Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 18
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 19
Buna bağlı olarak bir şey henüz gelişmedi. Bugün imkânlar -ortam olarak- buna elvermiyor. Bugün ne aletler varsa biz onları uyarlamaya çalışıyoruz. Özellikle bunlar için müziği kimsenin düşündüğü yok. Elektronik müziğe girmek lazım o zaman. Elektronik müzik dediğiniz zaman da çok değişiyor konu, bayağı başka boyutlara ulaşıyor. Belki de bir beş on sene sonra çağdaş birtakım besteciler çıkacaklar ve sırf elektronik aletler için alaturka bir müzik yaratacaklardır. Bu olmayacak hiçbir şey değil. Batı'da bunun büyük çalışmaları var. Adam evine bir stüdyo kurmuş, giriyor oraya tekbaşına ve elektronik müzik üretiyor. Yeni değil ayrıca bu, onbeş senelik hikayedir. Bir Bülent Arel vardır mesela Amerika'da, adam dünya çapında bir elektronik müzikçiydi, bir İlhan Mimaroğlu. Ama tabii bunlar klasik tarzda. Klasik olarak işi ele alıp, bunu elektronik soundla birleştirip kendilerine özgü bir müzik çıkarmış insanlar. Daha Türkiye'ye bu aletlerin gelmesi çok yeni olduğu için, yeni diyorum, bir aletin piyasaya iki senedir girmiş olması, bütün olanakların, o aletle ilgili bütün fikirlerin denenmesi için kafi değil. Aradan bir zaman geçecek, herkes alışacak, o aletten daha fazla bir randıman alma fikri doğacak insan beyninde, o zaman birtakım arayışlara girebilir insanlar. İlhan Mimaroğlu'yla Bülent Arel'i andınız. Onlar belli bir klasik gelenek içinden yetişme besteciler. Bir Türk müziği geleneğinden gelme bir insanın, bundan beş on yıl sonra elektronik müzik yapmaya başladığı zaman elde edeceği sonuçların farklı olacağını mı düşünüyorsunuz? Farklı olacağını düşünüyorum. Çok çağdaş bir müzik çıkacak ortaya. Şu anda ne olacağını bilemiyorum. Elimizde bir örnek yok.
Ortada bir materyal olmadıkça bir görüş belirtmek imkânsız. Ama çok güzel bir şey olacağına eminim. Çünkü her şey çağdaşlaştığına göre müzikte de bir çağdaşlık olacaktır. Bundan beş sene önce veyahut da yirmi sene önce Türk müziğine Türk enstrümanlarının dışında herhangi bir alet gireceği söylense gülerdi sadece insanlar. En basiti bu. Ama tabii el becerisi, maharet gerektirmeme konusunda bir de şu var: Bugün yirmi tane piyanisti koyun normal bir kuyruklu piyanonun başına, yirmisinden de farklı ses, farklı bir ton çıkar. Çünkü tuşe denen bir olay vardır. Herkes kendi ruhunu darplarla piyanoya aktarır ve başka ses çıkar. Halbuki synthesizer'ın tuşuna siz de basın, ben de basayım aynı ses çıkar. Çalmayı bileceksiniz, hepsi o kadar, yani yorum getiremiyorsunuz. Yorum olayı yok bu elektronik aletlerde, duygu olayı azalıyor. Tabii bu da çalınacak müzik türüne bağlı. Herhangi bir elektronik klavyeyle Chopin çalmaya kalkışırsanız komik olur. Ama disko müziği çaldığınız zaman, tamam. Orada yerini bulur alet.
Duygunun azalması, yorum imkânının kıtlığı, herhalde bu aletlerin olumsuz yanları. Tabii evet olumsuz yanları. Ama beni bu aletlerde ilgilendiren bir başka yan da, müzik kültürünün yaygınlaşmasına katkıları. İnsan böylelikle herhangi bir müzik aletini çalmak için bin yıl çalışmak zorunda kalmadan müzik bilgisi, bayağı da teknik bir müzik bilgisi edinebilir gibi geliyor bana. O konuda imkânları siz nasıl görüyorsunuz? Vallahi imkânları çok geniş görüyorum. Şimdi birtakım hazır programlar var, ilanlarını görüyoruz, reklamlarını görüyoruz. Bu programları ufak bir çocuk bile alıp, bilgisayarına takıp, müzikle tanışabiliyor hiç değilse. Do'yu merak eden insan önündeki notadaki yerine göre do'nun sesini tayin edebiliyor. Bunlar müziğe karşı büyük ilgi uyandıracak yeniliklerdir. Benim görüşüm bu. Tabii bilgisayar, müzikle tanışmak olayını renkli bir hale getiriyor. Ve bu ilk tanışıklık çok daha ileri boyutlara ulaşabilir. Müzik programlarının yaygınlaşması, normal olarak müzikle hiç alakası olmayacak insanlara bile müzik zevki verebilecek, çok ilerletecek, tekniği öğretecek çok faydalı bir araç. Ne bileyim bugün herhangi bir lise öğrencisinin müzik öğrenmek pek aklına gelmez ama evinde bir bilgisayarı varsa ve eline bir müzik programı geçmişse, bu onda bir merak uyandırabilir, çok hoşuna gidebilir ve işin daha ileri noktalarına varma imkânı doğabilir. Peki bu yönde bir eğilim var mı? Siz hiç gözlediniz mi? Ben çevremde görüyorum, bir hayli yaygınlaşıyor. Müzik programları şunlar, bunlar. Millet kendi başına parçalar çalmaya başlıyor. Çok hoşuma gidiyor, ufacık çocuklar. Zaten bir kere ilginin doğması önemlidir. Kimse durup dururken bir konuya ilgi duyamaz. Bu böyledir genelde. İlgi doğduktan sonra da, eğer hakikaten içinde bir şey varsa, yeteneği varsa, bu ortaya çıkıyor. Çocuğun merakı daha da artmaya başlıyor. Merak ettiği andan itibaren de çok fazla imkânlar açılıyor önünde.