Commodore sayı 17, sayfa 10
Sayfanın metni

Sayfa 10

M. ALİ KUNTHAN

Psikolojideki öğrenme konusuna bir göz atacak olursak; hayvanların daha çok içgüdüleri ile yaşamlarını sürdürdüklerini, içgüdülerin öğrenilmeden yapılan kalıtsal davranışlar olduğunu, diğer bazı davranışların ise öğrenme yoluyla sonradan kazanıldığını görürüz. Biyolojik açıdan içgi düler, doğuştan olan ve sinir sistemi deki sinaptik bağlardan oluşan birtakım değişmeyen sinirsel örüntüler olarak açıklanabilir. Öğrenme olgusuna geri dönecek olursak: Öğrenme, organizmanın çevresine uyum sürecinde geliştirdiği bir davranış değişikiği, ihtiyaçları daha iyi karşılayacak biçimde davranışları düzene koyma ya da karşılaşılan yeni ve beklenmedik bir durum karşısında davranışlarda da yeni bir düzenlemeye gitme vb. biçimlerde tanımlanabilir. Öğrenmenin biyolojik temelini ise yine sinir sistemi oluşturmaktadır. Ancak bu kez, içgüdülerden farklı olarak, sinir sistemindeki yeni sinaptik bağların kurulması ile oluşan örgütlenmeler sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, öğrenme bir tür davranış değişikliğidir. Fakat iki tür davranış değişikliğini birbirinden ayırt etmek gerekir. Bazı davranış değişikliklerini makineler ve ilkel organizmalar da gerçekleştirebilir. Eğer bir makine karşılaşacağı olası durumlarda nasıl bir davranış değişikliğine giderek 0 durumdaki problemi çözeceği konusunda bilişi ile donatılmış ise, yani bu gibi olası durumlar karşısında nasıl davranacağına önceden programlanmış ise, makinenin karşılaştığı çeşitli durumlara göre değişik alt-programları yürürlüğe koyarak gerçekleştirdiği böylesi davranış değişikliklerini bir tür öğrenme sayamayız. Çünkü bu değişikliklerin kendileri de, kapsayıcı bir programın parçası olmak bakımından önceden belirlenmişlerdir. Bu nedenle bu tür durumlarda, sistemin davranışını gerçek anlamda değiştirdiğini söylemek doğru olmayacaktır. Tek ve değişmez bir davranış biçimi vardır; bu da alt-davranış biçimlerini yöneten ana programın kendisidir. Gerçek anlamda bir davranış değişikliği, yani “öğrenme” hatta “buluş” olarak nitelenebilecek bir davranış değişikliği, nasıl karşılık verileceği önceden belirlenmemiş bir durum karşısında organizmanın O duruma uyum yapabilecek biçimde davranışlarını değiştirebilmesidir. Başka bir deyişle, organizmanın (makinenin ya da bilgisayarın), beklenmedik bir durum karşısında davranacağı konusunda önceden hiçbir bilişiye sahip olmadığı halde, karşılaştığı problemi çözebilmesidir. Ancak sistemin bu gibi durumlara ilişkin hiçbir programı yoksa, sistemden herhangi bir çözüm arama çabası beklemek mümkün değildir. Sistemin genel anlamda bir “problem çözen programı” elbette olmalıdır. Fakat bu genel problem çözücü program, belirli bir problemin çözümüne ilişkin olmamalı; herhangi bir problemin, herhangi bir biçimdeki çözümüne yönelik olmalıdır. Gerçek anlamda öğrenmeden ya da bir problemin çözümünü “bulmak”? tan, bunun gibi genel bir programın işleyişini anlamak gerekir.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.