Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 15
Osman İşmen bildiğimiz kadarıyla hem Commodore 64'ün hem Wersiboard'ın olanaklarından profesyonel olarak yararlanan ilk müzisyen. Kim mi Osman İşmen? İsmini bilmeseler de okurlarımızın çoğunun onu tanıdığına, eserlerini defalarca dinlediğine eminiz. Osman İşmen bir aranjör. İşittiğimiz müziğin oluşmasında merkezi bir rolü olduğu halde, adı o kadar sık anılmayan insanlardan biri. Nükhet Duru'dan Zeki Müren'in ALO kampanyasına, Erol Evgin'den Ferdi Özbeğen'e ve hatta iki yıl öncesine kadar televizyonda hava durumunun sinyal müziği olarak dinlediğimiz Disko Kâtibim'e kadar sayısız eser onun imzasını taşıyor. Bu yüzden kendisine bu aranjörlüğün ne demek olduğu hakkında bir soru sorarak başlıyoruz
İskender SAVAŞIR söyleşimize:
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 14
Amatörler içinde profesyonel bir klavye:
O günden beri bilgisayarların müzik olanaklarının, en çok benim gibi, amatör bir müzisyen dahi olamayacak kadar yeteneksiz fakat aynı zamanda, müziğe karasevdayı andırır bir tutkuyla bağlı zavallıların işine yarayacağını düşünürdüm. Bilgisayar sayesinde, bizim gibilerin, kendilerini bir alet çalabileceğiz diye ümitsizce heba etmesine gerek kalmaksızın, kulaklarını eğitmeleri, kontrpuan, armoni nedir, öğrenmeleri, hatta çok sevdiği eserlerin nasıl kurulmuş olduklarını, bazı etkilerin nasıl yaratıldığını incelemeleri mümkün oluyor. Hepimizin bildiği gibi de Commodore 64'ün müzik konusundaki üstünlükleri, onu bu iş için ideal bir bilgisayar haline getiriyor. Örneğin ben son bir yıldır, yani Music Shop programını elime geçirdiğimden beri, Bach'ın Füg Sonatı'yla oynayıp çeşitli temaların yerlerini, çeşitli aralıkların değerlerini değiştiriyorum. Ama profesyonel bir müzisyenin hatta ciddi bir amatörün bile vaktini benim gibi Commodore 64'ün başında geçirmesinin bir vakit kaybı olacağını düşünürdüm. Yanılmışım.
Beni yanıldığıma ikna eden Wersiboard oldu. Bir kere Wersiboard'ın klavyesindeki tuşların standart piyano klavyesi tuşları olması, bunu amatör olsun profesyonel olsun bütün icracılar için tadına doyulmaz bir alet haline getiriyor. Artık, piyano çalmasını bilen birinin yeni bir hüner ve teknik elde etmesine gerek kalmadan (elektronik de olsa) keman, flüt ve daha bir sürü çalgının sesini elde etmesi mümkün olacak. Konuyu başka bir açıdan da düşünebiliriz. Diyelim ki, piyano ya da başka herhangi bir klavyeli çalgı çalmayı öğrenmek istiyorsunuz. Wersiboard'da yapılacak çalışmalarla piyano klavyesi üzerinde yapılacak çalışmalar arasında (oktav farkı dışında) hiçbir fark olmayacaktır. Ama Wersiboard'ın en çarpıcı yönü her zaman olduğu gibi yine yazılımlar. Wersiboard'ın kullandığı çeşitli yazılımlarla 320 ayrı ses yaratıp bunlara değişik isimler vererek, diskette saklamak mümkün. Ayrıca kullanılan her yazılım polifonik (çoksesli) ve monofonik (teksesli) icra seçeneklerini tanıyor. Tabii polifonik seçenek Commodore 64'ün üç osilatörü olmasından ötürü, en fazla üç sesin bir arada çalınmasına olanak tanıyor.
Sequencer programı ise en fazla üç sesli partisyon hazırlama, yani beste yapma imkânını veriyor. Bunlar aslında birçok başka programın da sağladığı olanaklar. Benim görebildiğim kadarıyla Wersiboard'ın en özgün yanı bundan sonra sözünü edeceğimiz ve bu ayki konuğumuz olan Osman İşmen'in kullandığı program. Bu program dört oktavlık klavyenin her notasına ayrı ayrı değerler vererek, yalnızca Türk müziğine özgü makamları değil, dünya üzerindeki mümkün herhangi bir müzik sisteminin kullanabileceği müzik dizilerini (Uzakdoğu'nun pentatonik dizileri, Hint ragaları vb.) elde etmenizi sağlıyor. Ayrıca Erman Elektronik tarafından imal edilmekte olan Voicemaster ile herhangi bir sesi (bu ses ister en yakın dostunuzun sesi olsun, ister Rubinstein'ın piyanosu) sayısal olarak örnekleyip bu sesi Wersiboard ile çalmak pek yakında mümkün olacakmış. Yine profesyonel müzisyenleri daha çok ilgilendirecek bir özellik de - Commodore 64'ün audio çıkışı kullanılarak, profesyonel tesisattan yararlanabilme olanağı. Ama konumum gereği beni asıl ilgilendiren amatörler. Sanırım çocuğum olsaydı bugün onu müzik eğitimine Wersiboard gibi bir alet üzerinde başlatırdım. Çünkü müzik eğitimi konusunda şöyle bir açmaz var: Bir saz çalmayı öğrenmek eninde sonunda bir elişi, bir hüner. Salt teknik bir hüner olarak kalma, müzikten daha iyi anlamayı, müziğin dilini çözüp onun ruhuna nüfuz etmeyi sağlayamama gibi tehlikeler barındırıyor. Ama diğer yandan, hele müzik söz konusu olduğunda salt teorik bilgi, alabildiğine kuru ve entelektüel bir bilgi. Wersiboard'la müzik eğitiminin bence en önemli üstünlüğü müziğin bu iki yönünü, teknik ve pratik yönüyle teorik yönünü birlikte kullanıcıya sunması.
İskender SAVAŞIR
Not: Wersiboard Teleteknik A.Ş. tarafından pazarlanmaya başladı. Fiyatı 160.000 TL. Ayrıca, aletle birlikte İskender Savaşır'ın yazısında sözü edilen ve bağımsız olarak satın alındığında değeri 40.000 TL olan programlardan ikisi bedava olarak veriliyor.