Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 53
Yer Amerika Birleşik Devletleri. Sene 1996. Alcatraz Adası bir uyuşturucu üretme merkezine dönmüş. Mafya buradan şehre ve bütün Amerika'ya uyuşturucuyu dağıtmakta ve gençlerin hayatı tehlikede. Bu durumu ancak özel komando birliği çözebilir. Siz de özel komando birliğinin bir üyesi olarak, adayı bu pislikten kurtarmalı, Miguel Tardiez'i yok etmelisiniz. Özel komando birliğinin başkanı, bütün komandolarını toplar ve onlara bu ada hakkındaki bilgileri verip, planı anlatır. Ada çok sıkı bir şekilde korunmaktadır. Bunun için adaya gizlice girmenin tek yolu, adaya denizden girmektir. Bu nedenle adaya mecburen kanoyla gidecek ve ilk iş olarak, Bararock Building'te bulunan Tardiez'in tüm suçlarını belirten kağıtları ele geçireceksiniz. İkinci göreviniz, başka bir binadaki uyuşturucuları ve Tardiez'in banka hesaplarını yok etmek. Üçüncü binaya girmek ise çok zor ve hemen hemen imkansız gibi. Bu binaya girmek için, çengellerinizi kullanmalı ve bu şekilde bu hücre şeklindeki binaya girdikten sonra Tardiez'i bulmalısınız. Tardiez'i yakaladıktan sonra da Tardiez ile birlikte sizi dışarıda bekleyen helikoptere binmeli ve olay yerinden uzaklaşmalısınız. İki saat içinde helikoptere binemeyenler adada kalacak ve kaderine mahkûm bırakılacak.
Alcatraz'ın konusu, Infogrames'in eski oyunu Hostages'ı andırıyor ve siz bir komandoyu canlandırıyorsunuz. Oyunu bir ya da iki kişi oynayabilirsiniz. Oyunda ekran tam ortadan ikiye bölünmüş. Üstteki ekranda Player 1, alttaki ekranda ise Player 2'yi yönetiyorsunuz. Oyunu tek kişilik oynamak için ayarlamış olsanız bile, ikinci adam gene çıkıyor. Ama onu seçmediğiniz için yönetemiyorsunuz ve o ölmeden de bir şey yapamıyorsunuz. Bölüm atlamak için onun ölmesini beklemelisiniz. Oyun üç kademeden oluşmuş; kolay, orta ve zor. Oyunda dört silah kullanabiliyorsunuz:
1> Bıçak: Fazla etkili değil. Bir adamı öldürmek için iki tane bıçak atmak gerekiyor. Bunları oyunda yerde bıçak şeklinde görebilirsiniz.
2> Elbombası: Bu da pek etkili değil. Belki de oyunun en kötü silahı. Sadece uzak mesafelerde etkili. Bunları oyunda yerde zincir şeklinde görebilirsiniz. Ama almanızı hiç tavsiye etmem.
3> Alev Makinası: Oyundaki en etkili iki silahtan bir tanesi. Hem kısa mesafede, hem de (az da olsa) uzun mesafede etkilidir. Bunları oyun sırasında yerde tüp şeklinde görebilirsiniz.
4> Makinalı Tüfek: Alcatraz'daki en etkili silah. Hem kısa, hem de uzun mesafede etkili. Eğer elinizde makinalı tüfek varsa, merminiz bitene kadar kolay kolay vurulmazsınız. Bu silah sadece köpekleri vurmakta işe yaramıyor. Bunları oyunda yerde normal silah şeklinde görebilirsiniz. Gördüğünüz zaman almanız, şiddetle tavsiye edilir.
Oyunu P tuşuyla pause edebilir, joystick fire düğmesine basarak tekrar oyuna dönebilirsiniz. Oyundaki yeşil kıyafetli adamlar komando birliğinin, mavi kıyafetli adamlar ise Tardiez'in adamları. Ekranın sol üst köşesinde zamanı, sağ üst köşesinde silahınızı, sağ alt köşesinde ise kalan hakkınızı ve gücünüzü görebilirsiniz.
