Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 12
MeHMeTWuseL
A53
fta 6 A © 2 tü az birkaç düzine dergide her ay sistemleri atlatmak, gizli bilgilere ulaşmak yolları anlatılıyor. Bu dergiler her ne kadar el altından da olsa serbestçe satılıp yayılıyor. Bunlardan birini alıp CIA özel numaralarını, Papa'nın yazlığının telefonunu veya George Bush'un başucunda bulunan telefon numarasını öğrenebilirsiniz. Ayrıca bütün dünyaya yayılmış BBS'lerden oldukça yeni erişim kodlarından tutun da ünlü hacker'ların adresine kadar hacking konusunda birçok bilgiyi elde edebilirsiniz. Bu olayı diğer suçlardan ayıran küçük bir fark var. Bu tür yayınları yayınlayan ve hacking ile uğraşan kişilerin yüzde 90 gibi oldukça büyük bir bölümü bu işi hobi olarak yapıyor. İstediği zaman arkadaşı ile telefon faturasını dert etmeden istediği kadar konuşabilme, telefonuna yeni özellikler ekleme ve bunun gibi işler için kullanıyorlar. Tabii niyetleri ne olursa olsun telefon faturalarını değiştirme, korunmuş sistemlere girme oldukça önemli birer suç sayılıyor. Piyasada bulunan hacker'ların çoğu gerçek anlamda hacker değil. Bunların yaptığı iş sağdan, soldan buldukları yöntemler ile BBS'lerinin telefon masraflarını düşürmekten başka bir şey değil. Bunun için çeşitli yöntemler geliştirilmiş. Bunlardan en ünlüsü BlueBox adı verilen ve iki frekansta sinyal verebilen bir alet. Günümüzde bu alet oldukça sık kullanılmakta. Fakat bu aleti kullananların çoğu ilk BlueBox olayının 1961'de ortaya çıkarıldığını bilmiyor. Yaklaşık 20 yıldan beri bu türden kanunsuz girişimler ile karşı karşıya kalan Bell şirketi artık buna karşı oldukça etkili önlemler geliştirmiş vaziyette ve yakın tarihte çıkması beklenen yeni bir sistemle BlueBox ve diğer hacking yöntemleri büyük bir ölçüde tarihe karışacak. Şimdi gelelim bu işin tehlikelerine. Hacking yapmayı göze alan birinin her şeyden önce bir on yılı gözden çıkarması gerekiyor. Zira yakalanan hacker'lara suçları sabit görülürse verilen en normal ceza bu. Fakat eğer bu kaşınıp da bir askeri sisteme girme hatasını yaparsa bu ceza hacker'ın niyeti ne olursa olsun vatan hainliği ve casusluğa kadar gidebilmekte. Bu iki suçun cezasının ne olduğunu sanırım çoğunuz biliyordur. Crusher: Bu kişiler teknik özellik bakımından tamamen hacker'lara benzerler. Yine aynı yöntemleri kullanarak sistemlere girerler ve korunmuş bilgilere ulaşırlar. Fakat bu kişiler çoğu hacker'ın aksine bu işi hobi olarak yapmazlar. Ya söz konusu şirkete olan bir hınçları vardır (işten çıkarılma vs. gibi) ya da bu iş karşılığında para alırlar. Sonuç olarak her ne sebeple olursa olsun bu kişiler sistemlere tek bir amaç ile girerler; yok etmek. Yaptıkları bir program mümkün olan bütün hasarı vererek sistemi kullanılmaz hale getirir. Daha önce de söylediğim gibi amaçları sadece sistemi çalışmaz hale getirmek ve bu sayede şirkete büyük bir zarar vermektir. Bunun için sisteme bir kez girmeleri yeterli olur. Zira kısa sürede yok edici programı (bombayı) sisteme bırakır ve bağlantıyı keserler. Bütün bu işlem yaklaşık bir iki dakikalık bir bağlantı gerektirir. Hacker'ların bilgi almak için bir sistemde en az yarım saat kalmaları gerektiğini düşünürsek crusher'ların yakalanmalarının ne kadar zor olduğunu daha kolay anlarız. Ayrıca yaptıkları işin çok büyük bir suç olduğunun bilincinde olan crusher'lar işlerini yaparken azami dikkat gösterirler.
