Amiga Dünyası sayı 19, sayfa 50

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 50

sevmiyor.

Beyin takımı ve yöneticiler bu kadar. Bugün çok çalıştım, çok yoruldum. Biraz dinlenmem lazım. Tanrım, yatak odamın tavan penceresinden görülen manzara harika. Eldorian'ın üç tane ayı var. Yoo hayır, tam sekiz tane ayı var. İlk üçü sırayla çıkıyor, öteki beşiyse bunlara paralel olarak aynı hizada yükseliyor. Bu gezegeni sevdim. Onu evrenin en gelişmiş kolonisi haline getireceğim.

06/01/2090 Bugün Max bana bilgisayarı kullanmayı öğretiyordu. Birden elimdeki Coca fincanı üzerine döküldü. Max'in bacağı eridi. Erirken çok pis bir koku geldiği için ben odadan çıktım. Bacağını kestikten iki saat sonra kesilen yerden bir başka bacak çıktı. Ancak çıkan bacağın rengi beyaz oldu, halbuki öteki bacağı kahverengiydi. Amele yanığı gibi duruyordu. Güzelce boyadık. Şimdi ikisi de beyaz. Dediğine göre genlerinde hata varmış. Geni bozuk kertenkele.

Bilgisayarla uğraşırken, Jeny'nin verdiği rapora göre koloni nüfusunu arttırmam gerektiğine karar verdim. Bu sayede vergi gelirleri artacaktı. Monitörün sağındaki ev resimli ikona klikleyip, buradan bir hastane seçtim. Aslında buradan yapmak istediğim bütün yapıları seçebiliyorum. Fiyatları sol altta yazıyor. Her neyse, ekranda koloniye bir hastane kurdum. İnşaat bittikten sonra, hastanenin üzerine klikleyip ekranın sağ altındaki oklar vasıtasıyla doğum oranını en yükseğe çıkardım. Hastane ve diğer kurduğumuz üretim tesislerine belli sayıda personel atamam gerekiyor. Yoksa mantıksal olarak, bu birimler görevlerini yerine getirmiyorlar. Atama işlemini, fabrika resimli ikona bastığımda ortaya çıkan tablo üzerinden yapıyorum. Burada hastanenin ne kadar elemana ihtiyacı olduğu yazıyor (20). Ben o satıra klikleyince, bilgisayar benden ne kadar eleman atayabileceğimi soruyor. Gerekli eleman sayısını girdikten sonra bilgisayar kalifiye elemanları araştırıp yerleştirmeye başlıyor.

20/01/2090 Bugün çok güzel bir gün. Jeny yemek davetimi kabul etti. Akşam yemeği için para bulmam lazım. En iyisi vergileri arttırayım, yüzde 20 vergi, az gelişmiş bir koloni için ideal bir seviyedir. Kısa bir süre için kemer sıkma politikası uygulamalıyım. Böylece koloninin altyapı hizmetlerini tamamlayabilirim.

Bilgisayarda para işlerini, Dolar resimli ikondan yapabiliyorum. Aferin Max her şeyi çok iyi programlamışsın. Karşıma çıkan tabloda yüzde 10 olan vergi tablosunun üzerine basarak oranı yüzde 20'ye çıkardım. Vergi kısmının yanında ise sivil ve askeri araştırmalar için ne kadar para ayıracağıma ilişkin bölüm var. Max kendini nasıl da düşünüyor. Buradan belli miktarları girerek araştırmalara fon ayırmam gerekiyor. İlk başlangıç için 5000'er Grant yeterli. Üst kısımda bulunan düzenlemenin alış satışlar üzerinde hiçbir işlevi yok. İstersem buradan elimdeki stokların ne kadarını kendim kullanacağımı yüzde olarak giriyorum. Böylece bilgisayar bana satabileceğim miktarı bildiriyor. Sağ alt köşedeki el ikonuna basınca ticaret bilgisayarına bağlanabiliyorum. Buradan elimdeki stokları satabiliyor veya uygun fiyatlar bulursam yeni stoklar satın alabiliyorum. Eğer yeterince depom (store) yoksa, stoklarımı atabiliyorum. Eğer bir tank fabrikası kurmuşsam, bunun üretim yapması için silah, maden filizi, yakıt ve teknik eşyaya ihtiyacı var. İlk başta maden ve yakıtı üretemediğim için bunları dışarıdan satın almam daha mantıklı oluyor.

03/02/2090 Geçen günkü yemek harika geçti. Jeny ve ben birbirimize bayağı ısındık. Ancak ekonomist Robert'ın da Jeny'de gözü var. Aramıza büyük bir soğukluk girdi. Cuma günü Robert'in Coca'sının içine müsil koydum. Pis herif çaktırmadan Coca'larımızı değiştirmiş, üç gündür midem çok fena.

