Commodore sayı 8, sayfa 50

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 50

Cinderella II Ee

Geçen ayki yazımı okudunuz mu?.. Ben okudum. Ve oturup ne diyor bu adam yahu dedim kendi kendime. Ama iş işten geçmiş, yazı dergiye yollanmıştı. İstanbul'a uğradığımda da artık geri dönüşü olmayan bir yolda idi.

imdi diyorum ki sizler beni anlaşılmMazlıkla suçlamadan önce, şu işi baştan bir ele alalım. Bazıları! “Hımmm, bu yazı da Baytan Bi mez'in pehlivan tefrikalarının havasını almaya başladı” diyeceksiniz. Ama bu dergiyi okuyan herkesin bu işi iyi bilmediğini, aramıza her gün yenilerin katıldığını da düşünmemiz gerek (hele yeni 64'ler çıkınca...) Özetleyerek anlatmaya başlarsak. SID (derella), belki de cinderella, ses üreten bir entegre (yonga, chip, kirmik); hangisi hoşunuza giderse (çok ani oldu galiba). Peki ses ne?.. Ses bir cismin titreşmesi (salınması) sonucu oluşan ve kulağımızın algıladığı bir olgu. Sesin insanlar için duyulabilir olabilmesi için saniyede en az 20, en çok 20000 kez salınması gerekir (bu rakamlar çok genel ortalamadır, kişiden kişiye farklılıklar gösterir). Aslında evrendeki birçok olgu salınımlarla oluşur. Bu salınımlardan kulağımızın algılayabildiği kesimine ses diyoruz. Bir cetveli masanın kenaucu dışarı gelecek şekilde koyup ucunu bastırıp çekerek bir salınım elde edebiliriz. Bu bir ses üretecektir. Teknikte salınımlara osilasyon (oscillation), bu salınımların bir saniye içindeki tekrar sayısına da frekans (birimi Hert kısaca Hz. “hazret değil'), salınım yapan cihazlara da osilator diyoruz.

(yükseklik, volume). Hemen hiçbirimiz bir pirenin ayak seslerini duyamayız. Ama alt kattaki komşularımız gece yarısı saat ikibuçukta Commodore'u açmış, televizyonu köklemiş heyecanlı heyecanlı Green Beret oynuyorlarsa, mutlaka duyarız. O sırada bir program yazıyor ve en civcivli yerinde mantık oluşturmaya çalışıyorsanız hele (!)... İşte pirenin ayak seslerinin duyulmazlığı, buna karşın diğerinin duyulabilirliği bu hacim faktöründen öte geliyor. Teknikte buna amplitude diyoruz. Eğer sadece bu iki etken evrende, sesi tam olarak tanımlamaya yetseydi, bütün hikâye burada biter. Ben de bu saatte uyuyor olurdum. Ama ne yazık ki ilgilendiğim diğer bir dal olan fizik bilimi buna izin vermiyor ve üçüncü bir faktör daha getiriyor. Sesin yayılım şekli: Bunu anlatmak çok kolay. Sesin yayılmasını yürümeye benzetirsek, gözünüzün önüne zil zurna sarhoş bir adamla zıplaya zıplaya koşan bir çocuk getirin, ikisi de sonuçta bir yere varıyor; ama gidiş şekilleri ve vardıkları yerde karşılanış şekilleri çok farklı. SID içerisinde dört çeşit yayılım şekli üretebiliyor, bunlar üçgen, kare, testere dişi, darbe, gürültü tipi dalgalar (bak. Commodore sayı 2). Bu üç faktör birleşerek başınıza öy-

L1-54272:L2-54279:L3-54286

120

130 Vi-L144:V2-L244: 140 POKE 54296.15 150

POKE V141.9:POKE V242.0

160 POKE V2 36:POKE V242,36 170 POKE V342,170 180 T-TI

200 POKE Vigl6:POKE V2.32:POKE V3.16

210

220 READ.

READ 'ÖERRE 5-0 GOTO 290

Sesin duyulabilir olması için gereken ikinci bir faktör ise hacimdir

230 240

1F POKE Hi.Xl1:POKE Li1.Yi:POKE V1,17 IF X2 TERN POKE H2.X2:POKE L2.Y2:POKE V2.33

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.