Amiga Dünyası sayı 20, sayfa 50

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 50

Merhaba değerli arkadaşlarım. Bu yeni yılın ilk sayısında yine süper bir oyunla karşınızdayız. Süper kelimesinin altını çizerek vurgulamak isterim. Eğer süperden daha süper bir kelime olsaydı, sıfat olarak o kelimeyi kullanırdım. Şöyle ufak bir dikkatle dergimizin yazılarını incelerseniz, hemen hepsinde klasik kompozisyon kurallarının kullanıldığını görürsünüz. Bu olay tabii ki sadece bizim dergide geçerli değil. Tüm makale, fıkra ve benzeri yazılarda bu özelliği görebilirsiniz. Oyun tanıtım yazılarımızda da durum genelde böyle. İlk önce genel bir giriş, sonra oyunun ne olduğu ve hemen peşinden sonuç cümleleri.. En sonda da gözünüze ilk olarak battığını tahmin ettiğim kırmızı çerçeveli bir değerlendirme tablosu. Şimdi bu yazıda yukarıda sözünü ettiğim kuralı biraz çiğnemek istiyorum. Bu sefer oyunun genel değerlendirmesini yazımın en başına koymayı uygun gördüm. Evet.. HEIMDALL'ın GENEL değerlendirmesi 100 üzerinden 100. GRAFİKLERİ, OYNANABİLİRLİĞİ ve SESLERİ de 100 üzerinden 100. Yazılarımı takip eden arkadaşlar iyi bilirler. Bugüne kadar (sadece biri hariç, ki o da teknik bir hatadan dolayı) hiçbir oyuna geneli için 100 değerini vermedim. Bu değerlendirme aslında yazarın tamamen kendi inisiyatifine kalmış bir olaydır. Ama genelde oyunun değerlendirmesini yaparken bir ortalamayı göz önünde bulundurur. Yani oyunu çok beğenenleri ve az beğenecek olanları düşünerek bir ortalama saptar. En azından bu durum benim yazılarımda böyledir. Şimdi aklınızdan neden oyunun geneli 100 ve neden yazının başlangıcında hemen anlatılmış olması gibi bir takım sorular gelecektir. Eğer bu sorular gerçekten kafanızda varsa ve cevaplarını merak ediyorsanız, buyurun bakalım yazımızın gelişme bölümüne..

Geçtiğimiz aylarda dergilerinizin sayfalarını karıştırırken umarım HAGAR diye bir oyun dikkatinizi çekmiştir. Yine Gökmen Bayın imzasını taşıyan bu oyunun tanıtımında, hatırlayacağınız gibi Vikinglerden bahsetmiştik. Oyunda kullanılan sevimli Viking karakterlerini daha yakından tanıyabilmek için bazı ön bilgileri size aktarmıştık. O bilgiler HAGAR gibi bir oyun için yeterliydi. Ancak ne var ki elimizdeki Heimdal'ı tam anlamıyla incelemeden önce bu insanları biraz daha yakından tanımamak çok büyük haksızlık olur diye düşündüm ve biraz daha bilgi verme ihtiyacını duydum.- Bu bilgiler ışığında oyunu daha da severek oynayacağınıza inanıyorum.

Vikinglerin tarih arenasına nasıl çıktıkları, bugün bile merak edilen bir konudur. Tarih sayfalarına isimlerini hiç beklenmedik bir anda çıkaran bu insanlar, geliştirdikleri teknoloji ile kendilerinden bugün bile övgü ile söz ettirebilmeyi başarmışlardır. Sağa adı verilen destanlar tarafından bu insanların nasıl ortaya çıktıkları hala destanlar içinde oyunumuzda olduğu gibi)