Oyun toplam dört leveldan oluşuyor: LEVEL 1: İlk önce Bararock Building'e girip oradan Tardiez'in suçlu olduğunu ispatlayan belgeleri ele geçirmelisiniz. Devamlı sağa doğru ilerliyorsunuz. Yol üzerinde yuvarlak ve beyaz renkli mayınlar var. Bunların üzerinden atlamak için joystick'i sağ üst çapraza çekmelisiniz. Saklanmak için ağaç ve kayaların aralarını, binaların içini kullanabilirsiniz. Bunun için girmek istediğiniz yerin önüne gelip, joystick'i yukarı itmelisiniz. Binaların bazılarına girdiğiniz zaman görüntünün değiştiğini göreceksiniz. Burada ekranı kendi gözünüzle görüyorsunuz. İçeride sizden başka Tardiez'in adamları da var. Amacınız, bu binada odaların içinde dolaşarak çıkış kapısını bulmak. Ekranın altındaki harita, size çıkışı daha kolay bulmanız için yardımcı oluyor. Haritada mavi renkli gördüğünüz adamlar Tardiez'in adamları. Beyaz gözüken şey de sizsiniz. Kırmızı nokta ise çıkış kapısı. Eğer çıkışı bulup buradan çıkarsanız, bir sonraki bölümün ortalarından bir yerden oyuna devam ediyorsunuz. Ama ikinci bölüme geçmek için, buralara girmeniz şart değil. Direkt ilerleyerek de bir sonraki bölüme geçebiliyorsunuz. Ama bu kez, ikinci bölümün en başından başlıyorsunuz. Bence direkt ilerleyerek giderseniz, daha iyi edersiniz. Çünkü binaların içinde çıkışı ararken çok zaman kaybediyorsunuz. Bu bölümde yolda karşınıza çıkan adamlar size genellikle ya el bombası atıyorlar, ya da makinalı tüfekle ateş ediyorlar. Bu adamlardan başka bir de yol üzerinde duran alev makinası var. Buna da dikkat etmelisiniz. Eğer bunun üzerinden dikkatsizce atlarsanız, bir hakkınızı kaybedersiniz.
LEVEL 2: Şimdiki göreviniz, binadaki uyuşturucuları ve Tardiez'in banka hesaplarını yok etmek. Bu bölümde yıkılmış binaların arasında ilerliyorsunuz. İkinci bölüm birinci bölüme çok benziyor. Sadece arada ufak tefek farklar var. Burada ağaç ve kayaların arasına, binaların içine saklanabildiğiniz gibi, duvarların arkasına da saklanabiliyorsunuz. Ayrıca Tardiez'in adamlarına köpekleri de yardım ediyor. Alev makinası ve mayınlar burada da var. Ama mayınlar daha sık yerleştirilmiş ve adamlar da duvarlardan atlayarak aniden önünüze çıkıyorlar.
LEVEL 3: Bu bölümdeki binaya girmek çok zor olduğundan buraya girmek için çengelinizi kullanıyorsunuz. Bu bölümde köprü gibi bir yol üzerinde gidiyorsunuz. Arka zemindeki adamlar da size ateş ediyor. Onlar sizi çok kolay vurduğu halde, siz onları zor vuruyorsunuz. Attıkları mermilerden kurtulmak için zıplamanız gerekiyor. Buradaki düşmanlarınız gene klasik; adamlar, köpekler, alev makinası.
LEVEL 4: Geldik oyunun son bölümüne. Şimdi Tardiez'i yakalayıp, helikopterle kaçmanız lazım. Son bölümde sahilde ilerliyorsunuz. Bu bölümde oldukça büyük mayınlar ve gözükmüyorlar. Patladıkları zaman ise iki-üç mayının patlama şiddetine eş değerde hasar veriyorlar. Oyunun bu bölümü oldukça kısa. Helikoptere bindikten sonra Tardiez'i otomatikman yakalamış ve ülkeyi büyük bir pislikten temizlemiş oluyorsunuz. Helikoptere bindikten sonra helikopter havalanıyor ve bilgisayar birinci disketi istiyor. Ve son...
Alcatraz, son günlerin popüler oyunlarından bir tanesi. Başında zevkli dakikalar geçirebilirsiniz. Hele arcade türü oyun sevenlerin arşivinde mutlaka bulunması gereken bir oyun. Oyun grafik ve verdiği heyecan bakımından oldukça doyurucu. Oyun iki disketten oluşuyor.
