Commodore sayı 16, sayfa 43
Sayfanın metni

Sayfa 43

CHARLES BRANNON çeviren: Şahin Beygu

Commodore'un AMIGA'sı, programcılara eskisinden daha fazla grafik özellikler sunuyor -hem heyecan verici bir arayış, hem de baş döndürücü bir zenginlik-. Bu kısa yazı AMIGA'nın grafik yeteneklerinin esaslarını ve daha önceki kişisel bilgisayarlardan farklılıklarını gösteriyor. Grafik, AMIGA'yı çok özel kılıyor. AMIGA'nın diğer özellikleri de (stereo ses, yüksek hızlı 68000 mikro işlemci, 880K disket sürücü, çok amaçlı işletim sistemi) kayda değer olmakla birlikte, ilk bakışta öne çıkan yönü grafik... 4096 renk olasılığı, renkler arasında neredeyse kesintisiz bir geçiş sağlıyor; 640x400 yüksek çözünürlük modu, TV yayın kalitesine çok yakın; ve kullanıcı yongaları hızlı, karmaşık canlandırmaya (animasyona) elveriyor. AMIGA, hepimizin içinde gizli duran sanatçıyı ortaya çıkartmak için birebir... Bununla birlikte, bu özelliklerin çoğunu kullanmak, programcıların bazı yeni tekniklere hakim olmasını gerektiriyor. Grafiği kullanmak konusunda AMIGA ile diğer kişisel bilgisayarlar arasında önemli farklılıklar var; kuşkusuz birçok da benzerlik.

GÖKKUŞAĞI İLE OYNANAN OYUNLAR

Eğer görüntü ekranları konusunda genel bir bilginiz varsa, bilgisayar grafiğini anlamanız da kolaylaşacaktır. Her tür monitör ya da TV'deki görüntü, CRT (katot ışın tüpü, ya da yaygın adıyla televizyon tüpü) üzerindeki elektron tabancasıyla elektronik olarak boyanır. CRT'nin içindeki üç elektron demeti, soldan sağa ve yukarıdan aşağıya doğru ekran yüzeyini sürekli tarar. CRT, elektron tabancasından çıkan tanecik demeti üzeri-

ne çarptığında kırmızı, yeşil ya da mavi renkte ışıyan özel bir fosforla kaplanmıştır. Fosforlu her nokta çok parlak ile çok donuk arasında istenen bir düzeyde ışıyabilir. Ekran boyandıktan sonra kısa bir sürede görüntü kaybolur; bu nedenle elektron demetleri saniyede 60 kez görüntü karesini yenileyecek bir hızla bu işlemi tekrarlar. Bu yenileme hızı, TV gösterilerinde ve bilgisayar grafiklerinde her kare değişirken, gözümüzün bunu sürekli bir hareket olarak algılamasını sağlayacak ölçüde olmalıdır. Birçok bilgisayarın tersine Amiga sizi belirli bir renk grubuyla sınırlamaz. Kendi renklerinizi oluşturmak için 3 ana rengi -kırmızı, yeşil ve mavi- karıştırırsınız. Her ana renk 0'dan (renksiz) 15'e (çok parlak) kadar 16 parlaklık düzeyine sahiptir. Bu da, olası kombinezonları 4096'ya çıkartır (16*16*16 = 4096). Amiga bu kadar rengi görüntüleyebilmek için analog RGB adlı özel bir monitör kullanır. Amiga sayısal RGB adlı başka tip bir monitörle de çalışabilir, ama bunlar sadece 16 renk görüntüleyebilir. (Sayısal RGB'ler IBM ve Commodore 128'lerdeki monitör tipidir.) Eğer Amiga'nızı, üzerindeki RF modülatörünü kullanarak normal bir TV'ye bağlarsanız 16 renk elde edebilirsiniz. Analog RGB kullanarak elde edilen maksimum 4096 renk kombinezonuyla yaklaşık her renk tonu elde edilebilir. Renklerin çoğu kırmızı, yeşil ve mavi bileşenlerine ayrıştırılabilir. Ekran görüntülerindeki ışık, yansıma değil ışıma şeklinde oluştuğundan, bildiğimiz kırmızı-mavi-sarı ana renk üçlüsünü uygulamak her zaman gerekli değildir. Örneğin kırmızı, mavi ve yeşil birleştirildiğinde beyazı verir; koyu kahverengiyi değil. Kahverengiyi elde etmek için kırmızı ve yeşili birleştirmeniz gerekir, bu size kahverengiye çok yaklaşan yeşilimsi bir kırmızı verir. Parlak kırmızı ve koyu mavi de, pastel bir eflatun çıkartır, ilh.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.