Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 73
Fantaziler, bugüne kadar insanlığa birçok şey kazandırdı. 100 yıl önce Ay'a gidebilmek, birçok kişi için aşırı hayalperestlikten öte bir şey değildi. Bunun günün birinde gerçekleşebileceğini söyleyenlere o zamanlar pek iyi gözle bakılmıyordu. Sonuçta bu fikri savunanlar da bir parça ütopik düşüncenin esiriydiler. Hayal güçlerini az da olsa kullanarak, bu tip şeyleri kafalarında canlandırabiliyorlardı. Ama yıllar geçtikçe insanoğlu bu hayallerini başarmaya ve yavaş yavaş kendini aşmaya başladı. Bir yap-bozun parçaları gibi ekler birbirine bağlanınca bir zamanlar imkansız gibi görülen şey gerçekleşti ve insan Ay'da artık kendi ayak izini bırakmıştı. Bugün de yıldızlara ulaşmak belki büyük bir hayal, ama imkansız bir şey değil. Bütün bu anlattıklarımın birazdan anlatmaya çalışacağım Killerball ile ne ilgisi var diyeceksiniz. Aslında çok ilgisi var. Bugün fantazi gibi görülen birçok oyunun yarın gerçekleşeceğine inanıyorum. Bu size belki çok saçma gelebilir. Ama bugün Ragby'i oynayan Amerikalılar yarın pekala Speedball'u oynayabilirler.
GÖKMEN BAYIN
Filmlerde kullandıklarını artık günlük hayata aktarabilenler birkaç yıl sonra belki Stromball tipi bir oyun hazırlayabilirler. Bakmışsınız kısa bir süre sonra Killerball aynı oyundaki gibi oynanmaya başlanmış. Sakın bu fikirlere 'olmaz' demeyin. İmkansız diye bir şey aslında yoktur... Killerball.. Yani Katil Top.. Bir bakıma doğru. Bu oyunda ne ararsanız var. Düşene tekme atma, geriden geleni öldüresiye dirsekleme, omuza alıp yere atma ve daha niceleri. Aslında oyunun pankreastan pek farkı yok. Speedball'u oynayanlar oradaki sertliği çok iyi hatırlarlar. Topu kapana her türlü faulü yapmak serbestti. Nasıl olsa oyunda hakem de yoktu. Bunu fırsat bilen oyuncular birbirlerine acımadan vurabiliyorlardı. Killerball'u oynadıktan sonra, siz buna sertlik falan demeyeceksiniz. Oyunun konusu da bir hayli ilginizi çekecek. Aslında oyunu ilk gördüğümde bir hayli başım döndü. Hatta bu nedenle oyunu pek tanıtabileceğimi tahmin etmiyordum. Ama oyunu oynadıktan sonra bayağı zevkli geldi ve gözlerim olaya ister istemez alıştı. Şimdi dilerseniz, bu ilginç oyunda kısa bir gezintiye çıkalım.
Microids firmasının ürettiği oyunu yüklediğinizde, güzel bir grafik size hoş geldiniz diyecek ve sonra da karşınıza üçlü bir menü gelecek. Training bölümünü seçtikten sonra, oyunu kaç kişi ile oynamak istediğinizi belirliyorsunuz. Daha sonra Elite, Major League ve Minor League'den oluşan bir menü ekrana gelecek. Bu seçeneklerle, rakiplerinizle yapacağınız karşılaşmalara hemen geçebilirsiniz. İlk olarak, sekiz takım içinden birini kendi takımınız olarak belirlemeniz gerekiyor. Daha sonra da yine bu takımlardan birini rakibiniz olarak seçeceksiniz. Bunun hemen sonrasında maçlara geçeceksiniz. Statın ışıkları birden yanacak ve seyirciler çılgınca takımlarını destekleyecekler. Top, bir borudan fırlatılacak ve müthiş mücadele başlayacak.
Ana menüden League'i seçtiğinizde, önünüze bir takımlar listesi gelecek. Kaç kişi ile oynayacaksanız, o kadar Computer'ı Human'a çevirmeniz gerekecek. Oyunu bilme derecenize göre Normal'i Expert (kolay) yapabilirsiniz. Okay dediğinizde, eşleşmeler size bildirilecek ve maçlara geçilecektir. İlk ekrana gelen menüdeki Load kısmı, daha önce kaydettiğiniz şeylerin yüklenmesine yardımcı olacak. Şimdi gelelim Killerball'da konunun ne olduğuna... Oyun, yuvarlak bir alanda oynanmakta. Bu alanın etrafında sürekli olarak oyuncular turladığından, başınız biraz dönebilir. Maça her iki grup da beşer kişiden oluşan takımlarıyla başlayacaktır. Aşırı sertlikten dolayı oyuncular sakatlanıp dışarıya alınabilmekte. Ekranın üstünden bir harita ile sürekli olarak olayı ayrıntılarıyla izleyebilirsiniz. Her iki üst köşede ise oyuncularınızın isimlerini görebilirsiniz. Bir sinyal eşliğinde, top bir borudan sahaya fırlatılacak. Topu ilk kapan turlara başlayacak. Tabii arkadan yetişen rakip oyuncular sürekli sertlik yaparak topu sizden kapmaya çalışacak. Bunun yanında arkadaşlarınız da sizi korumaya özen gösterecekler. Ekranın üstünde kahverengi bir ışık göreceksiniz. İşte bu ışık sarıya döndüğünde, elinizdeki topu duvarlarda monteli olan çukurlara sokmaya çalışacaksınız. Bu çukurların nerelerde olduğunu, duvardaki sayılardan takip edebilirsiniz. Dört'ten geriye doğru gelen bu sayıların sonlarında çukurlar bulunmakta. Topu böyle