INFOGRAMES/2 DİSKET/512K
GRAFİK ....................... : %83 SES ..................... : %80 OYNANABİLİRLİK ............ : %82 GENEL............................ : %80
Alcatraz
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 52
lige bağlı), füze hedefe rahat manevra edemeyecektir. Ne kadar detaylı olursa olsun, her aracın bir hata oranı vardır. Aynı şekilde iyi ve rahat kilitlenen bir silahın da hedefi vuramama olasılığı var. Gerçekte uçağın rüzgarından kurtulamayıp yere çakılmasından başlayın, hedefte patlamamasına kadar birçok aksilik olabiliyor. İlk yapılan Sidewinder'lar genelde güneşe kilitlenme eğilimi gösteriyorlardı. Her neyse, ısı güdümlü Maverick'leri kullanabilmek için alternatif olarak, hedefi Head up display'deki büyük yuvarlağın (Menzil yuvarlağı) içine alın. Bir kere ateşe basın, Maverick görsel olarak hedefe kilitlenecektir. Hedefte tutun ve ateşe basın (Şimşeğin taktiği). Can 'Maverick', oyunda adı geçen F-16C'lerin blok 50 F-16C'leri olup 1996 yılında hizmete gireceklerini yazmış. Görüşmek isteyen arkadaşlar için ise sadece telefonunu bırakmış (4) 222 34 49. Bu güzel oyunu bizden başkalarının da oynadığını bilmek, insanı sevindiriyor.
Sayısı günden güne artan kanallarda yayınlanan spor programlarında, özellikle konusu araba yarışlarına dayananlarda artık size tanıdık gelen görüntüler göreceksiniz. Tabii eğer Formula One oynuyorsanız. Şimşek uzun süre Ayrton Senna'nın geçen sene İspanya'da birinci giderken düzlükten önceki virajda nasıl spin attığını anlayamıyordu. Taa ki aynı yerde kendisi spin atana kadar (Dikkat edin Ayrton Senna, Ağan Şimşek, isimleri bile benziyor). Önce size yararlı olur diye bulduğumuz birkaç bilgi.
- Arabanızın kalkışı çok kötü. En büyük avantajınız düzlüklerde olan hızınız. Diğer arabalar 270-280 yapabilirken siz 314 yapabiliyorsunuz. Ne var ki, her pistte eşit sayıda düzlük yok. Örneğin Monaco'da arabanız 290 ancak yapabiliyor. Burada da daha iyi yol tutabilen bilgisayar sizi çok zorluyor.
- Yukarıdaki durumu değiştirmek için, arabanın vites ayarlarını değiştirebilirsiniz. (Pit'te iken Joystick geri ve Alter Car Set Up ve Set Gear Ratio's). 11 ve 2'yi düşürün, 6'yı arttırın, diğerlerini de simetrik olarak yayın. Biraz deneyerek iyi kalkan ve hız yapan bir araba bulabilirsiniz. Monaco'da arabanız hız yapamayacağından, 6'yı da ilk değerinin altına indirin. En iyisi her piste göre ideal bir setup hazırlayıp diskete kaydetmek. Çok zamanınız varsa veya uyumak yerine oyun oynamak istiyorsanız, bol bol antrenman ile ideali yakalama şansınız var.
- Oyunda Semi-Pro oynarken birinci olma yolu: Tersten gidin ve herkesi yarış dışı bırakın (Nasıl ama ???). Her nedense tersten attığınız turlar da sayılıyor.
- F6 ile açılıp kapanan vites yardımı size bir sonraki viraj için vites önerecektir. Eğer otomatik frenleme kullanmıyorsanız son 100 metreye kadar bekleyin, ondan sonra frenleri kullanın. Önerilerdeki vitesler genelde doğru oluyor, ama bazı virajlarda kesinlikle gaza basmamanız gerekiyor, tümüyle tecrübe işi.
- Birkaç kişi oynamak gerçekten zevkli. Arabaları aynı anda kullanmıyor olmanız, biri yarışırken öbürüne zarar gelebilmesi, ortama beni geçti geçecek heyecanı katıyor. Her zaman en iyi derece yapan adam ilk başlıyor. Bu aslında son kullanımı sonuncunun yapması anlamına gelebiliyor ve eğer yarışta birbirinize yakın seyrediyorsanız, arkada olanın şansını arttırıyor. Ne de olsa bilgisayar arabayı sizin kullanabileceğiniz kadar hızlı ve riskli kullanmıyor.
