İşleme
biliriz: Klavye giriş aygıtıdır, metin işleme programı işlem yapan bölümdür, Floppy, Yazıcı ve Monitör ise çıkış aygıtlarıdır. Monitör ve kimi zaman da yazıcı özel bir konuma sahiptirler, çünkü bunlar insana metin işleme sürecini, denetleme imkânını sağlayan kontrol aygıtları olarak hizmet görürler. Örneğin, eğer siz bir hata yapacak olursanız, ekranda yanlış bir harf belirecek ve bu da sizi hatanızı düzeltmek için harekete geçirecektir. Bu açıdan bakıldığında, burada küçük çapta bir kurallar döngümistik | sünden bile sözedilebilir. Bu sistemin her bölümü arasında kesim bölgeleri bulunmaktadır. Siz bu kesim bölgelerinden bazılarıyla ilgilenmek zorunda değilsiniz, çünkü bunların taşıdıkları önem sistemin iç yapısıyla ilgilidir ve bunlar bizzat bilgisayar tarafından denetlenirler. Bilgisayarınızın depo yönetimi buna örnek gösterilebilir. Ama bütün dışsal kesim bölgelerinde durum farklıdır. Kuşkusuz bu kesim bölgelerinden en çok bilineni insan ile bilgisayar arasında yeralan klavyedir. Eğer bu kesim bölgesi yanlış kurulmuşsa, sık sık yanlış yazacağınızdan dolayı, hata oranı büyük ölçüde artar. Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki, lastik klavye denilen klavyeler metin işleme konusunda hepten en uygunsuz olanlarıdır. Öte yandan, bilgisayar ile monitör ve Floppy ile yazıcı arasında da kesim bölgeleri vardır. Herhangi bir şeyin işlenememesinden çoğunlukla bu geçiş bölgeleri sorumludurlar. Bir bilgisayar satış firmasına gittiğinizde, eğer orada sergilenen aygıtların sadece pırıl pırıl diş görünüşlerini incelemekle kalmayıp bunların ötesini araştıracak olursanız, sizi şaşkınlığa uğratacak şeyler keşfedebilirsiniz. Hemen her aygıt başka bir kesim bölgesiyle donatılmıştır. Buysa, bilgisayara ilgi duyan, ama bu alanda deneyim sahibi olmayan kişinin epey ca- 'nını sıkan karmakarışık bir görünüm sunar. Bunun yarattığı şaşkınlıktan bilgisayar satış firmasının uzman personeli de tam anlamıyla kurtulmuş lerans yazıcımız Fujitsu DX 2100, öneri değildir sıklıkla. İşte bu yüzden, müşteriye çalışmayan sistemlerin de tavsiye edildikleri görülmektedir. Gerçi Müşterinin de satıcının işini kolaylaştırdığını söylemek zordur; çünkü tüm sistemi bir defada satın alanlar azınlıktadır, pek çokları bunu ekonomik durumları elverdiğince parça parça edinirler. Aslında sistem, değişik kesim bölgelerinin çeşitliliğinin ardına gizlenmiştir. Doğal olarak birçok yapımcı, bilgisayarları için kendi ürettikleri çevre aygıtlarını satmak ister. Commodore'un seri halindeki IEC- Taşıtı'nın yalnızca Commodore'da bulunmasının nedenlerinden biri de herhalde budur. Yapımcılar tarafından yaygın olarak kullanılan bir başka hile de şudur: Sinyal aktarımı teminde standardı korumak (gelişim giderlerinden tasarrufu sağlamaktadır bu), ama öte yandan da bilgisayara kendi geliştirmiş oldukları yuv: ları takmak... Böylece, bunların hiçbir yerde serbestçe satışa çıkarılması olanıdır.
Resim 1: PC 10 Sisti
temi- Üzerinde durulacak bir sistem
Resim 2:
Protext, C128-Sistemi'ne profesyonel yel
sağlıyor.
