Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 59
Gremlin firması, Lotus Esprit Turbo Challenge adlı oyunu piyasaya sürdükten sonra, araba yarışı oyunlarında bir çığır açılmış oldu. Bu oyunun türünün en iyisi olduğunu taraflı tarafsız herkes kabul ediyordu. Derken Gremlin Lotus 2'yi yapacağını açıkladı. Tabii herkeste büyük bir bekleyiş. Acaba oyun nasıl olacaktı? Oyunu merakla bekleyenler arasındaki düşünce, oyunun birincisinden kesinlikle çok iyi olacağı şeklindeydi. Ama oyun piyasaya çıktığı zaman, herkeste bir hayal kırıklığı yarattı desek, pek yalan olmaz herhalde. Çünkü Lotus 2'de Lotus'un temelinden uzaklaşılmış bir hava vardı. Lotus'un en önemli özelliklerinden olan arkadaşınızla yarış ve araba geçme zevki bir nebze de olsa bu oyunda saf dışı bırakılmıştı. Yarışlar sıralamaya göre değil, zamana karşı yapılıyordu ve yarış sayısı azdı. Buna rağmen oyunda kullanılan teknikler açısından (grafikleri, müzikleri...) oyun beğenilmişti. Gene de "Arkadaşınızla zevkli bir araba yarışı için Lotus 1'i seçin" ilkesi yaygındı. Aradan biraz daha zaman geçti ve artık biz LOTUS 3 ile oynuyoruz. Lotus 3 yani The Ultimate Challenge, Lotus ve Lotus 2 karışımı bir oyun olarak karşımıza çıktı. Bu oyunun bazı yerlerinde Lotus 2'de oynadığınız pistleri de göreceksiniz. Peki nedir Lotus 3'ün Lotus 2'den farkı? Evet, bu fark, Lotus 3'te hem zamana, hem de arabalara karşı yarışabilmeniz ve üç arabadan birisini seçebilmeniz. Şunu da hemen belirteyim, oyunu hafif(!) zorlaştırmışlar. Biraz da oyunun oynanışına bir göz atalım. Oyunu yüklediğinizde, on beş ikondan oluşan bir menüyle karşılaşacaksınız. Şimdi bu menülere göz atacağız. Her sırada üç
RECS ikon, ekranda toplam on beş ikon var (Yani bir başka deyişle 3 x 5 = 15). Yukarıdan aşağıya doğru sıraları incelemeye başlayalım: 1. SIRA: Burada 1. ve 3. ikonlara oyuncu isimleri yazılıyor. İkinci ikonla ise oyuna başlıyorsunuz. 2. SIRA: Birinci ikonda Player 1'in vites düzenini, ikinci ikonda yarışma şeklini, üçüncü ikonda ise Player 2'nin vites düzenini belirliyorsunuz. Vitesi, ya otomatik yapacaksınız, bilgisayar kendisi ayarlayacak; ya da, yok
PLAHEAS.
ben profesyonelim, kendi vitesimi kendim ayarlarım diyeceksiniz. Oyunu da iki şekilde oynayabilirsiniz. İster zamana, ister rakiplere karşı yarışın. 3. SIRA:
Bu sıradaki ikonlarda da pek önemli bir şey yok. Birinci ikonda Player 1, üçüncü ikonda Player 2 için arabanın hız kazanma biçimi, ikinci ikonda ise oynayacağınız pist ile ilgili bir ikon var. Arabayı, joystick'i ileri iterek veya fire'a basarak hızlandırabilirsiniz. İkinci ikonda beş tane resim göreceksiniz. Bu resimlerin ilk üç tanesi Level 1, 2 ve 3 için yapılmış olan pistler için. Dördüncü resim, kod yazarak herhangi bir yerden başlamak için kullanılır. Beşinci resim ise kendi için. 4. SIRA:
Birinci ikonda Player 1, üçüncü ikonda Player 2 arabayı neyle kontrol edeceğini belirler. Ortada duran ikinci ikonda ise, oyunu kaç kişi oynayacağınızı belirliyorsunuz. Player 1, kesinlikle joystick ile oynayacak; Player 2 ise ister joystick, ister keyboard ile oynayabilir. Keyboard ile oynarken şu tuşları kullanmalıdır: L İleri Geri Sola
X Sağa SPACE --> Fire 5. SIRA:
COURSE — CW A DEFTMEN COURSE 5-577 OVER O STAGES
5. sıranın ikinci ikonuna level kodları yazabilirsiniz. Birinci ve üçüncü ikonlar ise birbirleriyle bağlantılı ikonlar. Birinci ikonla pist yapabilirsiniz. Buraya girdiğiniz zaman, karşınızda pist ile ilgili özellikler bulunan bir yerde olduğunuzu anlayacaksınız.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 58
Yine sonbahar geldi. Okullar açılıyor, havalar soğuyor, insanların üzerindeki elbiseler kalınlaşıp çoğalıyor. Yakında paltolarla gezmeye, disklerimizi kullanmadan önce ısınmasını beklemeye başlayacağız (disketler 10 derecenin altında çalışmadığı için, kışın benim gibi source diskini yanımda gezdiren birinin "read-write" hatasıyla karşılaşmamak için kullanmadan önce disklerin ısınmasını beklemesi gerekiyor. İşin acı tarafı, bunu çok geç fark etmiş olmam). Kısacası yaz bitiyor. Bunun tek iyi yanı var. Sonbaharda ve özellikle yılbaşına doğru canlanan oyun piyasası. Bu ara gelen oyunların çoğu vasatın üstünde. Bu oyun ise tam çizgide.