- Diğer arabalar mümkün oldukça çizgide kalıyorlar. Yolu biliyorsanız arabaları geçmek çok kolay, ancak sola viraja solda girerseniz çizgi ve dolayısı ile rakip sola gelecek ve sizi dışarı atabilecektir. Araba geçebileceğiniz düzlükleri hesaplayın ve oraya kadar arabanın arkasında kalın.
- Birkaç kişi oynarken aynı zaman içinde Qualify ve Practice yapabiliyorsunuz. Arabaları değiştirmek için Q tuşunu kullanmanız gerekiyor.
- Tekerleklere gelelim. A Sert, B Orta, C yumuşak, D ise çok yumuşak tekerlekler. Q, Qualify lastikleri ve W, ıslak pist lastikleri. Tekerlek seçiminde sert tekerleklerin daha az aşındıklarını, daha iyi sürat yaptıklarını, ancak iyi yol tutmadıklarını hatırlatalım. Q, sadece Qualify sırasında kullanılabiliyor. Gerçekte arabalar Qualify kısmında hem özel motor ve diferansiyel hem de özel tekerlek kullanıyorlar. Qualify en çok 5 tur sürdüğü için motor ve tekerleklerin bundan fazla dayanması gerekmiyor.
Bazılarınız soruyor: Bitti mi oyunlardaki komiklikler? Komiklikler bitmez. İşte Ocean firmasının simülasyon denemesi: F-29 Retaliator. Bir simülasyon üzerine yorum yapmak kolay değil. İlk bakışta yeni bir oyundur ve birçok beklentiniz olur. Oyun güzel mi, değil mi kararını vermek için neredeyse bir ay geçer. F-29'da hızlı vektörler, yeni uçaklar, değişik savaş sahaları var. Özellikle kokpit grafikleri son derece temiz ve radar ekranları iyi bir izlenim yaratıyor. Ancak oyunu oynarken:
- Uçak binaların veya dağların arasından süzülemiyor. Bir dağın tabanının üzerine gelir gelmez gümmm oluyor.
- Uçaklar gelecekten alınma diye silah uydurmak yeni moda. En komiği şüphesiz arkaya ateş eden Backwinder.
- Birçok oyundan fikirler alınmış. Görevler ve harita Falcon'a benzerken, görüntü ve silahlar Fighter Bomber'ı örnek almış.
- Hava savaşı, bir simülasyonda en zor yapılabilen kısımdır. Rakibin iyi olması, hem saldırabilmesi, hem de kaçabilmesi lazımdır. Özellikle birkaç hava manevrasından fazlasının olmadığı savaşlar sıkıcı gelmeye başlar. (Örnek Knights Of The Sky). Çeşitli teknikler kullanılır, ne var ki F-29'da olaya biraz arcade yönü ile bakılmış. Ne dediğimi anlamak için yavaş uçmalısınız 200 knot'un altında bir hızda hava savaşına girin. Kısa bir süre sonra önünüze bir uçak gelecektir, hem de oldukça büyük bir boyda. Uçak önünüzde dursun, biraz sonra sola sağa dönüp debelenmeye başlayacak, sola sağa yatacak ama hiç bir tarafa gidemeyecektir. Bu durumdaki bir uçağı vurmak için zorlanmayacaksınız bile. Hızlı olsaydınız uçak yine aynı manevraları aynı mesafeden yapıyor olacaktı, ama siz o kadar hızlı manevra edecektiniz ki (uçak sola yatınca siz de sol yapacaktınız) o uçağı bir türlü göremeyecektiniz.
- Normal şartlarda iniş de oldukça zor. Oyunda her nedense flaplar ve hava frenleriyle uçağı 90 knot ile hareket ettirmek mümkün. Bu durumda inmek saldırmak çocuk oyuncağı. İnmek için pistin yakınına gelin, uçağı yavaşlatın, yükseklik kaybetmek için uçağı 70-90 derece aşağı eğin, aynı hızla alçalacaksınız. Artık ister boylamasına ister enlemesine inin, siz bilirsiniz.
Savaş teknolojisi çok eğlenceli bir daldır. Birçok komik silah geliştirilmiş ve hizmete sokulmuştur. Ancak savaşlar sırasında birçok silahın işe yaramadığı anlaşılabilmiştir.
