Ali Murat Erkorkmaz

Açık konuşmak gerekirse Türkiye'de pek fazla animasyon hazırlayan firma yok ve kalanlar da yok olmak üzere gibi.

Erkorkmaz

Epyeni bir dergiyle birlikte yeni konulara da el atmaya karar verdik. Biraz çevremizi dolaşmaya ve etrafımızdaki Amiga bağımlılarının çalışmalarına göz atmaya karar verdik. Eh, tabii ki oraya kadar gitmişken biraz sohbet ettik ve arada da röportaj yaptık.

Uzunca bir süre teknelere ve tekne dizaynı ile ilgili bir programa kafa yorduk. Sn. Erkorkmaz'ın teknelere olan merakı oldukça ilgimizi çekti. Uzunca bir süre tekneler, yarışlar ve tekne yapımından bahsettikten sonra asıl konumuz olan Amiga ve animasyona döndük.

Bu yazımızda ise sizlere bu konuşmadan ve gördüklerimizden bahsedeceğiz.

Geçtiğimiz şubat ayındaki geleneksel COMMODORE SHOW'a gelenleriniz, halı desenleri yaratabilen ya da profesyonel animasyon yaratılmasında kullanılabilen 'zeki' programlarından ve animasyon üzerine yaptığı konuşmadan, mutlaka ALİ MURAT ERKORKMAZ'ı hatırlayacaklardır.

Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi Sn. Erkorkmaz daha çok grafik, animasyon ve bunların üzerinde yapılabilecek değişik uygulamalarla ilgileniyor. Bilgisayarların gerçekte neler için kullanılması gerektiğini ve bunun için neler yapılabileceğini merak ediyorsanız siz de bize katılın.

Evet, Sn. Erkorkmaz, animasyon ve çizgi film üzerine olan çalışmalarınızı biliyoruz. Daha sonra onlardan da bahsedeceğiz. İlk zamanlarda neler yaptığınızdan bahsedelim. Yani bunların dışında yeni gelişmeler var mı? Bu aralar biraz sinemaya yöneldik, ilk etapta yaklaşık dörtyüz adet eğitici çizgi film hazırlayacağız. Şu anda da yirmibeş tanesi hazır. Oldukça hızlı çalışıyoruz, yaklaşık bir haftada iki tanesini bitirebiliyoruz. Bir de kısa metrajlı bir filmimiz var, üç boyutlu olmasından dolayı biraz yavaş yürüyor. Bir de bilgisayarla hazırlanan bir eğitim serimiz var. Bu çalışmaları sipariş üzerine mi yapıyorsunuz? Hayır, bir süre önce o şekilde çalışıyorduk fakat artık kendi istediklerimizi yapıyor, bitiriyoruz ve ilgilenenlere sunuyoruz. Öteki türlü çalışmanızı bitirip müşterinize gösteriyorsunuz ve “Ah, keşke şunun elbisesinin rengi mavi değil de kırmızı olsaydı” gibi yorumlarla karşılaşıyorsunuz. Düşünsenize, siz birkaç saniyelik bir şey için tüm zamanınızı ayırıyorsunuz ve uzun bir çalışmanın sonucunda filmi hazırlayıp video kaydını alıyorsunuz. Bunu söyleyen kişi bunun farkında olmadan sizden küçük bir şey istediğini zannediyor fakat böylesine küçük de olsa bir değişikliğin tüm filmin baştan hazırlanmasını gerektirdiğini bilmiyor. Ayrıca genelde bizim getirdiğimiz öneri ve yeniliklere de pek açık davranmıyorlar, istiyorlar ki o elbise kendi istedikleri renkte olsun. Bunun nelere mal olacağı ve ne kadar uğraştıracağını düşünmüyorlar. Kısaca olaya bizim açımızdan bakmıyorlar. Türkiye'deki animasyon piyasasını nasıl görüyorsunuz? Daha doğrusu diğer firmalar neler yapıyorlar? Açık konuşmak gerekirse Türkiye'de pek fazla firma yok ve kalanlar da yok olmak üzere gibi. Bilinenlerin dışında dindar kişilerin dini eğitim için hazırladığı bir çizgi film serisi var. Bu kadar az firma olması çok doğal, çünkü yabancı ülkelerdeki devlet desteğinden yoksunuz. Bir insanın böyle bir işe girişebilmesi için hem oldukça yüklü bir sermaye ayırması hem de çok iyi yetişmiş bir kadro kurması gerekiyor. Devlet desteği olmadan başarmak oldukça zor. Tek biz bu konuda savaş veriyoruz. Tabii gönül istiyor ki başka firmalar da olsun. Peki devletten hiç film isteği gelmiyor mu? Var tabii, aslında yarı devlet kuruluşlarından ve özel ajanslardan istekler geliyor. Bunlardan ayrı Sağlık Bakanlığı'nın eğitim filmleri de var. İşinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? İşimiz çok zor, birkaç dakikalık bir film için milyonlarca resmi bir araya getirmeniz gerekiyor. Ayrıca hedef çocuk olduğu için pek ilgilenen yok. Daha doğrusu çocuğa bir şeyler vermekle uğraşmıyor kimse. Şimdi yeni başladığımız bir ESOP serisi var. Bu seride ise hem lise ve üniversite çağındaki gençleri hem de çocukları hedef aldık. Yani Charlie Brown ve Snoopy'deki piyasayı yakalamaya çalışıyoruz. Bir de sizin üretim üzerine yaptığınız çalışmalar var. Bunların örneklerini geçtiğimiz Commodore Show'da görmüştük. Bize biraz da bunlardan bahsedebilir misiniz? Evet. Bir bilgisayar destekli desen üretim programı yaptık. Bunu daha çok halı üzerinde kullanıyoruz fakat her türlü baskıda da kullanmak mümkün. (Bu sırada bize üzerinde çok güzel bir gül deseni bulunan eşarp gösteriyor). Ayrıca bu sistem yabancı yeni teknoloji ile de kullanabilir durumda. Yani şu anda Türkiye'deki sistemleri geliştirecek olurlarsa bizim programımızda bir değişiklik ya da gelişim gerekmeyecek. Bu ve diğer programlarınızdan bize biraz açıklamada bulunur musunuz? Teknik çizim, tekstil ve animasyon konularında üç adet yapay

