Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 53
Ana haritaya geldiğinizde, o adanın üzerine bir kask bırakıldığını göreceksiniz. Bu o adaya gittiğinizi gösterecektir. Adalar arası yolculuğunuzu sürdürdüğünüzde yine bazı evlere rastlayacaksınız. Bu evlerden ilk önce rakibinizi saf dışı ederek bazı önemli bilgilerle beraber yiyecek temin edebilirsiniz.
Oyunda sizi tehdit eden toplam beş tane rakibiniz var. Bunların içinde tehlikeli olanlar bulundukları adalara göre farklılıklar gösteriyor. Mesela adanın birinde eli kılıçlı adamı sadece birkaç darbede yok edebilirken, bir diğerinde, öldürebilmek için birkaç adamınızı feda edebiliyorsunuz. Ayrıca bazı çukurları geçebilmek için TRANS. adında bir büyü kullanmanız lazım. Bunu yaptığınızda, kendinizi bu büyünün etkisiyle bir anda karşı tarafta bulacaksınız.
Oyunu oynarken devamlı bir disketime SAVE ederek ilerledim. 12 adanın toplam 11'ini keşfettim. Son adayı da keşfetmek üzere yola çıktığımda, sanki bütün emeklerimle alay edercesine dördüncü disket hata verdi. En son ada ekranın sağ üst köşesindeki adaydı. Buraya çıkmak bütün çabalarıma rağmen mümkün olmadı. Hatta bu disketi birkaç farklı yerden temin etmeme rağmen yine de başarılı olamadım. Her seferinde hata vermesi bölüm atlamama engel oldu. Oyunun ilerleyen bölümlerinde neler olduğunu inanın herkesten fazla ben merak ediyorum. Dilerim en kısa zamanda oyunun sağlam dördüncü disketi elimize geçer. Eğer böyle bir anda açıklanması gereken yerler olursa, yine size aktarmaya çalışacağız.
Heimdall, son zamanların araştırmaya dayanan en iyi oyunlarından biri. Adaların hepsinde değişik mekanlar kullanılmış. Hele bazılarındaki Tanrı figürleri süper yapılmış. Zaten grafiklerindeki üstün başarı, oyunun en büyük özelliklerinden. Bunun yanında her bir karakterde değişik bir yapı kullanılmış olması, gerçekten çok iyi. Animasyon olarak oyun, benzerlerine göre bir hayli ileri görülüyor. Viking'in yürürken pelerininin dalgalanması bile unutulmamış. Bunca laftan sonra bize bu oyunu kaçırmayın demek düşer. Umarım oyunun ilerleyen bölümlerinde tekrar beraber olabiliriz. Hepinize bu yeni yılın ilk ayında mutluluklar diliyorum.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 52
Eğer başka bir tarafa geçmek için bu çukurları aşmak zorundaysanız, bunların tümünü kapatmanıza gerek yok. Bazılarını kapatıp kenardan geçmeyi denerseniz, başarılı olabilirsiniz. Tabii bunun için de, çukurlara düşme riskini göze almalısınız. Söz bu çukurlardan açılmışken şansınızın bu oyunda çok önemli etkisi olduğunu da hemen hatırlatalım. Bazen yürüdüğünüzde aniden bu çukurlar açılacak ve çaresiz bir şekilde içine düşeceksiniz. Bundan kurtulmanın hiçbir yolu yok. Sadece ezber olayı işinize yarayabilir. Onun da tüm adalardaki onlarca yolu göz önüne aldığınızda pek kolay olmadığı anlaşılacaktır. Her neyse, bu çukurlardan kurtulmanın bir yolunu belki buluruz diyerek yolumuza devam ediyoruz.