İlk zırhlı Dreadnought, 1907 yılında yapılmıştı. Geminin maketini görenler özellikle yelkenli gemiler devrinden kalan mahmuza çok gülmüşlerdir. Geminin öne ateş edebilen 6 adet 30.5 cm'lik topu işe yaramayacak da gemi mahmuzu ile düşmanı delip batıracak. Komiktir, ancak Dreadnought'un batırdığı tek gemi mahmuzu ile çarpıp parçaladığı U-29 Alman denizaltısı olmuştur.
İngilizlerin Falkland macerasında da özellikle deniz savaşı ile ilgili yeni bilgiler edinilmiştir. Bunlardan en acısı ağırlık kazanmak için kullanılan Alüminyum alaşımları yüzünden kolayca batan gemilerle ilgili tecrübeler olmuştur. En modern Broadsword tipi destroyerleri ise modern gemilerde toplar gibi ilkel silahların gereksizliği ilkesi ile yapılmış ve füzelerle donatılmıştı. Ne var ki, zavallı gemi yakınına gelen ufak hücum botlara karşı koyamadı. Gerçi o hücumbotlar gemiyi batıramadı, ama Broadsword'lara bir adet top savaştan sonra eklendi.
AWACS, erken uyarı ve kontrol uçağı anlamına gelen bir uçaktır. Üzerinde bulunan kocaman disk gibi radar sayesinde tüm diğer uçaklardan ayrılır. Bu uçak çok alçaktan bile gidebilen hedefleri, hatta Cruise füzelerini takip edip dost uçakları hedefe yöneltebilecek kabiliyette tasarlandı. Tabii ki bu geliştirme aşamaları Amerika'da yapıldı. Hizmet için Avrupa'ya gelindiğinde özellikle Almanya ve İtalya üzerinde uçaklar durmadan alarm vermeye başladılar. Zavallı uçak Almanya'da hız sınırı olmayan otobanlarda 150'nin 200'ün üzerinde giden her arabaya alarm veriyormuş (Amerika'da hız limiti 85-90 km/saat).
İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda, askeri otoriteler topyekün savaşa karşı özellikle atom başlığı taşıyan birçok silah gerçekleştirdiler. Örneğin bir tank ordusu hareket ediyor. Durdurmak istiyorsunuz. Hemen bir Honest John atacaksınız, aralarına 35 kilometre öteye birkaç megatonluk bir atom bombası atılacak. Veya ülkenize stratejik bombardıman uçakları saldırıyor. Elinizdeki füzeler ise bir türlü uçağın dibine gidemiyor. Kolayı var, alın Nike-Hercules, 10 km havada 20 km uzakta bir atom bombası patlatın olsun bitsin. Bir başka durum: geminizin etrafında bir düşman denizaltısı var. Yerini bulup ateş etmek çok zor, hoop hemen bir Lulu deniz bombası, nükleer başlıklı ve gitti denizaltında ne var ne yoksa. Tankınız veya bataryanız isabetli atış yapamıyor mu? Hemen bir adet nükleer mermi alıp atacaksınız, mermi 10 kilometre ötede ne var ne yoksa dümdüz edecek, siz de çocuklarım 3 kollu olmasın diye dua edeceksiniz. Yazması okuması komik, ancak bu silahlar vardı ve bir kısmı hala depolarda duruyor.
2. Dünya Savaşı'ndaki Spitfire uçakları için De Havilland o zamanlar yeni olan bir pervane geliştirmişti. Buna göre pervane kanatlarının açıları kalkışta ve uçuşta değişik olacaktı. Kokpitte bir düğme ile pilot iki açıdan birini seçecekti. Uçaklar bu şekilde üretilirken bir Spitfire filo teknisyeni, fabrikayı ayarlayarak, pervane açılarını fazla bürokratik işlem olmadan sabitlemek için izin istedi. Bu teknisyenin sabitlediği pervane açısına sahip Spitfire diğerlerinden 1 dakika daha hızlı kalkabiliyor, 5 mil daha hızlı uçarak 6000 feet daha yükseğe tırmanabiliyordu. De Havilland, daha sonra tüm Spitfire'ları bu teknisyenin sabitlediği açıda pervanelerle donattı. Bu kadar tarih yeter, mektuplarınız için teşekkürler devamını hasretle bekliyoruz, gelecek aya kadar hepinize sevgiler.