AMIGA & Müzik
Retro bilgisayarSelamlar. Geçen ay size tracker türü programların kontrollerini biraz anlatmaya çalışmıştım. Bunları zaten bilen arkadaşlar herhalde biraz sıkıldılar. Bu ay size önce biraz armoni bilgisinden bahsetmek istiyorum. Bunlar her müzisyenim diyenin bilmesi gereken temel bilgilerdir. Ama ben müzisyen değilim, sadece zaman geçirmek için bu işle uğraşıyorum derseniz, bence gene de bu bilgilere bir göz atmalısınız. Ayrıca yazının sonunda küçük bir rock'n roll parçası yazacağız. Geçen ay başladığımız parçaya ise, gelecek ay devam edeceğiz. Siz bu arada enstrüman disketleri arşivinizi oluşturmaya bakın. Geçen ayki dergiyi kaçırdıysanız, hemen bir tane bulmaya bakın çünkü bundan sonra fazla tekrar yapmayacağım. Batı Müziği'nde müzik, belirli ve değişmez tonlarla yaratılır. Ancak bunların bazı kuralları vardır. Önce gamlardan bahsedelim. Bir nota alalım. Bu aslında bir frekansa karşılık gelen bir isimdir. Bu nota, diyelim ki bir kalın DO olsun. Bunun frekansı aslında 264 Hz olmalıdır. Ancak bu, değişik akort etme tekniklerine göre değişebilir. Şimdi, bundan sonraki DO ince bir DO olacaktır ve frekansı 528 Hz, yani tam iki katı olmalıdır. İşte bu iki frekansın arasına 12 tane ton gelir. Ancak bunların değerleri lineer değil, eksponansiyel olarak artar. Her ton kendinden yarım nota kalın olan tonun frekansının 1,0594631 katı kadardır. Yani DO notasına karşılık gelen frekans 264 Hz ise, DO diyezin karşılığı 264Hzx1,0595=279,7Hz olmalıdır. Peki bu 1,0594631 de nedir derseniz, bu ikinin 12. köküdür. İşte bütün notalar bu şekilde birbirleriyle ilişkilidir. Bunun sonucu olarak, tüm müzik bu sihirli sayıların temelleri üzerine kurulmuştur. Bütün bu sayılar ve hesaplar için üzgünüm. Bu nasıl müzik yazısı böyle demeyin. Matematik eğitimi gören birinin yazdığı yazının konusu müzik bile olsa, yazıda biraz sayı ve hesap olması doğaldır. Her neyse, bizim müziğimizde ise olay bu kadar kesin değildir. Notalar birçok farklı ara değerler alabilirler, hatta bazen bu frekansları bırakın hesaplamayı, tam olarak tanımlamak bile mümkün olmaz. Neyse bu bizi ilgilendirmiyor. Böylece elimizde müzik yapmak için 12 tane ton bulunur. Birbirini takip eden iki tonun arasına, yarım notalık bir aralık deriz. Ve biz genelde bu 12 tonun hepsini birden bir parçada kullanmayız. Yaptığımız müziği belirli notalarla sınırlarız. Böylece birbiriyle uyumlu notalar kullanmış oluruz. Bu nota takımlarına gam denir. Şu dört gam çok önemlidir: Majör, Minör, Melodik Minör ve Armonik Minör. Ancak siz Majör ve Minörü bilseniz bile yeter. Hayatınız boyunca bir rock klavyecisi olup, majör ve minörden başka bir gam kullanmayabilirsiniz. Bütün bunlar size başlangıçta çok karışık gelse de, aslında bunları öğrenmenin herhangi bir bilgisayar dilini öğrenmeden çok daha kolay olduğunu göreceksiniz. Şimdi klavye üzerinden bir başlangıç notası seçin. İşimiz kolay olsun diye DO notasını seçelim. Klavyeniz yoksa, hemen tracker programlarınızdan birini yükleyin ve program çıkınca da bir enstrüman yükleyin. İşte bu durumda DO, sizin için O veya Z tuşu olacaktır. Diyelim ki, ince
Üzli
DO'yu yani O'yu seçtiniz. Şimdi şu formülü uygulayarak DO majör gamını bulabilirsiniz: T-T-Y-T-T-T-Y (T - tam aralık, Y — yarım aralık) Bu da neyin nesi böyle derseniz, size bunu daha açık olarak şöyle anlatabilirim. Elimizde 12 ton var demiştim. Bunlar DO, DO diyez, Re, Re diyez, Mi, Fa, Fa diyez, Sol, Sol diyez, La, La diyez ve Si'dir. Birbirini takibeden iki tonun arasına yarım aralık dediğimizi hatırlarsak, bu hesabı kolaylıkla yapabiliriz. Bu durumda, DO majör gamının notaları DO, RE, Mİ, FA, SOL, LA, Sİ'dir. Bunun anlamı, eğer DO majör gamında bir parça yapıyorsanız, başka notalarla işiniz yoktur demektir. Evet, şu anda müzik konusunda bilgili arkadaşların yoğun protestolarını duyuyorum. Efendim nasıl böyle sınırlama olurmuş. Doğru aslında sizce uygunsa istediğinizi