Resim 3: Ref
Resim 4: FX-85 ve C64: İyi bir
C128-Sistemi'ne en uygun güvence altına alınmış olmaktadır. Gene de, bazı kurnaz yapımcılar ve aracı firmalar bu yapımcının aygıtlarını başka bir yapımcının bilgisayarına bağlamanın yolunu bulmuşlardır. Bunlar, her iki aygıt arasında devreye sokulabilen Interface'ler oluşturmuşlardır. Bu Interface'ler Bit ve Byte birimleriyle ilgili olarak çevirmenlik görevini üstlenen araçlardan başka bir şey değildirler. Bu araçlar anında çeviri yoluyla farklı aygıtların birbirlerini anlamalarını sağlarlar. Ama ne yazık ki, her «dilmaç”” değişik yapımcıların geliştirdikleri bütün dilleri anlayamaz. Nerdeyse her biri için başka bir dilmaça gereksinim duyulur. Bütün bu söylenenler sizde büsbütün mü şaşkınlık yarattı acaba? Umarız yaratmamıştır. Hem zaten bu karışıklığa -konuyla ilgili daha küçük bir alana el atarak da olsa- artık bir son verip sırasıyla on adet sistemi tanıtmak istiyoruz size. Bunlar sınanmış ve çalışan sistemlerdir. Bu arada her ke-
Imanya'da
sunulan seçenekler çok yakında ülkemizde de yazarların hizmetine sunulacaktır.
seye göre bir sistem seçilmesine dikkat ettiğimizi de belirtelim. Burada en önce PC 10'u ele almamızın nedeni de budur.
SÜPER SİSTEM
PC 10 (resim 1) bir MS-DOS bilgisayarıdır. Adını, onun sistemini programlamış olan Microsoft-Disk Operating System adlı yazılım firmasından almıştır. MS-DOS kişisel bilgisayarlar için CP/M'nin yanısıra en yaygın sistemdir. MS-DOS'un temelinde Intel 8086 ya da 8088 mikroişleyici bulunur. Inter 8086'nın gerçek bir 16-Bitlik mikroişleyici olmasına karşılık Intel 8086'dan farklı olarak yalnızca 8-Bit-Bilgi taşıtına sahiptir. MS-DOS için herkesin hoşuna gidecek hemen her türlü program mevcuttur. Microsoft Word (Fiyatı: 1708 Mark, resim II) ya da Mikropro Wordstar (Fiyatı: 1470 Mark) gibi üst düzeyde programlar bunlar arasındadır. Ama aynı zamanda bir Vizawrite PC de mevcuttur. Bu sistemin avantajı işleme sürecinin yüksek hızından, programların mükemmel fonksiyon donanımlarından ve 80 simgeli ekran görüntüsünden kaynaklanır. Bir PC 10 ile kural olarak yalnızca monokrom bir monitör üzerinde çalışılabilir. Ama istenirse, PC 10'u çok sayıda delikli kartlarla ve bu arada bir renkli kartla donatmak mümkündür. Bir yazıcının PC 10'a bağlanması son derece kolaydır; çünkü bunun için basit bir standart kabbilgisayar ile yazıcı arasına takılması yeterlidir. Biz PC 10'a fiyatı 1400 Mark'ın üzerinde olan Fujitsu DX 2100'ü bağladık. Bu yazıcı PC 10'un ideal bir tamamlayıcısıdır. PC 10'un klavyesi de daha ucuz sistemlerinkinden çok daha iyidir doğal ola-
etin işleme
sistemini kurmadan önce ihtiyaçlarınızı saptayıp alım gücünüzü belirleyin ve daha sonra seçiminizi yapın.
rak. Bu klavye hızlı ve zahmetsiz çalışmayla ilgili bütün talepleri karşılayabilecek özellikte olup yassı bir for- Ma sahip ayrı bir muhafaza içine yerleştirilmiştir. PC 10 sisteminin bütün fonksiyonlarını bir bir saymak bu yazının sınırlarını aşar, ama 64'er Dergisi'nin büyük bir bölümünün PC 10'a hasredilmiş olması bile bu aygıtın verimlilik kapasitesine tek başına ışık tutabilir. Bu sistemin fiyatı, Microsoft Word da dahil olmak üzere yaklaşık 9320 Mark dolayındadır. Ama etraflıca araştırıldığı takdirde birkaç bin Mark daha ucuzunu bulmak da pek o kadar zor değildir.
