Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
malısınız. Aşağıda en uygun sıralamayı görmektesiniz.
MACINTOSH: Günümüzde en ideal özelliklere sahip, her tür alanda sözünü geçirebilen, yazılım ve donanım desteği korkunç boyutta olan bir bilgisayar. Ancak bütün bu üstün özelliklerin yanında, maliyetin üst düzeyde olmasından dolayı pek ilgi çekmemektedir. Parası çok olan için en uygun bilgisayardır diyebilirim.
ATARI: ATARI, başlangıçta piyasaya çok hararetle çıkmasına rağmen daha sonra bazı stratejik hatalar sonucu pek tutunamadı ve bir müddet suskun kaldı. Daha sonra MIDI interface (Tk. MIDI arabirimi) üzerinde olarak imal edilen ilk bilgisayar olmanın avantajını kullanarak, MIDI konusunda yazılım ve donanım hizmetleri açısından oldukça desteklendi ve gerek fiyatı, gerekse bu konudaki desteği açısından son yıllarda oldukça popüler olmuş durumda.
AMIGA: Her işe burnunu sokan bir bilgisayar olduğu için kuşkusuz AMIGA'nın da diğer bilgisayarlardan aşağı kalır hiçbir yanı yok. Ama AMIGA'yı satıp ATARI almanın hiçbir alemi yok. AMIGA'dan MACINTOSH gibi çok üst düzeyde profesyonel bir performans beklenirse, sistemi hafıza, ek sürücü ve matematik işlemcilerle desteklemek (bu da Amiga 3000 demek oluyor) gerekir. IBM ve IBM uyumlu bilgisayarlar: Bilindiği gibi, IBM çok sade ve kendi halinde piyasaya sürülen, kullanım amacına göre ek donanımlarla desteklendiğinde, son derece güvenilir bir biçimde işlevini kusursuzca yerine getirebilen güçlü bir bilgisayardır. MIDI konusunda da IBM için MIDI arabirimleri ve güçlü yazılımlar piyasada bulunmaktadır.
2- MIDI INTERFACE Biliyorsunuz ki, MIDI ağında aletler arasındaki bütün bilgi alışverişleri MIDI arabirimleri sayesinde yapılır. Bilgisayarlar da bizim kuracağımız MIDI sisteminde bir elektronik müzik aleti pozisyonunda olduğunda, bilgisayar ile diğer müzik aletleri arasında bir bilgi alışverişi söz konusu olacaktır. Bu bilgi alışverişi, kuşkusuz bilgisayara ek olarak takılan MIDI arabirimi sayesinde gerçekleştirilir.
Bugüne kadar üretilen kişisel bilgisayarlar içerisinde bir tek ATARI (520 ve 1040) bilgisayarlarının üzerinde MIDI arabirimi hazır bulunmaktadır. Diğer marka bilgisayarlarda bu arabirim sonradan sisteme ilave edilir. Bu arabirimi seçerken çok dikkatli olunmalıdır. Amacınıza uygun hesaplı bir MIDI arabirimini satın alırken mutlaka bu işle daha önce uğraşmış kişilerin tecrübelerinden yararlanın. Bunun yanı sıra en kapsamlı MIDI arabirimi en çok girişi-çıkışı kendi bünyesinde toplayabilendir.
Dış ülkelerde veya Türkiye'de Amiga veya MACINTOSH için birçok çeşit MIDI arabirimi bulunmaktadır. IBM ve IBM uyumlu bilgisayarlar için, Türkiye'de Roland firmasının üretmiş olduğu IPC, LAPC-1 ve MCB-1 isimli MIDI arabirimleri ve seri slot'a takılan ses modülleri satılmaktadır.
3- SES MODÜLLERİ, SES SENTEZLEYİCİLER ve ELEKTRONİK MÜZİK ALETLERİ:
İşte geldik en önemli konuya. Kuracağımız sistemde işin en büyük bir kısmını bu aletler yüklenmekte. Çünkü bütün sesleri bu aletler sayesinde üretebilmekteyiz.
Sistemde kullanılan tüm elektronik müzik aletleri ayrı ayrı iyi incelenip sistemdeki pozisyonu dikkate alınarak seçilmelidir. Bunu da aletleri iyi tanırsanız başarabilirsiniz. İşi sadece kulak zevkinize bağlı olarak yaparsanız, çok yanlış seçimler yapabilirsiniz.
Seçtiğiniz elektronik müzik aletlerinin her şeyden önce "MULTI TIMBRAL" olmasına yani aynı anda birden fazla ses çıkarmasına dikkat edin. Bu sayede az aletle çok iş görebilirsiniz.