Yollarda bazı sandıklar gözümüze çarpıyor. Bunların ne olduklarını merak ediyoruz. Yanlarına gittiğimizde bunları açmak isteyip istemediğimiz soruluyor. Hayır dediğimizde, hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam ediyoruz. Evet dediğimizde, Disarm Traps diye bir şeyi kullanmak isteyip istemediğimiz soruluyor. Bu soruya şimdilik hayır diyoruz; çünkü elimizde böyle bir şey yok. Sandık açılıyor. İçinden bazı önemli şeyler çıkıyor ve onları büyük bir sevinçle alıyoruz. Sandıktan ayrıldıktan sonra, gücümüze bakmak aklımıza geliyor. Bir de bakıyoruz ki, gücümüzde belli bir azalma var. O zaman anlıyoruz ki, bazı sandıklar gücümüzü biraz olsun azaltıyor. Disarm Traps'ın, o sandıktaki büyünün yok edilmesini sağlayan bir karşı büyü olduğunu anlıyoruz. Tabii sandık büyülü değilse, bu büyüyü de boşuna kullanmış oluyorsunuz. Böylece risk almanız gereken olaylara bir tane daha ekleniyor. Yolumuza devam ettiğimizde, bazı çıkıntıları görüyoruz. Buralardan girmenin bizi diğer tarafa geçirdiği belli oluyor. Önümüze kapalı siyah bir kapı çıkıyor. Hemen anahtarımızı kullanarak kapıyı açıyoruz ve içeri giriyoruz. İçeri girdiğimizde, bir örümcek ağıyla karşılaşıyoruz. Hemen yolun kenarından geçerek ekranın sonunda bulunan keseyi alıyoruz; ama geri dönerken aniden adamımız duruyor ve ekran birden bire değişiyor. Ekrana tipi son derece bozuk bir örümcek geliyor. Altta da bununla savaşmaktan kaçıp kaçmayacağımız soruluyor. Cesaretimizi toplayıp bu ıp hayır diyor ve dehşet yaratıkla savaşmayı kabul ederek ilk savaşımızı vermeye başlıyoruz.
Rakiplerle savaş olayı, tümüyle benzer özellikler gösteriyor. Ekrana o anki düşmanınızın bir resmi ile birlikte dikdörtgenler içinde silahlarınız gelecektir. Her bir silahın yanında adını ve resmini görebilirsiniz. Şimdi dilerseniz bu silahları kullanarak düşmanlarımızdan nasıl kurtulacağımıza bir göz atalım. Bununla (ve tabii ki diğerleriyle) dövüşmek için ilk önce silahınızı seçmek zorundasınız. Tabii bu seçim işini joystick yerine daha seri hareket edebilen mouse ile yaparsanız, daha rahat edersiniz. Silahınızı seçtikten sonra, ATTACK kısmına klikleyin. Zamanlamanıza göre, rakibiniz size karşı koyacaktır. Ama tam düşmanınız harekete geçtiği anda siz saldırıda bulunursanız, başarıya ulaşabilirsiniz. Rakibiniz hareketsizken saldırıda bulunursanız, bunun pek işe yaramadığını görürsünüz. Ekranın solundaki DEFEND, saldırılar karşısında sizin savunma yapmanızı sağlayacaktır. Yalnız bunun pek faydalı bir seçenek olduğu söylenemez. Ancak çok güçlü rakipler karşısında RUN ile kaçmaya hazırlanırken vakit kazanmak amacıyla kullanabilirsiniz. SPELL bölüm, size büyü yapma imkanı verecektir. Eğer rakibiniz karşısında çok sıkıştıysanız, hemen RUN'ı seçin ve buradan uzaklaşın. Ekranın üst kısmından kalan güçleriniz size gösterilecektir. Döğüş esnasında, isterseniz bu güç gösteren grafiklerin altındaki isimleri seçerek adam değiştirebilirsiniz. Gücünüz çok azaldığında o adamı kaybetmemek için değişim yaparsanız, oldukça iyi olur. Nasıl olsa kaybolan enerjinizi tekrar geri alabilirsiniz. Ama adam kaybetmek bu oyunda o kadar iyi bir şey değil. Rakibinizi yendiğinizde müthiş bir çığlık duyacaksınız. Bazıları size önemli şeyler bırakacaktır. Her