ARTERLA

aSaNM

zeka programı yazdık. Bunları tasarlarken aklımızda olan tek şey bilgisayara başta çok az şey vererek tam bir sonuç alabilmekti. Bunu başarabildik de. Bu üç programda da girilen ilk verilerin doğrultusunda bitmiş sonuçları görebiliyorsunuz ve beğenmediğiniz takdirde yeni bir denemenin sonucunu almak sadece bir iki dakikanızı alıyor. Beğenmediyseniz tekrar tekrar deneyebilirsiniz ve arada beğendiklerinizi saklayabilirsiniz. Daha önce fuarda ve Bursa'da çeşitli seminerler verdik ve bu seminerlerde programınızı da gösterdik. Programı çalıştırdık ve çeşitli desenler üretmeye başladı, fakat sonradan öğrendik ki herkes video ile yaptığımızı zannetmiş. Halbuki o anda bilgisayar sürekli değişik desenleri üretiyor ve birbiri arkasına gösteriyordu. Benim aslında bilgisayara bakış açım oldukça değişik, daha doğrusu bence bilgisayar sadece sizin kullandığınız kalem silgi olmaktan ayrı bir de sizin yapacağınız düşünme işlerini de üstlenmeli. Düşünme derken yanlış anlamayın. Her işte yapılması gereken birçok işler vardı ve bunların çoğu belli bir mantığa bağlıdır. Örneğin eğimli bir arazide yapılacak olan bina tasarımında veya belli bir stilde yapılacak olan binada kullanılacak özelliklerde mutlaka bir mantık vardır. Eğer bu mantığın dışına çıkarsanız ve bu yarattığınız şeyi kabul ettirirseniz bu yeni şey bir moda olur. Tabii ki bu tür şeyleri bilgisayara yaptırmak şimdiki teknolojiyle zor, fakat diğer mantık yükünü üzerinizden almak ve bilgisayara yüklemek mümkün. İşte bizim de yapmaya ve herkese kabul ettirmeye çalıştığımız şey de bu. Bilgisayarı sadece bir çizim aracı olarak ya da benzeri bir alet olarak kullandığınızda üzerinizden oldukça fazla bir yük alır fakat bir de bilgisayara

