Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 66
Bu bölümde de bazı rakiplerinizi öldüremiyorsunuz. Özellikle okun koruyucusu bir hayli tehlikeli olmasına rağmen bir türlü öldürülemiyor. Yukarıdan düşen kaya ve benzeri şeylerde gücünüzden bir hayli parça koparabilmekte. Topladığınız anahtarları ekranın sağ köşesinden görmeniz mümkün. Birbirinden zorlu bu bölümleri de sağ salim atlattığınızda kendinizi bir anda bambaşka bir dünyada bulacaksınız. Bu bölümde de yine ilk başta olduğu gibi dış dünyada savaşacaksınız. Buradaki şövalyeler ilk bölümdeki rakipler kadar kolay ölmüyorlar. Ellerindeki kalkan sayesinde de sizin darbelerinizi kolaylıkla önleyebilme gücüne sahipler. Bunların üzerlerinden atlayarak uzaklaşıp çok zorda kalındığında savaşılması bence en akıllıca yol. Çünkü bunlar size çok büyük zarar verebiliyorlar. Bunun yanında işin ilginç tarafı elinizde kullandığınız kılıcın bir süre sonra kırılarak sizi yalnız bırakıyor olması. Böyle bir anda varsa yedek silahınızı acilen devreye sokmak zorundasınız. Bu sırada bazı şövalyeler, daha sizin yanınıza yaklaşmadan oldukça büyük kazıklarla saldırıya geçeceklerdir. Bunlara karşı da önlem almanız gerekmekte. Bazen de normal tipte insanlar yanınızdan geçeceklerdir. Bunlardan bazıları işinize yarayacak şeyler bırakıyorlar. Bunları da almayı ihmal etmeyin.
Bu bölümün ilk kısmında üzerinde SHOP yazan bir dükkan göreceksiniz. Bu dükkana girdiğinizde topladığınız keselerin ne kadar faydalı olduklarının farkına varacaksınız. Ne kadar çok paranız varsa buradan o kadar iyi bir sonuçla ayrılabilirsiniz. Buradaki hakkımı genelde gücümün az oluşundan dolayı ilaç için kullandım. Ama bunun yanında savunmanızı arttırabilen kılıç ve mızrak da alabilmeniz mümkün. Bölümlerin ortalarında boşluklar göreceksiniz. Bunlar sayesinde diğer bölümlere de geçebilirsiniz. Daha ilerki bölümlerde kalenin tepesine çıkarak mücadelenize devam ediyorsunuz.
Oyun böylece devam edip gidiyor. Yalnız hemen şunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Bu kısımdan sonra oyunun daha da heyecanlandığını ve kalitesinin daha da arttığını göreceksiniz. Öldüğünüz an yine korkunç bir grafik eşliğinde oyunda yüzde kaç başarı sağladığınız gösterilecektir. Barbarian II bence son zamanların en iyi oyunlarından: Grafiklerindeki üstün başarı zaten oyunun kalitesini gösteren en iyi etmenlerden biri. Konu olarak çok büyük bir fark göstermese de bazı yan etmenlerin oyuna çok iyi dahil edilmiş olması son derece güzel bir olay. Ayrıca ses özellikleri de oyuna başarılı bir şekilde monte edilmiş. Birkaç defa oynadıktan sonra insan ister istemez oyuna bağlanıyor. Sürekli araştırmanın esas olduğu oyunda, ilerledikçe merakın artması özelliği çok iyi kullanılmış. Bu muhteşem oyunu oynarken sabrınız biraz olsun zorlansa da oyunun güzelliği karşısında bunun çok büyük bir özelliği kalmayacak. Gelecek aya yine süper oyunlarda buluşmak dileğiyle şimdilik hoşçakalın..
SES................................. ... :%80 GRAFİK............................ ... :%90 OYNANABİLİRLİK ........... ... :%85 GENEL............................ ... :%90
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 67
İngiltere'de ortaçağlarda büyük güçlere sahip olduğu bilinen ve İngilizlerce, Ay'dan tanrılar tarafından gönderildiği söylenen aytaşları (MOONSTONE) kötü güçlerin ellerine geçmişti. Tanrılar tarafından dünyaya gönderilen bu taşlar kötü güçlerin eline geçince, tanrılar çok sinirlendiler. Taşlar, İngiliz halkını baskı altında tutmak ve onlara eziyet etmek için kullanılıyordu. İngiltere'nin en güçlü şövalyeleri, bu egemenliğe son vermek ve aytaşlarını kötüye kullanan kişileri yok etmek için tanrılar tarafından görevlendirildiler. Ancak bu şövalyelerin çok güçlü olmaları, hayatlarını devam ettirmeleri açısından çok önemliydi. Bu nedenle şövalyeler çok özel güçlerle kuvvetlendirildiler. Ancak bu sırada ortaya başka tanrılar çıktı ve kötü güçlerini kullanarak diğer şövalyeleri aytaşlarını egemenlikleri altına almak için dünyaya gönderdiler.
Şövalyelerin amacı, ay taşlarının bulunduğu vadinin 4 anahtarını ele geçirerek vadiye giriş yolunu bulmak ve vadiyi egemenlikleri altına almaktı. Bu amaçla yola çıkan şövalyeler kötü güçlerle ve birbirleriyle savaşmaya başladılar.
