Amiga Dünyası sayı 19, sayfa 43

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 43

bu oyunu dikkatli oynayın). Hemen incelemeye başlıyorsunuz {examine glint of light) ve onun kayıp bir madalyon olduğunu anladıktan sonra yanınıza alarak yolunuza devam ediyorsunuz. Şimdi çok güzel bir gölün yanındasınız fakat birden uykunuz geliyor ve ağaca tırmanarak uyumaya başlıyorsunuz {examine foot of tree, use rope on tree branch). Bu arada zaman geçiyor ve birisi gölün kenarına gelip soyunduktan (merak etmeyin çalılıkların arkasında soyunuyor) sonra göle atlıyor. Onun çıkarmış olduğu sesle birden uyanıyorsunuz ve hemen aşağı inerek çalılıklardan onun elbiselerini alıyor {take tunic, take slacks) üstünüzü değiştiriyorsunuz. Sola doğru gittiğinizde köy gibi bir yere geliyorsunuz. Burada birden karnınız çok acıkıyor ama maalesef hiç paranız yok. Ağaçlardan bir şeyler koparıp yerim düşüncesiyle ormana gidiyorsunuz (kalenin sol üst köşesi). Ormanda bulunan büyük ağacın yanına giderek ağacı sallamaya başlıyorsunuz {operate tree) ve yere bir gümüş para düşüyor hemen yere eğilerek onu aramaya başlıyorsunuz {examine ground). Parayı bulduktan sonra tekrar köye dönüyorsunuz ve ortada bulunan eve girerek içerdeki hancıya parayı veriyorsunuz {use silver coin on inkeeper). Hancı size yemek getiriyor, bu arada yan taraftan ilginç konuşmalar oluyor ve siz ne olduğunu anlamak için dışarı çıkıp kalenin içine girmeye çalışıyorsunuz. Fakat kapıdaki nöbetçi sizi içeri almıyor; bunun üzerine siz de yanınızdaki madalyonu çıkarıp nöbetçiye gösteriyorsunuz (use pendant on guard). Nöbetçi, Lord'un içerde sizi beklediğini söylüyor. Böylece kaleye hiç beklemeden giriyorsunuz. Kaleye girdikten bir süre sonra, Lord sizin yanınıza geliyor, kızının kaçırıldığını ve sizdeki kolyenin ona ait olduğunu söylüyor ve bir manastırdan bahsediyor. Bu manastırda bulunan rahiplerin çok garip davrandıklarını ve herkesin buradan korktuğunu söyleyerek sizden yardım istiyor. Tabii siz de Lord'un isteğini kabul edip (zaten kabul etmek zorundasınız) kaleden ayrılıyorsunuz. Kaleden çıkarken birden nöbetçinin uyuduğunu fark ediyorsunuz ve onun elindeki mızrağı alarak {take lance) tekrar parayı bulduğunuz ormana gidiyorsunuz. Burada büyük ağacın yanına gelip mızrağınızla ağacın dalından rahip elbisesini aldıktan sonra {use lance on monk's habit) üstünüzü değiştiriyor ve manastırın yolunu tutuyorsunuz. Kalenin bulunduğu yerden aşağı inerek manastıra gelmiş oluyorsunuz, fakat yolunuzu dev bir köpek kesiyor. Biraz dikkatli bakarsanız, köpeğin sağ tarafından bir kordon uzandığını yani bunun bir elektronik köpek olduğunu anlayacaksınız. Hemen göle doğru koşuyorsunuz (üstünüzü değiştirdiğiniz yer) ve yanınızdaki torbaya su doldurup {use plastic bag on lake) tekrar manastıra geliyorsunuz. Buraya geldiğinizde, köpeğin yanına yaklaşıp su dolu torbayı onun üstüne atıyorsunuz {use bag full on wolf) ve köpek kısa devre yaparak yok oluyor. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, suyu doldurduktan sonra oyalanmamanız. Zira bir süre sonra su boşalıyor ve doldurmak için tekrar göle gitmek zorunda kalıyorsunuz. Tabii bir de köpeğe fazla yaklaşmamalısınız, yoksa ısırır. Köpeği öldürdükten sonra, manastırın kapısına ilerliyoruz. Manastıra girmeden önce oyunu mutlaka save edin; çünkü burası oyunun en gıcık yerlerinden ve eminim ki, siz de benim gibi kanser olacaksınız. Bu yüzden birazdan yazacaklarımı dikkatle okursanız, buradan en az hasarla çıkmış olursunuz. Oyunu save ettikten sonra, manastıra giriyoruz {operate door) ve burada üç tane rahibin saat yönünde dar bir dikdörtgen yolunu takip ettiklerini görüyorsunuz. Evet, siz de bunlara uyarak yolu takip etmeye başlayın. Ancak ters bir hareket yapmayın, mesela rahiplerin gittiği yönün tersine gitmeyin ve çizgiden dışarı çıkmayın. Bu kurallara uymazsanız