Çer

N O “ Ça e) yal 6 3 d yara sadece binanın bulunduğu yeri, iklimi, manzarasını, kat iznini ve bina stilini vererek hazır tasarımlar elde ettiğinizi, hatta beğenmediğiniz takdirde yeni çözümler getirildiğini düşünürseniz aradaki farkı anlayabilirsiniz. Bu muhteşem bir olay. Fakat kimse bilgisayarların bu tür işlerde kullanılabileceğine inanmıyor. Daha doğrusu inanmak istemiyor, çünkü herkesin alıştığı nokta bilgisayarların hesap kitap işlerine baktığı başka da bir şeye yaramayacağı. Bu tür çalışmalara ne zaman başladınız? Bu türdeki ilk programımı ben BASIC ile yazdım. Kullandığım bilgisayar ise Z80 işlemciye sahip bir SPECTRUM idi. Tabit o zamanlar bilgisayar kapasiteleri bugünküne oranla çok düşüktü. MegaByte'lar bir rüya idi. Tabit kısıtlı bir aletle yazınca kapasite ve hız yetersiz kaldı. Ayrıca Basic için ayrılan alanı da doldurduğundan dolayı programıma devam edemedim. Ama oldukça iyi bir konuma geldim. İlk mantık temellerini yabancı bir firmaya yazdığım “HOUSE” adlı bir programda attım. Bu pek gelişmiş bir program olmamakla beraber yine de oldukça iyi iş görüyordu. Arazi durumunu, evin konumunu ve birkaç önemli veriyi daha verdikten sonra bilgisayar size alternatifler sunmaya başlıyordu. İşte ilk mantık işlerini bilgisayara yaptırma çalışmaları oradan başladı. Animasyon programınızdan hiç söz etmedik, o programda neler yaptınız? Animasyon programı ise sadece bilgisayara konu vererek bir animasyon yaratılmasına yarıyor. Konu bilgisayara yazı ile aktarılıyor ve bilgisayar cümleleri açarak kelimeler ile konuyu kavriıyor ve ona göre temsili noktalarla sahneyi yaratmaya başlıyor. Daha sonra karakterlerin hareketlerini birbirleriyle olan ilişkileri saptıyor. Anlayacağınız tam bir tiyatro gibi. Karakterlerin kızgınlığını ya da sevincini belirtmek için gerekli değişimleri yapıyor ve tüm işlemler bittiğinde tek kare tek kare videoya kaydediyor, Üzerine de temsili bir ses kaydı yapıyor. Yaklaşık yarım saat ile kırkbeş dakika arasında bir film elde etme imkânına sahip olabiliyorsunuz. Sonuç ise oldukça iyi oluyor, çünkü tüm karakterler vektörel olarak tanımlanmış. Vektör olmasının sebebi ise bilgisayarın karakterleri istediği bakış açısından gösterebilmesi. Sonuç ise tek kelime ile muhteşem. Program şu anda ne durumda? Aslında zeka programı kısmı bitmiş durumda fakat teknik olarak eklemek istediğimiz birkaç şey var, mesela kare kare videoya aktarım uzun bir işlem ve bizim cihazlarımızı bağlıyor. İstediğimiz ise bu dosyaların yarımşar ya da birer dakikalık Anim dosyalar olarak saklanabilmesi ve istendiğinde videoya aktarılması. Bu konuda gelişmeler var mı? Bu konuda pek çalışmıyoruz, çünkü bunlar yapılmış şeyler, Amerika'yı yeniden keşfetmenin bir alemi yok, bunlar için esas Commodore'un patronları ile konuştuk ve bize destek vereceklerine söz verdiler fakat henüz pek bir gelişme yok. Bizim de pek acelemiz yok, yani şimdilik projeyi dondurduk. Bu tip başka zeki programınız var mı ya da olacak mı? Var tabit, bir başka konu da masaüstü yayıncılık. Bir gazetede her gün aynı sayfayı çizip duran bir insanı düşünün. Bu insan sürekli aynı şeyi yapmaktan yeni şeyler denemeye vakit bulamaz. Bunun sonucunda bir at gözlüğüne sahip olur. Bizim yapmak istediğimiz ise başlığı, sütun sayısını, resim sayısını, yazı Uzunluğunu ve yine temel birkaç şeyi daha verip bitmiş bir sayfa düzenini hazırlattırmak. Yine bunda da belli bir mantık var ve bunun dışına pek çıkılmaz. Farkettiyseniz geldiğiniz nokta yine aynı. Sadece ve sadece temel şeyleri bilgisayara girip ondan bir sonuç beklemek. Beğenmediniz mi? Bir tuşa basın ve yeni sayfa düzenini ekranınızda görün. Bu şekilde binlerce alternatif oluşturmak mümkün ve bunlar kesinlikle rastgele birleşimler değil. Mantıksal olarak verilen verileri bir araya getirip bir şeyler ortaya çıkardığında zaten bunlar işe yarar kullanılabilir sonuçlar oluyor. Diyelim ki bu sonuçlardan birini çok beğendiniz fakat başlığın biraz daha ön plana çıkmasını istiyorsunuz. Bu çalışmayı kaybetmeden hemen küçük bir değişiklik yapıyorsunuz ve yeni sonucu birkaç saniye içinde görebiliyorsunuz. Kolaylığı ve size kazandırdığı zamanın yanısıra rahatlığı bir düşünün. Evet, böyle bir program bizi de kurtaracaktır. Bitirdiğinizde mutlaka haberimiz olsun. Bu tür bir program bizim günlerce süren çalışmalarımızı saatlere indirbilir. Ve sanırım bu programın verebileceği rahatlığı en çok gazetelerde çaarkadaşlarımız tahmin edebilirler. Her neyse, sizinle oldukça iyi vakit geçirdik ve çok güzel bilgiler edindik.

LE kal ERİ BRA DI 1 | | ir 4 NN A 1) Pe çi A — | — / y — Yaa, > Pei “We

alda

Nıza bakılırsa yakın bir gelecekte tekrar birlikte olacağız gibi geliyor. Yardımlarınız ve ilginiz için çok teşekkür ederiz.

Asıl ilginizden dolayı ben teşekkür ederim.

Sn. Erkorkmaz ile yaptığımız söyleşi burada sona eriyor. Gelecek sayılarda yeni söyleşilerde birlikte olmak üzere hoşçakalın.