zamanki gibi bunları almayı ihmal etmeyin. İlk rakibimizi öldürmenin mutluluğu içinde yolumuza devam ediyoruz. Tabii mouse'un sağ butonunu kullanıp adamlarımızın güç göstergemize bakmayı da ihmal etmiyoruz. Eğer gerek görürsek, bir şeyler yiyerek azalan enerjimizi maksimum düzeye getiriyoruz. Biraz daha ilerlediğimizde, eli kılıçlı bir adam bizi karşılıyor. Bu adamla da hiç çekinmeden çarpışmaya girmeye karar veriyoruz. Yine aynı taktikle, tam harekete geçtiği an öldürücü darbelerimizle gücünü iyice azaltıyoruz ve sonunda da onu yok etmeyi başarıyoruz. Bu savaşta daha önce sandıklardan bulduğumuz kılıç ve baltalar çok işe yarıyor. Bu adamı da saf dışı ettikten sonra, yolumuza devam ederken bir eve rastlıyoruz ve işte o ana kadar topladığımız altınların işe yarayacağını tahmin ediyoruz. İçeri girdiğimizde, bu tahminlerimiz doğru çıkıyor. Burası bir ev değil, bir dükkan. Bizim için çok gerekli olan bazı şeyleri buradan alabilme imkanını buluyoruz. Ama istediğimiz şeyleri alabilmek için paramız çıkışmıyor Hemen ekrandaki SELL seçeneği gözümüze çarpıyor; bunun yardımıyla üzerinde bulunan ve işimize pek yaramayan şeyleri dükkan sahibine satıyoruz. Bazı eşyalarımıza oldukça iyi para veriyor. Özellikle kılıç ve bıçak gibi silahlar iyi para getiriyor. EXAMINE ile yine neyin ne olduğunu öğrendikten sonra, istediklerimizi BUY yardımıyla satın alıyoruz. Özellikle buradan DISARM TRAPS diye bir büyü satın almayı ihmal etmiyoruz. Bu büyü ile sandıkları açarken, karşı büyünün etkisini ortadan kaldırmak mümkün oluyor. Bunun yanında bazı çukurları da yok etmesi yönünden oldukça faydalı bir seçenek olduğunu öğreniyoruz. Ayrıca ENERGY ONE diye nitelendirilen bir yedek enerjiyi de satın alıyoruz. Yine paramız çıkışmadıysa, diğer arkadaşlarımdan para transferi yaparak çok önemli bazı silahları da alıyoruz. İşlemlerimizi tamamladıktan sonra, buradan EXIT yardımıyla ayrılıyoruz. Biraz daha ilerlediğimizde, bu sefer önümüze bir canavar çıkıyor. Bunu da aynı yöntemlerle yok ettikten sonra, havada asılı olan birini kurtarabilmek için sağda duran şarabı içiyoruz. Aniden yere düşen adam bir büyünün etkisiyle yıllardır orada olduğunu söyleyerek teşekkür ettikten sonra, minnettarlığını göstermek için bize bazı şeyler hediye ediyor. Bunları da almayı her zamanki gibi tereddüt etmiyoruz. Yolumuza devam ederken bu sefer önümüze iki değişik kapı geliyor. Bu kapılar diğerlerine oranla bir hayli değişik. Aslında bunlar kapıdan ziyade bir geçit görünümünde. Bunlardan soldakine girebilmek için o anki adamımızın Warrior olması gerektiğini öğreniyoruz. Sağdakine ise ancak Wizard ya da Druid olanlar girebiliyorlar. Bazı çukurlar yolumuza devam etmemizi engelliyor. Bu çukurları yine büyü kullanarak kapıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Bazı yollarda enteresan olaylar oluyor. Yolumuzda hiç kimse yokken birdenbire kendimizi bir düşmanımızın önünde buluyoruz. Bu düşmanla savaşıp savaşmamak, yine her zamanki gibi bizim elimizde. Yine bazı yollara tuzaklar kurulmuş olması dikkatimizi çekiyor. Bunlara takıldığımızda, gücümüzden belli bir bölümü kaybediyoruz. Artık adada araştırılacak bir yer kalmadığını anlıyoruz ve geldiğimiz yerden geri dönerek adayı terk ediyoruz.