SESLİ AMA GÜZEL
Size tanıtmak istediğimiz ikinci sistem (resim 2) 1901 monitörlü, 1571 Floppy-Sürücülü ve Uchida DWX
305 papatya-teker yazıcılı C128'dir. 80 simge ile çalışan ve doğru bir yazılımla çok iyi işler çıkarabilecek yeteneğe sahip bir bilgisayardır C128. 1571 Disket-sürücüsü görece hızlı olup 5 1/4 disket üstünde 340 KByte depolayabilmektedir. C128 80 simgeli görüntü için çok uygun düşen 1901 monitörü ile birlikte bölümleri arasında harmoni sağlayan bir sistemdir. C128 ile uyum sağlaması için biraz dikkat gösterilmesi gereken tek aygıt yazıcıdır. Biz C128 için Uchida DWX 305 yazıcısını üç nedenden dolayı seçtik: Birincisi, bu aygıt çok sayıda tekeriyle mükemmel bir yazı kalitesine sahiptir; ikincisi 598 Mark fiyatıyla son derece ucuza gelmektedir ve son olarak üçüncüsü de bu aygıtın merkezcil bir kesim-bölgesine sahip olmasıdır ki, C128 bundan farklı tarzlarda yararlanabilmektedir. Bir papatya-teker yazıcısı hiçbir zaman bütün simgeleri ve bu arada da C128'in grafik simgelerini yazabilecek güçte olmadığından buna bir çözüm bulunması gerekir. Ama bu sorunun çözümü son derece basittir. C128 ile yazıcı arasına basit bir User- Port kablosu çekilir (kablonun fiyatı yaklaşık 50 Mark'tır). Ne yazık ki, bu yöntemin beraberinde getirdiği şöyle bir dezavantaj vardır: User- Port aynı zamanda yazılımla da kullanılmak zorundadır. Bunun yönlendirilmesini bu sisteme ait bir yazılım gereci olan Protext 128 (89 Mark) üstlenmiştir. Bu metin programı hemen her yazıcı için optimal bir uyumu mümkün kılar. Bu durumda Uchida'nın yönlendirilmesinde herhangi bir sorun ortaya çıkmaz. Bu sistemin fiyatı toplam olarak yaklaşık 3830 Mark'tır.
Resim 5: Uchida DWX 305 gibi
İĞNE VURUŞLARI
Üçüncü sistem (resim 3) bir önce
tanıtılmış olandan yalnızca bağlanan yazıcı yüzünden bir farklılık sunar. Bu sistemin referans verdiğimiz yazıcısı Fujitsu DX 2100 evrensel bir güzel yazının gerçek bir ustasıdır.
Resim 6: SG-10 ile C64 kendini çok iyi ifade eder.
Resim 7: 1201
Resim 8: Ritemi
kullanım sunduğundan bu açıdan hiçbir sorun çıkarmaz. Sivri ve keskin “Near Letter” tarzındaki yazısıyla saniyede 44 simgeyi kağıda vuran bu yazıcı kendi türünde bir mucize yaratır. 9-İğne-matris yazıcı olarak DX 2100 bir teker-yazıcısının çok güzel yazı karakteriyle, bir matris yazıcısının hızını ve esnekliğini bünyesinde toplamıştır. DX 2100'ün bilgisayara bağlanması için biz yine basit bir User-Port kablosunu tavsiye ederiz, çünkü bu kablo mümkün olan en büyük esnekliği koruyabilmekte ve Interface'in yol açabileceği hataların baştan önüne geçebilmektedir. Eğer DX 2100 bir renk donatımıyla zenginleştirilecek olursa, metinlerin çok renkli bir tarzda hazırlanması da mümkün olabilmektedir. Bazı yazılar da böylelikle daha hoş bir görünüm kazanmış olurlar. Bu arada renkli yazının kalitesinin siyahınkiyle aynı oluşu da özellikle dikkat çekicidir. Bu sistem çok ucuz olmamakla birlikte, sistemin verim kapasitesi çok yüksektir. Fiyatı toplam olarak yaklaşık 5165 Mark'tır.
