Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 46
Bilgisayarlar ve onları araç olarak kullanan bilgi-işlem teknolojisi gelişmiş tüm ülkelerin sosyal, ekonomik, kültürel, endüstriyel ve hatta politik yaşamlarında vazgeçilmez olmuş, bu alanda yapılan yatırımlar yüzlerce milyar ABD Doları ile ifade edilebilecek boyutlara ulaşmıştır. İçinde bulunduğumuz çağın ilk yarışı nasıl nükleer güç yarışı olarak anıldıysa, ikinci yarışın “bilgisayar çağı” diye anılacağı daha şimdiden kesinlik kazanmıştır.
Günümüzdeki gelişme düzeyine erişmeden önce, kuşkusuz bilgisayarlar da belirli bir evreden geçmişlerdir. Nitekim 1970'lerde bilgisayarların satılmasını sağlayan yalnızca donanım özellikleriydi. Satıcı firmaların ilgilendiği konular makinenin saniyede kaç milyon komut işleyebildiği, kaç byte'lık veri saklayabileceği ya da bir seferde kaç biti işleme sokabileceği üzerinde yoğunlaşıyordu. Bugün ise artık donanım tek başına düşünülemiyor.
Commodore
Bilgisayarlar, işlem yapabilme güçlerini, fizik boyutlarına ve maliyetlerine göre sınıflandırıldığında şöyle bir sıra ortaya çıkmaktadır:
a) Ev bilgisayarları (home computers) b) Mikrobilgisayarlar (microcomputers) c) Minibilgisayarlar (mini computers) d) Büyük bilgisayarlar (main frame)
Hatırı sayılır bir standardizasyon süreci sayesinde bilgisayarlar giderek dikkati çekecek ölçüde birbirlerine benzemeye başlamışlardır. Söz konusu standardizasyon özellikle mikrobilgisayarlarda önemli bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Mikrobilgisayarlar boyutları birkaç santimetre olan çok küçük işleyiciler olup, işlem hızları mini ve büyük bilgisayarlara oranla nispeten düşük ve iş yapabilme yetenekleri kısıtlı olmakla beraber 1973 yılından itibaren gittikçe artan bir sayıda bürolarda kullanılmaktadır. Bu özelliğinden kaynaklanarak bunlara “İş Bilgisayarları” da denilmektedir. İş Bilgisayarlarında standart tiplerin oluşması ve standart işletim sistemi (MS-DOS) kullanılması ile pazar mücadelesi ayrı bir cephede yer almaktadır: YAZILIM CEPHESİ. Gerekli program olmadan bir bilgisayarın hiçbir işe yaramayacağı ve bunların hepsinin de kullanıcılar tarafından hazırlanamayacağı düşünüldüğünde, yazılım ihtiyacı gündeme gelmektedir.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 47
Yazılım Nasıl
Olmalıdır?
Hesaplama ve kocaman denklemler bir zamanlar bir grup programcının uğraştığı bir alandı. Program öylesine karmaşık ve esrarlı bir örtüye bürünmüştü ki, uzman olmayan kişilerin bunları anlaması ve denetleyebilmesi imkânsız görünmekteydi. Ancak nispeten ekonomik olmalarına karşın çok güçlü olan mikrobilgisayarlar, tüm bu kuralları değiştirdi. Şimdi bu alanda milyonlarca kişi bilgisayar kullanıyor. Yeni kullanıcılar, bırakın gerekli yazılı komutları ezberlemeyi, bir el kitabını bile okumaya yanaşmamaktadırlar. İşte, bilgisayarları ilk defa ekran başına geçenler için daha kolay kullanılabilir hale getirmek için yazılımın aşağıdaki unsurları içermesi, bilgisayarın daha yaygın hale dönüştürülmesini sağlayabilir.
İnsan-Makine Diyaloğu Bir insanın bilgisayarı kullanırken gerekli olan komutların asgariye indirilmesi, standart komutların oluşturulması ve ezbere dayanmayan bir kullanım kolaylığı sağlanması, oldukça önemli bir boyuttur. Ekranda kullanım kılavuzu (On Line Help) olmalı, kullanıcı her aşamada sayfa karıştırmak zorunda bırakılmamalıdır.
Emniyet Kullanıcı büyük bir ihtimalle ilk kez bilgisayar kullanmaktadır. Ekran dizaynı oldukça rahat olmalı, kullanım hatasına karşı program korunmuş olmalı, böylelikle kullanıcı yanlış yapma korkusundan kurtarılmalıdır. Kısacası program kullanıcının yapabileceği sonsuz hata türlerine karşı emniyetli olmalıdır.