yapmakta serbestsiniz, kurallar sizi sınırlayamaz. Ama başlangıçta bunlar size çok yol göstericidir. Bu kurallara uyarsanız, en azından fazla rahatsız edici bir müzik yapmamış olursunuz. Evet biraz da akorlardan bahsedersek, sanırım aslında adı "15 dakikada nasıl kompozitör olunur" olması gereken bu yazımız, biraz olsun amacına ulaşacaktır. Müzik kabaca iki boyutludur. Bu iki temel boyutun birine yatay diğerine düşey deriz. Yatayda önemli olan birbirini takip eden notaların uyum içersinde olmasıdır (Eğer insanlara rahatsızlık vermek niyetindeyseniz biribiriyle uyum içinde olmayan notalar seçersiniz.). Bu nedenle melodi yatay boyuttadır. Ancak her parça düşey boyut ile zenginleştirilirse, daha hoş (ya da amacınız huzursuzluk yaratmaksa daha huzursuz) bir hale getirilebilir. İşte düşey boyuta genişlemenin en kolay yolu, parçanıza akorlar eklemektir. Melodidekinin tersine, akorlarda notalar aynı anda çalınır. Gene amaç, biribiriyle uyumlu (ya da özellikle uyumsuz) notaları aynı anda kullanarak duyguyu veya parçanın atmosferini yaratmak ve böylece melodiye yeni anlamlar kazandırmaktır. Aslında çoğu zaman akorların sıralanışı parçanın havasını belirler. Birçok parçanın birbiriyle aynı havada olması, aynı akor dizilişlerini kullanmalarından dolayıdır. Bir akor, en az iki notanın aynı anda çalınmasıyla elde edilir. Çaldığınız enstrümana göre daha fazla notayı aynı anda kullanarak değişik akorlar yaratmak da mümkündür. Ben size akorların en basitlerinden olan majör ve minör akorlardan bahsedeceğim. Bir majör akoru oluşturmak için, kendinize bir başlangıç notası seçin. Sonra şu formülü uygulayın: Dört yarım nota gidin ve ikinci notayı belirleyin, sonra üç yarım nota daha gidin ve üçüncü notayı belirleyin. Bu durumda DO majör DO - Mİ - SOL, Re Majör Re - Fa diyez - La şeklinde olacaktır. Diğerlerini de siz bulabilirsiniz. Minör akorları bulmak içinse, önce 3 yarım, sonra 4 yarım nota ilerleyin. Mesela DO minör akoru DO - Re diyez - Sol şeklinde olacaktır. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, ama bir akora majör veya minör karakterini veren, işte bu ortadaki notadır. Her gamda 3 majör ve 3 minör akor bulunur (Evet, evet, daha fazla da olur; ama bu konuya sonra girelim). Ama siz parçanızda bunların hepsini kullanmak zorunda değil. Çoğu zaman üç ya da dört tanesi size yeter. Önemli olan onları arka arkaya sıralamasını bilmektir. Genelde hepimiz eski rock'n roll parçalarını severiz. Aslında bunları yaratmak çok kolaydır. “Ama bu nasıl olur? Dediğin kadar kolay olsa, herkes Elvis olurdu.” diyebilirsiniz. Aslında Elvis'i kral yapan, yaptığı müzikten çok tarzı, sesi, parçaları yorumlamasıdır. Neyse ben takdiri size bırakıyorum. Klasik bir rock'n roll parçası, üç akorla yapılır. Birçok ünlü müzisyen müzik hayatına akor nedir bilmezken, bu üç akoru çalmasını bilerek girmiştir. Çünkü bunlar yeterlidir. Müzik teorisinde akorları adlandırmak için bir sistem vardır. Buna göre bir gamın ilk notasıyla başlayan akora tonic denir. Diğerleriyse aşağıdaki gibidir:
I - Tonic II - Supertonic III - Mediant
IV - Sub-dominant V - Dominant VI - Sub-mediant ya da relative minör İşte bir blues ya da rock'n roll parçası yaratmak için bunlardan yalnızca I, IV ve V gereklidir. Do majör gamında bir parça yapıyorsanız DO majör, Fa majör ve Sol akorlarını kullanmayı bilmeniz yeterli olacaktır. Elinizdeki tracker programlarında 64 satır bulunur. Hiç bunun nedenini düşündünüz mü? Mesela niye 50 satır yok? Çünkü tracker, 4/4 parçalar yazmak için düşünülmüştür. 16 satır bir tam aralığa eşittir. 4 tane tam aralık ise 64 satır demektir. İşte böylece tracker ile 1/16'lık bir aralığı yazmak mümkün olur. 1/32'lik aralık içinse, tempoyu iki misli hızlandırmalısınız. Neyse işte bu 16 satırlık aralığa bir bar deriz. Ve işte size bir blues formülü:
Do maj. Do maj. Do maj. Do maj. Fa maj. Fa maj. Do maj. Do maj. Sol maj. Fa maj. Do maj. Do maj.