STANDART
Şimdi ele alacağımız sistem (resim 4) verim kapasitesi yüksek, esnek ve teknik bakımdan yüksek değer taşıyan bir sistem edinmek isteyen bütün C64 sahipleri için düşünülmüştür. Sistem C64'ün yanısıra (500 ilâ 600 Mark) Floppy 1541'den (mümkünse Floppy Speeder ile birlikte), 1702- Monitörden (yaklaşık 700 Mark) ve bizim referansımız olan Epson FX-85 yazıcısından oluşmaktadır. C64'de metin işleme programları açısından ilkece olağanüstü bir çeşitlilik söz konusudur, ama biz bu seçeneklerden yalnızca üçünün tavsiye edilmeye değer olduklarını düşünüyoruz. Gerek Startexter (resim 12, 64 Mark) ve Textomat Plus (99 Mark) ve gerekse Vizawrite 64 (resim 13, 245 Mark) C64 programlarının rakipsiz üçlüsü:
/D her sistemi değerlendirir.
an II yerden tasarruf sağlar.
nü oluşturmaktadır. Her üçünde de yüksek düzeyde bir esneklik ve anlamlı komutlar bakımından büyük bir çeşitlilik göze çarpar. Hattâ Startexter ve Vizawrite 64'ün kendilerine özgü birer merkezcil kesim-bölgeleri de vardır (Protext 128 gibi). Bu da, pahalı donanım-çözümlerini bir yana bırakıp basit bir User-Port kablosuyla yetinmeyi mümkün kılan bir özelliktir. Tabii bu sistem yalnızca metin işleme için kullanılmayacağından, yazıcının metin işleme olmaksızın ve ek bir Interface konulmadan nasıl işletilebileceği sorulabilir. Bu problemin ideal çözümünü 64'er'in 11/1985 sayısında yayımladığımız “Kalp Ameliyatı” başlıklı makalede gözönüne sermiştik. O sayıda çıkan programda yeni bir işletme sistemi ortaya koymuştuk. Bu sistem User- Port'u kendi normal fonksiyonlarının yanısıra varlığını sürekli koruyan bir merkezcil kesim-bölgesine dönüştürmektedir. Bu durumda FX-85 gi-
Commodore 64
hafızasının azlığına rağmen metin işleme açısından son derece zengin ve kullanışlı seçeneklere sahip.
bi bir yazıcı, Commodore'a sanki doğrudan doğruya bilgisayardan geliyormuşcasına bağlanabilmektedir. Özel bir komutla C64'ün grafik ve yöneltim simgeleri bile doğru olarak verilebilmektedir. Bu çözümün bir sakıncası, C64'ün bir parçasını sizin bizzat değiştirmek zorunda olmanızdır (bunu öylece çekip çıkarmanız ve bir başkasıyla değiştirmeniz yeterlidir aslında). Ama herkes bu önlemi alma cesaretini bulamaz kendinde, özellikle de bilgisayarın garanti süresi henüz dolmamışsa... Bu durumda bir Donanım-Interface'i edinmek en iyisidir. Ama bu konuda da çok değişik modeller, formlar ve verim düzeyleri ile karşılaşıldığından, büyük bir çeşitlilik göze çarpar. Uzun süreli testler sonucunda esas olarak üç tipin kalite olarak diğerlerinin önüne geçtiğini saptamış bulunuyoruz: Bunlardan ikisi ile Görlitz-Interface'i, üçüncüsü de yüksek düzeyde esnekliği ile dikkat çeken Wiseman-Interface'idir. Bütün Interface'lerin devreye sokulmasında Interface'in kullanımdan önce belli bir duruma getirilmesinin zorunlu olabileceğini unutmamak gerekir. Kural olarak bu tür “dilmaç”ların hoş olmayan bir özellikleri vardır: Bunlar değişik metin işleme programları sırasında iyi niyetle gereğinden çok şey yapmaya kalkışırlar. Kendi yöneltim mantıklarıyla ve hiç de istenmediği halde CBM-Norm'un verilerini ASCII-Norm'unkilere dönüştürürler. Bu durumda, Interface'in bütün fonksiyonlarını durdurmaktan başka çare yoktur. Neyse ki bizim tavsiye ettiğimiz Interface'lerin üçünün de linear birer kanalı vardır. Bu kanalda veriler herhangi bir dönüşüme uğratılmaksızın aktarılabilirler. Bu sistemin fiyatı, kullandığınız programa ve seçmiş olduğunuz Interface'e bağlı
bir işletim
sistemi olarak MS-DOS, metin işleme alanında değişik ve avantajlı seçenekleri yazarlara sunmaktadır.
olarak 4000 ile 4180 Mark dolayındadır.