Zorunlu olmasa da ihtiyaç duyacağınız tüm partisyonları büyük bir doğallıkla girmenizi sağlayan "MASTER KEYBOARD" dediğimiz sistemin işlerliğini bütünleştiren gelişmiş bir klavyeye ihtiyacınız var. Bu klavyeyi bir synthesizer olarak seçmeniz yerine ses üretemeyen, sadece bu iş için tasarlanmış MASTER KEYBOARD'lardan satın almanızı tavsiye ederim. Bu aletler muhteşem tuş hassasiyetine ve fonksiyonlarına sahiptirler. Profesyonel bir kompozitörseniz, kuşkusuz bu tip master klavyeleri seçmeniz gerekmektedir. Öte yandan "MASTER KEYBOARD" olarak diğer bir klavyeli çalgı da kullanılabilir.
4- SES DÜZENİ: Şimdiki konumuz, ürettiğimiz müziği mümkün olan aslına en uygun şekilde nasıl dinleyebiliriz. Bu iş için ilk önce her aletin çıkışlarını girebileceğimiz bir mixer'e ihtiyacımız var. Bu mixer sayesinde bütün seslerin tonları ve balansları dengelenir ve buradan ses bir amplifikatör vasıtasıyla yükseltilir. Daha sonra da bu anfiye uygun hoparlörler seçilmelidir. Bu hoparlörleri seçerken mümkün oldukça çaplarının geniş olmasına ve güçlerinin amplifikatör gücünün %75 fazlası olmasına özen gösterin. Böylece daha ferah bir ses alabilirsiniz. Mümkünse bir de ekolayzer ve spektrum analyzer kullanmanızı tavsiye ederim.
5- UYGUN YAZILIMLAR: Sistemimize bağlamış olduğumuz bilgisayar ne marka olursa olsun, mutlaka bir sequencer programı bulabiliriz. Yalnız bu programı bulmak mesele değil, bize en uygun olan programı bulmak meseledir.
En uygun yazılım kuşkusuz en detaylı fakat kullanıcıyı yormayandır. En önemlisi programın çok hızlı bir şekilde ve güvenilir çalışması gerekmektedir. Ben size sequencer özelliklerinin haricinde başka özellikler de sunan kişilikli programları tavsiye ederim.
Amiga'da bugüne kadar çıkmış MIDI sequencer programları içerisinde en pratiği ve detaylısı MUSIC-X'tir. Daha sonra kompozitör ve tasarımcılara yönelik Bars'N Pipes piyasaya sürüldü. Bars'n Pipes Professional programının detaylı açıklamasını gelecek aylarda size sunacağız.
GÜLMEK GARİP BİR ÖYKÜDÜR "CA M'INTERESSE" adlı Fransız dergisinde "Gülmek garip bir öyküdür" başlıklı bir yazı yayınlanmış... "Bilimsel bir gülüşler çeşitlemesi" diyebileceğimiz bu yazı bir kahkaha trajedisiyle başlıyor... 1988 yılında Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki Empire tiyatrosunda "Wanda adlı balık" filminin gösterimi sırasında bir seyirci öylesine gülmüş ki, tıkanıp anında ölmüş... Burada sözü bilim alıyor; "Engellenemeyen tıkanıklıklara yol açan gülüşler kendini, gözlerden yaşlar boşanması, yüzün kıpkırmızı olması, insanı ter basması ve kalp atışlarının düzensizleşmesiyle gösteriyor... Normal bir kahkahada ise insan ağzını açıyor, kahkaha tınısı duyuluyor, bu şekilde gülen bir kişi başını arkaya atıyor... Gülmek çok karmaşık bir olay... Normal bir gülüşün en hoş şekli de, dudakların gülümser gibi gerilmesi ve ağzından hafif hafif sesler çıkması... İnsan bazen kıs kıs gülebilir, bunda da dudaklar hafifçe gerilirken, gülen kişi hafifçe ses çıkarır..." Fransızca dergiden yapılan alıntıda, davranış bilimciler bebeklerin dört ya da beş aylıkken bilinçli olarak gülmeye başladıklarına dikkat çekiyorlar... İlk gülücüğün bebekle anne arasındaki ilk iletişim olduğunu söylüyorlar... "İnsanlar yalnızca komikliklere değil, utandıkları ya da korktukları zaman, hatta ölüm karşısında da korunma mekanizması olarak gülüyorlar. Koşulsuz olarak her ortamda gülebilen tek bir grup var; Akıl hastaları... Normal insanlar her durumda keyiften gülemiyor, yalnızca akıl hastaları ve şempanzeler..." Aynı uzmanlar hemen sonra gülmenin sağlığa, insan bünyesine yararlı olduğunu söylüyorlar... Akıl