12'lik piyasa payı dahi süratle aşınabilir. Öğrenim piyasası bölümünü henüz oluşturmamış bir Commodore firması, 64 ve 128 modellerinin dersanelerdeki saltanatını devam ettirebilir mi? Çoğu kimse, Commodore'un bu işi başarabileceği kanaatinde.
PİYASAYA HİZMET
Şirketin satış ve pazarlama bölümünün genel müdür başkan yardımcısı Richard McIntyre, Commodore'un şimdilerde hırslı bir hamleyle piyasaya daldığını belirtiyor: "Piyasası, bizim çok erken tarihlerde, fevkalâde başarı kazandığımız bir dal. Gelin görün ki, DOS kapasitemiz olmadığından gerektiği kadar faydalanamadığımız bir dal." Commodore artık piyasa ile rekabet edebilir nitelikteki kendi MS-DOS bilgisayarını geliştirdi. PC-10 tipi bu model, Amiga dizisinin yanı sıra, sekiz-bitlik cihazların eriştiği teknolojinin de ötesine geçen bir çok ileri seviyedeki özellikleriyle, MS-DOS muadili. “Commodore'a ilgi duyan satıcılar ve eğitimciler” diyor McIntyre, “sanayideki en marifetli mamul dizisini sunuyoruz.” mikrobilgisayar pazarının her alanına hitap eden cihazlar geliştirdiği için, Commodore'un piyasadaki varlığının gün geçtikçe genişleyeceğinden emin. “Öğrenim piyasasındaki payımızın önümüzdeki on iki ayda artacağına hiç şüphe yok” diyor. Şirketin yeni cihazları piyasada heyecan uyandırırken, Commodore'un 64 ve 128 modellerinin okullara yönelik satışları da her zamanki müşterilerimizin yanı sıra devam ediyor. Lilly Meizner Toback, “Meizner Business Machines” adlı bir firmanın işletme müdürü. Toplam 44 yıllık bir mazisi olan bu firma, kuzeydoğu eyaletlerindeki pek çok büyük okul sistemlerine öğrenim donanımı ve yazılımı temin ediyor. Toback'in firması on yılı aşkın bir süredir Commodore ile işbirliği yapıyor. On sene evvel de, şirketin PET bilgisayarlarını devlet okullarına satmaya başlamıştı. Bugün aynı piyasaya Commodore cihazları satışına devam ediyor. Kıyasıya bir rekabet içindeki imalatçılar ve Apple'ın öğrenim piyasasına yönelik pazarlama programına rağmen Toback, geçen bir kaç senede, okullara binlerce 64 ve yüzlerce 128 sattı. “Commodore'un sıradan insanın bütçesine uygun” diyor Toback, “okullarda çok sayıda öğrencinin, makul bir fiyata, cihaz üstünde bizzat tecrübe edinmesine imkân veriyor. Okul sistemlerinin çoğu bütçelerinin iki yakasını bir araya getirebilmek için hayli sıkıntı çekerken, Commodore'un özellikleri ve fiyatı onu çok câzip kılıyor.”