Gelelim bir suç aleti olan bilgisayar virüslerine. İlk bilgisayar virüsünün nasıl çıktığı konusunda anlatılan bir sürü hikaye vardır. Birine göre işten çıkarılmış bir programcı, birine göre de şaka yapmak isteyen bir öğrenci ilk virüsü yazmıştır. Organik adaşlarına mantık olarak oldukça benzeyen bu virüsler aslında küçükçük programcıklardır. Yaptıkları iş, bilgisayar çalışırken bir yöntemle sisteme girip kendisini oraya buraya kopyalamaktır. Kendisini bir iki yere kopyaladıktan sonra bir müddet için kuluçkaya yatar. Bu sürede belirli bir sayı tutar (bir müddet bekler, resetleri sayar veya kendini belli bir miktar kopyalar). Daha sonra ise kendini belli eder. Bu 'kendini belli etme' harddiski formatlama, kafa zıplatma veya disketi silme gibi oldukça zararlı olmakla beraber sadece bir yılbaşı tebriği kadar masum da olabilir. Bu tamamiyle virüsü yazanın keyfine kalmış bir şey. Ama ne kadar zararsız ve masum da olsa virüsler her şeyden önce kullanıcının zamanını çaldıkları için zararlıdırlar. AMIGA'daki ilk virüsler SCA, Byte Warrior gibi bootblock virüsleriydi. Her ne kadar zararsız da gözükseler ilk eylemlerini “Who Framed Roger Rabbit?” oyununun tüm çalışan kopyalarını yok ederek yaptılar. Bu o zaman için büyük bir olaydı, ama file virüslerin ortaya çıkmasıyla herkes olayın ne kadar büyüyebileceğini gördü. Yazılış sebebi ne olursa olsun herkesin birleştiği tek bir konu var o da bu olayın bilgisayarlara şimdiye kadar büyük zararı verdiğidir. Bu zarar gittikçe artarak devam etmektedir. Örnek olarak 1992'nin ilk altı ayında sırf virüsler yüzünden olan kayıp, 1991'in on iki ayının toplam kaybını şimdiden yakaladı. SHI (Safe Hex International)'ın Mart ayında açıkladığı rakamlara göre şu anda AMIGA'da dörtyüzün üstünde virüs var ve bu sayının iki bin yılına kadar birkaç bini bulacağından korkuluyor. Düşünün bir kere takılan bir disketi üç bin virüse karşı kontrol eden bir virüs killer'ın ne kadar işletim zamanından yiyeceğini. Şu anda tek tesellimiz SHI gibi bir organizasyonun AMIGA dünyasını bu konuda oldukça rahatlatması. Şu anda bizlerin de üyesi olduğumuz SHI'ın Türkiye faaliyetlerini çok yakında göreceksiniz. Bunun için gelecek sayıda başlayacağımız Virüs köşesini dikkatle okuyun. Virüs programcıları da adaletin pençesinden kolay kolay kurtulamıyorlar. Örnek olarak SHI, bir virüs programcısını adı ve adresiyle kendilerine bildiren kişilere programcının suçunun sabit bulunması halinde tamı tamına 3000 dolar ödül vaadediyor. Sanırım sadece bu bile olayın ne kadar büyük boyutlarda olduğunu göstermeye yeter. Gördüğünüz gibi gelişen dünyamızda bilgisayar suçları aynı diğer suçlar gibi oldukça sert bir şekilde cezalandırılmakta. Zira çağımız bilgi çağı ve böyle bir çağda bilginin korunması kadar doğal bir şey olamaz. Ve böyle bir çağda biz oturmuş “kopyalamaya evet mi hayır mı?” tartışması yapıyoruz. Eğer bilgisayar suçlarına müsamaha göstermeye devam edersek yakında suç işlenecek bilgisayar kalmayacak.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 13
kendini belli bir miktar kopya- lar) Daha sonra ise kendini belli eder. Bu kendini belli etme' harddiski formatlama, kafa zıplatma veya disketi sil- me gibi oldukça zararlı mekle beraber sadece bir yıl- başı tebriği kadar masum da olabilir. Bu tamamiyle virüsü yazanın keyfine kalmış bir şey. Ama ne kadar zararsız ve ma- sum da olsa virüsler her şey- den önce kullanıcının zamanı- nı çaldıkları için zararlıdırlar, AMIGA'daki İlk virüsler SCA, Byte Warrior gibi bootblock vi- rüsleriydi. Her ne kadar ve zararsız da gözükseler İlk eylemlerini Who Frammed Ro- ger Rabbit?” oyununun tüm çalışan kopyalarını yok ede- rek yaptılar. Bu o zaman için büyük bir olaydı, ama file vi- rüslerin ortaya çıkmasıyla her- kes olayın ne kadar büyüyebi- leceğini gördü. Yazılış sebebi ne olursa ol- sun herkesin birleştiği tek bir
konu var o da bu olayın bilgi- sayarlara şimdiye kadar bü- yük zararı verdiğidir. Bu zarar gittikçe artarak devam etmek- tedir. Örnek olarak 1992'nin ilk altı ayında sırf virüsler yüzün- den olan kayıp, 1991'in oniki ayının toplam kaybını şimdi- den yakaladı. SHİ (Safe Hex İn- ternational)ın Mart ayında açıkladığı rakamlara göre şu anda AMIGA'da dörtyüzün üs- tühde virüs var ve bu sayının ikibin yılına kadar birkaç bini bulacağından korkuluyor. Dü- şünün bir kere takılan bir dis- keti üç bin virüse karşı kontrol eden bir virüs killerin ne kadar işletim zamanından yiyeceği- ni. Şu anda tek tesellimiz SHİ gi- bi bir organizasyonun AMIGA dünyasını bu konuda oldukça rahatlatması. Şu anda bizlerin de üyesi olduğumuz SHl'ın Türkiye faaliyetlerini çok yakın- da göreceksiniz. Bunun için gelecek sayıda başlayacağı- mız Virüs köşesini dikkatle oku-
yun. Virüs programcıları da ada- letin bençesinden kolay kolay kurtulamıyorlar. Örnek olarak SHİ, bir virüs programcısını adı ve adresiyle kendilerine bildi- ren kişilere programcının su- çunun sabit bulunması halin- de tamı tamına 3000 dolar ödül vaadediyor. Sanırım sa- dece bu bile olayın ne kadar büyük boyutlarda olduğunu göstermeye yeter, Gördüğünüz gibi gelişen dünyamızda bilgisayar suçları aynı diğer suçlar gibi oldukça sert bir şekilde cezalandırıl- makta, Zira çağımız bilgi ça- ğı ve böyle bir çağda bilginin korunması kadar doğal bir şey olamaz. Ve böyle bir çağda biz oturmuş “kopyalamaya evet mi hayır mı?” tartışması yapıyoruz. Eğer bilgisayar suç- larına müsamaha göstermeye devam edersek yakında suç işlenecek bilgisayar kalmaya- cak,