Amiga Dünyası sayı 21, sayfa 60

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 60

Uzun süre önceydi. Bir arkadaşım Populous diye bir oyun olduğundan söz etmişti. Bu oyunda kahraman daha önce hiç görülmemişti; "Tanrı". Çok şaşırmış ve merakla beklemeye başlamıştım. Bir süre sonra da bu oyuna kavuştum. Fakat büyük bir talihsizlik sonucu bu oyun çoğu yere bozuk gelmişti (Oyunun en sonunda seçilmesi gereken 'Armageddon' seçeneği bir süre sonra kendiliğinden seçiliyor ve oyun bitiyordu). Pekçok kişi bunu farketmedi ve Avrupa'yı sarsan Populous Türkiye'ye sadece 'anlaşılamayan bir başka oyun' olarak geldi ve geçti. Daha sonra yine haberler gelmeye başladı. Aynı programcı grup benzer oyun yapıyordu (bu arada grubun adı, Bulifrog). Bu oyunda ise Tanrı yerine bir komutan yönetiliyordu ve Populous'tan çok daha detaylıydi. Tahmin ettiğiniz gibi oyun Powermonger'dı ve bana kalırsa, hala Amiga'daki en iyi oyunlardan biri. İnsan kendini kaptısaatlerce başından ayrılamı- Mel Geçenlerde, yeni bir data diseti geldi. Bence bu, biraz karmaşık olan bu oyunu yeniden açıklamak ve zamanında bu oyunu kaçıranların hayatlarındaki büyük bir açığı kapamak için çok iyi bir fırsat. Şimdi gelelim oyuna... Oyunda, dünyayı ele geçirmeye çalışan bir komutanı (kim çalışmıyor ki ?) yönetiyoruz. Dünya ufak adalara bölünmüş ve amaç, bu adaları tek tek ele geçirmek. Oyunda ilk karsımıza çıkan menüden 'Start new conguest' seçenegini seçip yeni bir oyuna başlayalım. Karşımıza çıkan haritada, sadece bir adayı seçebiliyoruz (sol üst köşede olan. Pointer'ı üstüne getirince etrafında kırmızı bır dikdörtgen çıkıyor). Buna klikleyip oyuna girelim. Bu arada oyuna başlamadan hemen önce sol köşede şifre kısmı çıkıyor. Ok'e basıp geçin. Evet, oyunda adanın ele geçirileceğini söyledim ama nasıl yapılacağını söylemeyi unuttum. Bu oyunda hiçbirşey sembolik değildir. Yani gördüğünüz her adamın bir adı, yaşı ve bağlı oldugu komutan gibi pekçok özelliği vardır. (Bu- Tada Megaloma-nia'yı çıkarıp gözümden düşen İmage works'e ve bütün Megalomania hayranı insanlara, bu sefil oyunu tercih ettikleri için acıma duygularımı iletirim. Ortalıkta dolaşan 15 adama 250 kişilik ordu diyen oyundan ne beklenir?) İlk başta 15-20 kadar adamla oyuna başlarız. Bu, ada halkının belirli bir kısmını oluşturuyor. Bizim amacımız, çoğunu oluşturması. Bunu iki yolla yapabiliriz. Ya ada halkını azaltırız (kam ve gözyaşı), ya da kendi adamlarımızı çoğaltırız (yine kan ve gözyaşı. Kimse insanca ikna yöntemleri kullanacağımızı söylemedi!). Yeterli oranı elde edip etmediğimizi anlamak gayet kolay. Ekranın solundaki ibrede sağ taraf bizi temsil ediyor. Yani amaç ibreyi sağa yatırmak. Dikkat, orta noktayı geçmesi yetmez, oldukça fazla döndürmeye çalışın. Şimdi gelelim hedefe ulaşmak için kullanacağımız yöntemlere. Karşı tarafla savaşmak için iyi bir orduya ihtiyaç var. Bir orduya ise herşeyden önce yiyecek lazım. Yibizim olan şehirlerden veya anlaşma ordunun şeirlerinden alabiliriz (Bütün gerekli ikonlar aşağıda). Bir şehirdeki yiyeceğin ne kadarını alacağıdiğer