Hayal Kurmak Ciddi ve Bilimsel Bir İştir
RAY BRADBURY
SON YAYA
Türkçesi: İrma Dolanoğlu
Ray Bradbury'nin iki romanı daha önce Türkçe'de yayımlandı. Fahrenheit 451 ve Gümüş Çekirgeler (ya da Merih Günceleri). Nüfus kâğıdı biraz eski olanlarımız Truffaut'nun çektiği Fahrenheit 451 filmini de hatırlayabilir. Bildiğim kadarıyla Ateş ve Buz ve Son Yaya Bradbury'nin Türkçe'de yayımlanan ilk öykü kitapları. İkisini de İrma Dolanoğlu çevirmiş, ikisi de Nisan Yayınları'ndan, 1986 Temmuz tarihli. Bradbury Amerikan bilimkurgu yazarları tarafından bilimkurguya daha geniş edebiyat çevrelerinde saygınlık kazandıran sayılı adlardan biri olarak anılır. Gerçekten de bilimkurgunun “astronomi/fırlatılış” olduğu 1950'li yıllardan beri Bradbury kendi türündeki yazarlarda hemen hemen hiç rastlanmayan bir şiirsellikle yazagelmiştir. Bunda kuşkusuz onun yalnızca bir bilimkurgu değil, bir fantazi yazarı olmasının da payı var. Bilimkurgu ile fantazi birbirlerinden “bilişsel doğrulanabilirlik/yanlışlanabilirlik” kıstasıyla ayrılıyor. Fantazi yazarları öykülerin üzerine kurdukları varsayımların bilişsel olarak doğrulanıp doğrulanamayacağına pek aldırmıyorlar. Okurlarından yalnızca “inanmama duygularını” öykü ya da roman boyunca askıya almalarını istiyorlar. Bilimkurgu ise aksine verili bilimsel varsayımlar içinde bir inandırıcılık taşımaya çalışıyor. İşte Bradbury, bence biraz da yapay olan bu ayrımın ötesinde iki türden de ürün veren ve iki türde de aynı şiirsel, lirik ve biraz da karamsar üslubu başarıyla kullanan bir yazar. İki kitapta toplam sekiz öykü var. Bunlardan beşi fantazi, üçü ise bilimkurgu diye ayrılabilir. Örneğin Son Yaya'daki “Tırpan” öyküsü, II. Dünya Savaşı öncesinde bir tesadüf eseri bir çiftliğe konan Drew Erickson'un zoraki bir azrail oluşunun öyküsü, Erickson elindeki tırpanıyla çiftlikteki garip (kesildikten sonra bir günde yeniden bitiveren) buğdayları biçerken, kestiği her buğdayın bir insan olduğunu keşfediyor. Bu arada istemeden yakınlarını ve sonunda karısını ve çocuklarını da bir tırpan darbesiyle öldürüverince, hızla buğday biçmeye girişiyor hiç ara vermeden. Bradbury'ye göre II. Dünya Savaşı'nın gerçek öyküsü bu. Bu öyküyü “saçma” bulup savaşın gerçek bilimsel ya da sosyo-ekonomik nedenlerini anlatmaya girişecek olanlar, bence hiç Bradbury okumasınlar. “Son Yaya” öyküsü tam da böyle, hayal kurmayı, fantaziyi dışlayan, hayatı abartılı bir teknolojik faydacılık anlayışı üzerine kuran insanların toplumundaki son yürüyen, gezen (onca araba varken!) adamın öyküsü, Ateş ve Buz'daki aynı adlı öykü, Bradbury'nin geleceğe karamsar bakışını kırabilecek tek gücün ne olduğunu gösteriyor: İnsanoğlunu insan yapan temel özellikler, yani merak ve inat. Bir toplum düşünün. İnsanların düşünme ve hareket etme hızları bizimkine eşit, ancak ömürleri sekiz gün. Sekiz gün içinde doğuyorlar, büyüyorlar, yaşlanıyorlar ve ölüyorlar. Yaşama mekânları mağaralar, tepelerinde gündüzleri insan organizmasının dayanamayacağı kadar sıcak bir güneş, geceleri dondurucu bir soğuk. Bradbury'nin kısa ömürlü insanları, bu açmazdan kurtulmasını biliyorlar. Onları hareket ettiren de yalnızca kör bir yaşama içgüdüsü değil, merak, bilgi ve hayat sınırlarını genişletme dürtüsü ve bu dürtüyü sonuna kadar götüren inatları. Bradbury'nin Gümüş Çekirgeler romanında açıkça lanetlediği insanlıkta gördüğü tek umut pırıltısı işte bu özellikler. “İnsanoğlunda hâlâ umuda değer bir şey olup olmadığı” gerçekçi bir sanat anlayışı içinde ne sorulabilir, ne de cevaplanabilir. Öte yandan da Bradbury'nin lirizminden yoksun bir bilimkurgu yazarı da aynı konuyu bir ukalalıklar zincirine dönüştürebilirdi. Bilimkurguyu zaten sevenler ve henüz sevmeyenler için okunmaya değecek iki kitap Son Yaya ve Ateş ve Buz. Bilimkurgunun çocukça bir vakit kaybı ve saçmalık olduğunu düşünenler ise gerçekten boşuna vakit kaybetmesinler. Kuşkusuz bunu Bradbury gibi iyi bir bilimkurgu yazarı olmadığım için söylüyorum. Bradbury mutlaka onlarda da umut etmeye değecek bir yan bulabilirdi.