Gelelim oyunun hikayesine. Oyundaki kahramanımız, bir top. Evet, plastik bir top. Her bölümde girebileceğimiz birçok oda var. Her odada da toplamamız gereken nesneler. Bunların hepsi toplanınca bir kapı açılıyor ve o odayı tamamlamış olarak oradan ayrılıyoruz. Amaç, bütün odaları tamamlamak. Yalnız biz oyunda tam olarak kahramanın kendisini yönetmiyoruz. Kahramanımız bir top olduğundan platformların üzerinde zıplayıp duruyor. Alması gereken nesneler de, bu platformların üzerinde. Biz joystick'i sağa veya sola çekerek kahramanımızın üstünde bulunduğu platformu o tarafa eğebiliyoruz. Böylece kahramanımız o tarafa zıplıyor. Yine ateşe basıp kahramanımızın üstünde bulunduğu platformu esneterek yukarıya zıplatabiliyoruz. Kısacası platformları kontrol ederek kahramanımızı yönlendiriyoruz. Ölüm, ilk olarak boşluğa düşmekle geliyor. En az bunun kadar ölümcül olan uzun dikenler (bunlar bizi paramparça ediyor) ve dokunduğumuzda ufak bir delik açarak bizi bütün ekranda dört döndüren kısa dikenler de diğer engeller. Tabii oyuna renk katmak için değişik özelliklere sahip platformlar konmuş. İşte bunların bazıları: Kırmızı Platform: Standart, düz platform. Yeşil Platform: Bu platformlar, üzerinde her zıplayışta biraz kısalır, sonra da yok olurlar. Bazıları zaten kısadır ve ilk zıplayışta yok olur. Kısacası oldukça heyecan katan bir platform. Mavi Platform: Bu platformlar buzdandır. Bir yandan bunların üstüne atladığımızda aynı yana doğru kaymaya, yani atlamaya devam eder. Bunun için dikkatli olup iş açmamamız gerekir.
Çizgili platform: Bunlar var gibi gözüküp insanın kafasını karıştırıyorlar. Fakat topumuz yaklaşınca kaybolup kendilerine güvenenlerin iyi niyetlerini suistimal ediyorlar. Sağ ve sol oklu platformlar: Bunlar duvar dikey duran parçalardır. Top bunlara ok ile aynı yönde gelince açılıp geçmesine izin verirler. Aksi takdirde kapalı kalarak topun çarpıp sekmesine sebep olurlar. Yukarı ve Aşağı oklu Platformlar: Bunlar tıpkı diğer platformlar gibidirler. Aşağı oklu platformun üstünde top zıplarken Joystick'i aşağı çekersek, açılarak topun geçmesine izin verir. Aynı şekilde yukarı oklu platforma aşağıdan zıplayıp çarparken joystick'i yukarı çekersek açılarak topu geçirir. Eğik platformlar: Bunlar top çarpınca yanıp söner ve hangi tarafa eğikse topu o tarafa fırlatır. Diğerleri gibi topu zıplatamaz ya da diğer yönlere eğilemezler. Sarı kollar: Bunlar yukarıda bahsettiğim eğik platformlar gibidirler. Yalnız bunda kollar hareket ederek topu çok daha büyük bir hızla fırlatırlar, hatta çoğu zaman kazalara yol açarlar. Evet oyun genel olarak böyle. Bence "Push Over" varken pek fazla şansı yok, ama yine de çok eğlenceli. Tek disk olduğuna göre almamanız için bir sebep yok. Belki kendinizi kaptırıp uzun süre uğraşabilirsiniz. Oyunda potansiyel var, gerisi size kalmış.
Son olarak, piyasaya çıkarak sonbaharı güzelleştiren 3 şeyden bahsetmek istiyorum: Megadeth'in albümü, Sodom'un albümü (bu arada siz bu satırları okurken muhteşem konser -Sodom konseri tabii ki- gerçekleşmiş olacak) ve henüz görmememe rağmen tamamen güvendiğim Lotus. Diğer ikisi beni hayal kırıklığına uğratmadı, umarım bu da uğratmaz.
LORICIEL - 1 DİSKET / 512 KByte