Commodore sayı 15, sayfa 32
Sayfanın metni

Sayfa 32

BİLGİSAYARLAR NASIL ÇALIŞIR?

Öğrenciler, kartları, devreleri ve diğer elektronik aksanı incelerler, parçalarını tanımlayabilmek için el hesap makinelerini digital saatlerini ve bilgisayar oyunlarını sökerek parçalara ayırırlar. İkili sayı sistemini ve bilgisayar devresinden elektrik akımının nasıl geçtiğini öğrenirler.

YAŞAMIMIZDAKİ

BİLGİSAYARLAR

Öğretmenler bilgisayarın tarihçesini evlerde ve çeşitli endüstri alanlarında nasıl kullanıldıklarını anlatırnun da sınıf ve düzey farklılıklarını giderici bir yanı var. “Bilgisayarlarla herbir öğrenciye kendi öğretim düzeylerini gösterebilirsiniz. Onbirinci sınıf öğrencileriyle kendilerinden daha hızlı ilerleyen üçüncü, sınıf öğrencileri birarada aynı sınıfta bulunabilirler.” diyor bir öğretmen “Bundan sonra ne vasat düzeyde öğretim yapilgisayar, deney yapma cesaretini artırdığı, çocuğun korkacağı riskleri ortadan kaldırdığı ve en önemlisi, son derece sabırlı olduğu için eğitimde vazgeçilmez hale lar. Sınıfta gruplar oluşturulur ve bu gruplar kendi aralarında bilgisayar kullanımı üzerine tartışmalara girerler; bu tartışmalar bilgisayar suçu ve gizliliğinden kariyerlere kadar bir dizi başlık altına sürdürülür.

Bütün öğrenciler kendi tempolarında programlamayı öğrenirler. Richman, “Öğrencilerin kendilerinde bir ustalık hissetmelerini istiyoruz. Bilgisayarın kullanılabilecek bir alet olduğunu bilmelerini istiyoruz.” diyor.

Geniş ölçüde bilgisayar kullanan ve alıştırma çalışmalarının ötesine geçmek için çaba harcayan okullar bilgisayarların eğitim biçimini önemli ölçüde değiştirebileceğini görüyorlar. Bilgisayar kullanmanın eğlenceli olduğu açıktır. Öğrenciler bilgisayar kullanabilmek için ders saatleri dışında teneffüslerde bile uzun kuyruklar oluşturuyorlar. Örneğin, 10 yaşındaki Brett Wood “resim çizebildiği”” gerekçesiyle bilgisayarı video oyunlarına tercih ediyor. Bilgisayarların geleneksel okullarda çok ender rastlanan bir şey olan deneyi cesaretlendirici bir etkisi var. Uzmanlar bunun nedenini bilgisayarın eleştirel olmamasına bağlıyor. Bilgisayarların hata yapma riskini giderdiğini ve çocuğu “başka türlü almaktan korkacağı riskleri almakta özgür kıldığını” öne sürüyorlar. Okullardaki bilgisayarlar öğrencilerin büyük ölçüde kendi tempolarında çalışmalarına izin veriyorlar. Bu:

geldi.

mak ne de zeki çocukların sıkılmamasını ya da yavaş çocukların geride kalmamasını dilemek zorundayız” diyor ve ekliyor: “Artık herkesin kendi temposunda ilerlemesine izin veriyoruz.”

Özel eğitim öğretmenleri bilgisayarın yavaş öğrenenlere karşı son derece sabırlı olmak gibi bir avantajı olduğunu söylüyor.

BİLGİSAYAR ÖĞRETMENLERE MEYDAN OKUYOR

Bilgisayar, öğretmen-öğrenci lerini önemli ölçüde değiştiriyor. Çocukların çoğu bu bilgisayarlar hakkında öğretmenlerinin bilebileceği den çok daha fazla şey biliyor. Gerçi bu dezavantaj; ancak öğretimin öğretmenleri zorlaması ile de fena bir şey olmayabilir. imciler bu tür zorlamaların bir bilgi edinme kaynağı olmaktan çok eğitim sürecini kolaylaştırıcı bir etkiye sahip olması gerektiğinde hemfikirler. Öğretmenlerin bilgisayarların sahip olmadıkları bir zeka deneyim ve muhakemeye sahip olduklarını hatırlamaları gerekiyor. Bilgisayarlar onların asla olamayacağı kadar hızlı ve iyiler fakat onların gelecek gelişmelerinin rehberi hâlâ onlar. Önemli olan bir şeyi bilmedikleri zaman bunu çocuklara söyleyebilecek kadar akıllı davranmak. Bazı eleştiriler de bilgisayar eğitiminin keskin bir dikkat gerektirmesinden dolayı okulun sosyal yaşamında sorun yaratabileceğinden duyulan korkuyu açığa vuruyor. Buna karşın eğitimciler, pratikte bunun tam tersinin gerçekleştiğini öne sürüyorlar Zamanlarının çoğunu mikrobilgisayarlarına yapışıp kalmış bir halde geçiren bir sürü “bilgisayar delisi” var; ancak bu tehlike hemen hemen her insan etkinliği için geçerli olan bir tehlike. Bilgisayar öncelikle öğrencilerin birbirlerinin ne yaptıkları ile ilgilenmelerini sağlıyor; bu nedenle onların da sosyal ilişkilerinin artmış olduğunu görüyoruz. Birbirlerinin omuzları üzerinden kaçamak bakışlarla bilgisayar odalarının etrafında dolanıyorlar program düzenlemelerinde birlikte çalışıyorlar ve bu programları paylaşabilmek için şebekeler kuruyorlar. Bazı eğitimciler de bilgisayarların er ya da geç öğrencilerin düşünme ve öğrenme biçimlerini değiştireceğini öne sürüyor. Provincetown'daki yönetici öğretmenlerden biri Kristen Eastman bilgisayarın öğrencileri “çok özgün olmaya ve hızlı düşünmeyi geliştirmeye zorladığını” öne sürüyor. Örneğin kare yapmanın 8 aşamayı içerdiğini bilmeleri gerekiyor. Bu sürecin merkezinde çocuğun makine ile olan ilişkisinin bulunduğunu ekliyor. Eastman bilgisayarın aptal bir şey olduğunu ve kendi kendine hiçbir şey yapamadığını söyleyen bir çocuğu hatırladı: “Bir şeyler alabilmek için bir şeyler vermesi gerektiğini kavramak gerekiyor. Bilgisayar çocukta daha çok şüphecilik yaratıyor. Bu aktif bir katılımdır.””

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.