Çocukların okul öncesi eğitimine yönelik bir programı tanıtmayı amaçlıyoruz. Program paketi zorluk düzeyine göre ayrılmış dört kasetten oluşuyor. Tabii ki bu düzeyler, yaş gruplarına göre belirleniyor. Bilindiği gibi, çocukların eğitiminde, yetişkinlerin katkısı büyük önem taşımakta. Bu nedenle bu programın çalıştırılması sırasında anne ya da babanın çocuğunu yalnız bırakmamasını, ona yardımcı olmasını ve yol göstermesini öneriyoruz. Paketin ilk düzeyi, yani birinci kaset, çocuğun “görme, duyma ve anımsama” yeteneklerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Bu bölümdeki testler şunlar:
şekilleri görme, benzer evleri bulma
Benzer çöp adamları bulma
4 | Şekilleri anımsama
5 | Evleri değiştirme
6 | Çöp adamları anımsama, sesleri duyma
7 | Ses uzunluklarını belirleme
8 | Çalışma kaydı.
Get Ready to Read With Bİ Bear
1'den 9'a kadar olan tuşları kullanarak, istediğiniz bölümü seçebilirsiniz. Tüm program süresince aralık çubuğuna basarak “evet”, F7 fonksiyon tuşuna basarak da “hayır” cevabını verebiliyorsunuz. F1 fonksiyon tuşu ile program esnasında ana menüye dönmeniz mümkün. Birinci düzeyin ilk bölümünde harflerden oluşan şekiller var. Benzer şekiller için aralık çubuğuna, farklı şekilleri belirtmek için F7 tuşuna basılması gerekiyor. Doğru cevaplarda ekranda görünecek olan sevimli ayı gülümsüyor, yanlış cevaplarda ise suratını asarak üzüntüsünü belirtiyor. Soruların toplamı ona erişince doğru cevapların sayısı kadar bal kavanozu ayıcığın elindeki rafa yerleşiyor. İkinci bölümde evlerin birbirine benzeyip benzemediği soruluyor. Bu kararı verebilmek için, kapı, baca vb. detaylara dikkat etmek gerekiyor. Bu çalışma sırasında çocuğunuzun öğrenmesi için, üst kat, alt kat, pencere, baca vb. kavramları kullanın.
Üçüncü bölümde, kolları farklı pozisyonlarda olan iki çöp adamın benzer olup olmadıkları soruluyor. Bu bölümün amacı, çocuğunuzun vücudumuzun bölümlerini tanımasını sağlamak. Dördüncü bölümde, kısa aralıklarla iki şekil çıkıyor. Benzer ve farklı olanların saptanması yine aralık çubuğu ve F7 tuşuyla yapılıyor. Altıncı bölümde benzerlik ve farklılıkları sorulanlar, kısa aralıklarla ekranda görünen çöp adamlar. Birinci düzeyin bundan sonraki bölümleri, çocuğunuzun işitme duyusunun geliştirilmesini amaçlıyor. Yedinci bölümde ekrandaki portede notalar görüntüleniyor. Bu bölümde sizin kullanacağınız “alçak, yüksek, daha alçak, daha yüksek, aynı ses vb.” sözcükler, çocuğunuzun seslere ilişkin kavramları geliştirmesine yarayacak. Sekizinci bölümün konusu, notaların uzunlukları. Çocuğunuz bu bölümde ekrandaki çubuklardan ipucu olarak yararlanabilecek. Notaların uzunluklarını simgeleyen bu çubuklar, aynı zamanda çocuğunuzun uzunlukları matematiksel olarak kavramasına da yardım edecek. “Çalışmanın kaydı” bölümünde, birinci düzeyin tüm bölümlerinin genel bir değerlendirmesini gösteren bir tablo görüntüleniyor. İkinci düzeyde -ikinci kaset- yine sekiz çalışma bölümü ile bir kayıt bölümü var. İlk bölümde, ekranın solunda yer alan şeklin, sağdaki büyük şekilde bulunan boş alana sığıp sığmayacağının kontrolü. Burada rengin bir önemi yok. Şekil, boyutları açısından boşluğa uyuyorsa aralık çubuğuna, uymuyorsa F7 tuşuna basılması gerekiyor. Üçüncü bölümde, ekranın solunda bulunan şeklin, sağdaki şekillerden hangisiyle aynı olduğunun bulunması isteniyor. Kendiliğinden ilerleyen ok, benzer şeklin üzerine geldiğinde aralık çubuğuna basmak gerekiyor. Bu bölümde de ağaç, merdiven, abajur, sandalye vb. şekiller, adları söylenerek çocuğa