Kontrol Programlardaki veriler birbirleri ile ilişkili olduğundan her türlü veri girişinde iç kontrol mekanizması olmalıdır. Örneğin: Muhasebede 12. ay fişleri girildiğinde yevmiye fiş tarihi 12. ay olarak saptanmalı, aksi takdirde, program,
“Müşteri hesapları
Özgün Yanlış Mesajları Sistemi Program hataları kendine has yanlış mesajları sistemi ile kullanıcıya aksettirmelidir.
Elektrik Kesintisine Karşı Güvenlik Türkiye'de kullanılmakta olan yazılım diğer önemli unsurlardan biri, Türkiye'nin ekonomik ve yapısal şartlarına uygunluğudur. Örneğin: Sık sık elektrik kesintisi olan ülkemizde programların elektrik kesintisine karşı emniyet ile donatılmış
ÜREsi —
Hesaplara
İsim-Adres
©.
İN. Ye
| kullanıcıyı uyarmalıdır. Veya fiş toplamında borç/alacak eşitlenmiyorsa yine uyarı sinyali çalmalıdır.
Esneklik: Programlar firma bünyesine mümkün olduğunca adapte edilebilecek esnek bir yapıya sahip olmalıdır. Örneğin: Hesap planı yaratılması, ekran düzeltme imkânları, rapor tasarımı vs.
Gizlilik: Özellikle muhasebe paketleri azami gizlilik gerektirir. Ancak bu gizliliğin kullanıcının kullanım kolaylığını etkilememesi gerekir.
Kayıt detayları Mevcut Siparişi Bakiye < İleti Yıllık ciro cirosu Borç M0. 5
De
Syf
0 -124408.01 me o BEZLER olmaması düşünülemez. Elektrik kesintilerinin veri ve/veya program dosyalarında tahribat yaptığı düşünülürse bunu önleyici tedbirlerin alınmamasının oldukça büyük boyutlarda yanıltıcı rakamlara yol açabileceği ve dolayısıyla sisteme güveni sarsacağı düşünülmelidir.
Bir Yazılım
Krizine Doğru
Türkiye'de 1983'ten itibaren hızla gelişmeye başlayan bilgisayar sektörü daha da büyümüştür. Olumlu noktalar olarak, kamu sektö-
47 rü bilgisayara daha önem vermiş, bu konudaki yatırımlar genişlemiş, bazı büyük yapımcılar Türkiye pazarına girmiştir. Olumsuz olarak nitelendirilebilecek gelişmeler arasında, gerek donanım, gerek yazılım açısından altyapılarını tamamlamayan firmaların piyasalara girmeleri, teknik kadro açığının büyümesi gösterilebilir. Maalesef, hâlâ donanım yatırım faktörü olarak görülmekte, yazılım ve insan gücü eğitimi ikinci planda kalmaktadır. Bu durumda yaşanacak en büyük kriz “yazılım” krizi olacak ve kullanıcılar yetersiz kalan yazılım paketleri karşısında verim eksikliğinden yakınacaklardır ve hatta yakınmaya başlamışlardır. Bu talebin veya karşılanmasındaki eksikliğin en önemli nedeni, insan gücü, “yetişmiş” insan gücü eksikliği olarak görünmektedir. Bu faktör da nitelik ve esneklik açısından oldukça ileri düzeyde bir teknoloji ürünü olarak hazırlanan yabancı kökenli bir yazılım paketinden söz etmek istiyoruz. Bazı çevreler tarafından ithal programların Türkiye'ye uyum sağlaması tartışılır ve tereddütle karşılanırken, TES A.Ş. Holland Automation International tarafından hazırlanmış ve halen dünyada 10 ülkede 20.000 paketin üzerinde satılmış olan MIS*HAL (Muhasebe ve İş İdaresi) programlarının Türkiye'de pazarlama hakkını almış bulunmaktadır. Söz konusu programlar TES A.Ş. tarafından tamamen Türkçeleştirilmiş ve programın son derece esnek yapısına dayanarak Türk muhasebe sistemine adapte edilmiştir. Programın şu ana kadar göstermiş olduğu performans, bazı çevreler tarafından kuşkuyla karşılanan ithal programlara olan güvensizlik imajını da yok etmiştir.