TASARRUF PAKETİ
Şimdi tanıtılacak olan sistem (resim 5) çok ucuz olmasına rağmen yazının kalitesi açısından en pahalı sistemle aynı sonucu verir. Bunun nedeni, sistemin kullandığı yazıcıdır. Çünkü DWX 305 yazıcısı C64'te de elbette kullanılabilmektedir. Burada çoğunlukla göz ardı edilen bir gerçek kendini açığa vurur: Yazının kalitesinden yalnızca bilgisayara bağlanmış olan yazıcı sorumludur. Bu sistemle basit bir matris yazıcısıyla PC sistemininkinden daha güzel bir yazı elde edilebilir. Bu sistemde renk istenmediğini varsaydığımızdan, BMC BM 12 ES gibi bir monokrom monitörün de burada pekâlâ iyi iş görebileceğini söyleyebiliriz. Metin programları olarak daha önce sözü edilenler bu sistemde de hizmetinizdedir ve kesim bölgeleri bakımından da aynı çeşitlilik söz konusudur. Ama giderlerden tasarruf etmek istediğimiz için, Startexter'in ve basit User-Port'un kullanılmasını tavsiye etmek zorundayız. Bu sistem gerçekten bir kelepirdir. Çünkü 2423 Mark karşılığında emsalsiz bir yazıya kavuşmuş olursunuz.
İKİ REFERANS SİSTEMİ
Ancak bilgisayarlarına bağlanmış olan yazıcıları ayırt edebileceğiniz bu iki sistemi (resim 6 ve 7) de fiyatı ucuz sistemler arasına katabilirsiniz. C64'ten, 1541 Floppy Disket sürücüsünden, 1702 monitörden ve biri Citizen 120'den (1000 Mark dolayında), diğeri Star SG 10'dan (1400 Mark dolayında) oluşan bu sistemler çok iyi yazı kaliteleri yanısıra matris yazıcıların esnekliğini de bünyelerinde toplamışlardır. Ama bu yazıcılarla çok güzel yazı yazmanın dışında nefis desenler ve grafik çizimleri de gerçekleştirilebildiğinden, Interface konusunda ya Kernel versiyonunu ya da yukarıda sözü edilen donanım kesim bölgelerini tercih etmek gerekmektedir. Bu noktada her durumda şundan emin olabilirsiniz: Yazı ile esnekliğin anlamlı bir bileşimi için harcadığınız tek bir kuruş boşa gitmemiştir. Citizen 120D'de sistemin fiyatı 3142 Mark, Star SG 10'lunun ise 3340 Mark'tır.
Resim 9: Biraz hile ile MPS
YERDEN TASARRUF
Biraz önce söylenenler Riteman II için de (resim 8) büyük ölçüde geçerlidir. Ama bu sistem ayrıca önemli bir avantaja da sahiptir. Çünkü Riteman II, yer konusunda gerçekten tasarruf sağlayan bir sistemdir. Her tür yazı masasına sığdırılabildiği gibi, sumen için de yer bırakır. Bilgisayar masasını bir de kocaman yazıcıyla doldurmak istemeyen herkes için ideal bir sistemdir bu. Yazının mı?
802 ile işler yoluna girer.
Geleceğin Sistemi- Düşten öte bir ses
kalitesine ve esnekliğine gelince, bu küçük yazıcının yeteneği hemen kendini belli eder. NLQ yazı kalitesine sahip olan Riteman II, grafik çizimine de tam olarak elverişlidir. Fiyatı ise son derece makuldür (1300 Mark). Interface'ler ve metin programları açısından büyük bir uyum yeteneği gösterir, çünkü komut donanımı FX-85 ile hemen hemen özdeştir. Önerdiğimiz metin programlarıyla tam bir uyum içinde çalışır. Fiyatı 3542 Mark'tır.
