Amiga Dünyası sayı 20, sayfa 75

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 75

Oyunun en hoş kısmı, vurulmalar. Mermiler, gösterge panonuzu delik deşik ediyor. İsabet alan göstergelerden bazıları bozuluyor. Kontroller ağırlaşıyor. Uçak bir tarafa çekmeye başlıyor, hatta vurulabiliyorsunuz. Vurulduğunuzu ekranın kırmızıya boyanmasından anlıyorsunuz. Bir ikinci yara büyük ihtimalle sizin ölümünüze yol açıyor. Bu yüzden yara alınca tavsiye edebileceğim şey, her şeyi bırakıp dönmek. Eğer kariyer sırasında ölecek olursanız, adamınızı yeniden diriltebiliyorsunuz (Resurrection). Yalnızca adamınızı kaç defa dirilttiğiniz kayıtlara işleniyor. Havaalanlarında

(Dost) uçağınıza bakım, cephane ve yakıt ikmali yapılabiliyor. Ne var ki, gösterge paneli değiştirilemiyor ve siz tedavi edilemiyorsunuz (Bir dahaki uçuşa kadar).

Bir görev boyunca sık sık havaalanına inerek uzun süre görev sürdürebiliyorsunuz. İniş oldukça basit. Yerde gitmenize sağa sola çarpmamak kaydıyla kimsenin itirazı yok, dolayısıyla yakın bir yerlere inerek havaalanına inebilirsiniz (Tabii ki adam gibi inmek en güzeli ama bunun oyunda bir kazancı yok). Uçağınız 200 Ft.'in altına kendiliğinden hemen inmiyor. Burnu hafif indirerek buranın altına inmek mümkün. Ancak, düşman uçakları sizi 100-400 feet arasında uçarken vuramıyor. Bu durumun oldukça yararlı olduğu anlar var. Elevatör ve Aileron'a gelen ciddi hasarlar dışında, her hasar ile bir havaalanına ulaşmak mümkün (Biraz sabır istiyor). Orada hemen tamirat, yeni cephane ve yine hücum.

Uçakların değişik performansları oyuna iyi aktarılmış. Savaşta yükseklik ve hız, daima avantaj olmuştur. Ancak tırmanma ve manevra kabiliyeti en az diğerleri kadar önemlidir. Oyunda uçak bolluğu gerçekten güzel. Ama size en güzeli şudur diye isim veremeyeceğim. Uçtukça hangisinin daha rahat tırmandığını, hangisinin gerçekten ne kadar hızlı olduğunu anlayacaksınız. Uçakların renkleri bazen görülmelerini çok güçleştirecek. Eğer karşılıklı oynuyorsanız yeşil renkli uçaklar seçin.

Zorluk seviyelerinden daha önce bahsetmiştim. Ne var ki, diğer oyunlardan alıştığımız zorluk anlayışı bu oyunda pek yok. Bunun temel sebebi, oyunda düşmanların çok kötü oynamaları. Bu yüzden oyunu zorlaştırmanın yolu, gelen uçak sayısını arttırmak olmuş. Etrafınızda beşten fazla uçak olunca, siz de ister istemez oyunu oynayamıyorsunuz. Özellikle görevleri bitirmek için zaman zaman yarımşar saat havada kalmanız gerekince (Hatırlarsanız düşman aslarını havaalanlarında aramanız gerekiyordu), kendinizi sürekli bir boğuşma içinde buluyorsunuz. Bir sinir bozucu olay ise, aldığınız isabetlerin rastgele olması. Seviye arttıkça aldığınız ilk isabet hayati oluyor (Eğer karşıma 10 adet uçak çıkmasa bu duruma pek itirazım olmayacaktı). Her türlü düşmanın kolayca düşmesi de insanı biraz üzüyor. Buna ek olarak, rakip aslar sizin başarınızla orantılı olarak başarılı oluyorlar. Mesela siz iki uçak düşürürseniz, onlar da bir ila beş arasında uçak düşürüyorlar; ertesi hafta siz 70 uçak indirirseniz, onlar da 40 ila 80 arası indiriyorlar. Bu durum, ne kadar iyi olursanız olun her zaman bir rekabet çıkarması açısından güzel olmuş (yalnızca biraz sinir bozucu).

Genel olarak uçuş kontrolünü bir tarafa bırakırsanız, herkes tarafından rahatlıkla oynanabilecek basit bir simülasyon. Simülasyon oyunlarına yeni bir hava ve bazı değişiklikler getirdiği bir gerçek. Ancak derinliği ve gerçekçiliği fazla bulunmayan, daha çok eğlence için oynanabilecek bir oyun. Evet benden bu kadar hepinizi kahvemize bekleriz (Pilotlar kahvesi, baba pilotların yeri).

Microprose/2 disket/1 MB

GRAFİK......................... ... :%86 SES/MÜZİK ................... ... :%79 OYNANABİLİRLİK........ ... :%80 GENEL .......................... .. :%75

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.