Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 62
3. LEVEL: Burası yarı orman, yarı me zarlık tipli bir yer. Level'ın yarısında yerden bitiveren dev bitkiyi vurduktan sonra grafikler değişiyor ve arka planda eski tarihi kalıntılarla ev grafikleri göze çarpıyor. Düş manlarımız, ateş eden bitkiler, üzerinize çan kuşlar, arılar, yerden bitiveren zombiler ve dev dikenli taşlar. Ayrıca zıplayan balkabakları da ayrı bir dert. Bölümün tam anlamıyla en mongol yaratıkları eli oklu adamlar (sadece oraya buraya koşuşturmaktan başka bir işe yaramıyorlar) ve maymunumsu yassı canavarlar. Level'ın ortasındaki dev bitkiyi geçmenin kolay yolu şu: Ekranın en soluna gidip eğilin. Autofire moduna geçip, bummm! Eğer eğilmezseniz bitki sizi kapıyor. Bölümün sonunda aynen i. bölümün sonundaki gibi bir JET ünitesi alıp uçuyoruz. Bölüm sonu canavarı olarak da (mmmml!! nefis bir kafa?), metal yığını bir kafa var. Önce iki gözünü, sonra ağzını vurun. Ben burada da vurulmadım, ama burayı kolay geçmenin bir yolu yok. Yani kabiliyeti lazım LE : Burada tekrar sağa doğru Düşmanlarımız hemen hemen 2. level'dakilerle aynı. Ancak burada sadece SB ve 1 extra life var. Ama almak yürek İşte tiyosu: Yerden fırlayan füzelerden kurtulmak için, füzeleri görür görmez ekranın sağ-en üst köşesine kaçın. Füzeler havada patlayacak. Hemen 1-UP ile SB'yi alın. Bu bölümün özelliklerinden biri de yarısında bastıran yağmur. Sonunda bir dev uzay traktörünü yok edeceğiz. Önce ekranın sol en üst köşesinden auto-fire ile traktörün üzerindeki kazıkları vurun. Daha sonra hiç kıpırdamayın. Traktör geri kayacak ve önündeki kapsül çıkacak. Eğer onun mermilerine hedef olmamak istiyorsanız, ekranın en sol üst köşesinde durun ve smartbomblarınızı kullanarak kapsülü yok edin. Daha bitmedi. Traktör şimdi de sağa kayacak. Bu durumda tam gözünü vurmalısınız. Bunun için tekrar ekranın en soluna gidin, zira göz üzerinize doğru uzuyor. Onun ateş toplarından sıyrılarak yay- İlm ateşine tutun. Ve işte son level... LEVEL: Burada bir mağaranın içindesiniz. Oldukça pis tuzaklarla süslenmiş bir level. Düşmanlarımız, ateş eden suratlar, zıplayan mongol adamlar, yerlerdeki kazıkların içine kadar inen asansörler, yarasalar, duvarlardan ritmik olarak bir alttan, bir üstten çıkan çivili duvarlar, geçmeniz gereken önemli yerlerin etrafında dolaşan ve ölmeyen ateş topları. Bölümün tam yarısında dev bir solucanı yokedeceğiz. Bunu zaman kısıtlı olduğu için sürekli izleyerek ve kafasını vurarak Öldürün. Buradan itibaren tepemize inen sarkıtlara dikkat! Artık sorilara yaklaştık. Haydi bakalım... Ben söylemeyeyim de, zevki kaçmasın! Oyunumuz, hit oyunlara aday olmasa da oldukça kaliteli ve verilen iki diskete değer doğrusu. Arcade ve shoot'm up meraklılarını sevindirecek kalitede. Bye!
SÜPER
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 63
Geçen sene bu zamanlarda hemen hemen herkes SIM CITY'i oynuyor, bu oyunun zevkine oynadıkça varıyordu. SIM CITY'nin piyasada yarattığı bu sükse üzerine firma yetkilileri yeni bir oyun daha açıkladılar. Bu oyun dünyamızı konu alacaktı ve adı da SIM EARTH olacaktı. Yaklaşık bir yıl sonra, firma yetkilileri sözünü tuttu ve daha önce PC'lere yapılan bu oyun, Amiga'ya da geldi. Oyunumuzdan önce gene aynı firmanın çıkarttığı SIM ANT ise, bence tam bir fiyasko. Ama korkmayın, SIM EARTH gerçekten çok iyi hazırlanmış. Oyunun PC'lerle Amiga arasındaki tek farkı, hız. Ama Amiga'da da bu oyunu oynamak gerçekten büyük bir zevk. Oyunumuzu oynamak için, bir dahi olmanıza ve onun kadar çok şey bilmenize gerek yok. Çünkü zaten oyunu oynadıkça her şeyi yavaş yavaş öğreneceksiniz. Oyunumuz, bir Maxis Presents ürünü. Yükleyip baştaki kodu atlattıktan sonra, pulldown menülerden ET'i seçin. Bu ekranda zorluğu ayarladıktan ve gezegen seçtikten sonra, oyuna giriyoruz. Ancak oyuna girmeden önce gezegenleri tanıyalım: 1) RANDOM PLANET: Buradan kendi dünyamızı yaratmaya çalışıyoruz. 2) AQUARIUM: Adından da anlaşılacağı gibi, bu gezegen tamamıyla sudan oluşmuş. Benim tavsiyem, birkaç volkan patlatarak etrafta insanların yaşayabileceği kıtalar oluşturmanız. Bundan sonra bitki ve hayvanları da yarattıktan sonra artık dünyanızı yavaş yavaş kurabilirsiniz. 