Koloni halkı çok kuzu. Vergileri o kadar arttırmama gıkları bile çıkmadı. Bu, bana tarihte okuduğum 1980-90 yıllarının bir ülkesini hatırlattı ama adını şimdi hatırlayamıyorum. Nüfus artmaya başladı. Yerleşim birimleri hazırlamam gerekiyor. Yerleşim birimlerinin her biri 50 kişi kapasiteli. Bunların hepsini bir araya toplamak en ideali; ancak koloniden uzaklaştıkça bazı sorunlar çıkıyor. Arıtma tesisi (Flux Pod) olmayan yerlere bina kuramıyorum. Bunun için şehre uzak binalardan birinin yanına arıtma tesisi kurdum. Böylece bu tesisin alanı içinde istediğim her binayı inşa edebiliyorum. Ayrıca Jav'dan stoklarımızın durumunu öğrendim. Buna göre, eğer önlem almazsak, yakın gelecekte yiyecek ve hava sıkıntısıyla karşılaşacağız. Bana, yiyecek için hydroponic ve hava için life support kurmamı önerdi.

Bir hydroponic 100 kişiyi besleyebiliyor. Ayrıca artanı da satarak kâr elde edebilirim. Life support, 400 kişiye hava sağlayabiliyor. Ancak havadan para kazanamıyorum. Bilgisayar geçenlerde yakıt tankım olmadığı için yakıt satın alamadığımızı söylemişti. Buna ek olarak depolarımızın yetersiz kalmaya başladığını, yeni depolar inşa etmem gerektiğini belirtmişti. Bunların hepsine para bulmak kolay değil. En iyisi hepsini bir sıraya sokmak. Öğrendiğim diğer bilgiyse, düzenli şehirleşme. Depolar, evler, hydroponic'ler ve diğerlerini belli alanlar içine kuruyorum. Böylece birbirlerine karışmıyorlar.

14/03/2090 Her şey iyi gidiyor. Robert 5 gündür ortalarda yok. Geçen gün yine dağlara gezmeye gitmişti. O günden beri haber alamadık. Ancak M131'inin yakıt deposuna, yakıtı şekere çeviren bakterilerden kaçmış olabileceğinden eminim. Eğer iki gün içinde geri gelmezse Max'i onu araması için dağlara göndereceğim. Ne güzel, bir taşla iki kuş.

Tank üretim tesisleri ilk tankı yapmayı başardılar. Bu tankın üzerine klikleyip istediğim yere gitmesini emredebiliyorum. Tankı nereye götürmek istiyorsam, oraya bir işaret (marker) koyuyorum. Marker'ları 1'den 8'e kadar olan tuşları kullanarak dikebiliyorum. İlginç tank kontrol bölümünde, tankları düşman şehre gönderme emri var. Demek ki burada düşman bir şehir var. Bunu araştırması için casus örgütümü kullanmalıyım.

Sağdaki büyüteç işaretli ikondan casuslarımın edindikleri bilgileri öğrenebiliyorum.

Ayrıca onların sorunlarını (parasal!) anlayabiliyorum. Örgütün iyi araştırmalar yapabilmesi için 20000 Grant'ın üzerinde parasal desteğe ihtiyacı var.

Hayret! Max ve araştırma ekibi en sonunda bir şeyler icat ettiler. Yosunlar üzerine kurulabilen bu fabrika, 100 kişilik oksijen üretebiliyor. Max araştırmalar için daha fazla finans ve laboratuvar istiyor. Max'in dağlarda çok eğleneceğine eminim.

Güç tüketimimiz arttı. Güneş panelleri veya bir güç istasyonu kurmalıyım. Güç istasyonu 50 birim elektrik üretebiliyor. Buna karşın panellerin fiyatları çok ucuz, ama güneş tutulmalarında etkisiz kalıyorlar. Güç istasyonu kurmanın daha avantajlı olduğuna karar verdim.

23/05/2090 Şanssızlıklar üst üste gelir demişler, Robert dağdan döndü. Max ise ondan 15 gün sonra ortaya çıktı. Söylediğine göre dağdaki Morph kurtları saldırmış. Bir eli ve sağı solu kopan Max'in, her yerinden Beyaz Ayaklar çıkmaya başladı. Günde üç öğün ayak kesiyoruz. Bu gidişle halk için hydroponic yapmaya gerek kalmayacak. Hastanedeki doktorlar Max'e yeni genler naklediyorlar. Umarım yan etkileri yoktur! (he he!)

Kalroy'la tavla oynarken kağıt çaldığını fark ettim. Kumarda hile yapanları affetmem, okul arkadaşım olsalar bile.

Jeny ile ilişkimiz muhteşem gidiyor. Bugün bana yaptığı testlerin sonucunu inceledik. Testlere göre ben psikopatmışım. Bu kız mesleğinin doruğunda, tek testle ne olduğumu anladı. Onu seviyorum.

Maden ve yakıtı dışarıdan satın almak pahalıya patlamaya başladı. Bunları üretmeyi deneyeceğim. Max'in verdiği bilgiye göre, sağ üstteki dünya ikonu sayesinde koloninin haritasını görebileceğim. Eğer şansım varsa buradaki maden ve yakıt haritalarında rezervleri görebilirmişim. Baktım ama hiçbir şey göremedim. Yakıt ve maden bulmak için kolonimin dış bölümlerinde çeşitli yerlere maden (mine) ve kimyasal işletmeler (chemical plant) kurdum. Eğer kurduğum yerlerin yakınlarında maden veya petrol varsa, bunlar haritada belirecekler.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.