Tanrı tarafından büyük bir güç olarak yaratıldıkları anlalatılmaktadır. 8. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar yağma etme siyasetini izleyen ve Kuzey Denizi ile birlikte Manş Denizi kıyılarında yaptıkları saldırılarla adeta oraları bir harabeye çeviren bu denizci topluluğu, 250 yıl boyunca bütün krallıkların gelişmelerini önlemişler. Kendilerinin yapt der'a çok benziyor. Bu benzerliği daha çok savaş anlarında göreceksiniz. Ayrıca oyunda kullanılan animasyon tekniği son zamanlarda benim gördüklerimin içinde en iyi olanı. Ses özelliklerinin oyunda ikinci plana kaydırılmış olmasına rağmen, yine de bir hayli başarılı bir şekilde kullanılmış. Şimdi dilerseniz sıfır nolu disketi yüklemeye başlayarak Heimdal'ın genel özelliklerini şöyle bir görelim. Oyunu yüklemeye başladığınızda, ilk olarak introyu geçmek isteyip istemediğiniz sorulacaktır. Eğer cevabınız evetse, direk oyuna geçeceksiniz. Hayır derseniz, introyu da seyretmek zor caksınız. Bu un a kala d introyu mutlaka seyretmenizi tavsiye ederim. Çünkü oyunun ana fikri burada yatıyor. Yazımın başında da belirttiğim gibi, bazı Tanrıların isimlerine burada rastlamanız mümkün.ODİN, büyü k bir Tanrıdır. Zaman yaşının ilerlemesine engel olamamıştır. Bu döneminde kendinden parça olarak Viking insanını yaratır ve bundan büyük mutluluk duyar. Ama yeterli ortamın bulunmadığını anlar. Vallahara'da onlar ıkları gemilerle o döneme göre ulaşılması imkansız olan bazı bölgelere gittiler. Barbarlıklarıyla her yerde ün saldılar. İyi ürün elde edebilmek için insanları kurban etmeyi bir inanç haline getirdiler. Odin, Frey ve Thor gibi Tanrılara inandılar. Yıllar geçtikçe yerleşik hayat düzeyine geçtiler ve yavaş yavaş tarih sahnelerinden çekildiler.

işte böylesine efsanevi bir insan topluluğunu oyun haline getirmek pek zor bir iş değildi. Hele efsanelerden oyun yapmayı çok seven firmalar böylesine bir konuyu kaçırmadılar. Heimdall, sıfırıncı disketiyle birlikte toplam beş disket. Oyunun konusunu ve grafiklerini tam olarak özümseyebilmeniz için, oyunu mutlaka görmeniz gerekiyor. Aslına bakarsanız Heimdall oynama açısından bazı yerlerde Eye Of The Beholiçin yeterliyer yoktu. Bir çözümün olması gerekirdi.Çok geçmeden bir çözüm bulundu ve Dünya gezegeni yaratıldı. Odin, yarattığı bu insanları çok severdi ve onlarla devamlı konuşurdu. Bir sorunu olup olmadığı sorardı. Ama onların duyguları yeterince gelişmemişti. Ama buna rağmen yine de başını sallayarak gülümsemeyi becerebiliyordu. Zaman gittikçe iler ledi ve Odin yorgun düştü. Vikinglerle daha az konuşmaya başladı. Ziyaretlerinin eski sıklığı artık kalmamıştı. Onlarla bir anlaşma yaptı. Bir gece onlara neler yapmaları gerektiğini anlattı. İyilik için yapılan savaşlar artık egemenliğini yitirmeye başlamıştı. Daha sonra Odin'in kılıcı, Thor'un mızrağı ve Frey'in çekici Vallahara'dan taşındı. Bu hiç de hoş olmayan bir olaydı ve Tanrı Odin uykusundan çok sıkıntılı bir şekilde uyandı. Bu silahların kimin tarafından çalındığı belliydi. Üstelik bu silahlar yeryüzüne dağıtılacaktı. Çalınan silahların içinde Odin'in kılıcınında olması, büyük bir şansızlıktı. Onlar, hayatları boyunca yeryüzünde yürüyemediler ve tüm güçlerini kaybederek ölümlü oldular. Ne var ki, o silahları geri getirmek için bir plan yapılmıştı. Thor hemen görevini yerine getirmek için harekete geçti. Vallahara'ya gitti ve büyük bir fırtına çıkardı. Norveç'in kuzeyindeki ufak bir klube, bu fırtınanın dışındaydı. Ingrid adında genç bir kadın hamileliğinin son anlarını yaşıyordu. Bu, onun hikayesiydi...

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.