3) STAGNATION: Bu gezegende de yapmamız gereken, gezegenimizin bir köşesinde yaşayan insanlara daha rahat yaşayabilecekleri yerler yaratıp yarattığınız yerlere göç etmelerini sağlamak. Bundan sonra çoğalıp teknoloji (dünyanızı mahvetmelerini sağlayabilir) yaratmalarına yardımcı olmak. Ama başarılı olabilmek için nükleer enerjiyi bulmalarını sağlamalısınız. 4) EARTH 500 MILLION YEARS AGO: Eğer dünyanın ilk halinin nasıl olduğunu merak ediyorsanız, bu senaryo sizin için biçilmiş kaftan. Yapmamız gereken, bitki ve hayvanları yaratıp insanların var olmalarını sağlamak. Sonunda, dünyanın hali şimdikinden pek farklı olmayacak. 5) EARTH 1990: Gazetelerde dünyamızın sorunları manşetten yayınlanmakta. Savaşlar, Afrika'daki açlık, nükleer tehlike ve kirlilik her yerde mevcut. Bunu değiştirmek istemeyen yoktur herhalde. Eğer siz de benim gibi düşünüyorsanız, dünyamızı kurtarmak için el ele. 6) MARS: Günümüzde teknoloji gerçekten çok ilerlemiş durumda. Gelişmiş ülkelere dünya dar gelince, onlar da uzayı araştırmaya başladılar. Bu araştırmalar, çoğunlukla ikinci dünya diye nitelendirilen MARS üzerinde yoğunlaşmış. Ancak Mars'ta her şey yolunda değil. Buradaki en büyük sorun, ısı; çünkü insanların yaşayamayacağı kadar düşük (-50 derece gölge). Eğer Dünya Federasyonu'nu kurmak istiyorsanız, birkaç gezegeni kolonileştirmek zorundasınız. Bunun için Mars'ı
eğer kolonileştirmeyi düşünüyorsanız, hodri meydan (size birkaç küçük tiyo; 200 yıl içinde burayı ısıtmanız gerekiyor. Bunun için havaya su ve karbondioksit salın, volkanlar patlatın. Sonrası sizin yaratıcılığınıza kalmış). 7) VENUS: Dünyamızdan çıplak gözle görülebilen gezegenlerden olan Venüs'ün diğer bir adı da, Çobanyıldızı'dır. Burada, Mars'ın tam tersine havayı soğutmaya çalışıyoruz. Çünkü kışın bile burada bronzlaşmak isteseniz, herhalde kömüre dönersiniz. Mars'a göre çok zor bir senaryo. Çünkü ısıyı arttırmak kolayken, düşürmek oldukça zor. Burada yapmanız gereken, gezegene buz meteorları yağdırmak ve onlar buhar olunca, kurduğunuz oksijen fabrikalarıyla halletmek. Ancak gezegendeki oksijen miktarı %20'nin üstüne çıkarsa vay halinize. 8) DAISY WORLD: Çok eskiden, nedendir bilinmez, güneşin verdiği ısı %25 oranında artmış; ancak dünyamız bu değişiklikten etkilenmemiş. Fakat gene de bu değişiklik sonucu yeryüzünde birçok değişik papatya türü üremiş. Bu senaryoda gene güneşin verdiği ısı artıyor ve biz de gezegenimizin kömürleşmesini önlemeye çalışıyoruz. Bu kadar hassas bir senaryoda oynamadan önce iyice düşünüp taşının. Bu senaryolardan birini seçtikten sonra oyuna başlıyoruz. Oyun SIM CITY ve SIM ANT'te olduğu gibi pulldown menülerle oynanıyor. Bu oyunda da FILE menüsünden kayıt, yükleme vs. gibi işlemleri yapıyoruz.
1) Edit: Buradan ekrana gelir ve işlerinize devam edersiniz. 2) Map: Bu seçenekle, gezegeninizin tüm haritasını görürsünüz. 3) Globe: Gezegeninizi kutup bölgelerine göre görmenizi sağlar. Gala: size canlı bir varlıkmış gi SİZ! gereken Bazı küçük fikirler veni. 5) History: Gezegeninizdeki her türlü degrafik şeklinde görebilirsiniz. ort: Buradan gezegeninizin ne kadar geliştiğini ve gelişim hızını, yapmanız gerekenleri, canlıları vs. öğrenirsiniz.
Gezegeninizi oluşturan dört katmanda ayarlama yapabileceğiniz menüdür. Bu lar hava (Atmosfer), canlılar (Biosfer), yer (Jeosfer) ve medeniyet (Civilization)'dur. A) ATMOSFER: Buradan havayla ilgili şeyleri kontrol edersiniz. OLAR INPUT: Bu seçenek, gezegene gelen güneş ışınınıayarlamanıza yarar. 2) CLOUD ALBEDO: Bu bulutların güneş ışınını yansıtması faktörüdür. Bu seçenek sayesinde gezegeninizin az güneş ışığı ve soğumasını sağlar. 3) GREENHOUSE EFFECT: Sera etkisini buradan ayarlayabiliriz. 4) CLOUD FORMATION: Bulutların gökyüzünde kaplayacağı alanı bu seçenekle ayarlarsınız. 5) RAİNFALL: Bu seçenekle, santimetrekareye düşen yağmur miktarı ayarlanarak, gezegeni soğutmak ve denizleri yaratmak gibi işler başarılabilir. 6) SURFACE ALBEDO: Yüzeyin yansıtıcılığıbu sayede ayarlanır. 7) SEA AİR THERMAL TRANSFER: İlkokul son sınıfta hepimiz suyun buharlaştığını ve yağmur olarak Bak döndüğünü öğrenmiştik. İşte burada, buharlaşma ve yağmurun sıklığınıayarlıyoruz. B) BIOSFER: