Commodore Amiga sayı 3, sayfa 14

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 14

Değişimler-Dönüşümler

ler nüştürmüştür. Bu bir hayalin gerçekleşmesidir. Ancak, yaratık hemen hemen aynı açılardan aynı ışıklandırmayla filme alınmışlarsa değişim işlemi oldukça kolaydır. Görüntüyü bir mouse ile, lastik parçasıymış gibi itmeyi ve çekmeyi sağlayacak bir yazılm paketine ihtiyaç vardır. Böylece iki yaratık arasında ortak bir görüntü elde edilebilir. Kadın/iynx değişiminde kadı- 'nın bumu biraz kısaltılmış, in burnu da biraz kaldırılarak uzatılmıştır. Bu arada diğer görsel parçalara da benzer işlemler uygulanmıştır. Burnun ucunun yeri değiştikçe çevredeki rengin de buna uygun olarak değişmesi sağlanmıştır. Topooi değişirken kadından Iynx'e dönüşüm için yine eski geçiş teknikleri kullanılmıştır. Değişimin gerçekçi görünmesi için burnun genişletilmesi ve farklı vücut parçalarının farklı zamanlarda değişmesini sağlamak için arada anahtar kareler kullanılması gibi ufak tefek başka işlemlere de ihtiyaç vardır. Filme çekilecek olan gerçek görüntü dikkatli planlandığı sürece karakteler konuşuyor olsalar bile zaman Ayarlarını yapmak son derece kolaydır. Birgham'ın getirdiği bu yenilik birçok kişinin aklını başından aldıysa da tekniğin gerçekten yerleşip kullanılmaya başlaması 1987'ye kadar gerçekleşmedi. O yılda Industrial Light and Magic'te çalışan Doug Smythe adlı bir prog: Amerika" yı tekrar keşfetti ve Willow adlı filmin yönetmeni Ran Howard'ın istekleri üzerine bu tekniği geliştirmeye başladı. Filmin kahramanı, yani büyücü Willow büyülü bir sopa ile, bir keçiyi devekuşuna çevirir, devekuşu bir tavus kuşuna, tavus kuşu bir kaplumbağaya döner, daha sonra kaplana dönüşen yaratık bir kadın olarak son şeklini alır. Teknisyenlerin ilk olarak düşündükleri atölyelerindeki kuklaları kullanıp bunların da geçişler yapmaktı. Ama bunun, 1941'de kullanılan tekniklerden bir farkı olmayacak ve aynı derecede yapay görünecekti. Üç boyutlu bilgisayar grafikleri bile kullanmayı düşünen teknisyenler burada da başka bir engele çarptılar: tüylerin yaratılması ve mi çok zor olacaktı. “Daha sonra” diyor Smythe, “aklımıza esnek kuklalar yapıp bunların görüntüleri arasında bilgisayar yardımıyla geçişler yapmak geldi. Testleri yaptıktan sonra elimizde işe yarar bir şey olduğunu anladık. Hatta daha sonraki projelerde de kullanılabilirdi bu. Gerçekten de Terminator 2 ve başka projelerde bu tekniği yaygın ola- Tak kullandık.” Bilgisayarla uygulanacak olan değişim işlemi birçok hayvan üzerinde verimli olmayacaktı. Örneğin keçiden devekuşuna dönüşüm yapılırken boyunun uzaması gerekiyordu. Bilgisayarda bu işlem gerçekleştirilince detayların kaybolduğu ve bulanıklaştığı gö- Bu yüzden kuklanın boynu esnek yapıldı ve dikkatlice boyna tüyler yapıştırıldı. Benzer şekilde, kullanılan keçi kuklasının kafasını lastik köpükten hazırlandı ve içine kuşun kafa iskeleti fiberglas olarak yerleştirildi. Böylece değişim sırasında kafanın içine vakum uygulanarak lateksin fiberglas üzerine yapışması ve kuşun kafasının şeklini alması sağlandı. Aynı zamanda boyun fiziksel olarak uzatıldı ve ön ayaklar havaya kaldırılarak kanatların çıkacağı yere gelmeleri sağlandı. Dönüşümün tamamlanması için devekuşu kuklası küçültüldü. Diğer dönüşümler de benzer şekilde hava keseleri, çubuklar ve kablolar kullanılıp kuklaların şekilleri değiştirilerek gerçekleştirildi. çalışması teknik olarak ILM'yi Oscar adayı yaptı. Willow'u kısa süre sonra İndiana Jones and the Last Crusade takip etti. Burada da kötü adamlardan biri Kutsal Kase sandığı kapla su içtiğinde kubir MUMyaya döni yordu. Bu efekt için yine üç farklı kukla kullanıldı ve aralatında dijital geçişler yapıldı. ILM'nin değişim tekniği geçen yılın hit filmi Terminator 2'de de kullanıldı. Bu sahnede dişi kahramanın katil robota dönüşmesi gerekirken, başka bir sahnede robotun yüzünün ters tarafa dönmesi gerekiyordu. A Yüzü'nden B Yüzü'ne geçmek ne kadar farklı olurlarsa olsunlar çok zor en azından iki yüzde de gözler ağız ve burun vardır. Ancak kafanın ifadesiz arka tarafında bir yüz yaratmak kullanılan tekniğe iyice hakim olunmasını gerektirir. Yine de Smyfhe şöyle demektedir, “Teknik olarak pek bir zorluğu yoktu işin. Kullandığımız araçlar bu konuda yeterince esnek. Esas sorun artistik aşamada çıktı. En ilginç efektin, yüzün ortada sıkıştırılmış olarak başlayıp etrafa doğru yayılması olacağını düşündük.”

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.