elveda yaşam. Benim size tavsiyem devamlı rahiplerin arkasından ilerleyin. Evet, şimdi ilk olarak sol kapıdan içeri giriyorsunuz {operate door), buradaki adam size başrahibin hazır olup olmadığını soruyor. Siz de mecburen dışarı çıkarak en sağdaki kapıya gidiyorsunuz ve içeri giriyorsunuz {operate door). Burada bulunan başrahip, sizden chikapok isimli içeceği getirmenizi istiyor, siz de demin çıktığınız odaya (soldaki) geri dönüyorsunuz, tabii bu sırada devamlı rahipleri izleyin. Kapıyı açtıktan sonra {operate door) içeri giriyorsunuz ve kürsüde duran kadehi alarak tekrar dışarı çıkıyorsunuz. Bu sefer ortada duran kapıya gidiyorsunuz ve kapıyı açarak {operate door) içeri giriyorsunuz. Şimdi bir şarap mahzenindesiniz ve aşağı inerek fıçılardan birinden kadehi dolduruyorsunuz {use cup on barrel). Hangi fıçı olduğunu da artık siz bulun. Kadehi doldurduktan sonra, tekrar başrahibin yanına giderek içkiyi ona veriyorsunuz {use cup on father superior), fakat rahip istediği içeceğin bu olmadığını söylüyor ve içkinin tesiriyle bayılıyor. Hemen rahibin üzerini araştırıyorsunuz {examine father superior) ve uzaktan kumanda buluyorsunuz (modern rahip). Bu kumandayı sağda bulunan dolaba kullanarak {use control device on piece of furniture) açıyorsunuz ve bir manyetik kart bularak tekrar dışarı çıkıyor ve tekrar mahzene gidiyorsunuz. Buraya geldiğinizde aşağı iniyorsunuz ve orada bulunan merdivene çıkarak önünüzdeki fıçıyı uzaktan kumanda aleti ile açıyorsunuz {use control device on barrel). Bunun gizli bir geçit olduğunu anlıyorsunuz ve hemen içine giriyorsunuz. Çıktığınız yerde, cam bir fanusun içinde Lord'un kızı hareketsiz bir biçimde durmakta. Siz ne yapmalı diye düşünürken, fanusun yanına gidiyorsunuz ve orada bir gaz kapsülü buluyorsunuz (exam glass case). Daha sonra bilgisayar konsolunun yanına giderek kartı bilgisayara sokuyorsunuz {use magnetic card on console) ve kız birden kurtuluyor. Bundan sonra kıza kolyeyi gösterip onun arkadaşı olduğunuzu ve kendisini kurtarmaya geldiğinizi söyleyerek ikna ediyorsunuz. Lord'un kızı, adı Lo'ann, bilgisayarın yanına gelerek bir şeyler programlıyor ve biraz sonra oranın patlayacağını söyleyerek birden ikiniz de ışınlanıyorsunuz, ama nereye? Lo'ann ile birlikte tekrar ortaçağa Lord'un yanına ışınlanıyorsunuz. Bu arada Lord size her şeyi açıklamak zorunda kalıyor; gerçek şu: Siz 20. yy'dan ortaçağa gelmiş bulunuyorsunuz. Manastırda bulunanların insana çok benzediklerini, ancak hepsinin birer uzaylı istilacı olduklarını ve gerçek isimlerinin CHRUGON olduğunu söylüyor. Lord, kendisinin de gelecekten geldiğini ve buraya kadar onları takip ettiğini anlatıyor. Bu istilacıların dünyayı kuşattıklarını, fakat dünyanın savunma sistemini geçemedikleri için zaman içinde yolculuk yaparak daha dünyanın savunma sistemi kurulmadan istila etmek istediklerini söylüyor. Sizin de kendi zamanınıza dönebilmek için bu insanlara yardım etmeniz gerektiğini, aksi halde bu kaos arasında kalacağınızı belirtiyor. Siz de bu insanlara yardım etmeye karar veriyorsunuz ve Lord'un kızı ile geleceğe yani 4315 yılına ışınlanıyorsunuz (Vay be, ne macera nereden nereye). Işınlandıktan sonra kendinizi yıkıntı ve harabelerin içinde buluyorsunuz. Bu arada yanınızdaki kız bir ara görülüp daha sonra kayboluyor, bu yabancı yerde tek başınıza kalıyorsunuz ve hemen ümitsizce ortalığı araştırmaya başlıyorsunuz. Anladığım kadarıyla burası birçok okuyucumuzun kafasını karıştırmış ve bir türlü alev makinasını bulamamışlar ancak bu çok basit bir yerde. Şimdi ilk önce ekranın sağ köşesine gidin ve orada durun, daha sonra tam önünüzdeki kayayı inceleyin (examine rubble). Artık sizin de alev makinanız var. Biraz sağa doğru ilerleyince, ortada bir kaya göreceksiniz. Bu kayanın üstünde parlak bir şey duruyor.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.