STARUSH

Yazın iyice yaklaştığı şu günlerde, dengesiz ve ısrarla soğuk havaya, vizelere, kötü oyunlara, bitmeyen okula rağmen insanın içinde bir kıpırdanma, bir canlılık oluyor. Yeni oyunlara bakmamın böyle mutlu bir günüme rastlaması, bu oyunla tanışmama sebep oldu. Baharın insana verdiği iyimserlikle oyunlara tek tek bakmaya başladım. Her seferinde "Aaa, bak bu da bir oyun değil, ne kadar kötü olabilir ki?" diye kendi kendimi umutlandırıyordum. Tam umudumu kaybedecekken bu oyuna rastladım. Oyunun hikayesi, sonu diğer oyunlarınkiyle aynı olmakla beraber oldukça ilginç. Bu hikayeye göre dengesiz birtakım şanssızlıklar sonucunda evrendeki burçların bir kopyası çıkar. Bunun ardından burçlar birleşerek normalde olmayan burçlar meydana gelir ve bunlar bazı gezegenleri etkileyerek oralarda düzensizliğe yol açarlar. Evrendeki bu düzensizliği gören bazı yukarıdaki kişiler (ne kadar yukarıda bilemem) bu düzensizliği sona erdirmek ve bu sır burçların yaratıklarını yok etmek için 8'i kullanmaya karar verirler. Biz tabii ki oyunda iyi Starush'ı kötü yaratıklara karşı yönetiyoruz (De ja vu!). Oyun iki disk ve bunun ilk diskinin neredeyse tamamı oyunun demosu. Bu demo her ne kadar şok edici olmasa da, gerçekten iyi hazırlanmış. Psygnosis'in başlattığı tek disk intro furyasının iyi bir örneği. Bunu seyredip bittikten sonra, karşımıza iki seçenek çıkıyor. Bunların birincisi oyuna başlamak için, ikincisi ise oyuna başlamadan önce oyun hakkında bazı seçimler yapmak için. Eğer ikincisini seçersek sırayla; oyunu kaç kişi oynayacağımızı (oyun tek kişiyle oynandığı gibi aynı anda iki kişiyle de oynanabiliyor), oyunda müziği mi yoksa ses efektlerini mi tercih ettiğimizi (müziği seçersek ses efektlerinden tamamen yoksun kalmıyoruz ama bu efektler bence pek tatmin edici değil) ve bir de oyuna hangi bölümden başlayacağımızı seçiyoruz ve sonra oyuna başlıyoruz. Ve şimdi işin zor tarafına geldik. Şimdiye kadar hiç shoot'em up yazmamamın, zaten bu tip oyunların çoğuna, tıpkı bir doktorun insan vücuduna baktığı gibi, tamamen teknik bir gözle bakmama, "hmm, şu şöyle yapılır, belki bunu da böyle yapmıştır" diye incelemekten çoğu zaman oyundan bir zevk alamamama (tabii Agony ve Project-X gibi ağzım sulanarak baktığım birkaç oyun hariç) bu yazıyı yazmakta neden ısrar ettiğimi bilmiyorum. Yalnız bu oyunda beni etkileyen şeyler var. Bunların ilk başında, Beast ilk çıktığında ortalığı yakıp yıkan, insanları şok eden Parallax tekniğinin (bilmeyenler için, bu arka planda kayan yerlerin katmanlar halinde merkezden uzaklaştıkça artan hızlarla kayması, bu bir perspektif kuralı olduğundan oyuna müthiş bir derinlik katıyor.) bu oyunda gayet rahat kullanılmış olması, daha doğrusu "düşmüş" olması geliyor. Oyuna ilk başladığımızda bir tür hava motorsikleti kullanıyoruz. Önce sağa doğru bir yolculuk yapıyor, yolları iyice temizliyoruz. Bundan sonra büyük kötü yaratıkla karşılaşıyor, bize pek kibar davranmadığı için onun da icabına bakmak zorunda kalıyoruz. Bundan sonra oyun sola doğru kaymaya başlıyor. Adamımızı çevirip bu sefer bu tarafa doğru bir temizliğe girişiyoruz. Sonunda bu bölümün en-bi-kötü yaratığıyla dövüşüp