Bunu denemek istiyorsanız, bas türü bir enstrüman yükleyin. İlk sütunun üstüne gelin. Bu majörlerle falan uğraşmayın. İlk 16 satıra birer aralık bırakarak C yazın. Bu DO demektir. Böylelikle ilk barınızı yazmış oldunuz. Dört bar C yazmanız gerektiğine göre, bütün patterni aynı şekilde yazın. Sonra ikinci ve üçüncü patterni yukarıdaki gibi yazın. Bu arada tracker notasyonuyla bizimkini karıştırmamanız için size bir tablo: C-DO, D-Re, E-Mi, F-Fa, G-Sol, A-La, B-Si diyez - # Bu üç patterni dediğim gibi yazdıysanız, basla işiniz tamam demektir. Şimdi de ikinci ve üçüncü enstrüman olarak bir Bass Drum ve bir Snare Drum türü enstrüman yükleyin. İlk patternden itibaren ikinci sütuna basit bir davul ritmi yazalım, Mesela şu sekiz satırlık ritmi arka arkaya üç patterne de yazın: C-3 02000 ---- 00000 02000 00000 03000 00000 C-3 02000 --—-- 00000 Burada ikinci enstrüman Bass Drum, üçüncü enstrüman bir Snare drum olmalıdır. Notalar sampling rate farklı olduğunda farklı olabilir. Siz uygun olanını seçin. Bunu da dördüncü enstrüman olarak bir hi hat yükleyin. Üçüncü sütunlara bir boşluk bırakarak hi hatleri yazın. En sonunda da geçen yazıda anlattığım gibi 00, 01, 02 nolu patternlerin arka arkaya çalmalarını sağlayın. Artık parçanızın alt yapısı hazır. Şimdi kursoru dördüncü sütuna geçirin. Piano ya da hoşunuza giden bir başka enstrüman yükleyin. Bu arada, eğer emin olmak istiyorsanız, — lütfen — ST-01'de bulunan sesleri kullanın. Şimdi de PLAY SONG yapın. Parça çalmaya başlayacaktır. Siz bu arada klavyeden yeni yüklediğiniz enstrümanı kullanarak bir melodi bulmaya çalışın. Ancak Do majör gamında olduğunuzu unutmayın. Yalnızca size ait olan notaları kullanın. Bunları klavye üzerindeki O ile başlayan satırla Z ile başlayan satırın üzerindeki tuşlarla çalabilirsiniz. Ama ben nasıl bir melodi yazabilirim derseniz, cevabı bilmiyorum. Bir süre kafaya göre takılın. Baktınız hoşunuza giden birşeyler çıkıyor bunu 4. kanala kaydedin. Bu aylık bu kadar. Size yardım edebilmem için sorunlarınızı yazın. Ama lütfen bunlar falan program nasıl kullanılıyor şeklinde olmasın. Çünkü ben çok fazla program tanımadığımdan, size yardımcı olamam. Ama STARTREKKER hakkında birşeyler soracaksanız buyurun. Bu arada, siz de bir programı kullanmayı iyice öğrenin. Bu yeterli olacaktır. Önemli olan bin tane müzik programını kullanmasını bilmek değil, müziği yaratmaktır. Bunu unutmayın ve kafanıza göre takılmaya devam edin. Yeterince uğraşırsanız, bir süre sonra yaratıcılığınızın farkına varacaksınız. Gelecek ay... Bir cazcı olmaya ne dersiniz?