bütün işlemlerde olduğu gibi kılıçlar yardımıyla göstereceğiz. Sol sırada altalta bulunan bu üç ikonun birincisi yiyeceğin az bir kısmını, ikincisi daha fazla bir miktarını, üçüncüsü ise hepsini almaya yarar. Yalnız dikkat edin, ikide bir bütün yiyeceklerini alırsak şehir halkı bizi pek sevmez. İkinci ve bence en iyi yiyecek kaynağı ise, geyikler. Eğer bu hayvanlara saldırırsak (si- İah ikonu ile), adamlarımız hayvanı yakalayıp çevirirler ve 200 birim kadar yiyecek elde ederiz. Üçüncü kaynak ise yok ettiğimiz ordular. Komutanın olduğu yerde bır yığın görürüz; bu, o ordunun bütün yiyecek stokudur ve bizim yiyecek stokumuz olmaya hiç itiraz etmez. Oyuna başlarken az miktarda da olsa biraz yiyeceğimiz var. Onun için bu sorunu şimdilik ikinci plana atalım ve gelelim ilk saldırıya. Bunun için biraz haritadan bahsedeceğim. Haritanın üzerinde dört ufak ikon var. Bunlar bitki örtüsü, yer şekilleri vs. gibi değişik haritaları görmek için. Benim tavsiyem en sağdaki ikonu kullanmanız. Bu ikonu seçerseniz, oyundaki şehirler siyahla gösterilir. Beyaz noktalar bizim adamlarımızı, büyük adam şekli ise o an emir verdiğimiz komutanı gösterir. Bu haritada, kliklediğimiz yere gideriz. Onun için önce insan haritasına geçelim, sonra gözümüze ufak bir kasaba kestirelim. Tabanca ikonuna ve sonra o şehre basarsak (ister şehirdeki evlere ister harita üzerine farketmez) komutanımızın onayladığını duyarız ve ordumuz o şehre doğru hareket eder. Burada yine kılıç ikonları devreye giriyor. Eğer ile saldırırsak kesinlikle öldürmezler, pes ettirinceye kadar dövüşürler. Pes eden şehir halkı eve kaçar ve artık bizim emrimize girer. Fakat bunu yapabilmek için adamlarımızın bire iki savaşması gerekir, yani ordumuz şehir halkının iki katı olmalıdır. Daha az olursa kayıp verebilir, hatta yenilebiliriz. Eğer 2 ile saldırırsak fazla adam öldürmezler. 3 ise katllam demektir. Bunun dezavantajı ise karşı tarafı azalttığımız halde kendi tarafımıza hiç adam ekleyemememiz olur. Tercih sizin. Âma tavsiyem önce küçük kasabalara 1 ile saldırıp adam topla- Mak, güçlü bir orduya sahip olunca büyük yerlere saldırmaktır. Bir kasabayı ele geçirince pekçok şey yapabiliriz. Eğer hiçbirşey yapmazsak, kasaba halkı olağan hayatına döner ve yiyecek üretir. Onlara yiyecek depolatabilir, buluş yaptırabilir veya orduya alabiliriz. Birincisini bugüne kadar pek kullanmadım. Bir-iki geyik bulmak çok daha çabuk ve etkili. İkincisi ise çok önemli. O bölgede yetişen ve çıkan madene göre değişik silahlar yapılabilir. Bunlar tüfekten, tanka hatta uçağa kadar değişir ve sadece orduyu üstünleştirmekle kalmaz, bazen hayati önem taşır. Mesela bazı adalarda denizi geçip karşı kısımlara saldırmanın tek yolu doğru kasabayı ele geçirip bir uçak yapmaktır. Üçüncüsü ise İlk başta yapmamız gereken tek şey, çünkü ordumuz çok az. Yine 1 seçiliyken bu ikona basarsak (bu söylediğim işler önce ikona sonra kasabaya basarak yapılır) adamların az bir kısmını, 2 ile daha fazlasını 3 ile hepsini ordumuza katarız. Fakat

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.