Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 58
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 59
Gernot SCHARMELİ
Bilgisayar gibi böylesine kesinlik içinde çalışan bir makine herhangi bir şeyi rastlantısal olarak yapabilir mi? Bilgisayarların da rastlantısallığı sağlamak için zar attığını okuyunca şaşıracaksınız.
aşka hiçbir olgu bizi rastlantı kadar şaşkınlık içersinde bırakamaz. Filozoflar ve müneccimler evrende rastlantıya yer olup olmadığını, her bir şeyin önceden belirlenip belirlenmediğini tartışadursunlar, diğer birtakım insanlar ise bu konuyu düşünmekten bile rahatsız oluyorlar.
Bir dizi rastlantının ardında yatan yasallıkları keşfetmeye çalışan matematikçi ve istatistikçiler ürkütücü bir kavram ve formüller dağarcığı geliştirmiş durumdalar. O kadar ki, en parlak ekonomi ve mühendislik öğrencileri bile, haftalık ders çizelgelerinde istatistik ya da olasılık öğretisi derslerini görünce cin çarpmışa dönmektedirler. Yine de, pratikte bu karmaşıklığı dert etmeyiz, ister seçim sonuçlarının tahmini sözkonusu olsun, ister bir pazar araştırması, istatistikçilerden bilinçsiz bir kayıtsızlıkla bilgi edinme-
“ye devam ediyoruz. Ama bu arada herhalde hiçbirimiz, istatistikçilerin bu başarılarının temelinde bilgisayarların “attığı zarların” yattığını aklımıza getirmemişizdir. Bu kısaca şöyle olmaktadır: İstatikçilerin RND komutuna bağlı olarak, “rastlantısal sayı üreticisi”” adı verilen bir aygıt, birtakım sayılar kurmaya başlar. İstatikçiler de bu sayıları bir tür örneklem olarak kabul ederler. Ama bu saydıklarımız, buzdağının görünen ucundan ibaret. Örneğin, kendileriyle “rulet”” oynanabilen bilgisayarlar aracılığıyla “rastlantı'” olgusuna hesaplanabilirlik kazandırılması, parçacık fizikçileri gibi dakiklik peşinde koşan bilim adamlarının dev adımlar atmalarını sağlamıştır. Gene, bugün şehir trafiğine ilişkin bir planlama sözkonusu olduğunda, açılacak yeni bir hattın trafik akışını hızlandırıp hızlandırmayacağı “rastlantı bilgisayarları” sayesinde çabucak değerlendirilebilmektedir. Aynı şekilde, işletmeler de, bünyelerinde bilgisayarlar ve terminallerden oluşan bir sistem kurmadan önce, tasarladıkları sistemin boyutlarının elverişli olup olmadığını saptamak için bir bilgisayarın “zar oyunu''na başvurabilirler. En başarılı uygulamalardan biri ise şudur: Eğer bir bilgisayar şebekesine aktarılan veriler, daha önceden bir rastlantısal sayılar üreticisinin belirlediği şifrelerle kodlanırsa, bilgisayar korsanlarının işi bitmiş demektir. Bunca işe yarayan rastlantılar alemine şöyle bir göz atmak bile büyüleyici olabilir. O halde gelin bu alemde bir gezintiye çıkalım. Okurlar bir yandan yazıları okurken bir yandan da rastlantısal sayıları yoklamak için kendi bilgisayarlarından yararlanabilirler. Yalnız uyaralım: Genellikle el kitaplarında RND fonksiyonuna ilişkin yapılan açıklamalar yetersizdir. Hepsinin ortak özelliği, şu öğüdü vermeleridir: “Kendinizi sürprizlere terkedin.” Bu öğütle yapılabilecekler, önceden kestirilemeyen ve şaşırtıcı bir estetiğe sahip olan grafik çizimlerle, -eğer dilbilgisi kurallarını biraz biliyorsanız- çapraşıklığı insanı güldüren tuhaf cümlelerdir. Ama bütün bu uygulamalarda, birkaç denemeden sonra işin çekici bir yanı kalmaz. Oysa, rastlantısal sayılarla yapabilecekleriniz, bu sayılarla ilgili bilgilerinizle doğru orantılıdır. Rastlantı ille de düzensizlik demek değildir. Eğer rastlantı her zaman “içsel bir düzenden yoksunluk” anlamına gelseydi, dünyada tek bir istatistikçi bile kalmazdı. Aslında hepimizin bildiği şu kemik zar taneleri, rastlantının yasallıkla ilişkisi için gayet güzel bir örnek oluştururlar. İstatistik şunu göstermekte ve aynı zamanda kabul etmektedir: Onbinlerce zar atışı gözlemlendiğinde, eğer işin içinde bir hile yoksa, zarın altı yüzündeki sayılar da, uygulamada aynı sıklıkta düşeceklerdir. Ancak, uzun vadede geçerli olan bu yasanın tersine, tek bir zar atışı sözkonusu olduğunda, işe “bağımsızlık karışmaktadır. Şöyle ki, her tek zar atışına ondan önceki bütün atışların hiçbir etkisi olmaz. Altı yüzden herhangi birinin düşme olasılığı, her tek atış için her zaman altıda bir olarak kalmaktadır.