tanıtılmalıdır. Dördüncü bölümde çocuğunuzdan istenen, oyulmuş şekli anımsaması. Oyuk şekil ekranın solunda görünüp kaybolduktan sonra, onun, ekranın sağındaki büyük şekildeki oyuğa uyup uymadığı soruluyor. Uygun olması durumunda aralık çubuğuna, olmama durumunda F7 tuşuna basılacak. Beşinci bölümde iki oyuncu yarışacak. Birinci oyuncu aralık çubuğunu, diğeri ise F7 tuşunu kullanacak. Bu aşamada yanyana görüntülenen iki bayrağın benzer olup olmadığı soruluyor. Eğer iki bayrak aynıysa tuşlara basılması gerekiyor. Farklı bayrakların var durumunda hiçbir tuşa basılmıyor. Her iki oyuncunun aldığı puanlar, ekranın iki yanında görüntüleniyor. Altıncı bölümde, ekranın alt kısmında üst kısmında iki şekli bulunuyor. Çocuğunuzun yapması gereken şey üst taraftaki şekilleri dört şeklin altındaki boşluklardan uygun olana yerleştirmek. Ok doğru şeklin üzerine geldiğinde aralık çubuğuna basılması gerekiyor. Görüldüğü gibi alıştırmalar giderek zorlaşıyor. Nitekim ilk düzeyin yedinci bölümündeki ses tanıma çalışmasında notalar anında görüntüleniyorken, bu düzeyin yedinci aşamasında ancak cevap verildikten sonra notalar görüntüleniyor. Sekizinci bölümde de, birinci düzeyin sekizinci bölümünde olduğu gibi, ses uzunlukları çizgiler yardımıyla görüntüleniyor. Fakat çizgiler cevaptan sonra çıkıyor. İkinci düzeyin son bölümünde, tüm düzeyin sonuçları bir tablo halinde sergileniyor. Tabloda her bölümde denenen soru sayısı ve doğru cevaplar veriliyor. Üçüncü düzeyde artık alfabenin harflerinin daha yakından tanıtılmasına geçiliyor. Birinci bölümde, doğru cevap bulunduğunda, ekranda görünen boşluğa köprü inşa ediliyor. Bu aşamada çocuğunuza şekilleri harf olarak kavratmamaya özen gösterin. Yeterli sayıda doğru cevap verildiğinde köprü tamamlanmış olacak ve sevimli ayıcık karşıya geçebilecek. İkinci ve altıncı bölümlerde A'dan E'ye ve F'den J'ye kadar olan harfler tanıtılıyor. Bu bölümde resimli alfabeye ihtiyacımız olacak. Çocuğunuza harfleri söylemeyin. Yanlış verilecek bir ses, ileride okuma yazma aşamasında zorluğa neden olabilir.
Üçüncü ve yedinci bölümlerde, A'dan J'ye kadarki harflerle çalışma yapılıyor. Ekranın solunda yer alan harfin sağdaki beş harften hangisine benzediği aralık çubuğuna basılarak tespit ediliyor. Harflerin çocuğunuz tarafından yine şekil olarak algılanmasını sağlamaya çalışın.
Dördüncü ve sekizinci bölümlerde ekranda görüntülenecek harfler alfabenin harfleriyle karşılaştırılacak. Artık son düzeye geçebilirsiniz. Bu düzeyin ilk bölümünde benzer ve ayrı harfler daha önceki yöntemle tespit ediliyor. Verilen her doğru cevapta evin bir bölümü inşa ediliyor. Bölümün sonunda yeterli sayıda doğru cevap verildiğinde ev tamamlanmış oluyor. İkinci, üçüncü, dördüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci bölümlerde, K ile Z arasındaki harflere ilişkin çalışmalar yer alıyor. Beşinci çalışma ancak bir ses ünitesinin bilgisayarla birlikte kullanılmasıyla yararlı olabiliyor. Ekranda bir dizi harf görüntüleniyor, ayıcık her harfin yanına gelerek bir harf söylüyor. Ayıcığın söylediği harfle ekranda yanında durduğu harf çakıştığında, aralık çubuğuna basılması gerekiyor. Her doğru cevap, ayıcığın ilerlemesine yarayan patikayı biraz daha uzatıyor. Bu düzeyin son bölümü de yine değerlendirmeye ayrılmış. Bu düzeyde sorulan harflerin ve verilen doğru cevapların sayısı bir tablo halinde görüntüleniyor. Sevimli ayıcık yardımıyla çocuğunuzun okumasını, yazmasını, eşyaları tanımasını ve sözcük hazinesini geliştirmesini sağlayabileceksiniz.