Commodore sayı 9, sayfa 20
Sayfanın metni

Sayfa 20

Nedir?

Bugünlerde, bu sayfalarda “ergonomi” terimini genellikle bilgisayarlarla ilişkili olarak okuyoruz. Oysa ergonomi çok daha geniş bir disiplininin adı, daha da doğrusu, bir bilgiler bütünün, bir sürecin ve bir mesleğin adı. Bu yazıda kısaca ergonominin kapsamı hakkında bir fikir vermeye çalışacağız.

Bir bilgiler bütünü olarak ergonomi, çeşitli makineler, işler ve iş ortamlarıyla ilgili olarak insaların yetenek ve sınırlılıkları hakkında bildiğimiz veri ve ilkeleri içerir. Bir süreç olarak ergonomi ise, makinelerin, makine sistemlerinin, çalışma yöntem ve ortamlarının çalışanların güvenliği, üretkenliği ve rahatı hesaba katılarak tasarlanması sürecine işaret eder. Bir meslek olarak ergonomi ise, iş başında insanı inceleyen ve farklı disiplinlerde yetişmiş bilim adamları ve mühendislerden oluşur. Kapsamının genişliğinden ötürü programı, anatomi, uygulamalı fizyoloji, psikoloji, sosyoloji, toksikoloji, mühendislik, endüstri tasarımı ve işlem araştırmaları (operations research) gibi çok geniş bir disiplinler ailesinden yararlanır. Ergonomi içerisinde uzmanlaşmış alt-dallara da rastlanır: Bu alt-dallar bilgi işlem ergonomisi, biyo-dinamik, biyomühendislik, insanlı sistemler teknolojisi vb. gibi adlarla adlandırılır. Bu adların her biri belli bir vurgu ve yaklaşımı ön plana çıkarır.

İnsan-Makine Modeli

Ergonomi, insanı bir sistemin unsuru olarak tasarlar ve bu insan sistem ilişkisini, bir insan-makine modeli şeklinde temsil eder. Eh basit insanmakine modeli, tek bir makine tek bir kullanıcının işlettiği durumdur. Herhangi bir insan-makine sisteminde ön şart, makineyi işleten insanın makine göstergesi diye adlandırılan şeyi algılayabilmesidir. Makine göstergesinden kasıt, makinenin içinde bulunduğu durumu belirten herhangi bir işarettir (bir saatin kolu, yanıp sönen bir ışık, sayısal bir bilgisaya çıktısı, bir uyarı sinyali ya da hoparlörden işitilen bir buyuru). Makine göstergesini algılayan kullanıcının onu yorumlaması, belki birtakım hesaplamalar yapması ve bir karara varması gerekir. Bu sırada sözkonusu kişi bir dizi insanı yetenekten yararlanacaktır: Hatırlama, algılamakta olduğunu geçmiş yaşantıları ile karşılaştırma, geçmişte edindiği stratejilerle koordine etme ve algı ve geçmiş yaşantılarından hareketle yeni sorunlara çözümler bulma. Bu insani yetenekler toplamına psikologlar yüksek zihin fonksiyonları, ergonomistler ise kısaca bilgi-işlem diyorlar. Bir karara ulaştıktan sonra, normal olarak makineyi kullanan kişinin bir şey yapması gerekir. Bu genellikle bir kontrol unsuru, örneğin bir manivela ya da bir düğme üzerinde bir etki yaratmak biçimini alır. Bu etki makinenin durumunu ve çıktılarını, bunlara bağlı olarak da makine göstergesini değiştirir ve çevrim böylece yeniden başlamış olur. Bir insan-makine sistemi hiçbir zaman tek başına varolamaz, daima belli, somut bir ortamın içinde yeralır. Bu ortamın özellikleri ve doğası, insanın verimini ve başarısını etkileyeceğine göre, ergonomistlerin, insan-makine sisteminin yanısıra, nem, Isı, gürültü, ışık vs. gibi çevresel unsurlarla da ilgilenmeleri gerekmektedir.

Karmaşık Sistemler

Karmaşık sistemlere örnek olarak, bilgi-işleme geçmiş bir posta merkezi, bir fabrika, nükleer bir denizaltı ve bir uzay roketi gibi ilk bakışta birbirine hiç benzemeyen bir dizi şey sayabiliriz. Bu sistemlerde ergonistler, yukarda saydıklarımıza ek olarak, personel vasıfları, eğitimi ve işlem yöntemleri konularıyla ilgilenirler. Karmaşık sistemler genellikle belli türden, belli vasıflara haiz kullanıcılar için tasarlanırlar. Örneğin bir füze, astronotlar için tasarlanırlar. Diğer yandan otomobiller ve kişisel bilgisayarlar gibi aletlerse çok daha geniş bir kesim için tasarlanmak zorundadır. Karmaşık sistemlerde gerekli personel vasıflarının belirlenmesi, sistem tasarımının ayrılmaz bir parçasıdır. Sözkonusu personelin sadece belli vasıflara haiz olması yetmez, sistemi kullanmasını mümkün kılacak bilgileri edinecek şekilde eğitilmeleri de gerekir. Bu eğitim için gerekli teknik ve programların da sistem tasarımının bir parçası olarak düşünülmeleri gerekir.

Ergonomi İhtiyacının

Doğuşu

Aslında ergonomi disiplininin temeli -aletlerin, iş yöntem ve ortamlarının tasarlanmasında insani unsurların hesaba katılması- hep varoldu. Bunun belki de en iyi kanıtlarından biri geleneksel tırpanlardır. Sapın ve bıçağın ideal kıvrıklığı, büyük bir olasılıkla yüzyıllar sürmüş olan ürünüdür. Bu şekliyle tırpan insanoğlunun yarattığı en eski ve en verimli araçlardan biridir. Modern dünyanın karmaşıklaşması ile beraber, en basit aletlerin tasarım ve üretim sürecinde bile böylesi bir tecrübe birikimden yararlanmak, artık mümkün olmamaya başladı. Bunu tırpanı kar küreği ile karşılaştırarak çarpıcı bir biçimde görebiliriz. Kar küreklerinin, genellikle mümkün en kötü biçimlerde tasarlanmış olduklarını söylemek pek de bir abartı olmaz. Bu aletler yalnızca insan sırtı üzerine gereksiz bir yük bindirerek çeşitli ağrılara yol açmakla kalmaz; kış vakti geçirilen kalp krizlerinin çoğundan da onlar sorumludur. Tabii kar küreği olabildiğine basit bir alet.Son on yıllarda hayatımıza giren diğer makine sistemleriyle -jetler, e radar, bilgisayar, nükleer denizaltları, iletişim uyduları, vs.- ilgili olarak geleneksel bilgilerden yarar ummak bile abes olurdu.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.