EV OYUNU
Sondan bir önceki bu sistem (resim 9) bütünüyle Commodore markasını taşıyan bileşenlerden oluşmuştur. Ama bu sistem aynı zamanda küçük bir hile ile metin işleme için uygun bir duruma da getirilebilir. Bizim görüşümüze göre, bir metin sistemi için Almanca'daki “ünlü değişimi” (Umlaut)'a egemen olmak mutlak bir zorunluluktur. MPS 802'yi tanıyanlar, onun bu özelliğe sahip olmadığını bilirler. Buna rağmen MPS 802 çok iyi bir yazıcıdır. MPS'nin bilgisayara bağlanması da hiçbir sorun çıkarmaz. Bir kablo ile Floppy'nin arka tarafına takılır ve aynı anda işlemeye hazır bir duruma gelir. Biz şimdi sözünü ettiğimiz hileye gelelim: Tavsiye etmiş olduğumuz iki metin programı MPS 802'ye de Almanca'daki ünlü değişiminin sırrını verebilirler. Bunu MPS 802'nin serbest tanımlanabilen bir grafik simgesiyle başarırlar. Sonucun görece iyi olduğu söylenebilir. Ama iyisi, dergimizin 5/85 sayısında dediğimiz gibi, MPS 802'nin yapısında bir değişikliğe gidilmesidir. Yazılımla ilgili bu küçük hile gerek Startexter, gerekse Textomat Plus tarafından da gerçekleştirilebilir. Vizawrite 64 ise ne yazık ki özel bir simge tanımı yapabilecek güçte değildir. Bu sistemin toplam olarak fiyatı 2800 Mark'tır. MPS 802'nin yapısında bir değişiklik yapılmasına gelince, bu iş uzmanlara düşmektedir kuşkusuz.
DÜŞLER
Son sistemimizde (resim 10) işin içine biraz hayal karışmaktadır. Şöyle düşünün: Renkli 80 simgeli görüntü, çok iyi bir klavye, yaklaşık 880 KByte depo kapasiteli bir ila iki disket sürücüsü ve kullanımı basit, verim düzeyi yüksek, buna rağmen ucuz bir metin programı... Program ve metinler için elimizin altında yalnızca 100 ya da 200 KByte değil, mümkünse yarım Megabyte olsun. Bunlara ek olarak doğrudan doğruya bilgisayara bağlanabilen ve olağan hızına rağmen mükemmel bir yazı karakteri sunabilen bir yazıcı. Yakın bir zamanda böyle bir şeyin mümkün olamayacağını mı düşünüyorsunuz? Belki de olacaktır. Çünkü bir hayalin arkasında her zaman bir parça gerçek saklıdır. Kendinizi sürprize hazırlamalısınız. Muhtemelen yakın bir gelecekte bu hayalin ardında ne miktarda hakikat yattığını ve bunları mümkün kılan bilgisayarın adını okuyabilirsiniz.
SATIN ALMA KONUSUNDA ÖNERİLER
“Ama bunlar oluyor” diyesi geliyor insanın... Çünkü yukarıda betimlenen bütün sistemler sınanmışlardır ve eğer birkaç küçük nokta ihmal edilmezse çalışmaktadırlar da. Bu sistemin kullanımının temel koşulu, hangi fonksiyonların harekete geçirilmek istendiğinin bilinmesidir. Ama bunun için sisteme ilişkin bütün el kitaplarının incelenmesi kaçınılmazdır. Özellikle günümüzdeki sistemlerin yüksek verim düzeyleri için önemli olan şey, bunların doğru kullanımlarıdır. Eğer siz henüz şu ya da bu sistem konusunda kararınızı vermiş değilseniz, size bununla ilgili bir sır verebiliriz: Sisteminizin donanım bölümünü yazılım bölümünden önce satın almayınız. Pazara sunulmuş olan metin programları konusunda, örneğin test raporları yoluyla bilgiler toplayınız ve sizin taleplerinizi en iyi şekilde karşılayabilecek olanı seçiniz. Bir program için kesin kararınızı verdiğiniz takdirde, satıcınızdan buna uygun bir sistem oluşturmasını isteyiniz ve bunun size doğrudan sunulmasını sağlayınız. Eğer satıcı buna hazır değilse, onun ilerideki servis hizmetlerinde de muhtemelen yeterli olmayacağını unutmayınız. Yalnızca nitelikli uzman firmalardır satıştan önce ayrıntılı ve dürüst bir danışmanlık hizmetini garanti edenler. Ne denli şaşırtıcı gelse de, uzman bir firmada danışmanlık ve daha sonraki hizmet için yapmış olduğunuz her masraf bir yatırımdır. Gerçi aynı malı biraz daha ucuza satan pek çok mağaza bulabilirsiniz, ama çoğunlukla bunun bedelini satıştan sonra onlar tarafından yalnız bırakılmış olmakla ödersiniz. Bir kahve makinesi söz konusu olduğunda bunun bir sakıncası olmayabilir, ama bilgisayar tekniği gibi karmaşık bir alanda durum bütünüyle farklıdır.
COMMODORE