bir anda buraya koyabilirseniz, sayıyı alabilirsiniz. Sayıyı aldıktan sonra temsili bir resimle bu olay ekrana yansıtılacak. Aslına bakarsanız, bu görüldüğü kadar basit bir şey değil. Çoğu zaman tam topu sokacakken bir rakip arkadan gelip pozisyonunuzu öldürebiliyor. Böyle bir anda da çukuru kaybedebiliyorsunuz ve turlamalar tekrar başlıyor. Tabii aynı şeyi siz de rakibe yapabilmektesiniz. Oyundaki sertlik hareketleri de mükemmel bir şekilde hazırlanmış. Özellikle rakibinizin omuzlarına çıkıp onu yere indirmek çok zevkli bir şey. Bu tip olayların orijinal ses efektleriyle de desteklenmiş olması oyunun kalitesini arttırmış. Maçların sonuçlarına göre kupayı kimin aldığı ekrana güzel bir grafikle yansıtılıyor. Oyunun grafiklerindeki başarıyı da hemen hatırlatalım. Eğer bu tür oyunlara ilginiz varsa, Killerball'u kaçırmayın. Belki ilk birkaç oynayışınızda başınız dönecek, ama ondan sonra mutlaka oyuna alışacaksınız. Gelecek aya kadar hepiniz hoşça kalın... MICROIDS/1 DİSKET/1 MB
SES................................... : %80 GRAFİK ............................ : %80 OYNANABİLİRLİK ........ .. : % 75 GENEL.............................. : %85
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 72
AYKIN ADEMOĞLU Kahramanımız bir sabah dehşetle uyanır. Ve ardından kendisine bırakılan notu okur. Bu notta, ismi verilen otele gitmesi istenmektedir. Otelde garip şeyler olmaktadır ve bir de cinayet işlenmiştir. Kahramanımız doğruca otele gider ve kapıda manyak tipli bir adam tarafından karşılanır. Adamla biraz muhabbet ettikten sonra, adamın boş bir anını yakalayıp onu hapseder. Tam olayı çözmenin ve suçluyu yakalamanın verdiği zevkle şampanyasını yudumlarken, hapsettiği adam kurtulur. Kahramanımız kısa bir şok geçirdikten sonra, öteki adam bir delikten aşağıya atlar. Tabii, kahramanımızla birlikte. İşte olaylar böylece başlıyor. Kahramanımızın düştüğü yerde, her taraf cesetlerle dolu. Şimdi, elinizden kaçırdığınız adamı tekrar yakalamalısınız.
Oyuna başladığımızda, her taraf ellerinde sopalar, bıçaklar, tabancalar olan insanlarla dolu. Yumrukla üzerinize gelenler de var. Zaten tabancayı çok az kullanıyorlar. Genellikle kadınların elinde bıçak, erkeklerin elinde ise uzun sopalar oluyor. Oyun bir labirent içerisinde geçiyor. Otel çok büyük. Oyuna ilk başladığınız zaman, elinizde sadece tek bir silah ve bu silahın yedi adet kurşunu var. Silahtan zor durumda kaldığınız zaman yararlanacağınız için, şimdilik yumruğunuzu kullanacaksınız. Ama oyuna başladığınız yerden itibaren iki ekran sola giderseniz, bir mutfağa gireceksiniz. Burada önünüze çıkan adamı öldürdükten sonra, ekranın sonunda bir bıçak resmi çıkar. Bu resmin üzerine gelip space'e basın. Yeni bir ekran açılacak. Bu ekranda, joystick yardımıyla yukarı doğru olan oku işaretleyin. Artık sizin de bir bıçağınız var. Oyun boyunca karşılaşacağınız ve alabileceğiniz bütün eşyaları böyle alacaksınız. Bıçağı kullanmak içinse, eşya koyulan bölümde bıçağın üzerine gelip, ateş tuşuna basmanız yeterlidir. Silahı kullanmak için de aynı yöntem geçerli. Oyunun ilerleyen bölümlerinde daha değişik silahlar da bulacaksınız. Silahı, sadece silahlı adamlara karşı kullanın. Bıçak sizin işinizi görecektir. Otelin içerisinde dolaşırken teyp, kaset gibi şeyler bulacaksınız. Bunları almalısınız, çünkü oyun içerisinde faydalı olacaklar. Oyundaki joystick hareketleri ise çok kolay:
Sağ+Ateş: Sağa doğru yumruk atma ya da bıçak, silah gibi aletleri sağa doğru kullanma
Sol+Ateş: Sola doğru yumruk atma ya da bıçak, silah gibi aletleri sola doğru kullanma Sağ+Yukarı: Sağ üst çapraza sıçrama Sol+Yukarı: Sol üst çapraza sıçrama Merdivenlerden yukarıya çıkmak için; merdivenlerin önüne gelip, joystick'i sol ya da sağ çapraza itmelisiniz. Oyunda tuşların fonksiyonları ise şöyle: P --> Oyunu pause etme F1 --> Oyundan çıkma A -> Animation on-off Oyun bunlardan ibaret. Size sadece labirenti, dolayısıyla cinayeti çözmek kalıyor. Oyunu bir harita çıkartarak oynarsanız, daha rahat edersiniz. DYLAN DOG, Simulmondo'nun yaptığı, güzel grafikli bir oyun. Bu oyunun başında hoş saatler geçirebilirsiniz. Oyunun sadece müzikleri kötü. Oynanışı çok kolay. Ben size bu kadarını anlatıyorum. Oyunu alıp almamak size kalmış bir şey. SIMULMONDO/2 DİSKET/1 MB
GRAFİK........................... :%85 SES ................................. :%60 OYNANABİLİRLİK........... :%80 GENEL.............................:%80