Amiga Dünyası sayı 31, sayfa 12
Sayfanın metni

Sayfa 12

Yeni Nesil Amigalar:

Amiga'da Devrim Oluyor.

Dr. Onat Çakıt 1992 yılı, Commodore firması için çok önemli bir yıldı. PC piyasasında başgösteren büyük fiyat indirimleri, çok hızlı PC modellerinin piyasaya sunulması, Microsoft ve IBM gibi dev firmaların kullanıcıya cazip gelebilecek işletim sistemleri bulmaları, bu bilgisayarların kullanıcılarının da artık renklilik, ses, hız gibi faktörlerin üzerinde durduklarını ve bilgisayarın gelişmiş bir hesap makinası olmaktan başka işlere de yaraması gerektiğini savunduklarını göstermekteydi. Esasen PC kullanıcılarının gözlerini açan birkaç firma vardı. Apple firması, ürettiği Macintosh serisi bilgisayarlarla kullanıcıya çok hoş bir ortam sağlayarak ve kaliteli bir sunu yaparak büyük bir atak yaptı. Yine Macintosh'u yaratan ekibin bu firmadan ayrılarak oluşturdukları NeXT bilgisayarları da grafik ortamı iyi kullanan modeller sunuyorlardı. Bunlardan başka PC klasmanında pek yer almayan, ancak grafik ve ses denildiğinde akla ilk gelen bir bilgisayar vardı: Amiga. Gerçekten de ne PC, ne de Macintosh kullanıcıları grafik, animasyon ve ses konusunda Amiga'lar ile genellikle yarışa girmezlerdi. Zaten Amiga kullanıcısının yıllardır bildiği ve kullandığı multimedia'yı PC kullanıcıları daha bu sene duymaya başlamışlardı.

Amiga işte bu özelliğini kullanmaya çalıştı. Her ne kadar PC'ler için de birçok multimedia önerisi getirildiyse de, aslında multimediayı (ve onun kadar önemli olan multitask'ı) PC'lere oturtmak zordu. Bir kere PC'lerde kullanılan merkezi işlemciler multiprosesor (çok işlemcili) sistemleri desteklemiyordu. Bu durumda birçok firma bu çokortam-çokgörevlilik sorununu software ile çözmeye çalıştılar. Ancak burada iki büyük sorun beliriyordu. Birincisi CPU (merkezi işlemci)'nün çok fazla hız kaybetmesi ve ikincisi software formatları arasında çıkan uyumsuzluklardı. Yani bir firmanın geliştirdiği bir program ile yapılan iş, bir diğerinde kullanılamayabiliyordu. Bugün PC'lerde 15'ten fazla grafik formatı ve 10 kadar da ses formatı vardır. Amiga ise bunlara kesin bir çözüm getiriyordu: IFF formatı. Bu özellikleri ile Amigalar, son 1-2 yılda dikkati çekmeye başlamıştı. PC'lerde bugün en yaygın grafik ortamlı kullanıcı arabirimi olan Windows 3.1'i çalıştırabilmek için en az bir 386, 4Mb. hatta 6-8 Mb. RAM ve tabii ki grafik ve ses kartlarına ihtiyaç vardır. Macintosh System 7'yi tam verimli kullanabilmek için ise en az 68030'lu ve 4-6 Mb. bir Mac. lazımdır. Bu ise yaklaşık 2 tane Amiga 3000 demektir. Oysa Amiga, custom chipleri ve kaliteli hardware'i ile bunları çok daha ucuza sağlayabiliyordu. Bu yılın başından itibaren Commodore firmasının çözmesi gereken 4 büyük sorun vardı. Birincisi Amiga için çok büyük bir pazar olan oyun piyasasına yeni rakipler gelmişti. Sega Super Drive'ları ile, Nintendo da Super NES (SNES) sistemleri ile çok ucuza oyun makinaları üretmeye başladılar. Aslında bu sistemler ne grafik, ne de sesleri ile Amiga ile yarışamazlardı, ancak çok ucuzdular. Ayrıca sadece kartuş kabul ettiklerinden dolayı zaten oyunlarının çoğunun kırılarak kopyalanması sonucu Amiga için hevesleri kırılan software firmaları bu modellere daha çok destek verebilirlerdi. İkinci olay 1987'lerde bilgisayarını alanlar artık "büyümüşlerdi". İş programlarının çoğalmasını istiyorlardı. Üçüncüsü SVGA kartları ile PC'lerde 256 renk standart olarak kullanılmaya başlanmıştı. Son olarak da, özellikle yıl sonlarına doğru PC'lerde gözlenen büyük fiyat düşüşüydü. Bu sorunlardan ikincisi, iş programı desteği 1991'den itibaren kendiliğinden çözülmeye başlamıştı. Artık Amiga için mükemmel denebilecek programlar yazılıyordu. Bugün Amiga kullanıcısı PC'lerde görülen her türlü iş programını bulabilir. Final Copy, Pen Pal, Excellence ve ProWrite kelime işlemde, Page

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.