Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 53
Hong Kong'la yazıştım. Taiwan, Singapur, Londra ve Bahreyn arası yoğun bir yazışma ve görüşmeler zinciri sonunda ilk 100 Amiga'dan birini satın almayı başardım. İnsanın eline böylesine yetenekli bir makine geçince, aleti iyice öğrenmek için gecesi gündüzüne karışıyor. Piyasada bulabildiğim yazılımları toplayıp İstanbul'a döndüm. Kendime lazım olan programları yazmaya koyuldum.
Bu arada elimdeki işlerle, Amiga'yı nasıl entegre edebileceğimi araştırmaya başladım. Televizyon reklamlarından hatırlayacağınız “Beko Hitachi-Hi Tronic” filmleri için Amiga'yı programlamaya başladım. 35 mm'lik single-frame bir animasyon cihazı ile bir OXR aracılığı ile bağlantı kurdum. Bilgisayarda gerçekleştirdiğim hareketleri ve üç boyutlu grafikleri filme aktarmaya başladım. Sonuç gerçekten oldukça iyi idi. Arkadan TRT 2. kanal süpervizyon programı jeneriği için üç boyutlu bir yazı yazdım. Reklam işleri devam ederken, bilgisayarı animasyon, yani çizgi film işine direkt olarak sokma hazırlıklarına giriştim. Ama hedefim şunlar idi:
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 52
Bu aleti nerede kullanabilirim?
Amiga, Amiga, Amiga... Aylardır dergileri kasıp kavuran bu yeni kavram sonunda Türkiye'ye ayak bastı. Son birkaç yıldır evlere girmeyi başaran bu dahi makineler, ordusunun son genç elemanı, eski arkadaşlarını gölgede bırakan bir kişilikle ortalığı kasıp kavurmaya başladı. Yetersiz program ve ek ünitelerle sergilenen Amiga herkeste aynı soruyu uyandırdı: “Bu aleti nerede kullanabilirim?” Daha önceleri bir bilgisayar alırken, birkaç konuyu göz önünde tutardınız... Acaba ben data yükleyecek bir bilgisayar mı almalıyım? Arşiv için geçerliliği mi? Grafik işlerinde bana yardımcı olabilir mi? Giriş-çıkış portlarını kullanarak başka makineleri kontrol ettirebilir miyim? Ses imkanları nedir, vs., vs. Herkes kendine göre en gerekli olan kısmı ile ilgilenirdi ve bilgisayarlar bu nedenle grafik, ses, arşiv, word processor vs. gibi dallara ayrılırlardı. Amiga'nın ilk tanıtımları, bir buçuk yıl kadar önce Amerika'da çeşitli bilgisayar dergilerinde yapılmaya başlandı. İşte, deniliyordu, size her şeyi yapabilen, çok maksatlı bir süper bilgisayar. Verdiği değerlerde ve kapasitesi konusunda bir fikir edindikten sonra altında fiyat gösteren kısma bakıyorsunuz. En az 80/90000 dolar beklerken, 1200 dolar görünce donup kalıyorsunuz. Evet, çözümleme açısından bir Quantel, Flair, Palette vs. değil, fakat birçok açıdan daha yetenekli, ses açısından bir Fairlight CMI değil, fakat hemen hemen eş devrelere sahip. Kilolarla konuşulan RAM hafıza megalarla konuşuluyor, dev gibi makinelerin yerini minik masa üstü aleti alıyordu. Birçoğumuz bilgisayarları herhangi bir akıllı makine olarak görürüz ve kendi işimize yarayan kısmı dışında hiçbir tarafı ile ilgilenmeyiz. Bazılarımız da bu inanılmaz cihazın en küçük detaylarına bile aşığızdır. Ben ikinci gruba dahilimdir. Evde yatan birkaç irili ufaklı bilgisayarımı donatabildiğim kadar donatmış, aklının en minik zerrelerini bile ince ince hayranlıkla araştırmışımdır. Ve tabii hemen Amiga'ya vuruldum. İşim icabı ömrümün büyük kısmı ekran önünde geçer. Hayır, bilgisayarcı değilim. Ama mesleğim mimarlık olmasına rağmen, çizgi film konusunda çalışmaktayım. Dünyanın çeşitli ülkelerinde çizgi film ve reklam üzerine stüdyolar kurup çalıştırdım. İstanbul'da da böyle bir stüdyo kurdum ve çeşitli ülkeler için uzun metrajlı çizgi diziler hazırlamaya başladım. Bunun dışında yurt dışında, halen piyasada kullanılan Bosch 4000'den Quantel'e, Vectrix'den Cat System'lara kadar çeşitli grafik ve animasyon bilgisayarları kullanıp bazılarının yazılımlarını hazırlıyorum. Özellikle reklam dalında bu aletler günlük kullanımım içinde idi. Amiga'nın bu konuda bana ne yararı olabilirdi? İşe şu açıdan bakmakla başladım. Bir Quantel Paint Box sistemi 250000 sterlin paund idi. Alıp deneyip olmadı deyip atamazdınız. Ama Amiga bir ev cihazı fiyatında idi. Monitör ve ek disk driver ile 2000 doların altında kalıyordu. En kötü halde büroda muhasebeyi tutardı. Tek sorun renk kodlamasının PAL olmaması, yani Türkiye'nin TV standartlarının dışında kalması idi. Dünyanın her yerini araştırdım.
Em ALLA