hastaları ve şempanzeler önden gidip, bu gerçeği önceden keşfetmiş olsalar gerek... Bu bakışla ortaya iki sonuç çıkıyor; Türk toplumu olarak ya biz, böylesi bir aldırmazlık içinde her şeye gülerken kitle halinde delirmekteyiz... (Bu durumda arabesk hüzün kaçınılmaz olarak emniyet sübabımızdır.) Ya da "başka çıkış yolu olmadığından mı nedir, akıl sağlığımızı gülerek koruyoruz... Gülüşler çeşitlemesini uzatabiliriz; İçi hırsla dolu dışı müstehzi ve de sevecen gülüş... Başka denizlerde şahlanıp köpüren bilgi birikimini, küçük denizlerde iki kaşın arasına sığdıramayan, teslimiyetçi, umutlu, iyimser gülüş, Kurnazlıkla zeka arasındaki büyük uçurumu biraz da mahalli durumun kalınlığından görmezden gelip, başköşelerde tarihin kıvrımlarına nakış olmak isterken boşluğa yuvarlananların yankılı, isterik kahkahaları. Kim bunlar?.. Baştan beri sayılıp dökülen gülüş çeşitlemelerinin dışında, aralardaki fare vıyk vıykları var... Bu yazıyı çeşitli gülümseyen yüzlerle süsleyin ve resim altlarını boş bırakın... İşin garibi, neşe-i muhabbetle, son günlerde kahkahalar içinde şimdilerde!.. İLHAN İREM
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
Merhabalar !!! Geçen ayki yazımızı inşallah tatminkar bulmuşsunuzdur. Yazılarımızda mümkün olduğunca değişik bilgi seviyesinde olan okuyuculara hitap etmeye çalışıyoruz. Ancak yazıyı tüm bu anlayış içerisinde düzenlemek oldukça yorucu oluyor.
Bu sayfada karşılaşacağınız en can sıkıcı kısım, geçen ayki ilk yazıydı. Zira bu sayfada olup bitenleri sıkılmadan takip edebilmeniz için bu ön bilgileri açık seçik sunmamız gerekiyordu.
Bu sayıda daha teorik bilgiler edineceğiz. Ama bu bilgiler geçen sayıdaki bilgilere nazaran daha sindirilebilinir nitelikte.
Bu ay ilk olarak her MIDI'li elektronik müzik aletinin tanıtım kitapçığında belirtilen MIDI IMPLEMENTATION CHART nedir onu göreceğiz ve ne işe yaradığını çözmeye çalışacağız.
"MIDI IMPLEMENTATION
CHART" NEDİR? Geçen ay MIDI kullanan elektronik müzik aletleri arasındaki haberleşme şekillerini incelemiştik. Bu haberleşme sırasında her alet kullanıcının o anki tepkisi sonucu bir takım kodlar gönderebilmekteydi.
Gönderilen bu mesajların ve bilgilerin sayısı (çeşidi) her aletin yapısına göre değişmektedir. En kaba örnekle bir elektro davulun üzerinde "Pitch bender"ın olmasını ve Bend mesajlarını göndermesini bekleyemezsiniz. Hal böyle olunca üretici firma kullanıcıların satın aldıkları cihazların bu mesajlardan hangilerini gönderip alabildiklerini bir liste şeklinde kullanıcı kılavuzlarının arka sayfalarında sunarlar.
Bu sayede cihazı satın alan kişi, aletinin MIDI kapasitesini tamamiyle kavramış olacaktır.
Şimdi MIDI IMPLEMENTATION CHART'ları farklı olan iki cihaz arasındaki bağlantıyı inceleyelim.
Şekil-1'de bir elektronik piyano ile bir synthesizer arasında kurulan MIDI bağlantısı görülmektedir. Burada synthesizer ile elektronik piyano farklı karakter yapılarına sahip iki tipte müzik aletidir. Synthesizer birçok çeşit ses üretmekle yükümlü, kullanıcıya bu konu hakkında oldukça çok seçenek sunan tipte bir alettir. Bu sebepten dolayı synthesizer birçok tip MIDI mesajını gönderip alabilecek yapıdadır. Öte yandan elektronik piyano, sadece kullanıcıya gerçek piyanonun tadını aratmayacak şekilde tasarlandığı için kullanım açısından iki alet arasında önemli farklar vardır.
Bizim bağlantımıza göre, MIDI mesajları synthesizer'dan çıkıp elektronik piyanoya gönderilmektedir. Bu sırada kullanıcı synthesizer'da Pitch Bender'ı kullanırsa, bend bilgileri hemen piyanoya ulaşır. Ancak piyanoda pitch bender kullanılmadığı için piyano bu bilgileri algılayamaz.