Oyuna çok güzel bir demo ekranıyla başlıyorsunuz, ilk seçenek ekranında oyunu kaç kişiyle oynayacağınız soruluyor. Oyunu 4 ayrı kişi aynı joystick'i kullanmak şartıyla oynayabiliyorsunuz. Oyunun yazarı, aynı ekranda birkaç seçenek daha sunmuş. GORE (ON-OFF) ile arcade sahnelerinde kan çıkmamasını sağlıyorsunuz. SELECT KNIGHT ile seçmek istediğiniz şövalyeyi belirleyebilirsiniz. PRACTICE ile, oyuna başlamadan önce arcade sahnelerinde karşılaşacağınız düşmanlarla savaşıp tecrübe kazanabilirsiniz. Oyuna direkt olarak başlamak istiyorsanız, Select Knights'ı seçin ve 4 şövalyeden istediğinizi seçin. Daha sonra şövalyenin adını değiştirebilir ya da onun oyunda kullanılan adını kabul edebilirsiniz.
Oyuna, Defender Of the Crown'daki gibi bir ekranda başlıyorsunuz. Ekran çıktıktan sonra hangi şövalyeyi yönettiğinizi anlamak için joystick'i hareket ettirin, hangi şövalyeyi yönettiğinizi anladıktan sonra, ekranda bulunan yerlere gitmeniz gerekiyor. Burada karşınıza birçok seçenek çıkıyor, ancak o gün için size verilen süre kısa olduğu için en yakındaki yere gitmeniz gerekir. Gittiğiniz savaş alanında oraya girebileceğinizi belirtmek için flaşlama koyulmuş. Savaş alanına geldiğinizde ateş tuşuna basın ve buraya girin. Eğer burası bir şehrin girişi ise; buraya daha önce gelmiş bir şövalye varsa veya burada öl-
SUHA BAYRAKTAR müş ise, karşınıza o alanda ne yapmak istediğinizi belirteceğiniz seçenekler çıkacaktır. Girdiğiniz savaş alanındaki düşmanlar, sizden güçlü olabilir. Buradaki muhafızların güçlülüğü o alanda savaşı kazandıktan elde edeceğiniz ganimetlerin fazlalığı ile orantılıdır. Ancak oyuna ilk başladığınızda, HIT POINT denen ve hayatınızı kaybetmeniz için size vurulması gereken darbeyi belirten özellik az olduğu için, ilk önce zayıf olan düşmanlarla savaşmanız gerekir. Tabii bunu önceden bilemeyeceğiniz için oynadıkça öğreneceksiniz. Oyundaki kuvvetli yaratıklar ise, oyun ekranında uçan eski çağ kuşu ve eli sopalı büyük canavar. Ağaç şeklindeki yaratık, toprağın içinden çıkarak sizi kollarıyla sarıp toprağın içine almaya çalışıyor. Ancak sizi yakaladığı zaman kılıcınızla kollarını kesebiliyorsunuz. Oyunda iki tane şehir bulunuyor. Bu şehirlere girerek çeşitli aktiviteler yapabiliyorsunuz. Bunlardan CITY OF WATER DEEP, ekranın sağ alt köşesindeki şehir, CITY OF HIGHWOOD ekranının üst ortasındaki şehirdir. 1. CITY OF HIGHWOOD: MERCHANT: Buradan savaş yeteneğinizi güçlendirmek için çeşitli silahlar alabilirsiniz. Kılıçlar, düşmanlara daha az yaklaşıp daha az yara alarak saldırmanızı ve daha derin yaralar açmanızı sağlıyorlar. Çeşitli kuvvette zırhlar aldıkça hit pointiniz artıyor ve daha uzun süre savaş alanında kalabiliyorsunuz. Bıçaklar ise, savaş alanında saldırı yapmadan düşmanızı daha kolay yok etmenizi sağlıyor. TAVERN: Tavernaya girip kumar oynayabiliyorsunuz. Şansınız varsa paranızı arttırabilirsiniz. Ancak başlangıçta acemi olduğunuzu unutmayın. Oynamak için ekranın sağında bulunan ve üzerlerinde GOLD yazan yerlerden yatıracağınız altın miktarını seçerek ateşe basın. Şövalye zarları attığında uygun zarlar gelirse, kazanacaksınız.
HEALER: Savaşta aldığınız yaraları iyileştirmek için, karşılığında altın vererek iyileştirme büyüsü alıyorsunuz. Böylece savaşta kaybettiğiniz hit pointleri yeniden kazanabiliyorsunuz.
HIGH TEMPLE: Buradan çeşitli büyüler ve kılıçlar alabiliyorsunuz: Gem of seeing, görme taşı; Potion of healing, iyileştirme büyüsü yapılan ilaç; Ring of protection, korunma yüzüğü; Talisman, büyü; Sword of sharpness: keskin silah. Buradan alacaklarınız, çok güçlü olan yaratıklara karşı kullanabileceğiniz şeylerdir. 2- CITY OF WATERDEEP: Bu şehirdeki yerler, City of Highwood'dakilerle biri dışında aynı. MYTHRAL THE MYSTIC: Buradaki büyücü sizin geleceğinizi okuyabiliyor ve vücudunuza değişik güçler ve özellikler verebiliyor.