yenmek suretiyle o bölümde almamız gereken üç burçtan birini alıyoruz. Ve ikinci kademeye, ikinci burç için büyük ümitlerle başlıyoruz. Oyundaki yaratıklar biraz anlamsız olmasına veya yarısının her yerde kullanılmaktan harcanmış olmasına rağmen, iyi çizilmiş bir yol ve hızlı hareketler onları tehlikeli düşmanlar haline sokuyor. Maalesef bu bakımdan oyundaki tek orjinallik adamımızın gerektiğinde arkaya dönerek ateş edebilmesi, bu biraz çeşit katıyor ve oyunda bize kolaylık sağlıyor. Oyunda hava, su, toprak, ateş olmak üzere 4 ana bölüm var. Bazılarında 2 kat parallax varken, bazılarında bu sayı 7-8. Ama her bölümün grafikleri ve teknikleri farklı. Bu bakımdan oyun oldukça çeşitli. Ayrıca oyunda kullandığımız hava motorsikleti, alınan power-up'larla (sarı güçlendirme kareleri; oyun alanında belli yerlere dağıtılmışlar) daha gelişmiş bir motorsiklete ve daha sonra da oyunun demosunda görülen üstü kapalı uzay aracına dönüşebiliyor. Bunun amacı, her seferinde artan ateş gücü. Her hak kaybettiğimizde, aracımız bir kademe düşüyor. Ve başlangıç aracının altında bir araca sahip olduğumuzda, bu sarı kareler hayati bir önem taşımaya başlıyor; çünkü bir kademe düştüğümüzde adamımız araçsız kalıyor ve sadece bir jet-pac'le uçmaya başlıyor. Bunun anlamı, adamımızın havada asılı kalamaması ve yukarı itmeyi bıraktığımız anda aşağı inmeye başlaması. Tabii bu kontrolü çok zorlaştırıyor. Ama eğer bir kademe daha düşersek adam hiç uçamamaya başlıyor ki bu en kötüsü. Bu araç sisteminin en kötü yanı, araçlar gelişip ateş güçleri artsa da kendilerinin güçlenmemesi ve bir mermiyle havaya uçabilmeleri. Tabii araç ne kadar büyükse o kadar güzel bir hedef oluşturuyor. Bence bu bakımdan en az (çünkü adam ayakta uçarak boy teşkil ediyor) son uzay gemisi. Zaten oyun ilk başta bu yüzden bol bol küfür yemişti. Çünkü oyunda bize doğru gelen mermiler, bizimle beraber yukarı-aşağı hareket ediyorlar ve bu onlardan kaçmayı çok zorlaştırıyor. Hele demin bahsettiğim gibi kolay hedef olan bir araca sahipseniz. Hazır oyunu eleştirmeye başlamışken bari bütün diyeceklerimi sıralayayım. Birincisi ve benim en çok bozulduğum, çoğu zaman havada uçtuğumuzdan ve son derece meşgul olduğumuzdan altta kayan o müthiş parallax'ın farkına bile varmıyoruz. Beast gibi yerde yürünen oyunlarda bu çok büyük bir zevk veriyor, ama bu oyunda resmen anlamsız. İkincisi, bölüm sonu canavarları, en azından benim gördüklerim, çok kolay ölen, tabii diğer oyunlardakilere oranla, buna karşılık çok zarar veren yaratıklar. Saldırılarından kurtulmak, özellikle iyi bir aracınız yoksa, imkansız. Buna karşılık, karşılarına geçip birkaç hak ziyan etmekle kolayca halledebilirsiniz. Bu kadar verip veriştirdiğime bakmayın. Bence bu oyun hala oldukça iyi, Evet sıra geldi son sözlere... Bence bu oyunun bir tane çok büyük hatası var. O da bu oyunu Project-X gibi bir shoot'em up şaheseri ile aynı zamanda çıkarmaları. Yoksa epey tutabilirdi. Ama yine de muhteşem oyunlarla programcılığın yüzkaralarının arasında sıkışıp kaldığımız günlerde, aradaki boşluğu dolduran, özellikle biraz değişiklik isteyenler için, görülmesi gerekli bir oyun. UBİ soft/2 Disket/512 K