Bu bağlantının tam tersinde (bilgiler piyanodan synthesizer'a gider) piyanoda "Soft Pedal" veya "Sostenuto" efekti kullanılırsa, synthesizer gönderilen bu bilgileri alamayacaktır. Çünkü üzerinde bu efektler yoktur. Ancak her iki aletin de gönderip alabildiği müşterek kodlar ve mesajlar tabii ki vardır (Nota bilgisi, damper pedal, program change kodu v.b). İşte kurduğumuz MIDI ağında dikkat etmemiz gereken en önemli husus şu; her müzik aletinin MIDI IMPLEMENTATION CHART'ına göz atılıp hangi tip kodları gönderip alabildiğini araştırmalıyız.
YANLIŞ TİPTE BAĞLANTILAR SORUNLARI DA BERABERİNDE
GETİRİR: Bu yazıyı takip eden sizler tahmin ediyorum ki ya bilgisayar destekli müziği (??!!) tatbik etmeye çalışan, etmekte olan veya etmeyi düşünen kişilerden oluşuyorsunuz. Tabii ki birçok sorunla karşılaşıyorsunuz (veya karşılaşacaksınız).
Kurduğumuz MIDI ağındaki bağlantıların daha evvel bahsettiğim tüm kurallara uygun şekilde yapılması gerekmektedir. İyi bir MIDI ağını kurmak için ilk dikkat edilecek husus, MIDI ağında bulunan aletlerin işlevleri ve Master ve Slave aletlerin neler olduğunun kesin bir şekilde tespit edilmiş
KUBİLAY KILINÇ olmasıdır. Aksi takdirde MIDI In-Out-Thru bağlantıları yanlış yapılacak sistem çok garip bir şekilde çalışacaktır (hatta çalışmayacaktır). Ancak bu tip bir yanlış bağlamada kesinlikle sistemdeki cihazlara bir zarar gelmez. Üretici firmalar bu durumu bildiklerinden, MIDI sinyallerinin düşük voltajlı olmasına dikkat etmişlerdir.
- Master aletin MIDI OUT'undan Slave aletin MIDI IN'ine yapılan bağlantılar dikkatlice gerçekleştirilmelidir. Aynı şekilde kalabalık aletlerle gerçekleştirilen bir MIDI ağında, 1. Slave aletten başlayıp devam eden MIDI THRU bağlantılarının dikkatli yapılması gerekmektedir. Hiçbir zaman aynı aletin MIDI THRU'sundan çıkan bilgiler tekrar aletin IN'ine geri dönmemelidir.
- Eğer kablo bağlantılarının yerlerini değiştirecekseniz, sistemin çalışmamasına hatta aletlerin kapalı olmasına özen göstermelisiniz. Bu önlem sayesinde aletlerin deforme edilmesini önlemiş olursunuz.
- Master aleti en son kapatın. Daha geniş bağlantı sorunlarınızın yanıtları için mektuplarınızı bekliyoruz. İDEAL BİR MIDI AĞI NASIL OLMALIDIR?
Şimdi diyeceksiniz ki, kaliteli bir MIDI ağı kaliteli aletler sayesinde mi kurulur? Bu da önemli, fakat daha önemlisi aletlerin pozisyonları ve işlevlerinin göz önüne alınarak uygun seçimlerin yapılmasıdır.
Dilerseniz kuracağınız MIDI ağının amacınıza en uygun ve en ekonomik bir şekilde nasıl olması gerektiğini hep birlikte inceleyelim. Ayrıca profesyonel anlamdaki tüm aletleri de bir mukayese etmeye çalışalım.
1- Sequencer'lar ve Bilgisayarlar: Kuracağınız MIDI ağının en temel taşlarını Sequencer'lar veya Bilgisayarlar oluşturur. Çünkü sistemin tüm hakimiyeti bu aletler üzerinde toplanır.
Sequencer'lar daha çok sahne uygulamaları için düşünülebilir. Çünkü sadece bütün MIDI işlemlerini kaydeden bir teyp gibi çalışırlar. Üzerinde çalışılan parçayı düzenlemek konusunda bilgisayarların yanında daha pasif kalırlar.
Ben her zaman için size profesyonel stüdyo uygulamalarında Bilgisayarları tavsiye ederim. Bir bilgisayarla çalışırken programın size sunduğu tüm avantajları kullanarak parçayı çok rahat bir şekilde düzenleyebilirsiniz.
Günümüzde birçok marka ve türde kişisel bilgisayarlar bulunmaktadır. Bunlardan en uygun olanını seçmek oldukça zor. Her bilgisayarın değişik bir kişiliği, bu kişiliğe göre ayrı ayrı konularda birbirlerine olan üstün veya zayıf tarafları var. Bu durumda MIDI uygulamalarında en uygun bilgisayarı seçmek için ilk önce bilgisayarın MIDI konusundaki program ve donanım desteğini, popülerliğini ve en önemlisini size maliyetini göz önünde bulundur-
AMİGA & MÜZİK M.I.D.I VİTRİNİ