Commodore sayı 17, sayfa 41

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 41

TUNA ERTEMALP

Yeni yazı dizimize hoşgeldiniz. Konumuz, COMMODORE 64'e bağlanan disket ünitesi 1541. Gerçi hepinizin 1541'i olmadığını biliyoruz. Ancak böyle kullanışlı bir alete sahip olan okurlarımızı yalnız bırakamazdık. Hem daha disket kullanımına geçmemiş COMMODORE 64 kullanıcıları, belki bu dizimizden sonra fikirlerini değiştirirler, kim bilir? Daha önceki sayılarımızda, yeri geldikçe disket ve disket sürücüsü kullanımı hakkında çeşitli programlar ve yazılar sunmuştuk. Eğer onları dikkatlice okumuş ve incelemiş okuyucularımızdansanız, dizimizi izlemek size hiç de zor gelmeyecektir. Gene de herşeyi adım adım ve en basit seviyeden en üst seviyeye doğru çıkararak anlatacağız. Dizimizin genel bir çerçevesini çizmek gerekirse... İlk bölümde, yani şimdi, kayıt araçlarının geçmişini ve bugününü (biraz da geleceğini), türlerini, yapılarını, farklılıklarını göreceğiz. Bu bize, bir disket ünitesinin ne olduğunu ve nasıl çalıştığını ileride daha rahat anlamak açısından sağlam bir temel oluşturacak. Sonraki bölümleri tamamen VC 1541'e ayıracağız. Disket sürücünüzü kutusundan çıkarmanızdan başlayıp basit kullanımlarıyla devam edeceğiz, LOAD ve SAVE işlemleri gibi. Sonra işin daha incelikli kısımlarına geçip, diskete komut göndermenin yöntemlerini göreceğiz. Sonra sıra gelecek değişik dosya türlerini tanımlayıp kullanmaya. Böylece disket sürücümüzü BASIC yardımı ile nasıl sömürebileceğimizi(!) tamamen görmüş olacağız. Ondan sonra sıra gelecek bilgilerin disket üzerinde nasıl kaydedildiğini görmeye. TRACK ve SECTOR düzenlerini inceleyeceğiz. Haa, sırası gelmişken, bu iki kavramın ne demek olduğunu, eğer bilmiyorsanız, birazdan göreceksiniz. Eveet, bu inceleme de bitince, ilk yapacağımız iş bu düzeni BASIC yardımıyla nasıl emellerimize alet edebileceğimizi görmek. Bu arada yaptıklarımızın sonuçlarını daha rahat görmek için bir de “Disket Monitörü” kullanmaya başlayacağız. Disket yapısının ıcığını cıcığını çıkarınca da dizimiz bitecek. Ama ondan sonra da muhtemelen Ayhan Kalaylıoğlu'nun ileri programlama yöntemleri ve makina dili kullanımıyla disket üzerinde neler yapabileceğinize dair yazısı başlayacak. Herhalde çok heyecanlı olacak!.. Artık başlayalım... Bilgisayarların ilk çıkışından bu yana en büyük sorunlardan biri, bilgisayara verilmesi gereken ve bilgisayarın işleyip bize geri sunduğu bilgi yığınlarının nasıl saklanacağıdır. Bunun için ilk kullanılan şeyler kağıt ve kart oldu. Tıpkı bugünkü teleks makinaları gibi, şeritler veya kartlar üzerine delikler delerek bilgisayarla haberleşme yapılıyordu. Bu kartlar günümüzün bilgisayar terminallerinin ve programlarımızı sakladığımız kayıt araçlarının yerini tutuyordu. Ana işlem ünitesine programları göndermek için, program önce özel aletlerle delikli kartlara geçiriliyor ve bu kartlar bilgisayara bağlı bir okuyucu makinaya takılıyordu. Bilgisayar da programı, tıpkı bugün kaset veya disketten yaptığı gibi, kartlardan okuyordu. Ve gene tıpkı bugün kaseti veya disketi sakladığınız gibi, o günlerde de çekmeceler dolusu kart saklanıyordu. Tüm bu zahmetli günlerin üstünden sadece 20 yıl gibi kısa bir süre geçti. Sonra günün birinde manyetik özelliklerin kullanılması akla geldi. Manyetik bir yüzeyin üzerine gene manyetik bir kafayla bilgiler yazılıp, yüzey üzerindeki parçacıkların manyetik yönünü algılayan bir kafayla da bilgi okunabilirdi. Bunun gerçekleşmesi bir devrim oldu. Artık daha az bir alan üzerine çok daha fazla bilgi saklanabiliyordu. Gerçi bu bilgi miktarı günümüz kayıt araçlarının yanında çok küçük kalıyordu ama gene de o dönem için çok büyük bir gelişmeydi. Manyetik araçların ilki bildiğimiz bantlardı. Ama o zamanlar müzik kasetleri değil de çok daha büyük ve kalın makara bantlar kullanılıyordu. Günümüzde de bu bantların daha hızlı ve gelişmiş olanları, bilgisayar sistemlerinin vazgeçilmez parçalarıdır. Bunun nedeni, RAM veya disket üzerinde aynı miktardaki bilgiyi saklamanın bant üzerinde saklamaktan

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.